<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>İstanbul Haber İlan</title>
        <link>https://www.istanbulhaberilan.com/</link>
        <description>İstanbul Haber İlan</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>İKİ ADIMDA MEMNUNİYET !</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/iki-adimda-memnuniyet-217</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/iki-adimda-memnuniyet-217</guid>
                <description><![CDATA[İKİ ADIMDA MEMNUNİYET !]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">Milli Eğitim Bakanlığı, geçen hafta iki önemli adım attı: Mazerete dayalı iller arası yer değişikliğinde, tercihlerine yerleşemeyen öğretmenlere il emri verdi ve kariyer kılavuzunu yayınladı.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">Bir anda ülkede olumlu bir iklim oluştu ve öğretmenler bakanlığı çiçek bahçesine çevirdi. Aile yılında aile birliği önemli diyerek duyurulan il emri ve otuz yedi bin öğretmenin yararlanacağı uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik duyurusu, yavaş yavaş okulların açılacağı günlere yaklaştığımız bu günlerde, bekleyen diğer önemli taleplerin de karşılanacağı umudunu artırdı. Özellikle, yetersiz kontenjandan dolayı iller arasında normal yer değiştirme takviminde tercih dahi yapamayan öğretmenlerin, “ikinci il dışı tayin hakkı istiyoruz” diye bir süredir sosyal medyada yürüttükleri kampanyayı, telefon trafiğine çevirdikleri anlaşılıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">Bazı merdiven altı sendikalar duymasın, bu konuda da adım bekliyoruz, inşallah kapsamı geniş olur. Alan değişikliği talep eden öğretmen arkadaşlarımızın taleplerini dillendirmemiz konusunda biraz sabır istemiştik, kızmışlardı. Ancak onların da haklı olarak umutlandığını ve ısrarla sorduklarına şahit oluyoruz.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">Yine aramızda kalsın, zamanı yaklaşıyor. Yönetmelik değişikliği sonrası iller arasında da tercih hakkı verildiğinde, daha çok kontenjan açılabilecek ve bu talep de karşılanacak diye ısrarımız, takibimiz devam ediyor. Engelli öğretmen atamalarında atanamayanlar, memur öğretenler, kariyer sisteminde süreye dâhil edilmeyen öğretmenlik öncesi görevi olanlar, kadrosuz usta öğreticiler, ücretli öğretmenler, PİCTES öğretmenleri, başka kurumlarda memur unvanı ile çalışarak öğretmenliğe geçeceği günleri 28 yıllık hasretle bekleyen 28 Şubat mağdurları, plansız ve programsızlık yüzünden atama bekleyen mezunlar… İki adımda bahara dönen bu olumlu hava, keşke geçen yıl yapılan mülakatlarda, kontenjan dâhilindeyken elenen ve atanamayan bin yüz öğretmenin, bir yıldır, kar kış, yaz demeden yaşadığı drama da çözüm olabilse. Bu ülke bu problemi çözmeli diyorum, bu gözyaşı normal, sıradan bir gözyaşı değil bence. Göreve geldiği ilk günden beri çok önemli adımlar atan, popülizm değil ülke gerçeklerine göre kararlar alan ve bugünlerde bu sıkı duruşu sisteme dönüştürmeye çalışan Sayın Bakanın çabasını anlamlı ve gelecek günler adına stratejik buluyorum.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">Biliyoruz ki keyfimizi kaçırsa ve konforumuzu bozsa da bugün konuşmadığımız tablo gelecekte çok daha ağır bir şekilde önümüze geliyor. Yönetmek, bir yönü ile planlama yapmaktır.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">Bugünün imkânlarıyla bir yıl sonra, beş yıl, on yıl, elli yıl sonra ne kadar öğretmene, ne kadar okula, dersliğe vs. ihtiyacımız olacağının simülasyonunu yapmamanın mazereti olamazdı. Bakanlık bir yazılımla bunu yapıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#4d4e53">El yordamı ile değil gerçek verilerle yönetildiğinde eğitim sistemimiz, hem yukarıdaki problemleri üretmeyecek hem de var olanları çözecektir. Geçen hafta iki adımda gördüğümüz şudur, istenirse küçük adımlarla her gruba dair çözümler üretilebilir. Devam eden müzakerelerde, toplu sözleşme taleplerimizin de büyük oranda karşılanmasıyla, yeni eğitim öğretim yılına, ihtiyacımız olan büyük moral ve motivasyonla çıkılabilir. Öğretmenler, öğrenciler, veliler, MEB’in iki yıllık performansı ve her şeyden önce eğitim mücadelemiz bunu hak ediyor ve bekliyor.</span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Aug 2025 11:36:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MASADA SÖZÜMÜZ, SAHADA KARARLILIĞIMIZ VAR</title>
                <category>Emre Şahin</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/masada-sozumuz-sahada-kararliligimiz-var-216</link>
                <author>emreerensahin@gmail.com (Emre Şahin)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/masada-sozumuz-sahada-kararliligimiz-var-216</guid>
                <description><![CDATA[MASADA SÖZÜMÜZ, SAHADA KARARLILIĞIMIZ VAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Sahadan Kaleme, Kalemden Gündeme-7</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Toplu sözleşme yalnızca masada verilen bir mücadele değildir. O masa, sahadan beslenmeyen hiçbir cümleyi taşımaz. Çünkü bizim için teklif dediğimiz şey, üyemizin sahadaki talebinden doğar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aylar süren bir emek, yüzlerce geri bildirim, binlerce not… İstanbul’un altı ilçesinde görev yapan temsilcilerimizden gelen raporlar, yönetici buluşmalarında dile getirilen başlıklar, okul ziyaretlerinde bizlere anlatılan sorunlar, WhatsApp gruplarında yükselen her itiraz… Hepsi dikkatle analiz edildi ve nihayetinde <strong>Eğitim-Bir-Sen’in imzasıyla 93 maddelik teklif dosyasına</strong> dönüştü.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bugün o talepler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda masada.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Geçmişin Birikimi, Geleceğin Teminatı</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yetkili sendika olarak daha önceki yedi dönemde 88 kazanımı eğitim çalışanlarının hanesine yazdırmıştık. Şimdi bu kazanımları koruyarak, <strong>sahadan yükselen yeni talepleri güçlü bir teklife dönüştürdük.</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kazanım deyince sadece oransal zam anlaşılmasın. Çünkü biz, geçen toplu sözleşmede teklifi yetersiz bulduğumuzda imza atmadık. Ama sahadan gelen beklentileri terk de etmedik. Sessizce ama kararlılıkla çalışmaya devam ettik. O yüzden bugün taleplerimizin kapsayıcılığı, yalnızca bir kalem maaş artışını değil; <strong>çalışma huzurunu, sosyal dengeyi ve mesleki saygınlığı da içine alıyor.</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Masada 93 Madde Var Ama Her Maddenin Arkasında Bir Hikâye</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu teklif, sadece bir sendikal metin değil; <strong>birikmiş emeklerin, görülmeyen yüklerin, ses verilmeyen alanların hikâyesidir.</strong></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Akademik zam beklentisiyle sabırla bekleyen üniversite personelinin,</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ek ders birim ücreti eriyen, ücret karşılığı değil emek karşılığı çalışan öğretmenin,</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kariyer sistemine dahil edilmediği için her terfide göz ardı edilen idarecilerin,</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Büyükşehirde tek maaşla yaşam mücadelesi veren memurun,</span></span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Aynı okulda, aynı işi yapmasına rağmen eşit ücret alamayan öğretmenlerin sesi bu teklifin satırlarında yankı buluyor.</span></span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu yüzden müzakere masasında konuşulacak her madde, <strong>sadece teknik bir düzenleme değil, bir adalet çağrısıdır.</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Sahanın Nabzını Tuttuk, Talepleri Sahiplendik</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Teklifiniz, talebiniz olsun” çağrımız bir slogan değildi. Eğitim çalışanlarının ne hissettiğini anlamak, neye ihtiyaç duyduğunu görmek ve çözüme dönüştürmek için sistematik bir veri çalışması yaptık. İşte bu yüzden bugün masadaki teklifler, yukarıdan değil <strong>yerelden</strong> beslendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bizim için yetkili sendika olmak sadece masada sandalye sahibi olmak demek değildir. <strong>Yetkin olmak, hazırlıklı olmak ve çözüm önerileriyle masaya oturmaktır.</strong> Bu sürece o bilinçle yaklaştık.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Taleplerimizin Temeli: Adalet, Denge ve İnsan Onuru</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Talebimiz yalnızca maaş artışı değildir.<br />
Talebimiz, emeğin hak ettiği karşılığı görmesidir.<br />
Talebimiz, akademisyenin geçim derdini düşünmeden ders çalışmasıdır.<br />
Talebimiz, köy öğretmeninin barınma ve ulaşım sıkıntısıyla mücadele etmemesidir.<br />
Talebimiz, süt iznini bile kullanamayan kadın öğretmen için kolaylık sunan bir sistemdir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ve en önemlisi: <strong>Talebimiz, bu ülkenin geleceğini yetiştiren eğitimcinin itibarının korunmasıdır.</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Son Söz</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">8.Dönem Toplu Sözleşme, bir sendikal takvim maddesi değil; <strong>geleceğe dair umutların karşılık bulmasıdır.</strong><br />
Eğitim-Bir-Sen olarak yetkimizin hakkını sahadan aldığımız güçle vermeye, her koşulda üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çünkü bizim için sendikacılık, sadece imza atmak değil; gerektiğinde imza atmamak, ama daima mücadele etmektir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Emre Şahin<br />
Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkan Yardımcısı<br />
emreerensahin@gmail.com</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 Aug 2025 11:18:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KURUCU KİMLİĞE VEFA: MEMUR-SEN 30 YAŞINDA</title>
                <category>Emre Şahin</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kurucu-kimlige-vefa-memur-sen-30-yasinda-215</link>
                <author>emreerensahin@gmail.com (Emre Şahin)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kurucu-kimlige-vefa-memur-sen-30-yasinda-215</guid>
                <description><![CDATA[KURUCU KİMLİĞE VEFA: MEMUR-SEN 30 YAŞINDA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahadan Kaleme, Kalemden Gündeme – 5</strong></p>

<p><strong>KURUCU KİMLİĞE VEFA: MEMUR-SEN 30 YAŞINDA</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bazı cümleler vardır, zamanla eskimez. Yıllar geçse de hep taptaze kalır. Mehmet Akif İnan’ın “Hak mukaddestir, emek değerlidir” sözü, işte böyle bir cümledir. Memur-Sen’in 30 yıllık yolculuğunu anlatmaya bir yerden başlamak gerekirse, en doğru adres yine bu cümle olurdu.<br />
Bazı hikâyeler vardır; üzerinden yıllar geçse de solmaz, değerinden bir şey kaybetmez. Memur-Sen’in hikâyesi de işte böyle bir hikâye… Bir masa, bir sandalye ve bir büyük inançla başlanan bir yolculuğun, 30 yıl sonra koca bir çınara dönüşmesinin hikâyesi…</p>

<p>Kurucu liderimiz Mehmet Akif İnan, “Hangi düşüncede olursa olsun, hangi fikir kampı içerisinde yer alırsa alsın, onun bir insan olarak kabul görmesi, inancından dolayı horlanmaması lazım. İsterse benim inancımın tam zıddı olsun. Ben ona da hakk-ı hayat tanınmasının kavgacısıyım.” diyerek sendikal anlayışını ortaya koymuş, bu doğrultuda hak ve özgürlük mücadelesini yürütmüştür. İşte bu anlayış, yalnızca bir döneme değil, geleceğe miras kalan bir duruştur. Bugün 30 yılı geride bırakırken, aslında bize bir kez daha gösterdi: Vefa hatırlamak değil, unutmamaktır.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Geçtiğimiz Pazartesi Ankara, bu büyük yürüyüşün bir kez daha altını çizen bir programa ev sahipliği yaptı. Memur-Sen 30. Yıl Vefa Programı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle ve binlerce Memur-Sen’linin yüreğinde yankı bulan bir coşkuyla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanımızın kürsüde dile getirdiği şu söz, aslında hepimizin yüreğinde taşıdığı bir hakikatti:&nbsp;<strong>“Memur-Sen’le iftihar ediyoruz.”</strong></p>

<p>Bu cümle yalnızca bir takdir değil, bir hatırlatmaydı. Hatırlatıyordu ki; Memur-Sen, yalnızca masada hak arayan bir sendika değil, milletin ve demokrasinin yanında yer alan bir iradeydi. Hatırlatıyordu ki; bu sendika, vesayet dönemlerinde de, darbe girişimlerinde de, sokaklar sustuğunda da susmayan bir sesti.</p>

<p><strong>Vefa bir fotoğraf karesinde, bir bakışta, bir selamda kendini gösterir.</strong><br />
Vefa, o gün Ankara’da, salondaki sessiz hatıralarda ve hep bir ağızdan edilen dualarda vardı. Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın kürsüde verdiği mesaj da bu duruşu tamamladı: “Biz tarihin doğru yerinde saf tuttuk. Ne vesayete boyun eğdik, ne inancımızı terk ettik. Hak aramak suç sayılırken biz hep meydanlardaydık.”</p>

<p>Evet, biz vesayet günlerinde meydanları boş bırakmadık. 28 Şubat’ın karanlığında da, 15 Temmuz’un kanlı gecesinde de omuz omuzaydık. 367 garabetinde de, Gezi kumpasında da, sesimiz hep milletin sesiyle bir oldu. Ama bizim mücadelemiz yalnızca bu değil. Biz, sahada ter döken bir sendikayız. Yangında, selde, depremde ilk anda orada olan; Gazze için yürüyen, Doğu Türkistan için haykıran bir sendikayız. Memur-Sen, yalnızca hak arayan değil, haksızlığa karşı duran bir vicdandır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Emek mücadelemizde bugüne kadar 1007 kazanıma imza attık. Bu kazanımlar, yalnızca masa başında alınmış kararlar değil; sahada ter döken, sokakta ses veren bir iradenin sonucudur. Her bir kazanım, kamu görevlilerinin alın teri, teşkilatımızın inancı ve kararlı mücadelesiyle elde edildi. Biliyoruz ki bu yürüyüş burada bitmez; kazanımlarımızı artırmak, haklarımızı güçlendirmek için aynı inançla yolumuza devam ediyoruz. Bu kazanımlar, masa başında kazanılan teknik sonuçlar değil; sahadaki inancın, birliğin ve emeğin eseridir. Biz biliyoruz ki sendikacılık yalnızca pazarlık değil, bir ahlaktır. Çünkü bize miras kalan bir sendika değil, bize miras kalan bir erdemdir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın da ifade ettiği gibi, önümüzde çözülmesi gereken sorunlar, yürünmesi gereken yollar var. Yeni bir sendikal yasa, kamuda unvan ve ücret skalasının adaletli şekilde düzenlenmesi, memur emeklileriyle görev aylıkları arasındaki bağın yeniden güçlendirilmesi gibi başlıklarda mücadelemiz sürecek.</p>

<p>Bugün Memur-Sen, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın vicdanı oldu. Uluslararası Emek Konfederasyonu ile 30 milyonu aşan emekçiyi bir araya getiren bir yapı inşa ettik. Gazze için yürüdük, Kudüs için haykırdık, mazlum coğrafyalar için ses verdik.</p>

<p>Bu 30 yıl, yalnızca yaşanmış bir zaman değil, yaşatılmış bir mücadeledir.</p>

<p>Bu mücadeleyi başlatanlara, bu mücadeleyi büyütenlere, bu çınarı gövdesiyle ayakta tutanlara selam olsun.</p>

<p>Nice yıllara Memur-Sen!<br />
Nice yıllara erdemliler hareketi!</p>

<p>Emre ŞAHİN<br />
Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube<br />
Basın ve İletişimden Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı<br />
✉️&nbsp;<a href="mailto:emreerensahin@gmail.com">emreerensahin@gmail.com</a><br />
?&nbsp;<a href="http://www.ebsistanbul4.org.tr/">www.ebsistanbul4.org.tr</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Jun 2025 13:11:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EĞİTİM BİR SEN YILI</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitim-bir-sen-yili-214</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitim-bir-sen-yili-214</guid>
                <description><![CDATA[EĞİTİM BİR SEN YILI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bu yıl tam anlamıyla Eğitim Bir Sen yılı olacak. Salgın sürecinin sıkıntılı günleri, depremle yaşadığımız büyük acı ve ekonomik sıkıntıların bir nebze olsun giderilmeye çalışıldığı seçim döneminin hemen ardından gelen toplu sözleşme süreci geride kaldı ve bugünlerde il il teşkilatımızla buluşmaya başladık. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Teşkilatımızda gözlediğimiz heyecan bu yılı tam anlamıyla Eğitim Bir Sen yılı yapacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikal mücadelemizde çok farklı dönemler yaşadık. Bir yandan vesayeti yok etmek, yasakları kaldırmak için uğraştık diğer yandan eğitimde müstemleke fikir ve uygulamalardan, ders kitaplarındaki bize yabancı içerikten, ithal fikirlerin etkisindeki müfredatın örtük mesajlarından kurtulma mücadelesi verdik. Bu anlamlı ve bir o kadar da zor mücadelemiz devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">On iki yıl önce aldığımız serbest kıyafet eylem kararımızla, yasakçı sendika, parti, dernek, vakıf kim varsa adeta kimyasını bozduk. Özgürlük kavramını dilinden düşürmeyenlerin nasıl paniklediklerini gördük. Yıllar sonra ülke yönetiminde söz sahibi olacakları hevesine kapılanların, seçim öncesi nasıl yasakçı ve jakoben tavırlar sergilediklerini gördük.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yasakçı zihniyet sahiplerinin hevesi kursaklarında kaldı ve biz de yeniden dersimizi aldık. Gördük ki gevşemek yok, çok çalışmak var. Sendikamızı büyütmeye, eğitimde yerli ve milli içerik üretmeye, insan kaynağımızı zenginleştirmeye devam edeceğiz. Okul okul, ilçe ilçe, il il koşturacağız. Çünkü milletimizin hatta insanlığın bizim medeniyet değerlerimize, anlayışımıza ihtiyacı var.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Rakiplerimizin, özellikle geçen yıl, şımaran, okulları başta imam hatipler olmak üzere sabote eden, yerine göre makamları paylaşanların gösterdikleri utanç verici performansları peşlerini bırakmayacaktır. Yeniden yasaklarla tehdit edenler bu yıl kaybolup gidecek ve herkes gerçek özgürlük mücadelesinin nasıl verildiğini görecektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Toplumda karşılığı olmayanlar, söylemleriyle eskiye öykünenler, gerçek yüzleriyle değil sosyal medya adres ve isimleriyle bakanlığa bir yandan şirin görünüp diğer yandan her türlü sabotaj ve ajitasyondan yararlanarak sendika olacağını ve sendikacılık yaptığını zannedenlerle gidilecek bir adım yol yoktur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikal mücadele köklü bir fikre, sağlam bir felsefeye, çekilen çile ve ızdıraba, güçlü ve dertli bir kadroya dayanmıyorsa, gündeminde sadece magazin ve ajitasyon olacaktır. Eğitim Bir Sen ürettikçe diğerleri marjinalleşecek ve deşifre olacaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Talat YAVUZ</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Sep 2023 12:09:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İLKSAN’DA DEĞİŞİM BAŞLADI</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ilksanda-degisim-basladi-213</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ilksanda-degisim-basladi-213</guid>
                <description><![CDATA[İLKSAN’DA DEĞİŞİM BAŞLADI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Yirmi yedi yıldır sandığı yönetiyorlardı. Üç yıllığına seçilmişlerdi, altı yıl oldu. Süresi dolan delegelerle yönetim kurulu seçtiler, süresini uzattılar. Seçim sandığını üye iradesinden ve delege tercihinden kaçırdıkça kaçırdılar. Mevcut il delegeleri seçildi ancak, yasa dışı yönetim kurulu iki yıl daha görevine devem etti. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bu çağda böyle bir seçim düzeni, sadece insanların kendi kendini “amiral, general, devlet başkanı” vs. ilan edebilldiği üçüncü dünya ülkelerinde olabilirdi ancak mevzubahis İlksan olunca her türlü hileli iş ve işlem normal karşılanıyordu. Çünkü bugüne kadar hesap soran, dur diyen olmamıştı. Ancak şimdi yolun sonu göründü, keyifler kaçtı, yüksek maaşlar düştü, konfor bozuldu, hesap verme devri başladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Cumartesi günü yapılan genel kurul, İlksan tarihinde önemli bir dönüm noktası olacaktır. Yönetim kuruluna bir üyemizin seçilmiş olmasından çok daha ileri bir değişimden ve yepyeni bir ufuktan bahsediyorum. Çünkü geçtiğimiz iki yıl boyunca, üç yüz bin üye İlksan’ı konuştu, bizi dinledi, okudu, sorguladı, kıyas yaptı, farkı gördü ve isyan etti. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bu dip dalganın önünde iftira atarak, tabloları çarpıtarak, rakipten birkaç delege ayartarak ve bunu alenen söyleyerek, kongre salonlarında çeşitli entrikalar planlayarak, kritik oylamalarda bazı delegeleri, “harcırahınızı yanlış yapmışız” yalanıyla salon dışına çağırarak durabilecek bir güç göremiyorum. Cin şişeden çıktı ve bütün oyunlarınızı bozduk.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bu tespitlerden sonra daha kongre devam ederken, kongrenin, tabuları yıkan sonuçlarını kamuoyundan gizlemek için can havli ile atılan iftiralar, teşkilatımız tarafından kısa sürede sahiplerinin suratına çarpılmıştır. İlksan batağını, 1943 model yönetici kafasını, kendilerinin de nihayet kürsüden kabul ettikleri faiz sarmalını üreten, büyüten ve gizleyen tam da bu tür kurnazlıklardır. Asıl problem tam da budur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Kamuoyu şunu bilsin ki biz ne ilçe ne il temsilcileri ne de genel yönetim kurulu üyeleri seçilirken hiçbir sendikayla görüşmedik, ittifak yapmadık ve pazarlığa girişmedik. Kamuoyuna açıkladığımız tablolarda, ilçe temsilci sayıları üzerinden yapılan pazarlıklarla, hangi ilde, hangi sendikaların, kaç delegeyi, ilkesizce nasıl paylaştıkları açıkça görülecektir. Sakıncalı sendika sorgusu şimdi mi aklınıza geldi?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Son genel kurulda eğer ittifak yapmış olsaydık, yerine göre sakıncalı, menfaatleri kesişince ve illerde delege paylaşılırken sakıncasız olan sendikaya ait delegeler seçimi neden boykot etsinlerdi? Bize, divan teşekkülünde, işin doğası gereği kesişen oylar üzerinden çamur atmaya kalkışanlara sorarız; illerde işlediğiniz cürmün, çaldığınız delege iradesinin ve değişim talebinin hesabını nasıl vereceksiniz? </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Beyler artık mızrak çuvala sığmıyor, İlksan’daki konforu korumak adına aklı, mantığı ve vicdanı bu kadar devre dışı bırakmayın, komik oluyorsunuz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Divanı biz kurunca ne mi değişti? Çok şey değişti, kimlik kontrolü yapılabilir, önergeler okunabilir, oylanabilir, oylar sayılabilir oldu. Kurallar işlemeye, vicdanlar çalışmaya ve kararlar yazılmaya başlandı. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bu sayede; kurumun imkânlarından yararlanmada engelli üyelere öncelik sağlandı. Yönetim kuruluna, köklü problemlere çözüm üretecek bir yaklaşımın temsilcisi seçildi, emeklilikte ödenecek tutarın formülü değişti ve daha birçok yenilik genel kurulda kabul edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Verdiğimiz önerge ve kullandığımız helal oylarla, mevcut yönetimi destekleyen delegelerin temsil sorumluluklarını hiçe sayarak kullandıkları karşı oylarına rağmen, yönetim kurulu başkanının maaşını 7 asgari ücretten(bürüt) 4’e, yönetim kurulu üyelerinin 5’ten 3’e, denetleme kurulu üyelerinin 3’ten 2’ye indirdik. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Sadece bu adımla; kurumun yılda bugünkü değeri ile 2.897.424,00 lira parasını koruduk ve üyelere kazandırdık. Bu adımın yıllar içerisinde ne anlam ifade edeceğini kamuoyunun takdirine bırakarak, atılan iftiraların hangi yürek sızısından kaynaklandığını umarım kamuoyu anlamıştır diyoruz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Gelin şimdi kongredeki konuşma başlıklarımızdan örneklerle bitirelim:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">İlksan, paradigma felcine uğramış yapısal sorunları olan bir kurumdur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Kıyaslanacak bütün yatırım araçlarına oranla karlılıkla sınıfta kalmıştır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Mevcut İlksan yönetimi nepotizmin, kanunsuzluğun ve denetimsizliğin dibine vurmuştur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bugün İlksan’da neler olup bittiğini bilen herhangi bir devlet kurumu yoktur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Çifte maaşlı bozuk sisteme güven kalmamıştır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">İlksan bir yol ayrımındadır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">…</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">İlksan’da hiçbir şey eskisi olmayacak çünkü üyeler oyunu gördü, biz takip ediyoruz, bir arkadaşımız yönetime seçildi ve İlksan’ı mutlaka baştan aşağı yenileyeceğiz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir de hafta sonu Antalya’ya kadar gelen, geçici divana başkanlık eden ve kongrenin sağlıklı sonuçlar üretmesinin önünü açan bakanlık iradesi, artık üç yüz bin öğretmeninin hakkını kuruşuna kadar koruyacak, gözetecek ve kanun, yönetmelik, ana statü vs. ne gerekiyorsa yapacaktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Talat YAVUZ</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 11:02:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KÖTÜLERE GÜN DOĞDU</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kotulere-gun-dogdu-212</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kotulere-gun-dogdu-212</guid>
                <description><![CDATA[KÖTÜLERE GÜN DOĞDU]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Uzun yıllar çözemediğimiz bir problemimiz var. Habercilik adına cürüm işleniyor. İnternetin ve sosyal medyanın imkânlarıyla haberci, köşe yazarı veya yorumcu kisvesine bürünmüş bir avuç kara vicdanlı; suçsuz, savunmasız, kendi halinde dürüstçe işini yapan insanları hedef alıyor, aşağılıyor, karalıyor ve kamuoyuna hiç olmadığı gibi gösteriyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim, basın ve sivil toplumun buluştuğu kavşağa pusu kurar gibi yerleştiler. Bu üç önemli alanda ter akıtan, ömür tüketen nice insanımızı, reyting uğruna, biraz daha sansasyon yapabilmek adına, biraz daha tıklanmak ve reklam alabilmek adına hedef aldılar. Saldırılarının ana objesi yaptıklarının peşini hiç bırakmadılar ve özellikle atamaların gündemde olduğu dönemlerde iyice azgınlaştılar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitimci saygınlığı, basıncı sorumluluğu ve sivil toplumcu adanmışlığı hiç bu kadar örselenmemişti. Yazık ettiler, çalıştığı okula, oturduğu mahalleye, gittiği köye, emek verdiği öğrencilerine örnek olan, iz bırakan öğretmen, içlerinden çıkan bu gözü doymak bilmezlerin yaptıklarını hiç hak etmedi. Gerçekleri kitlelere ulaştırma yolunda ölümü göze alan gazeteciler de bu yapılanı hak etmedi. Ya fedakârca çalışan, herkes tatildeyken hak, hukuk, emek adına koşturan sivil toplum gönüllüleri, yazık değil mi bu insanlara.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Etik, ahlak, ilke dinlemeyen bu insanlara hukuk da işlemiyor. Kanunlar, yönetmelikler, uygulamalar değişiyor, bunlar hiç değişmiyor. Haberi yapanın kim olduğu bilinmeli, yalan haberin bir bedeli olmalı. İnsanların isimleri, resimleri, izinleri olmadan bu kadar kolay kullanılamamalı. Batı, kişisel bilgileri korumak adına en üst normda düzenlemeler yaparken; biz en kritik görevleri yapanlarımızın iftiraya uğramasını, kendisiyle alay edilmesini, aşağılanmasını çaresizce izliyoruz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Daha vahim olan ise bütün bunları yapanlar da devlet memuru, öğretmen. Hatta içlerinde halen proje okul müdürü, geçmişte il milli eğitim müdür yardımcısı, daire başkanı vs. olanlar da var. Aslında herkes bunları biliyor, sadece mahkemeler bunlara ulaşamıyor!</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Normal bir hukuk devletinde bunların yakasına yapışılır ve her gün bir başka yalan habere malzeme yapılan öğretmenin, bürokratın hesabı sorulur. Site kimin üzerine açılmış, yalan ve iftira haberi kim hangi okul bilgisayarından girmiş, bu dürüstlük abidesi şahsiyetler hangi cürümleri işlemiş, çok kolayca çözülür.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir temizliğe ve şeffaflığa acilen ihtiyaç var. İnternetin, sosyal medyanın sunduğu imkânlar kamu yararına kullanılmalıdır. Kamu adına kontrol eden, takip eden, denetleyen bir yapı elbette ihtiyaçtır. Gizlenen, iftira atan, tehdit eden değil. Bu alandaki boşluk en çok eğitimcilerimize zarar verdi, yazık oldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Talat YAVUZ</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Aug 2023 16:38:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAŞLIYORUZ</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/basliyoruz-211</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/basliyoruz-211</guid>
                <description><![CDATA[BAŞLIYORUZ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir toplu sözleşme süreci daha başlıyor. Memurlar ve emekliler için 2024 ve 2025 yıllarına ait taleplerimizle yarından itibaren masada olacağız. Sendikacılığın bayramı, vitrini ve harmanı olan toplu sözleşme süreci, yaz sıcağında salonları ve meydanları ısıtacak.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Salgın, savaş, terör, deprem, sebebi her ne olursa olsun, ekonomik sıkıntıların hayatımızı derinden etkilediği, kira artışlarının ve enflasyonun kontrolden çıktığı, memurların şehir merkezlerinden taşraya kaçtığı bu günlerde, masaya taşıdığımız her talebin çok haklı gerekçeleri var.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Taleplerimizin adı yüzdelik zam, enflasyon farkı, refah payı, kira yardımı vs. olsa da ekonomik hedeflerin, tahminlerin, planların altüst olduğu bu olağanüstü dönemde yapmaya çalıştığımız öncelikle kayıpların telafisi, verilen sözün yerine getirilmesi, var olanı korumak ve bu zor günleri kayıpsız geçerek üzerine yeni kazanımlar elde etmek olacaktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bu toplu sözleşme sürecini basınımız, aydınlar, çalışma hayatının bütün paydaşları, üniversiteler çok yakından takip etmeli, rakamların ve oranların ötesinde derin analizler yapmalıdır. Dünyadaki gelişmeleri, zorunlu göçleri, değişen güç dengelerini, enerji savaşlarını, ekonomi savaşlarının geniş kitleler ve ülkelerin güvenliği için taşıdığı riskleri beraber değerlendirmek gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bugün belli kavramlara yeniden işlerlik kazandırma vaktidir. Zenginin daha zenginleştiği, fakirin daha fakirleştiği dönemlerde adaleti konuşmayacaksak ne zaman konuşacağız? Kamudaki amir –memur, yetki-sorumluluk, ast-üst, işçi-memur gelir düzeninin bozulduğu dönemlerde, gelir dağılımındaki adaleti ve denge problemini tartışmayacaksak ne zaman tartışacağız?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Yedinci dönem toplu sözleşme süreci, iki yıl önce yapılan altıncı dönem toplu sözleşme masasında kaldığımız yerden devam etmeyecek. Aradan geçen iki yılda bütün dengeler değişti. Yaşanan sıkıntılarla, toplu sözleşme masası kurulmadan birçok düzenlemeler, yeni zamlar yapıldı. Son iki yıl içindeki gelişmeler bile 4688 sayılı yasayı işlevsiz hale getirdi. Masa kurulmadan da zam yapılabiliyorsa, kurulan masanın işlevi tartışılır hale geliyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Seçim sonrasında yapılan akaryakıt zammı ve vergi artışlarıyla, son iki yıl içinde toplu sözleşme dışında yapılan iyileştirmelerin, gelecek iki yıl için yapılacak pazarlığı etkileyecek durumu kalmadı. Verebileceğimiz ne varsa seçim öncesi verdik sözünün de geçerliliği kalmadı. 2024 yılı Ocak ayına kadar yaşanacak sıkıntıları da ekleyecek olursak, yedinci dönem toplu sözleşmenin ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır. Elinde ne varsa deprem bölgesine gönderen insanımızın, deprem bölgesi için yapılan düzenlemeleri anlayışla karşılayacak ekonomik düzeye ulaşmasıdır söz konusu olan. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bütün bunlardan anlaşılan yedinci dönem toplu sözleşme masasında taraf olan olmayan herkese önemli görevler düşmektedir. Bütün hassasiyetlerin değerlendirileceği, problemlere çözüm üretileceği, emekli ve çalışanların umudu olan masaya, gelecek iki yılı öngörecek bir vizyonla oturacağız. Merkez bankasının ekonomik gerçeklerle hareket eden yeni yaklaşımı işimizi kolaylaştıracak ve inşallah istediğimiz sonucu alacağız. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Talat YAVUZ</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Aug 2023 11:26:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞİMDİ BAYRAM VAKTİ</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/simdi-bayram-vakti-210</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/simdi-bayram-vakti-210</guid>
                <description><![CDATA[ŞİMDİ BAYRAM VAKTİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Zor zamanlar geçirdik ve yine zor zamanlara hazırlanıyoruz. Uzun süren seçim tartışmaları, kaybeden partilerin kendi iç muhasebesine dönüştü. Bu günlerde yapacakları doğru muhasebe ile aslında hem kendileri kazanacak hem de milletimiz. Ancak bunu yapabilecek sağduyu ve zihinsel performansa sahip olmadıkları her hallerinden anlaşılıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Seçim öncesi tartışmaların en ürpertici olanı beka tartışmaları üzerinden yaşandı. Binlerce evladını teröre kurban vermiş bir ülkede, terör örgütünün desteğini almak için her türlü acıyı, kaygıyı ve hassasiyeti göz ardı edenler, yaptıkları yetmezmiş gibi bir de savunma sanayimize dokunacaklarını söyleyebildiler. Önceki gün Rusya’da yaşananlardan sonra acaba yine aynı fikirdeler mi merak ediyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Seçim, tartışmaları ile geride kaldı. Bakanlar kurulu güçlü bir giriş yaptı ve hiç zaman kaybetmeden adımlar ardı ardına geldi. En çok merak edilen ve biraz da tahmin edilen ekonomi yönetimindeki makas değişimi oldu. Ekonomi yönetiminden hem seçim öncesi verilen sözleri yerine getirmesini hem de ekonomimizi sağlam temellere bağlamasını bekliyoruz. Çünkü ekonomik istikrar en önemli kazanımımız olacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitimde yeni dönemin popülist yaklaşımlardan uzak, gerçek eğitim gündemiyle verimli bir dönem olacağı herkesin ortak kabulü oldu. Çünkü gerilim bitti ve sağlıklı bir eğitim ortamının ilk adımı atıldı. Artık bakanlık koridorlarında herkesin yüzü gülüyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Milletçe bayramı hak ettik diye düşünüyorum. Zor bir sınavı başarı ile verdik. Yaptığımız sadece seçim değil sanki yedi düvele karşı var olma mücadelesiydi. Nasıl da birleşmişler, nasıl da inanmışlardı. İçeriden dışarıdan her türlü araçlarıyla adeta saldırıya geçmişlerdi. Bu sınavı veren milletimiz hak ettiği bayrama akın akın gidiyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bayramlaşacağız, kucaklaşacağız, yaraları sarıp, gerçek bir helalleşme ve bayramlaşma ile tekrar işe koyulacağız. Çünkü yapacak çok işimiz var. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Önümüzdeki beş yılı Türkiye’nin yeni yüzyılının temellerinin atıldığı, dinamiklerinin çakıldığı, özgüvenin yüklendiği beş yıl yapacağız. Artık çocuklarımız aldığı eğitimle batı hayranı değil milletine aşık bireyler olacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bayramı hak ettik. Bayram günleri, toplumumuzu kenetleyen, yüzleri güldüren, direncimizi artıran,uzakları yakın eden önemli günlerdir. Dargınların barıştığı güzel günler hepimize kutlu olsun, bayramınız mübarek olsun. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Talat YAVUZ</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Jun 2023 21:20:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATIRLATIYORUZ !</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hatirlatiyoruz-209</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hatirlatiyoruz-209</guid>
                <description><![CDATA[HATIRLATIYORUZ !]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ülkemiz dünyayı sarsan devasa problemlerle boğuşmuş, salgınla, ekonomik saldırılarla, savaşlar ve terör belasıyla ateş çemberine dönen bölgemizde ayakta kalmış ve çok önemli bir seçimi geride bırakarak yeni bir yüzyılın hazırlıklarına başlamışken, tek hüneri din karşıtlığı ve değer düşmanlığı olan bir sendika “uyarıyoruz” diyerek güya eylemlilik süreci başlatmış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Günümüzde örgütlü bir yapının sendika olarak anılabilmesi için, o örgütün her şeyden önce en temel insan haklarına saygı duyması gerekir. Din ve inanç özgürlüğü, dinini öğrenme, öğretme, yaşama ve gelecek nesillere aktarma özgürlüğü, bütün ihmallere rağmen dünyada saygı duyulan bir özgürlüktür.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bir sendikanın söylemlerinde tutarlılığı ise karşı görüştekilere duyduğu saygı ile ölçülür. Attığınız her adımda, aldığınız her kararda referansınız din ve değer karşıtlığı ise siz sendika değil engizisyon mahkemesi olabilirsiniz.&nbsp;&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Siz hayali birilerini uyaradurun, asıl biz size duymak istemediğiniz şu gerçekleri hatırlatalım. Siz bir sendika olamazsınız. Siz, sizin gibi düşünmeyenlerin değil haklarını, özgürlüklerini savunmak, onların adeta bu ülkeden kovulmasını istersiniz. Bilim der cehaleti, özgürlük der tutsaklığı, barış der terörü desteklesiniz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Biz sizi, Diyarbakır annelerini ziyaret eden üyelerinizi sendikanızdan ihraç ettiğiniz gün tanımıştık. Aslında siz yaptıklarınızla beşli çetenin bugünkü izdüşümü oldunuz. Zamanın darbeci paşaları size ve sizin zihniyetinizdekilere, “ırgat” dediği gün tabelanız inmiş ve işiniz bitmişti. Hatırlatalım siz bir sendika değil, sendikal hakları başka emeller için kullanan, başkalaşmış, taşlaşmış, kökü dışarda marjinal yapılarsınız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sizin bu topraklarda hiçbir zaman kökünüz, karşılığınız ve tarafınız olmadı. Milletimiz sizi, laikliğin en katı hali ile uygulandığı ve zulme dönüştürüldüğü günlerden hatırlıyor. Çıkacağınız sokaklarda eğitimi yarım kalmış öğrencilerin, görevine son verilmiş öğretmenlerin, çocukları dağa kaçırılmış annelerin ahı sizi karşılayacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sokağa çıktığınızda bir yıldır tehdit ettiğiniz memurlar, şefler, şube müdürleri, okul müdürleri ve öğretmenler; hazırladığınız ve elinizde kalan atama listelerini size soracaklar, ne diyeceksiniz? Aybüke öğretmenin annesi, Necmettin öğretmenin babasıyla karşılaştığınızda nereye saklanacaksınız? Sahi siz hangi ülkenin eğitimcilerini, okulunu, öğrencisini savunuyorsunuz?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Tehditle değil teklifle, sapkınlıklarla değil fıtrata uygun söylemlerle, üretilmiş değil gerçek gündemlerle biz var oldukça siz eriyecek ve tekrar ilkel halinize döneceksiniz. Konjonktür sendikası olarak şımarık ve taşkınlıklarınızla hafızalarda silinmez bir siciliniz oluştu ve siz artık bu ayıpla yaşamaya mahkum oldunuz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hatırlatalım siz bir sendika değil kurgulanmış operasyonel yapılarsınız. Yerli değil ithalsiniz. Bilimsel değil dogmatiksiniz. Velhasıl siz sendika değil başka bir şeysiniz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Talat YAVUZ</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jun 2023 17:48:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE YÜZYILI HAYIRLI OLSUN</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/turkiye-yuzyili-hayirli-olsun-208</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/turkiye-yuzyili-hayirli-olsun-208</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE YÜZYILI HAYIRLI OLSUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Kampanya dönemi en uzun süren seçim geride kaldı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalsa da ilk turda kıl payı neticelense de ülkemiz için yeni bir dönem, “Türkiye Yüzyılı” başlamış oldu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Seçime dair birçok değerlendirme yapılır, işi siyaset olanlar bu değerlendirmeleri yapacaktır. Ülkemize dair bir güzel hasletimiz tam da burada devreye giriyor, bizim seçimlerimizin kaybedeni hiç olmuyor. Her parti istatistiklere takla attırarak kendilerini teselli edecek bir başarı hikâyesi üretiyor ve ona sarılıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bizim açımızdan bakacak olursak, seçim öncesi şahit olduklarımız, seçim sonuçları kadar öğreticiydi. Çıkardığımız dersler, seçim sonuçları kadar kıymetli ve anlamlı oldu. Bundan sonrası için çalışmalarımıza yön verecek önemli notlar ajandamıza girdi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Muhalefetin bürokrasiyi ilkesizce tehdidi bir nebze hafifletmiş olsa da bu süreçte konjonktür diyerek omurgası kayanlar, sabit ayağı havaya fırlayanlar, fırıldak misali dönenler, yeni yolculuklara çıkanlar seçimin asıl kaybedenleri oldular.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikal mücadeleyi, siyasetin dönemsel dengelerinin çok ötesinde, köklü bir mücadele olarak göremeyenler, genişleyen özgürlük alanımızın ve verilen mücadelenin hakkını veremeyenlerin de kendilerini bir an önce sorgulamaları gerekiyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Dünyanın bütün dengelerinin bozulduğu, ekonomik sistemin çöktüğü, yeni arayışların öne çıktığı bir dönemde; daha önce yaşanan bütün sıkıntılara rağmen görece nefes aldığımız, özgürce başımız dik dolaştığımız yirmi yılın hatırına, son dönemde yaşanan sıkıntılara karşı daha sabırlı olabilir miydik diye sorulan sorulara cevap vereceğimiz uzunca bir zamanımız olacaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Şimdi her birimin kendi dersini çıkarma ve dersine çalışma vaktidir. Görünen odur ki ülkemizin bundan sonraki yolculuğu yine çok kolay olmayacak, güvenlik başta olmak üzere birçok başlıkta çetin mücadele devam edecek. Şu soruya öncelikle cevap vermemiz gerekiyor: Nasıl oluyor da insanımız, özellikle gençlerimiz, teröre ve dış tehdide aldırış etmiyor ve bu kadar rahat davranabiliyor?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Son yıllarda muhalefet kontenjanındanmış gibi davranan, kıyım yapan, bizim mahalleyi beğenmeyen, bizim sokakta turist gibi gezen, kendini beğenmiş, burnundan kıl aldırmayan, kibir abidesi, kişiliği oturmamış zavallılarla başarabileceğimiz hiçbir şey kalmadığını gördük, geri gittik, zaman kaybettik.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yıllarca özgürlük, insancılık, dürüstlük, objektiflik, ehliyet liyakat sevdalısı kesilen, sendikacı kisvesine bürünmüş bazı diktacı ve komitacıların bir anda değiştiğini, tehditler savurduğunu, şımardığını, korku saldığını, listeler yapıp makamları paylaştığını ibretle gördük ve notlarımızı aldık. Bunlara bakarak dimdik duranları ve meydan okuyanları da gördük.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Gücün aslında insana kıymet vermekte olduğunu, ideolojilerin insandan kıymetli olmadığını, gücün ve imkânın sürekli el değiştirdiğini ve sonunda insana saygı duyanların kalıcı olduğunu anladığımız gün hep birlikte rahat edeceğiz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yaratıcının serbest bıraktığı insanın, tehdit ve korku ile sınırlandırılamayacağını görelim ve öyle davranalım. Yeni dönem hayırlı olsun.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Talat YAVUZ</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 May 2023 11:02:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEÇİM SONRASININ EĞİTİM GÜNDEMİ</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/secim-sonrasinin-egitim-gundemi-207</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/secim-sonrasinin-egitim-gundemi-207</guid>
                <description><![CDATA[SEÇİM SONRASININ EĞİTİM GÜNDEMİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ülkemiz yeni bir seçime hazırlanıyor. Sonucu ne olursa olsun, seçim sonrası her alanda önemli değişikliklerin olacağı çok açık. Bu gerçek, kaybedenler için de kazananlar için de geçerli. Neredeyse son üç yılı, bir hafta sonra seçim olacakmış gibi siyasi tartışmaları izleyerek geçirdik. Fikirlerin, projelerin, politikaların yarıştığı, yarışması gerektiği böylesi dönemler aslında ülkeler adına verimli dönemler olmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim, bütün partilerin yönetmek istediği, geleceği şekillendirmek adına önem verdikleri bir alan olmasına rağmen, seçim süreçlerindeki eğitim tartışmaları çok da verimli tartışmalar olmuyor ne yazık ki. İçerikten uzak ideolojik kavgalar eğitime bir katkı sunmuyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Partilerin seçim beyannamelerinin eğitim başlığına baktığımızda ise içerikten ziyade seçmen beklentisini karşılayacak metinlerle karşılaşıyoruz. Hal böyle olunca seçim sonrasının eğitim gündemini, mevcut durumu analiz ederek değerlendirmek ve mesleki donanımla gelecek dönemlere ışık tutmak gerekir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ülkemizde son çeyrek asırlık döneme bakacak olursak 28 Şubat’ın hem insan kaynağı hem de sistem üzerindeki ağır hasarı, ardından FETÖ’nün dershaneleri, özel okulları ve sınavlar üzerinden verdiği zararlar ve son beş yıl içinde yaşanan kafa karışıklığı olarak özetleyebiliriz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Zaten başlangıçta toplum mühendisliğinin en önemli aracı olarak kurgulanan eğitim sistemimizi, son yirmi beş yılın ardından, ülkemizin yeni vizyonuna uygun hale getirmek için yeniden yola koyulma vakti gelmiştir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Batı karşısında ezik kalmış, aşağılık kompleksine kapılmış, özgüvenini kaybetmiş, batılılar gibi olma yolunda tarihine, değerlerine, alfabesine, dinine diyanetine sırtını dönmüş durumdayken tasarlanan eğitim sisteminin, dünyaya meydan okuyan bir ülkeyi taşıyacak bir ufku, felsefesi ve içeriği yoktur ve olamamıştır. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitimde bazen andımız, bazen karma eğitim, bazen yılbaşı kutlaması bazen de imam hatip okulları tartışması olarak gün yüzüne çıkan tartışma tam da bu tezattan kaynaklanıyor. Çözüme buradan başlamak gerekiyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitimde son dönem problemimiz, ülkemizin yeni vizyonuna uygun atılan her adıma, durdukları yer itibari ile zaten karşı çıkanlarla değil; böylesine kritik bir dönemde aldığı sorumluluğun farkına bile varmayarak, eğitimi eski anlayışla ve eski anlayıştaki insan kaynağı ile yönetmeye kalkanlarla olmuştur. Bu sefer bu yaman çelişki değişmeli, eğitimi yönetecek kadro, geçmişte izi olanlardan değil, geleceğe dair hayalleri olanlardan seçilmelidir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Biz ülkemizin aldığı mesafeye, ortaya koyduğu vizyona, insanlığın geleceğini tehdit eden sapkınlıklara ve inanç bunalımlarına bakarak, eğitimin bireyi maddi ve manevi boyutuyla ele alan ve geliştiren, insanın doğasına uygun tasarlanması gerektiğini ifade ediyoruz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu eğitim yaklaşımı, bugün sadece ülkemizin değil insanlığın ihtiyaç duyduğu bir eğitim yaklaşımıdır. Artık geçmişin köhne, taklitçi ve müstemleke ülkelerine reva görülen eğitim yaklaşımlarını bir kenara bırakmalıyız, çok zaman kaybettik.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Milletinin değerlerini özümsemiş, farklı inanç ve fikirlere saygı duyan, dünyaya açık, farklı diller ve teknoloji ile arası iyi, tarihi ile gurur duyan ve üreten bireyler ülkemizi yarınlara taşıyacaktır. Eğitimi, derdi yüzüne yansımış gerçek eğitimcilerin yönettiğinde bu hedefe ulaşacağız. Geç kaldık, zaman kaybettik ancak alt yapı hazır ve bu hedefe en yakın mesafedeyiz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Öncelikle şunu kabul etmek gerekir ki yukarıda özetlemeye çalıştığım eğitim vizyonunu kuracak, başarı ile yönetecek ve yepyeni bir atılım dönemini başlatacak kadro, her türlü elemeye, dışlamaya, iftiraya ve saldırıya rağmen yetişmiş ve dipdiri ayaktadır. Bu seçimin ardından yeniden istatistiklerle, içi boş projelerle, konserlerle, sadece belli okul türlerine yoğunlaşan dönemsel ilgi ve şişirilmiş tablolarla kaybedecek zamanımız yoktur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">14 Mayıs öncesi eğitim gündemine dair yoğunlaşacak ve bir dönemin muhasebesini yaparken yeni döneme dair önemli önerilerimiz olacaktır. Çünkü artık eğitimi, eğitimi bilen eğitimcilerin yönetmesi gerekiyor, çok zaman kaybettik.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Talat YAVUZ</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Apr 2023 18:14:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE YÜZYILINDA SENDİKALAR VE EĞİTİM BİR SEN</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/turkiye-yuzyilinda-sendikalar-ve-egitim-bir-sen-206</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/turkiye-yuzyilinda-sendikalar-ve-egitim-bir-sen-206</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE YÜZYILINDA SENDİKALAR VE EĞİTİM BİR SEN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Dünya hızla değişiyor. Savaşlar, ekonomik krizler, iklim değişikliği, açlık, terör, salgın ve teknolojik gelişmeler derken insanlığın geleceğini tehdit eden onlarca etkeni bir çırpıda sıralayabiliriz.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Elbette bu etkenlerin en başında insan faktörü gelmekte ve insanoğlu yaptıkları ile dünyayı cennet veya cehenneme çevirme potansiyeli taşımaktadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Kötülük yaptığında güçlü olanı durduracak başka bir gücün olmadığı yerde insanoğlu hep zulme uğramış, ağır bedeller ödemiş, yerinden yurdundan sürülmüş, emeği sömürülmüş, köleleştirilmiş ve insanlık dışı muamelelere tabi tutulmuştur. İnsanlık tarihi aslında tam da buradaki mücadelenin tarihi olmuştur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sanayileşme ile insan emeğini sömüren sistem zirve yapınca, doğal sürecinde gelişen karşı arayışlar, sendikal mücadele olarak hayatımızdaki yerini almış ve giderek güçlenen örgütlü yapılar kendi özgürlük alanlarını genişletmeye, haklarını almaya ve artık patronlara karşı söz söyleyecek güce ulaşmaya başlamışlardır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Batının sendikal mücadeleyi doğuran sanayileşme ile zenginleştiği dönemde biz bir imparatorluğun dağılma sürecini yaşıyorduk. Bu yüzdendir ki batının yükselişi bize sadece emek sömürüsü olarak değil, batılı bir millet oluşturma çabalarıyla, inançlara baskı, yasaklar ve en temel insan hakları ihlalleri olarak yansıdı. Bir yandan on yıllar sürecek baskı ve zulüm döneminin temelleri atılıyor diğer yandan da karşı koyacak oluşumlara izin verilmiyordu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ülkemizde, başlangıçta yöneten güç ile yaşanan ideolojik örtüşme bazı sendikalara avantaj sağlamış, meydanlarda karşı karşıya gelmiş gibi görünseler de asıl gerçek yıllar sonra, 28 Şubat döneminde tüm çıplaklığı ile ortaya saçılmıştır. Bedeli hep resmi ideolojinin sakıncalı gördüğü kesimler ödemiş, bazı sendikalar da sistemin sendikası olarak korunagelmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Böyle bakınca Eğitim Bir Sen’i anlayabilmek için kurulduğu 1992 yılına değil çok daha eskilere, sendikamızın kuruluşunda dayandığı bu dinamiklere bakmak gerekiyor. Bizim için son iki yüzyılda yaşananları bilmeden kurulacak “Türkiye Yüzyılı” eksik kalacaktır. Biz bir kavrama anlam yüklerken de bir kavrama karşı dururken de hikâyemize özgü tecrübemizle tavır belirleriz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Türkiye Yüzyılı bizim için genişlettiğimiz özgürlük alanını daha da genişletmeyi ifade edecektir. Kaynaklarımızın sömürülmesine karşı çıkmayı, beyin göçünü engellemeyi, özgüvenimizi kuşanmayı, ülkemizi kalkındırmayı ve batıya karşı diklenmeyi ifade edecektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Eğitimde kendi sistemimizi geliştirmeyi, yukarıda özetlenen kavgayı verecek, sadece kendinin değil insanlığın problemlerine duyarlı insanlar yetiştirmeyi ifade edecektir. Adaleti kuşanmış ve özgürlüğüne düşkün bireyler insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet edecektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Öngörümüz odur ki Türkiye yüzyılında da bütün sendikalar geçmişine, yola çıkış hikâyesine uygun davranacaktır. Bazı sendikaların sicilleri peşlerini bırakmayacak ve yok olmaya mahkûm olacaklardır. Bugün yaklaşan seçim süreci ile gücü ellerine geçireceğini umanların, yirmi yıldır dillerine doladıkları sözde ilkelerini nasıl da ayaklar altına aldıklarını görüyoruz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bizler Eğitim Bir Sen’i yeni dönemde de kuruluş ilkeleri üzerinde büyütmeye, insanlık adına üretmeye, aynı düşünce etrafında toplanan bütün kurum, kuruluş ve insanımızla tek yumruk koşturmaya devam edeceğiz. Bu yolda destek olan, duaları bizimle olan bütün üyelerimize teşekkür ediyoruz.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Yüklediğiniz sorumluluğun farkındayız, dünyayı ve ülkemizi okuyarak, yorumlayarak çalışacağız. Desteğimiz de tepkimiz de anlamlı olmaya devam edecek çünkü bizim bir hikâyemiz, çektiğimiz sıkıntılarımız, unutamayacağımız yaralarımız ve her şeyden önce iki dünyaya dair derdimiz var.&nbsp;&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Talat YAVUZ</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 12:01:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EĞİTİM BİR SEN KONGRESİNİ YAPTI</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitim-bir-sen-kongresini-yapti-205</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitim-bir-sen-kongresini-yapti-205</guid>
                <description><![CDATA[EĞİTİM BİR SEN KONGRESİNİ YAPTI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Bir yılını dolduran Ukrayna Rusya savaşı, gıda ve iklim krizi derken ülkemizi yasa boğan deprem felaketi ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri ile çok yoğun ve bir o kadar da sıkıntılı gündemin arasında sendikamızın 7. Olağan Kongresi, bir aylık ertelemenin ardından dün yapıldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Depremin yıllar sürecek etkisi ve bıraktığı acı devletimiz ve sivil toplumun bundan sonraki en önemli gündemi olurken, siyasetin yönü de önemli bir etken olarak önümüzde durmaktadır. Bu sıkıntılı kış günlerini geride bırakıp yaza çıktığımız günlerde umudumuz, elde ettiğimiz kazanımları artıracağımız, 28 Şubat kıskacını, FETÖ kumpasını geride bırakarak kazandığımız özgürlükleri daha da genişleteceğimiz bir ortama kavuşmak olacaktır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Sözleşmelilere kadro, 3600 ek gösterge, EYT düzenlemesi, Öğretmenlik Meslek Kanunu gibi devasa kazanımlardan geriye kalan küçük eksikliklerin tamamlanması, değişen dönüşen ihtiyaçlara hızlı cevap verilmesi, yükseköğretimde bir hamlede çözülecek birikmiş problemlerin çözümü gibi rutin gündemin yanında yeni toplu sözleşme süreci ve eğitime dair gündem heyecan veren ve bizi diri tutan çalışma alanları olacaktır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Eğitimde gündemi atamalar, projeler, konserler, inşaat, emlak, tadilat, üretim, döner sermaye gibi tali konuların ötesinde içerik tartışmaları düzeyine çıkarmamız gerekiyor. Ne öğretiyoruz, niçin öğretiyoruz, dünya nereye gidiyor, ders kitaplarımız, müfredatımız nasıl olmalı, sınavların ablukasını nasıl kıracağız gibi önemli konuları tartışmaya, beş yıl önce bıraktığımız yerden yeniden başlatmamız gerekecek.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Dünyanın küçük bir kasabaya dönüştüğü günümüzde, kasabamızın problem yumağı, dünyanın kilit noktasında, Anadolu yarımadasında en çok da bizi etkiliyor. Bu yüzden insanlığın problemlerine duyarlı olmaya, iletişimi ve örgütlü yapıyı güçlendirmeye ve sömürüye karşı başkaldırmaya devam edeceğiz.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Kongremizden geriye bütün bu problemleri aşacak irade, azim ve kardeşlik kaldı. Genel merkezinin önünde arama kurtarma aracı, bürolarında yardım organizasyon şeması, kongresinde deprem gündemi, ufku ve adanmış kadrosu ile sendikamız, ülkemizin yüz akı olmaya, üretmeye devam edecek, hayırlı olsun.</span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Mar 2023 23:03:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MEB NE YAPTI NE YAPMALI ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/meb-ne-yapti-ne-yapmali-204</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/meb-ne-yapti-ne-yapmali-204</guid>
                <description><![CDATA[MEB NE YAPTI NE YAPMALI ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Milli Eğitim Bakanlığı, salgın sürecinde maske, dezenfektan, siperlik vs. üreterek edindiği tecrübeyi deprem yaralarını sarmak için de hızlıca devreye soktu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Büyük bir özveri ile gidebilen öğretmen ve idareciler deprem bölgesine giderek oradaki çalışmalara katıldı, gidemeyenlerse bulundukları il ve ilçelerde yardımların toplanması, tırların yüklenmesi gibi önemli görevler üstlendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">İlk günlerin ardından ihtiyaçlar değişti ve okullarda çadır ve uyku tulumu dikilmeye, sobalar yapılmaya, ekmek üretilmeye başlandığını gördük. Bir yandan psikolojik destek ekipleri kuruldu, çadır kentlerin kurulmaya başlanması ile de çadır kentlerde oyun ve eğitim faaliyetleri düşünüldü. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Okulların durumu hızlıca incelendi, sınavlarla ilgili önlemler alındı, öğrencilerin nakilleri öğretmenlerin görevlendirilmeleri derken sürecin ön alınarak görece iyi yönetildiğini gördük. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir deprem ülkesi olarak asrın felaketi dediğimiz son depremin ardından bütün kurumların, planların, senaryoların gözden geçirilmeye ihtiyacı olduğu gibi MEB de benzer süreçlerde neler yapması gerektiğini yeniden değerlendirmelidir. Özellikle okullarda üretim yapmanın mantığı, üretim zincirinin her bir halkası ile masaya yatırılması gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir ilke olarak her kurumun kendi alanı ile ilgili faaliyetlerine öncelik vermesi beklenir. Felaket bölgesine yakın illerde seri üretimi yapılabilen ekmek gibi ihtiyaç malzemelerinin, bin kilometre uzaktaki bir şehrin okullarında üretilmeye çalışılması, bu üretim için yüklü miktarda makine ve malzeme bedeli ödenmesi, elektrik, vergi, sigorta vs. gibi giderleri olmadığı halde piyasadan daha pahalıya üretim yapılması gibi birçok açıdan bir muhasebeye ihtiyaç vardır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">MEB bu alandan çıkmalı, rol çalan görüntüsünü değiştirmeli ve depremlerin yıkıcı, öldürücü etkisini artıran insan faktörüne odaklanmalıdır. Depremle beraber toplumun daha üst perdeden tartışmaya başladığı iş ahlakı üzerine çalışmalarla işe başlanabilir. Her dersin müfredatına bu gözle yeniden bakarak erdemi öne çıkarmanın yolu bulunmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitimciler olarak erdemi, ahlakı, meslek ilkelerini, insan hayatının kutsallığını, kul hakkını… biz eğitimciler değil de topluma sosyal medya fenomenleri mi yerleştirecek? Kader, bilim, tedbir, tevekkül gibi kavramları, daha cenazeler defnedilmeden kavgaya tutuşanlar mı yeniden temellendirecek? Bilim adamlarının din adamları ile kavgasını topluma kim tanımlayacak?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">MEB ürettiği sembolik ürünlerle değil felaketten çıkardığı dersler ve alacağı önlemlerle öne çıkmalıdır. Kendi işini hakkıyla yapamayıp başka alanlarda yaptıklarıyla öne çıkmaya çalışmak zaman kaybıdır, emek israfıdır. Çocukların, okul harçlığı ile deprem yardımı yapması, okulların üretim yapmasından çok daha eğitim değeri taşıyor kanımca.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitimciler olarak yirmi dört yıldır ülkemizde, “çök, kapan, tutun” seviyesinin ötesine geçemeyen deprem bilincini; iş ahlakı, iş başında eğitim, vicdani ve tarihi sorumluluk, soran-sorgulayan tüketici, Mimar Sinan’ın mirasçısı mimar ve mühendis bilinci gibi seviyelere taşımalıyız. Ders kitaplarının içeriğinden görsellerine, fakültede ders işleme biçiminden diplomalara yüklediğimiz anlama kadar yeniden düzenleme yapılmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bütün bunlar herkes kendi işine yoğunlaştığı gün doğal olarak gelişecek ve depreme dayanıklı ülke olabileceğiz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Talat YAVUZ</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Memur Sen İstanbul İl Başkanı</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:26:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİR ANDA AKLIMA 17 AĞUSTOS 1999 GELDİ.......</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bir-anda-aklima-17-agustos-1999-geldi-203</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bir-anda-aklima-17-agustos-1999-geldi-203</guid>
                <description><![CDATA[BİR ANDA AKLIMA 17 AĞUSTOS 1999 GELDİ.......]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">24 yıl önce, 17 Ağustos 1999 sabah 03:02'de merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan Marmara Depremi gerçekleşmişti. Yaklaşık 45 saniye süren 7.4 şiddetindeki depremde resmi raporlara göre 18 bin 373 kişi öldü, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 505 kişi de sakat kaldı. Büyük can ve mal kaybına neden olan depremde 285 bin 211 ev ile 42 bin 902 iş yeri büyük hasar görmüştü.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">6.Şubat.2023 yine sabah 04.17’de merkez üssü Kahramanmaraş Pazarcık olan ve 10 ili kapsayan 9 saatte7.7 ve 7.6 şiddetindeki 2 büyük deprem sonrası büyük felaketin görüntülerini izlerken bir anda 17 Ağustos 1999 tarihine gittim.Orada yaşadıklarımı anlatmaya kelimeler yetmez.Çınarcık’ta eşimi ve kızımı kaybetmiştim.İki gün çaresizce enkaz başında yardım bekledim ne gelen ne giden oldu.İnsanlar ne yapacağını şaşırmış bir şekilde elleriyle enkazı kaldırmaya çalışıyorlardı. Gazeteci Erhan Karataş Atv ‘de yayınlanan “HATIRLA” adlı programdaki o görüntüleri geçenlerde bana atmıştı. Birden bire şok oldum,ben o anları hiç hatırlamadım,demek ki ne haldeymişim.Kendime geldiğim an herhalde cenazeleri mezara indirdiğim andı.Yaşamayan bunları bilemez.Ordaki insanlara Allah sabırlar metanetler versin.İşleri çok zor. Şimdi devletin tüm kurum ve kuruluşları,bakanlar,milletvekilleri,belediye başkanları birlik beraberlik içinde büyük bir gayret sarfediyorlar.Acılı günlerde dayanışma içinde oluyorlar. Özlediğimiz davranışlar.TV ekranlarındaki bazı görüntüler de beni o günlere götürdü.Kahramanmaraş ve Gaziantep’te 13 saat sonra iki çocuk enkaz altından çıkarılma sahnesini izlerken gözyaşlarıma hakim olamadım.Aynı 17 Ağustos’ta olduğu gibi.. Zor şeyler. Cumhuriyet tarihinin 1999 dan sonraki en büyük ikinci depremi olduğu bildirilen ve çok geniş bir alanı kapsayan ve daha enkazı kaldırılamayan binlerce binanın altında neler olduğunu bilmiyoruz, bu büyük afetten kayıp sayısının inşallah yanılırım ama, Marmara Depreminin üstüne çıkacağını düşünüyorum . Böyle bir acının ülkemizde ve dünyada bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, kaybettiğimiz deprem şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet,yaralılara acil şifalar, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 17:43:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ASRIN FELAKETİ!</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/asrin-felaketi-202</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/asrin-felaketi-202</guid>
                <description><![CDATA[ASRIN FELAKETİ!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">6 Şubat 2023 tarihi, yüzyılın felaketi olarak depremler tarihine geçti. Aynı gün içinde yaşadığımız iki büyük deprem, on ilimizi yıkıp geçti. Bir haftadır zaman durdu, gündem değişti, ocaklar söndü. Acımız büyük, gayretimiz ve çabamız var ancak ne kadar çaresiz olduğumuzu bir kez daha gördük.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Çocuklarını, yaşlılarını, kadınlarını veya her yaştan insanını, birkaç yıl ara ile enkazdan toplamak ne kadar büyük bir acıdır. İnsanlarını koruyabilmek bir devletin saygınlığı ile bir milletin büyüklüğü ile ilgilidir diye düşünürüm hep.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Şimdi en başa dönme, sorgulama, önlemler alma ve kararlı olma zamanıdır. Mevcut tabloda ihmali olanlardan sorulacak hesabı bile, önümüzdeki dönem çalışmalarının hazırlığı olarak görme vaktidir. Denetimden güçlendirmeye bütün süreçleri gözden geçirmeye, cezaları artırmaya ihtiyacımız var.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Felaketin daha ilk günü şahit olduğumuz açıklamalara bakacak olursak, gelecekten umutlu olabilmek için toplum olarak kendi yapacaklarımızı çözüm olarak görmeliyiz. Hep birlikte zorlamamız, kontrol etmemiz, denetlememiz ve en sonunda güvenmemiz gerekiyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Her kesim öncelikle kendi tarafını, partisini, sivil toplumunu, basınını vs. denetlemelidir. Karşı tarafa söylenmek en kolay olanı ancak hiçbir işe yaramayanıdır. Gün acının günüdür. En azından toplumun seferber olduğu böylesine zor dönemlerde, sorumlu davranmaya, acılara saygı duyulduğunu görmeye ihtiyacımız var. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir haftanın sonunda gördük ki eksiklerimiz, ihmallerimiz ve yanlışlarımız var. Mademki insan hayatı söz konusu, deprem öncesi ve sonrası bütün süreçleri masaya yatırmalı ve gereken dersleri çıkararak işe koyulmalıyız. Deprem, ideoloji gözetmiyor, hepimizi öldürüyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Yeni bina inşa etme, mevcut binaları depreme hazırlama ve deprem sonrası yapılacaklara dair süreçleri çalışmak gerektiğini bu felaket bize bir kez daha gösterdi. Bir şehre göre değil on beş şehre göre hazırlıklı olmak, iklim ve coğrafyanın bütün zorluklarını dikkate alarak hazırlık yapma gereğini not etmek gerekiyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Normal zamanlarda sivil toplum çalışmalarına burun kıvıran yetkililer, kendiliğinden seferber olan on binleri görmüşlerdir umarım. Elinden geleni yapan, gücünün yetmediği yerde devleti ve milleti için dua eden bir topluluğa ancak gıpta edilir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Depremin ilk saatlerinden itibaren kamu kurumlarının olsun sivil toplum kuruluşlarının olsun çabalarını görünce, bir işbölümüne veya her kurumun kendi alanında kalmasına ihtiyaç olduğunu düşündüm. Özellikle kamu kurumlarının, sosyal medyadan görünür olma çabası ve içine girdikleri gereksiz rekabet, kurumları yıpratıyor, yetkilileri değersizleştiriyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Önümüzde uzun bir yol var. Umarım bir sonraki depreme kadar önemli mesafe almış oluruz. Körfez depreminden bugüne kadar yapılanların on katını yapmaya, şehirleri dönüştürmeye, binaları güçlendirmeye ihtiyacımız var.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Dili ve niyeti kötülere, yağmacılara, sosyal medya sorumsuzlarına aldırmadan, iyileri ve iyilikleri konuşarak, kurtarma ekiplerinin bir yaralıyı kurtardığı ruh haline sahip olmaya ve o hal ile kalmaya ne çok ihtiyacımız var.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Gelin hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa ve milletimize sabır dilerken yeni bir sayfa açalım. Bu sayfayı güzelliklerle, doğru adımlarla, başarılarla, birlik ve beraberlikle dolduralım.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 17:40:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NE ZAMAN SAHİP ÇIKACAKSINIZ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ne-zaman-sahip-cikacaksiniz-201</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ne-zaman-sahip-cikacaksiniz-201</guid>
                <description><![CDATA[NE ZAMAN SAHİP ÇIKACAKSINIZ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Mevzu yine Cağaloğlu Anadolu Lisesi. Milli Eğitim Bakanlığı, müfettişleri aracılığı ile okul müdürünün görevden alınmasını ferman buyurmuş! Çok kudretli yetkililerimiz okulu, mezun derneği, okul aile birliği, sol örgütler ve Alman vakıfları üzerinden esir alan azgın azınlığa bir kurban daha vermeye karar vermişler! </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Almanya gezisinde okul müdürüne; “Bu okulu bozmana izin vermeyeceğiz.” tehdidi savuran Evangelistlerin Nürnberg bölge sorumlusundan, bu şehrin ve bakanlığın konu ile ilgili bütün yöneticilerine, mezun derneğinden, okul aile birliği yetkililerine kadar herkes, asıl problemin okul müdürünün attığı tweet olmadığını çok iyi biliyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Oyunu kurgulayanlar, yıllar içinde o kadar tecrübe kazanmış ve o kadar yoldaş biriktirmişler ki iki satırlık yönetmelik değişikliği ile problemi çözebilecek konumda olan yetkilileri bile figüran olarak kullanabiliyorlar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Gelin şimdi isterseniz yazdığı rapor veya attığı imza ile okul müdürünü görevden alarak kamuoyuna yansıyan problemi çözdüğünü zanneden yetkililerimizin, aslında neye imza attıklarına bakalım:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Müdürleri, uğruna tek tek kurban verdikleriniz, okulda sapkın LGBT afişlerini okul panolarına asabiliyorlar. Kuruluş yıldönümü, mezuniyet töreni, proje vs. bahaneleri ile çocuklarımızı alkollü ortamlarda zehirliyorlar. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Oluşturdukları okul iklimi ile sempatizanı oldukları ideolojiye insan kaynağı yetiştiriyor, verdikleri burslarla çocuklarımızı kendilerine bağlıyorlar. Yurtdışı bağlantılarla beyin göçüne aracılık ediyorlar. Dahası var ancak şimdilik bu kadarıyla yetiniyorum.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Çıkarılan gürültüye bakılırsa zannedilecek ki bu ailelere okul müdürleri baskı yapıyor, okul dışında kutlama, eğlence ne yapacaklarsa engelliyorlar. Hâlbuki okul müdürünün tek gayesi bu çarkın dışında kalmak isteyen aileleri ve çocuklarını olsun koruyabilmek. Bir nevi akran zorbalığına karşı mücadele veriliyor. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Son zamanlarda Cağaloğlu Anadolu Lisesi özelinde ülkemizde eğitimin nasıl yönetildiğini, aslında nasıl yönetilmediğini görüyoruz. Okulda aylar süren huzursuzluğa kimsecikler müdahil olmuyor. Okul müdürü hangi kapıyı çaldıysa çözüm bulamıyor. Bir devlet üniversitesinde öğretim üyesi olan okul aile birliği başkanı ve ekibi, okulu resmen sabote ediyor. Ödemeler yapılmıyor, müdürün odası basılıyor, tehdit ediliyor. Öğrenciler idareye karşı kışkırtılıyor, okulun önünde bildiri dağıtılıyor, eylemler yapılıyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Nedense okulda son günlerde bir anda her şey normale dönüyor, bir sakinlik yaşanıyor. Çünkü okul aile birliği ve mezun derneği yetkilileri, müdürün görevden alınacağını, yaptıkları üst düzey ziyaretle öğreniyor ve frene basıyorlar, arkasından ilgili yazı İl MEM’e gönderiliyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bütün bunlar kime karşı yapılıyor biliyor musunuz? Soruşturmayı yapan müfettişlere, il ve ilçe müdürü dâhil ulaşabildiği bütün üst düzey yetkililere; “Aylardır bir mücadele veriyorum, beni buraya bakanlığım atadı, hata yaptıysam ben istifa edeyim, ancak beni bu azgın azgınlığa kurban vermeyin.” diyen, fakat “Hayır, istifa etmen doğru olmaz.” denilen ve istifa etmesine bile izin verilmeyen okul müdürüne yapılıyor. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Olay soğumaya bırakılıyor, zamana yayılıyor, karşı tepkiden veya okul müdürünün referanslarından çekinildiği için direk inisiyatif alarak çözmek yerine operasyon, MEB müfettişlerine yaptırılıyor. Biz bu yöntemi geçmişte kimlerin nasıl kullandığını çok iyi biliyoruz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu okullarda bir kısır döngüdür yaşanıyor. Kurtarılmış bölgelerde özerklik ilan edilmişçesine, kale savunur gibi bir mücadele veriyorlar. Müdürlerin biri gidiyor diğeri geliyor, problem ise orta yerde duruyor. Garip olansa bütün yetkililer bunu biliyor, görüyor ve sadece problemin etrafından dolanıyorlar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yapılacaklar bellidir. Bu okulları da diğer okullarda olduğu gibi eğitimcilerin yöneteceği ortamı sağlamak ve oluşan hücreleri okuldan uzaklaştırmaktır. Bunu yapmaya güç yetiremeyip her defasında okul müdürünü kurban vermek, son on yılda özellikle eğitimde verilen mücadeleyi anlamamaktır, teslim olmaktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Peki, şimdi ne olacak? Hangi yeteneklere haiz bir müdür atayacak ve ondan ne yapmasını bekleyeceksiniz? Tercihiniz azgın azınlığa teslim olacak bir müdür atamaksa, göndere beyaz bayrak çekerek göreve başlatın. Değilse yapılması gerekenleri yaparak müdürün arkasında durun ve baş edemediğiniz güce teslim olup yetişmiş insan gücümüzü harcamayın. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Okullar, eğitimin kendi dinamiklerine göre değil de organize olmuş, her fırsatta sokağa çıkan, eylem yapan, iftira atan haysiyet cellatlarının dayatmalarına boyun eğerek yönetilecekse, bu tip taşkınlıklar sonuç alacaksa, bilelim ve biz de Sultanahmet meydanına çadır kuralım. Bir tarafın sorumlu, diğer tarafın ise sürekli saldırgan davranarak, anarşiyle sonuç aldığı düzenle nereye kadar gideceğiz? Bu bayat senaryoyu ve kötü filmi daha ne kadar izleyeceğiz? Gerçekten vicdanınız rahat mı? Sahi siz eğitim yöneticilerinize ne zaman sahip çıkacaksınız?</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Jan 2023 19:14:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YÜZDE ELLİ DÖRT</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yuzde-elli-dort-200</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yuzde-elli-dort-200</guid>
                <description><![CDATA[YÜZDE ELLİ DÖRT]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Asgari ücrete yüzde elli dört zam yapıldı. Şimdi aynı zammın memur ve emekli maaşlarına da yapılmasını bekliyoruz. Çünkü enflasyon sadece asgari ücreti değil bütün maaşları eritiyor, adeta yok ediyor. Son günlerde maaşların yıllar içinde asgari ücret karşısında nasıl eridiğini gösteren çok çarpıcı tablolar paylaşılıyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">En düşük memur maaşının, asgari ücretin altında kalması bir hükümet için çok büyük sorun olarak görülmelidir. Problem, asgari ücrete yapılan zam değil, maaşların aynı oranda artırılmamasıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Memur ve emekliler adına yetkili sendika olarak maaşlarımızı asgari ücretle kıyaslayarak zam istememiz, aslında durumun vahametini anlatmaya yetiyor. Madem asgari ücret bir gösterge ücrettir, bütün sistem asgari ücrete oranla belirlenecek mantıklı bir oranda tutulsun ve istikrar sağlansın.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sebebi ne olursa olsun büyük bir problem yaşanıyor. En temel ihtiyaç maddelerine yapılan yağmur gibi zamlara kimse engel olamıyor. Kiralar kontrol altına alınmaya çalışılsa da maaş-kira dengesi, asgari ücret-maaş dengesinden çok da farklı değil. Yaşanan sıkıntıya artık sadece zam yaparak değil piyasayı kontrol ederek çözüm üretmek gerekecek.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Asgari ücret zammının açıklandığı gün, çalışma bakanı ilginç bir tartışmayı da başlattı. Aslında sendikalar asgari ücrete yüksek zam istememiş, eleştiri yapmak gerekiyormuş, bu sendikalarla çalışanların sırtı yerden kalkmazmış vs. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Kimse ne olduğunu anlayamadı ancak bizim açımızdan durum şudur; asgari ücret pazarlığı işçi ve işveren sendikaları ile yapılıyor, Memur Sen’le değil. Sayın bakana, madem öyle, biz memur ve emekliler için de ocak ayında en az yüzde elli dört zam istiyoruz, buyurun verin diyoruz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Asgari ücret zammı belirlendi ve şimdi gözler memur ve emekliler için yapılacak zam oranına kilitlendi. Aslında aralık ayı enflasyonunun yüzde kaç olacağının bir anlamı yok. Çünkü yapılacak zam her halükarda çok daha yüksek olmak durumunda. Üç ocak tarihi beklenmeden bile açıklama yapılabilir. Beklenti yüksek ve sabırlar tükenmek üzere.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bu ağır ekonomik şartlar altında, sadece genele yapılacak zam oranı ile değil; tek maaşlı, en düşük maaşlı, büyükşehirde yaşayan, çok çocuklu, evi kira gibi birçok başlık altında değerlendirmeler yapılarak ilave önlemler almaya gerek var. Hükümetin bugüne kadar gösterdiği iyi niyetli yaklaşım bu tür çalışmayı da akla getirmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Asgari ücrete yapılan yüzde elli dörtlük zam emekli ve memurun umudu oldu. Bu umudun sönmeden bu ağır kış şartlarında yeşermesini bekliyoruz. Sayın bakanın işçi sendikalarını kastederek başlattığı tartışmayı, emekli ve memura yapılacak zammın da en az yüzde elli dört olması gibi anlamak istiyor ve bekliyoruz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Jan 2023 17:48:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LİNÇ EDENLER Mİ SESSİZ KALANLAR MI?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/linc-edenler-mi-sessiz-kalanlar-mi-199</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/linc-edenler-mi-sessiz-kalanlar-mi-199</guid>
                <description><![CDATA[LİNÇ EDENLER Mİ SESSİZ KALANLAR MI?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bir taraf linç ediyor, diğer taraf sessiz kalıyor. Bir taraf sonuç alıyor, diğer taraf sabrediyor. Olay, konu, ayrıntı, kişi, yer ve zaman önemli değil, sonuç hep aynıdır. Sonuç aldıkça kuduran, kudurdukça sonuç alan bu organize güruhun en önemli silahı ise hukuku devre dışı bırakan sahte sosyal medya hesaplarıdır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bugün devletlerin geleceği, toplumun huzuru ve barışı için en büyük tehdit, düşmanın uçağı, füzesi, bombası değil, saldırıya uğrayan ülke tarafından müdahale edilemeyecek internet sağlayıcı uydular ve sosyal medya mecralarıdır. Burada organize olanlar, hiçbir ahlak ilkesi tanımıyorsa onlarla baş etmenin bir yolu henüz icat edilmemiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Son günlerde ülkemizde iki önemli olay yaşandı. Bunlardan biri Yıldız Teknik Üniversitesi’nde sözde bir hocanın derste Peygamber efendimize alenen hakaret etmesi ve ikincisi ise Cağaloğlu Anadolu Lisesi müdürünün, günler süren linç kampanyasına tabi tutulmasıydı. Bir tarafta açıkça işlenmiş bir suç, diğer tarafta ise sadece “olayın ne olduğu araştırılsın” diyen bir açıklama var.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bir haftadır yürütülen kampanyaya bakılırsa, insanlığımızdan utanacağımız kadar vahim olayın Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde yaşandığı ve sorumlusunun da okul müdürü olduğu zannedilecek. Peygamberimize hakaret olayı ise kamuoyunun hiç ilgilenmediği bir ayrıntı olarak geçiştirilmeye çalışılıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Çıkarılan gürültünün amacı nedir? Cağaloğlu Anadolu Lisesi ve aynı statüdeki liselerde yaşanan ve belli aralıklarla basına yansıyan olayların arka planında ne vardır? Bu okulların; okul aile birlikleri, mezun dernekleri, idareci ve öğretmen kadrosu kontrol altında tutularak, belli bir zihniyete hizmet eden okullar olarak mı kalması amaçlanıyor?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Okulda LGBT panosu düzenlenebilsin, sosyal etkinliklere okul idaresi karışmasın, yurt dışı bağlantılara bulunan kılıf deşifre olmasın, okulun maddi imkânları okul idaresine karşı dayatma aracı olabilsin, gerekirse ödemeler yapılmasın, gelen muhafazakâr aile çocukları bile ya bu çark içinde öğütülsün ya da başka okullara nakil gitsin isteniyor. Okulun rengi bu ülkenin rengi, okulun iklimi bu ülkenin iklimi olmasın isteniyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Okul toplumun özetidir. Toplumun değerlerini taşır, yaşatır, gelecek kuşaklara aktarır. Eğitim ciddi bir iştir. Okul kuralları olan bir yerdir. Görevlilerin yetki ve sorumlulukları tanımlanmıştır. Her birim kendi işini yapmalıdır. Okul sadece öğretim yapmaz, eğitim de yapar. Eğitim sadece derslerde yapılan bir faaliyet değildir. Bütün bu sistemin başı okul müdürüdür. Tersine bir durum kargaşadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sayıları binleri bulan diğer okullarda okul idareleri, okul aile birliklerine zorla veli bulabilirken, bu okullara belli kesimlerin özel ilgisinin anlamı nedir? Kaç tane okulun, okul aile birliği, okuluyla ilgili basın açıklaması yapıyor, yapabiliyor?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Cağaloğlu Anadolu Lisesi ve aynı statüdeki diğer okullarda yaşanan olaylar iyi analiz edilmeli, problemler yok sayılmamalıdır. Marjinal grupların çıkardığı gürültüye göre değil; eğitimin ilkelerine, yönetim biliminin doğrularına, ülkemiz insanının ve öğrencilerimizin içinde bulundukları yaşın hassasiyetlerine ve son on yılda verilen mücadeleye uygun kararlar alınmalıdır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Gerekirse okul aile birliği mevzuatı başta olmak üzere, problem üreten değil problem çözen yeni mevzuat geliştirilmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Takip ediyoruz, linç edenler mi dikkate alınacak yoksa sessiz kalanlar mı göreceğiz. Şundan eminim ki son bir hafta içinde şahit olduğumuz çaba, bir olay üzerinden çıkan tartışmayı köpürterek, sıkışılan ve aylardır gözlerden uzak devam eden başka bir alanda sonuç alma çabasıdır. Bu çabaya her defasında teslim olunursa, müdürler öğretmenler gelir gider, ancak problem yerli yerinde durur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Jan 2023 17:47:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖĞRETMENLER ASLINDA NE DER ?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-aslinda-ne-der-198</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-aslinda-ne-der-198</guid>
                <description><![CDATA[ÖĞRETMENLER ASLINDA NE DER ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Okullarda öğretmenlerle,öğrenciler arasında geçen diyaloglar oldukça ilginçtir.Öğretmenler öğrencilere kullandığı o bilinen cümlelerin neyi ifade ettiğini hiç düşündünüz mü? İşte bu yazı Öğretmenlerin aslında ne demek istediklerinin en güzel bir açıklamasıdır.Değerlendirmek dileğiyle...</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*BEN biliyorum bunları,bana lazım değil. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Öğrencinin kendi sınırlarını fark etmesini sağlar.Tecrübelerin,bilginin kaybolmadığını,üst üste birikerek bir kazanım oluştuğunu vurgular.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*KONUŞMAK isteyen varsa dışarı çıksın. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Hayatta daima bir tercih şansının olduğunu işaret eder.’Karakterinizi,kişiliğinizi ne yapmak istediğiniz yönündeki tercihleriniz belirler’mesajını verir</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*KONUŞMALAR başlandığına göre herkes anladı galiba? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Neden-sonuç ilişkisini kavramaya yardımcı olur.Gerçekleşen olayın,neyin sonucu olduğunu değerlendirme fırsatı verir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*ÇAY,kahve istermisin evladım? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Adeta tek başına bir ironi dersidir.Ayrıca konukseverlik,misafirperverlik adına da göndermeleri mevcuttur.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*BEN Rüzgar’a sordum,sen Rüzgar mısın? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Herkesin kendinden sorumlu olduğunu,kişinin yaptıklarının sorumluluğunu alması gerektiğini anlatır.Öz benliğin fark edilmesi için harika bir örnektir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*Kendini de unutsaydın? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Esasen kişinin kendisi için ne kadar önemli olduğunu vurdular.’Şu hayattaki en önemli şey sensin der!’Öğrencinin özgüveninin artmasına katkıda bulunur.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*SENE sonunda ben de seni unutacağım. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Hayatın bir hesaplaşmalar bütünü olduğunu gösterir ve korkuların üzerine gidilmesi gerektiğini tembihler.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*GECE beşik mi salladın? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Kişiye sorumluluklarını,zamanı düzgün kullanılması gerektiğini hatırlatır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*ARKADAŞIN camdan atlasa sen de mi atlayacaksın? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Öğrencinin kendisine “Bu hayatta ben kimim?”sorusunu sormasını sağlar.Öğrencinin hayattaki yerini fark etmesine kendini kime neye göre tanımladığını görmesine yardımcı olur.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*KOMİK bir şey varsa söyleyin,biz de gülelim. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Paylaşımın önemini hatırlatır,öğrencileri&nbsp; birbirleriyle kaynaştırır.Mutluluğun paylaştıkça arttığına canlı bir örnektir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*PARMAK kaldırmak zaten”öğretmenim”demek! ‘</span></strong><span style="font-size:12.0pt">Söz gümüşse ,sükut altındır’ lafının özetidir.Doğru zamanda konuşmanın ve doğru yerde susmanın erdemlerini anlatır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*SEN dinlemiyorsun,bari dinlemek isteyene engel olma. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">‘Başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde senin özğürlüğün biter’fikrinin açıklamasıdır.Bir demokrasi dersidir adeta.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*ZAMANINDA biz de öğrenci olduk. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Hayatların aslında birbirinin tekrarı olduğu,bir fark olacaksa onu bizzat kendinizin yaratabileceği fikrini verir.Özgün bireyler yetiştirmenin anahtarıdır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*ARKADAŞLARININ yanında rencide etmek istemiyorum seni! </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Kişilik haklarına saygı,birey olma özgürlüğü,kişinin toplumdaki yeri ve önemi konularında eşsiz dersler barındırır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*EN son ne dedim ben?...Dinlemiyorsunuz ki! </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Dinlemenin önemini vurgular.Goethe’nin dediği gibi,”Konuşmak bir ihtiyaçsa,dinlemek bir sanattır”der bize.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*ÇOCUĞUM,yavrum,evladım,hayvan herifff!! </span></strong><span style="font-size:12.0pt">“Edep,edepsizlerin edepsizliğine sabretmektir”,biz Mevlana’nın bu mükemmel sözünün özünü anlatır bu kısacık serzeniş.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*KOPYA çekerek aslında beni değil kendinizi kandırıyorsunuz. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Ne yaparsan kendine mesajının en net verildiği ifadedir.’Kendini kandırmak çok kolaydır ancak yalan üzerine bir hayat inşa etmek gelecekte o hayatın çökmesi demektir’der.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*KAĞIDINA bakabilirsin tabii ki,ama yüksek not verdiysem geri alırım. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Hayatta risk alabildiğin kadar varsın,risk almadan yükselmenin,bir yerlere gelmenin mümkün olmadığını anlatır bize.Belki de en kıymetli derstir klişe dediğimiz sözlerin bize verdiği.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*İSTEDİĞİNİZ sorudan başlayabilirsiniz. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">‘Hayatınız sadece kendi tercihlerinizden ibaret bir yoldur’der.Karar verirken 10 düşünün,bir harekete geçin mesajını gayet kolay ve etkili bir yoldan verir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*ŞU andan itibaren herkes birbirine küs. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Bazen ilerliyebilmek,başarılar kazanmak,iyi şeyler ortaya koymak için yalnız kalmaya ihtiyacımız vardır,bunu anlatan,bir sözdür bu.Bazen başkalarına sırtınızı dönmeniz gerektiğinde,çekinmeden dönün.Bu arkanızda kalan yolu görmenizi sağlar.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:14.0pt">*SİZ evinizde de mi böylesiniz? / Evinizde de mi çöpleri yere atıyorsunuz? </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Sosyalleşme,toplum içinde yaşam,görgü kuralları güzellemesidir.Birlikte yaşamanın erdemlerini en temel kurum aile üzerinden etkili bir şekilde anlatır.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Nov 2022 17:30:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖĞRETMENLER GÜNÜNE DOĞRU</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-gunune-dogru-197</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-gunune-dogru-197</guid>
                <description><![CDATA[ÖĞRETMENLER GÜNÜNE DOĞRU]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Kariyer sınavı ve ara tatil geride kaldı. Sonunda sınav stresi bitti, geriye tartışmaları kaldı. Sınav ve kariyer sistemi üzerine yeteri kadar tartışma yapıldı, yazıldı çizildi. Artık tartışmayı uzatmadan önümüze bakma vaktidir. Umarım öğretmenlerle ilgili herhangi bir düzenleme yapılacağı zaman çok daha özenli davranılması gerektiği anlaşılmıştır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu hafta sınav değil öğretmenler gününü ve öğretmenin değerini, kıymetini konuşacağız. Bu bahane ile aylar süren sevimsiz ve sıkıntılı süreci geride bırakma şansımız olacak. Yeniden eski günlere dönerek, eğitimi ve öğretmenlerin gerçek problemlerini konuşacağız.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Öğretmenler günü etkinliklerini planlayacak her kademeden yöneticiye bir tavsiyede bulunmak isterim: Bu sene yapacaklarınız, öğretmenlerin kaybolan motivasyonunu artırmaya dönük etkinlikler olsun. Yaz tatili heba olan, ara tatili sınava kurban giden, aylardır gündemden düşmeyen öğretmenlerin buna ihtiyacı olacaktır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ekonomik sıkıntılar arasında Kasım ayının sonuna doğru yaklaşırken artık gündemimizde, yılbaşında yapılacak zam oranları olacak. Uzman ve başöğretmenliğin maaşlara yansıması, toplu sözleşme gereği altı aylık zam ve enflasyon farkının yanında hatırı sayılır ilave iyileştirme yani refah payı beklentisi var.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yılbaşından itibaren yeni bir problemimiz olacak, maaş dengesizliği. Aday öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen, müdür yardımcısı, müdür, şube müdürü, ilçe müdürü, il müdür yardımcısı maaşlarını; ek ders, sınav görevleri, kurslar, meslek lisesi veya diğer okul türleri gibi birçok parametreyi dikkate alarak ortalama bir tablo yaptığınızda, zaten çarpık ve adaletsiz olan sistemin daha da çarpık hale geldiği görülecektir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yılbaşında oluşacak rakamlar üzerinden kabaca söylersek, 10 bin lira ile 25 bin lira arasında maaş ve ilave ücretler toplamı söz konusu olacaktır. Bu durum, en düşük gelir grubu ile en yüksek gelir grubu arsındaki farkın iki buçuk kata çıkacağını ifade eder. Bu ekonomik şartlar, aşağıdaki grubu yukarı çekecek çözümler üretmeyi gerekli kılmaktadır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Görülüyor ki sınavın kolay olması, bütün problemlerin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Şimdi süreci takip etmek, fiili durum oluşturularak bir yıllığına aşılan problemi, yasayı değiştirerek kalıcı çözüme kavuşturmak gerekiyor. Tam da burada yeniden devreye girerek süreci takip edeceğiz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Önümüzde ÖMK, EYT, Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği, öğretmene şiddet, sözleşmelilere kadro, yeni toplu sözleşme sürecine hazırlık gibi yığınla gündem var.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Sendikal mücadeleyi yoğunlaşan, geçici bir problem üzerinden ameliyat masasına yatırmak ve değersizleştirmek, bütün sendikalar dahil hep beraber en büyük kaybımız olacaktır. Bu derin ve sinsi tuzağa düşmemek ve problemler derinleştikçe safları sıklaştırmak gerekmektedir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Elde edilen kazanımları, çözülen ve çözüm bekleyen problemleri unutmadan, yılmadan yorulmadan mücadeleye devam etmek gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu duygularla sınava giren bütün öğretmen arkadaşlarımı tebrik ediyor ve geçmiş olsun diyorum, 24 Kasım Öğretmenler Gününüzü şimdiden kutluyorum. Umarım böyle sıkıntılı bir dönemi bize kimseler yaşatmasın.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Nov 2022 08:45:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SENDİKACILIK ZOR ZANAAT</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/sendikacilik-zor-zanaat-196</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/sendikacilik-zor-zanaat-196</guid>
                <description><![CDATA[SENDİKACILIK ZOR ZANAAT]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikacılığın en zor yanı nedir diye sorulsa, yetişme telaşı derim. Sürekli bir şeylere yetişemediğinizi, ajandanızdaki işlerin hep biriktiğini, görüşmek için onlarca talebin beklediğini düşünürsünüz. Hep huzursuz ve tetikte olursunuz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Acaba görmediğim bir gelişme, müdahale etmekte geciktiğim bir problem, söz verip de unuttuğum bir üyem, kurum veya kişi var mı diye tatlı bir telaş içindesinizdir. Yetişebilmek için ötelediğiniz aileniz, sağlığınız, tatiliniz, unuttuğunuz eş dost akrabanıza rağmen bu telaştan kurtulamazsınız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yıllar yılları kovalar, şartlar, dönemler, fırsatlar, problemler değişir fakat sizin bu en büyük derdinizin çaresi yoktur. Çünkü siz yetişmek, görmek, müdahale etmek, dinlemek, çözmek, yol bulmak, yol göstermek ve takip etmek zorundasınızdır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Çünkü bu işi siz gönüllü üstlenmiş, aday olmuş, seçilmiş ve göreve talip olmuşsunuzdur. Hele bir de profesyonelseniz ve maaşınızı sendikadan alıyorsanız özgürlük mücadelesi veren bir tutsaksınız demektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sizi en iyi zora düşen üyeniz anlar. Size ulaştığında nasıl çabaladığınıza şahit olur, hakkınızda oluşturulan olumsuz algıya nasıl esir olduğunu görür, hayıflanır. Yıllar içinde problemini çözdüğünüz üyelerinizi organize etme şansınız olsa çelik gibi bir teşkilata sahip olursunuz. Ben bu hayali sendikaya, “damdan düşenler sendikası” diyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yaptıklarınız kolay unutulur bu âlemde. Bir diğer zorluğunuz da unutulmaktır. Hep yapamadıklarınız veya yapmakta geciktiklerinizle anılırsınız, baskı yersiniz. Bütün yaptıklarınız; “Sendika ne yaptı ki?” diye kurulan üç kelimelik bir cümle ile buharlaştırılır adeta. İnsanoğludur talepleri bitmez ve sizin üretmekten, çözmekten, sürekli kazandırmaktan başka çareniz de yoktur. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Başka bir ülkede olsa sendikacılık tarihine altın harflerle yazılacak kazanımlarınız vardır hâlbuki. “Kamuda kıyafet (başörtüsü) serbestliği” bir sendikanın logosuna işlenecek, yıldönümleri, etkinliklerle kutlanacak kadar devrim niteliğinde bir kazanımdır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Aylardır; “Memur Sen bu problemi çözdü ya bu bile bu teşkilata yeter.” diyenler ne zaman seslerini yükseltir diye bekliyorum. Neredesiniz, sesiniz ne zaman çıkacak?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">3600 ek göstergeyi biz değil de başka bir sendika almış olsaydı yirmi yıl kimse o sendikayı eleştirmeye bile cesaret edemezdi. Sekiz yüz iki kazanım nasıl yok sayılır? Katsayı zulmü kendiliğinden mi kaldırıldı? İmam Hatiplerin önü kendiliğinden mi açıldı, on iki yaşından küçüklere Kuran kursu yasağı kendiliğinden mi kalktı? Toplu sözleşme hakkı, sözleşmelilere kadro, disiplin affı, nöbet ücreti, sınav ücretleri, kurs düzenlemesi, ek ödemeler, taban aylığa zamlar... </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">28 Şubat mağdurlarının haklarını Eğitim Sen mi, Eğitim İş mi veya merdiven altı sendikalar mı savundu? Ne zaman hakkı teslim edeceksiniz? </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde sendikal mücadele, salgınla oluşan ekonomik dalgalanmalar ve yeni siyasi dengelerden etkilenerek; statükoyu koruyan, demokrasi ve insan hakları sicili bozuk, yasakları savunan, bize ait bütün değerlerimize, inancımıza, aile yapımıza düşman sendikaları şımartan sıkıntılı bir döneme giriyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bizim mücadelemizi, yaptıklarımızı, ufkumuzu, hayallerimizi, azmimizi, adanmışlığımızı, dostluğumuzu, anlayamayan, feraseti bağlı bazı etkili ve yetkili kişilerin son dönem yaptıkları ise ne yazık ki bu problemi derinleştiriyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Uyaralım, bu geçici ve hassas dönemde sınıfta kalanların, işler düze çıktığında, bizim nezdimizde hiçbir karşılığı olmayacaktır. Siyasette, bürokraside, sendikacılıkta bunların örnekleri çoktur. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Özellikle bu zor zamanda, hiçbir karşılığı olmadığı halde serseri mayın gibi ortalıkta dolaşanlara, geçmişte nimetlenen günün nankörlerine, sadece dedi kodu üretenlere, boyundan büyük laflar eden ayarı bozuklara, yukarıda özetlemeye çalıştığım mazimize bakmalarını ve olduğu yerde insan gibi durmalarını tavsiye edelim.</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Nov 2022 18:29:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE YÜZYILINA HAZIR MIYIZ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/turkiye-yuzyilina-hazir-miyiz-195</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/turkiye-yuzyilina-hazir-miyiz-195</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE YÜZYILINA HAZIR MIYIZ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Türkiye’nin otomobili, yerli silahlarımız, yerli helikopterimiz, milli uçak projemiz, Karadeniz doğalgazı, köprüler, yollar, tüneller, fabrikalar, tüp geçitler… 2023, 2071 derken “Türkiye Yüzyılı” yerli otomobil TOGG ile sembolleşerek başlıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Turgut Özal’ın, “gelecek yüzyıl Türklerin yüzyılı olacak” Süleyman Demirel’in, “Adriyatik’ten Çin Seddine” diye cılız sesle dillendirdiği hedeften çok daha ileri hedefleri, hem de somut adımlarla bugün Recep Tayyip Erdoğan yüksek sesle, dünyaya haykırıyor ve ilan ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bundan üç beş sene öncesine kadar 2023, 2071 hedefleri söylemini her duyduğumda bir yandan kulağıma hoş gelir diğer yandan, bütün somut adımlara rağmen motivasyon sağlamak için söylenmiş güzel sözler olarak algılardım. Ancak artık önümüzde dünya savaş tarihini değiştiren silahlarımız, trafiğe çıkmak üzere banttan inen aracımız var.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Başardıklarımızı görünce sanayileşmiş ülkelerin geçmişte neleri başardığını, neden dünyaya hükmedebildiklerini ve bizim neden yıllar yılı emeklemek zorunda kaldığımızı şimdi daha iyi anlıyoruz. Biz yıllarca cocacola protestosu yaparken yollarda gördüğümüz milyonlarca araca ödediğimiz kaynağı düşünememişiz bile. Yakıtı, silahı, ilacı derken gelişmiş ülkelere çalışmışız hep.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde bir taraftan bunlar olurken diğer taraftan ufku dar, çağın çok gerisinde kalmış, köprü, tünel, baraj, havaalanı vs. istisnasız her yeniliğe karşı çıkan, engel olmaya çalışan, emek verenleri tehdit eden, ülkenin gurur kaynağı eserlerin açılış törenine katılıp katılmamayı bile memleket meselesi haline getiren bir kesim var ki durumları gerçekten içler acısı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bazıları şimdi deşifre oldu, hırçınlıkları ondan kaynaklanıyor. Onlar ilericilerdi, bilimi, sanatı, kültürü tekellerine almışlardı. Batıyı taklit ederek gelişecek, zenginleşecek, sanayi toplumuna ulaşacaklardı. Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkacak ve adam sınıfına dâhil olacaklardı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bu yüzden zulmettiler, yasaklar koydular, hakka girdiler, batıya uşaklık ettiler. Hepsi boşa gitti, zaman kaybettik, nesiller harcandı. Tarihi yine doğru okuyamayacak ve yine yanılacaklar. Çarenin kendi topraklarımızdan üretilebileceğini, üretildiğini göremeyecekler, anlayamayacaklar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Şimdi sorumluluk mevkiindeki bütün kişi, kurum ve kuruluşlara düşen görev, ortaya koyulan bu ufka ve vizyona ayak uydurabilmektir. Artık yapabilir miyiz, olur mu, başımıza bir iş gelir mi sorularını sorduğumuz günler gerilerde kaldı. Buradan geri dönüş çok daha büyük riskleri barındırır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitim başta olmak üzere bütün alanlarda yeni vizyon tanımlama, yeni paradigmalar oluşturma ve tepeden tırnağa yenilenme tarihi bir görev haline gelmiştir. Bir zihniyet devrimine ihtiyaç vardır. Eğitimde hala batı masalı ile oyalanmaya devam mı edeceğiz? Ne zaman sağladığımız bu özgüvenle batıya meydan okuyacağız? </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitimimizi ne zaman bir lider ülke eğitimi gibi dizayn edeceğiz? Müstemleke zihinlerin sömürge valisi uygulamalarından ne zaman kurtulacağız? Dünyada eğitimi geri giderken teknolojisi büyük hamleler yapabilen, muhalefeti söylem düzeyinde bile iktidara yaklaşamayan başka bir ülke var mıdır acaba?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bir teklifle bitirelim; gelişmenin ilk şartı herkesi başarılı olduğu alanda istihdam etmekten geçiyorsa, bizim muhalefete; şehirlerimizin parklarını, kalelerini, mesire alanlarını, ana caddelerini, Türkiye’nin otomobili TOGG’un heykelleriyle süsleme görevi verilmelidir. TOGG’u tanıtan konserler, anma etkinlikleri, yıldönümleri, maketler, magnetler yapsınlar. </span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Oct 2022 18:32:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YENİ DÖNEME DAİR</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yeni-doneme-dair-194</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yeni-doneme-dair-194</guid>
                <description><![CDATA[YENİ DÖNEME DAİR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Son yıllarda dünyada ve ülkemizde sendikal mücadeleyi derinden etkileyen önemli gelişmeler yaşanıyor. Bir önceki ABD başkanının başlattığı gümrük savaşları, salgının etkisiyle derinleşti ve dünyanın yerleşik üretim-tüketim-dolaşım sistemi temelden sarsıldı. Rusya-Ukrayna savaşı ise ülkeler için tahıl, güvenlik ve enerji krizi demekti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde 15 Temmuz hain darbe girişimi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de bugünkü siyasi dengeleri ortaya çıkardı. Güvenlik politikalarının öne çıktığı böylesi bir dönemde yeni sistemin zorladığı ittifaklarla siyaset, nerede durulacağı belli olmayan bir savrulmanın içine düştü. Klasik sağ-sol söylem birbirine karıştı, kim sağcı kim solcu belli değil artık.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Siyasi gelişmeler, kazanımları ile değil sadece ideolojileri ile öne çıkan bazı sendikaları derinden etkiledi. Siyasete paralel bölünmeler yaşandı. Ekonomideki hareketlilik ise çetin mücadeleler sonrası elde edilen kazanımları yetersiz duruma düşürerek, yetkili sendikaya daha büyük sorumluluklar yükledi, baskıyı artırdı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; siyasi yönü zayıf, iletişim özürlü, sivil toplumla çalışmaya yatkın olmayan, kıymeti kendinden menkul bakanlar gerçeğini önümüze getirdi. Şartların giderek ağırlaştığı dönemde, taraflarla doğru iletişim kurulmadan atılan özensiz adımlar ve yüzde bir örgütlenme sınırının iptali, birçok merdiven altı sendikayı ortaya çıkardı. Problemden beslenen bu haşere yapılar, sendikal mücadeleye zenginlik katamadıkları gibi yılların birikimlerine yazık ettiler.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">İşte ana hatlarıyla özetlemeye çalıştığım bu şartlar altında sendikamız, yedinci olağan kongre dönemini yaşıyor. Kongreler fikir üretmenin, kadro örgütlemenin, gelecek planlamasının ve strateji belirlemenin en önemli platformlarıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Dünyada ve ülkemizdeki gelişmeler sendika yöneticileri olarak bizlere özetle şunu söylüyor:</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikacılığı dünya ölçeğine taşıyarak, ülkelerin ekonomilerini olumsuz etkileyen tehditlerle mücadele edecek, ekonomik bağımsızlığı koruyacak, ülke kaynaklarının sömürülmesine izin vermeyecek bir mücadele başlığı açılmalıdır. Bunu yapabilmek için uluslararası örgütlenmeye, raporlar yazmaya ve baskı grupları oluşturmaya ihtiyaç vardır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülke içinde kaynakların israfına, yolsuzluğa ve adaletsiz dağıtıma karşı daha etkin mücadeleye girişmek gerekmektedir. Görüyoruz ki bütün iyi niyetli çabalara, kurulan denetim mekanizmalarına rağmen bu mücadelede sivil toplum denetimine daha çok ihtiyaç vardır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde yürürlüğe giren yeni sistem iyi analiz edilerek, emekli, işçi, memurlar için olumsuzluk üreten yönlerine öneriler getirilmeli, bu konuda raporlar yazılmalıdır. Yasal düzenlemelerin bütün süreçleri denetlenmeli, sivil toplumun katkısı, denetimi idarenin keyfine bırakılmamalı, sisteme bağlanmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendika yasası yeniden düzenlenerek uluslararası standartlara uygun hale getirilmeli, yetkili sendika sistemin aktif kontrol mekanizması olmalıdır. Yetki-sorumluluk-yasal imkânlar dengesi gözetilerek, her türlü baskıya maruz kalan yetkili sendikanın, en azından işçi sendikalarına sağlanan hak ve imkânlara kavuşturulması gerekmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde sendikal mücadeleye dair tartışma ortamının, sürekli değişen ve ağırlaşan yeni şartlara karşı ufuk açıcı, yol gösterici, üretken hale gelebilmesi için görev yine sendikacılar olarak bizlere düşmektedir. Aksi halde dertlerine çare arayan işçi, memur çalışan kesim; basit, seviyesiz, tutarsız, ölçüsüz, iyi niyetten yoksun ve hırslarına yenik düşmüş hırpani tiplerin, sendika bürolarının kanalizasyonlarında ürettikleri gündemlere esir olacaklar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yeni dönem, yeni şartların doğru analiz edileceği ve sürekli yenilenen stratejilerle çözümlerin üretileceği dönem olacaktır. Bu güne kadar olduğu gibi çözümler, kazanımlar yine sendikamızdan gelecektir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yeni dönemimizde de bildiğimiz işi daha iyi yapmaya, daha çok çalışmaya ve sürekli gelecek tasavvuru ile hareket etmeye devam edeceğiz.</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Oct 2022 10:53:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALGI YÖNETİMİ</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/algi-yonetimi-193</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/algi-yonetimi-193</guid>
                <description><![CDATA[ALGI YÖNETİMİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Algı Yönetiminin ileri aşaması beyin yıkamadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Beyin yıkamanın ilk kuralı hedefi çevresinden tamamen izole etmektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hedefin erişebileceği tüm bilgi ve uyaranlar kontrol altındadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Yöneticiler için en büyük tehditlerden bir tanesi de bir tür beyin yıkama türü olan “Cam Balon” olgusudur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Buna göre yönetici etrafını saran yardımcıları,danışmanları ve bazen ailesi tarafından tamamen dış dünyadan izole edilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sadece olumlu ve hoşuna gidecek bilgiler önüne konur, olumsuz ve hoşuna gitmeyecek her tür bilginin ona ulaşması engellenir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Kontrol edilemeyen olumsuz haberlerin düşmanlarının yaydığı yalanlar olduğu söylenir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Yönetici bir süre sonra gerçeklikle ilgisi olmayan sanal bir matriks içinde yaşamaya başlar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Gerçekle alakası koptukça çevresindekilere bağımlılığı artar ve onların hükmü altına girer.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Cam balon olgusu çoğu zaman bu yöneticinin gücünü kaybetmesiyle sonuçlanır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bir çok holding sahibi bu olgu yüzünden firmasının battığını ancak icra memurları kapısına dayanınca anlayabilmiştir.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bir çok general savaşı kaybettiğini ancak düşman askerlerine esir düşünce fark edebilmiştir.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Her yöneticinin en çok korkması gereken faktör işte bu “Cam Balon” tuzağıdır.</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Oct 2022 19:00:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP, “BAŞÖRTÜSÜNÜ SİYASETE ALET ETTİ!”</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/chp-basortusunu-siyasete-alet-etti-192</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/chp-basortusunu-siyasete-alet-etti-192</guid>
                <description><![CDATA[CHP, “BAŞÖRTÜSÜNÜ SİYASETE ALET ETTİ!”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Zulmün en kullanışlı gerekçesiydi. Suçsuz günahsız binlerce insana bu gerekçe ile zulmettiler, haklarını ellerinden aldılar. Yıllarca bu suçlamayı yaptılar, şimdi ise kendileri tam da söylediklerini yapıyorlar. Hiç de samimi değiller. Helalleşme söylemleri de böyle. Keşke samimi olsalardı, bizi inandırabilselerdi. Toplum kazanırdı, birlik beraberlik kazanırdı. Milletimiz sergilenen çelişkiyi görebilecek kadar tecrübe yaşadı ve geçmişte yaşananları asla unutmuyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">AİLE KURUMUNU KİM GÜÇLENDİRECEK?</span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">CHP’nin başörtüsü hakkını yasal güvenceye alalım hamlesine karşı Cumhurbaşkanının; “Hatta bununla kalmayalım,&nbsp;<em><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">kadının ve erkeğin birlikteliğinden oluşan aile</span></em>&nbsp;kurumumuzu da güçlendirecek, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak ilave değişiklikler de yapalım.” teklifi, İstanbul’da yapılan LGBT karşıtı yürüyüşe Aile Bakanı Derya Yanık’ın; “Nefret söylemini yanlış buluyorum, devletin temel insan haklarını korumak ve teslim etmek yükümlülüğü bulunuyor.” sözlerini akıllara getirdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">160 MİLYON SAKINCALI KİTAP!</span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">MEB yetkilileri, her fırsatta öğrencilere yüz altmış milyon kaynak kitap dağıtıldığını söylüyor. Ben de MEB’in milyonlarca lira harcama yaparak öğrencilere “sakıncalı kitap” dağıttığını söylüyorum. Hadi dağıttınız, ekonomik sıkıntılar, reform yapmıyorsunuz vs. gerekçeleriyle anladığımızı söyleyelim, bari bu yanlışın reklamını yapmayın.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">SINAV KARŞITLIĞI TROLLERİN İŞİ Mİ?</span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Yaklaşık üç aydır uzman ve başöğretmenlik sınavını tartışıyoruz. MEB’e göre tepkilerin aksine sınava büyük teveccüh varmış, çünkü şartları tutan öğretmenlerin yüzde doksan beşi sınava başvuru yapmış ve başvuru yapanların yüzde doksan dokuzu eğitimleri tamamlamış.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">MEB tarihinde böyle bir polemik görülmemiştir. Bu zor ekonomik şartlarda, öğretmenleri ittiğiniz ikilem üzerinden, çıkardığınız yetersiz meslek kanununu aklamaya çalışmak ne insani bir çaba ne de akıllıca bir uğraştır. Bu kördüğümü her gün izlediğimiz polemik değil ancak TBMM çözer?</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">SİZE PARA VERDİK!</span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">“Okullara para verdik. Okullara ilk defa bu sene para verdik. Ayırdığımız bütçeyi üç katına çıkardık. Okul müdürleri verdiğimiz parayı harcamıyor.” Para para para. Başka gündem yok, başa kakmanın ötesine geçti bile. Eğitimin gündemi bu olmamalı. İnsan, öğrenci, değer, maneviyat, duygu, güzel ahlak, başarı... Ne zaman eğitim konuşacağız?</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:center"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">BİZİM SENDİKA VAR YA!</span></span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Son birkaç yıldır bakanlıkların çalışma biçimi sendikaları derinden etkiliyor. Galiba birilerinin “cinsiyetsiz toplum” hayalleri gibi bazılarının da “sendikasız kamu düzeni” hayali var. Bu tür uygulamalar sahte, kimliksiz, köksüz ve ilkesiz sendikaların doğmasına, palazlanmasına fırsat veriyor. Bu yanlışın bedeli uzun vadede ortaya çıkar ve herkes nasibine düşeni alır. Bu dönemde, bizim sendika var ya diyenlere dikkatlice bakmak gerekiyor.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Oct 2022 18:57:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SENDİKAL MÜCADELENİN YÜZKARALARI</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/sendikal-mucadelenin-yuzkaralari-191</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/sendikal-mucadelenin-yuzkaralari-191</guid>
                <description><![CDATA[SENDİKAL MÜCADELENİN YÜZKARALARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitim İş okul müdürlerini uyarmış, yani tehdit etmiş. Ana muhalefet partisinden öğrendiler galiba. Halbuki bu çevrelerde son yılların modası karşı mahalleye şirin görünmek ve helalleşmek üzerine kurgulanmıştı. Ancak ilk fırsatta gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. Profesyonellik bir yere kadar!</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Sendikacılıkta, sadece problemden beslenenler erken tükenir. Söyleyecek sözünüz yoksa veya söyledikleriniz toplumun çoktan aştığı eski masallarsa tükenirsiniz. Adınızı, logonuzu, maskenizi değiştirseniz de biz sizi tanır ve deşifre ederiz. Okul müdürleri ise sizi en iyi bilenlerin başında gelir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Siz sendikal mücadelenin yüzkaralarısınız. Kıyafetle ilgili aldığınız karar tam da sizi özetliyor. Kendi üyenize bile saygınız kalmamıştır. Sizin özgürlük söyleminiz sadece kendi düşünce yapınızda olanlar içindir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Farklı düşüncelere ve tercihlere tahammül diye bir derdiniz de yoktur. Yasaklar sizin için olmazsa olmazlarınızdır. Geçmişte barış ve özgürlük diyerek yaptıklarınız unutulmadı. Kılık değiştirerek ulaşabileceğiniz herhangi bir menzil de yoktur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Toplum ürettiğiniz bütün kavramları yerle bir etti ve yeni bir iklim oluşturdu. Kamusal alan yalanınız, sözde demokrasi masalınız çöktü. “Bilimsel, laik, kamusal eğitim” diyerek kalkıştığınız toplum mühendisliği; yasakların, ihlallerin, acıların, işten atılmaların gerekçesi oldu. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Ailelerin bölünmesine, hayallerin yıkılmasına sebep oldunuz. Hep güce yaslandınız, yasakları savundunuz, bireyi yok saydınız. Kısaca siz bir sendikadan ziyade her dönem ceberut devletin hazır kıta bekçileri oldunuz.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Şimdi kalkmış akıllarınca öğretmenlerin umudu rollerine bürünüyorlar. Öğretmene saygı eylemeleri yapıyorlarmış. Hangi yüzle yapıyorsunuz? Öğretmenlerin yaşadığı bütün problemler kullanılacak bir malzemedir bunlar için. Önce yasaklar gelir, emreden, buyurgan tavır gelir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Biz de bütün okul müdürlerimize seslenelim, aldırmayın, bu kervan yürüyecek. Biz milletimize hizmet etmeye, milletimizin değerlerini yaşatmaya, hoşgörülü, insan hak ve hürriyetlerine saygılı, İHA, SİHA üreten, maneviyatı yüksek nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bu yolda hep yanınızda olduk. Siz öğrencilerini gezi eylemlerinden toplamış, fetö mücadelesi vermiş tecrübeli yöneticilersiniz. Sizi tehdit edenler, sizin hikayenize düşmanlık ediyorlar ve size tehdidin ters tepeceğini bilmiyorlar.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Nedense Eğitim İş sendikası mevzubahis olunca aklıma bir sendikadan ziyade; üniforma, 28 Şubat, kışla kapısı, hazır ol komutu, soğuk çehre, asık sürat, tank vs. geliyor. Aklıma hiç özgürlük, serbestlik, hoşgörü, farklılık, güler yüz, alın teri, emek vs. gelmiyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Biz Eğitim Bir Sen olarak, bugüne kadar olduğu gibi, hem bakanlığın sebep olduğu problemlerin çözümü hem de bu sendika görünümlü bindirilmiş kıtaların aklından geçirdikleri zorbalıklarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Sendikal mücadelenin yüzkaralarına fırsat verenleri de unutmayacağız.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Sep 2022 00:10:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EĞİTİM NASIL YÖNETİLMEZ!</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitim-nasil-yonetilmez-190</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitim-nasil-yonetilmez-190</guid>
                <description><![CDATA[EĞİTİM NASIL YÖNETİLMEZ!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, daha ilk günden uyarımızı yapalım. Her kademeden eğitim yöneticisi bu yazdıklarımı üzerine alınsın, uygulamalarını gözden geçirsin ve kendini ona göre konumlandırsın isterim.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Büyük idealler, köklü eğitim yaklaşımları ve bunlara dair yol haritası olmadan eğitim yönetilemez. Mevcut eğitim sistemine dair eleştiriniz, sistemi dönüştürmeye dair çabanız yoksa başarılı olabilmek için çırpınmanıza da gerek yoktur. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Merkeze öğrenciyi değil öğretmeni almadan eğitim yönetilemez. Öğretmeni yok sayan uygulamaların, daha okullar açılmadan bizi nereye getirdiğini hep birlikte görmüş olduk. “Öğrenci merkezli eğitim” sloganı, öğretmenin toplumdaki statüsünü yıkmaktan ve bilinçsiz veliyi şımartmaktan başka bir işe yaramamıştır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Popülizme, algı yönetimine, güç gösterisine, beğenilme ve yükselme duygusuna teslim olarak eğitim yönetilmez. Bu duygularla yapılan her uygulama zaten yamalı bohçaya dönen eğitim sistemini daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">İstatistikler şişirilerek eğitim yönetilmez. Eğitimde kalite tablolara yansıyan istatistiklerin ötesinde bir şeydir. Günün sonunda bütün göstergeler iyiye gidebilir ancak siz eğitim hedeflerinizden uzaklaşmış olabilirsiniz. Son yılların hikâyesi bu değilse başka nedir? </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">İnsanı yok sayan ve güncelliğini yitirmiş mevzuata, teftiş raporlarının anlamsız ayrıntılarına dayanarak eğitim yönetilmez. Çözüm odaklı üst yönetici çözümü üretir, mevzuat arkasından gelir. İz bırakan yöneticilerin mevzuatla hiç problemi olmamıştır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Ülkemizde okulların ekonomik sıkıntılarının olduğu kabul edilmeden eğitim yönetilemez. Bir problemi çözebilmek için önce onun var olduğunu kabul etmek sonra da yollara düşmek gerekir. Kısıtlı kaynağın öncelikler belirlenerek kullanılması gerekir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Okul dışında çok proje yaparak eğitim yönetilmez. İçi boş projeler uğruna yeni kadrolar ihdas ederek, öğrenci ve öğretmenler dersten alınarak eğitim değil reklam yapılır, algı oluşturulur, kariyer peşinde koşulmuş olunur.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Çok toplantı yapılarak eğitim yönetilmez. Sık yapılan, uzun süren, hamasete boğulmuş, yerine göre tehdit ve korku yayan toplantılar, köklü bir probleme işaret eder. Çözüm yeni bir toplantı yapmakta değil yeni bir yönetici bulmaktadır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Adalet duygusu yerle bir edilerek eğitim yönetilemez. Ödüllendirmeden atamalara, uygulamalardaki tutarlılıklara kadar dikkat etmek gerekiyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Daha onlarca madde eklenebilir ancak en acil gördüklerimizle yetinelim. Bir de her zaman hatırlattığımız ölçülerle bitirelim: Eğer insanlar sizi görünce yolunu değiştiriyor, yüzünü ekşitiyorsa, sizinle aynı ortamda olmaktan heyecan duymuyorsa, yüzünüz gülmüyor ve sürekli panik halindeyseniz, kendinize başka bir iş bulun, eğitimi de başka birileri yönetsin.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Sep 2022 17:25:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LİYAKAT KADAR TUTARLILIK DA ÖNEMLİDİR</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/liyakat-kadar-tutarlilik-da-onemlidir-189</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/liyakat-kadar-tutarlilik-da-onemlidir-189</guid>
                <description><![CDATA[LİYAKAT KADAR TUTARLILIK DA ÖNEMLİDİR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Günümüzde ehliyet, liyakat tartışmaları bir zamanlar çok kullandığımız, “eğitim şart” kolaycılığına dönüştü. Kendisinin veya mensubu olduğu partinin, sendikanın, kurumun vs. donanımına ve geçmişte nelere sebep olduğuna bakmadan insanlar, “Ehliyet ve liyakat çok önemli, ehliyet ve liyakati yok ettiniz mi devlet elinizden gider, biz bu yüzden bir imparatorluk kaybettik.” diyerek bütün muhataplarını alaşağı edebiliyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Elbette ehliyet ve liyakat, “işi ehline verin” emri çok önemlidir, ancak bunun kim tarafından söylendiği de en az ehliyet ve liyakat kadar önemlidir. Kanımca insanları bir kurumda yetki, gazetede köşe, televizyonda koltuk, bürokraside makam sahibi olması, ehliyet ve liyakat konusunda otorite yapmaz, yapmamalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde sendika ve siyaset çevrelerine bu ölçüyle baktığımızda sergilenen tutarsızlığı ve yapılan haksızlıkları görebiliriz. Dönemsel bazı sıkıntıları kullanarak, geçmişte insanımızı en temel haklarından mahrum edenler, ülkeyi iflasın eşiğine getirenler, yargıya genel kurmayda brifing verdirenler, ortaya bir vizyon koyamayanlar, ehliyet ve liyakatsizliklerini uyguladıkları baskı ve korkuyla gizleyenler, bugün çıkmış akıllarınca bize ehliyet ve liyakat dersi veriyorlar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yıllardır ehliyet liyakat diye yapmadık suçlama, atmadık iftira, çalmadık mahkeme kapısı bırakmayan bir sendikanın, son bir hafta içinde sergilediği kıvraklık ise tarihe bir ibret vesikası olarak geçmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Başkalarına uyguladıkları ehliyet liyakat ölçüsünü, kendi üyelerine uygulamayı akıllarına bile getirmemişken, umut tacirliği yaptıkları kariyer sınavının iptali için aldıkları göstermelik eylem kararından bile sessizce vazgeçebildiler.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Umarım öğretmen arkadaşlarımız, özellikle sınav konusundaki haklı hassasiyetlerinin nasıl sorumsuzca kullanıldığını görmüşlerdir. Umut tacirliğinin sonunun olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan ehliyet ve liyakat itirazlarının aslında bürokraside makamlara gelebilme mücadelesi olduğu görülmüştür.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ehliyet ve liyakat konusunda ülkemizde problem hep olmuştur. Önemli olan bunu en aza indirebilmektir. Bunun yolu ise yaşananları sendikal ve siyasal mücadeleye ilkesizce malzeme yapmak değil sistem kurmaktır. Gücü eline geçirenin unuttuğu ve rakibini saf dışı etmek için hatırladığı ehliyet ve liyakat talebi tutarsızlıktır, insanların aklıyla dalga geçmektir. Tıpkı 76. Madde ile atanıp ehliyet ve liyakat konusunda ahkâm kesmek gibi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bütün bu problemler çözülür yeter ki hep beraber tutarlı olalım. Yıllardır ehliyet ve liyakat sadece sınav olarak gösterildi. Şimdi MEB, onun da gerisine düştü. Hâlbuki çoktan herkesin kabul ettiği bir yönetici seçme ve atama sistemi kurar, buradan hareketle kariyer sistemine adil, uygulanabilir, öğretmenleri gazetecilerin ve kitlelerin önüne atmayacak, eğitime katkısı olacak bir düzene geçebilirdik.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Sep 2022 00:14:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ 100. YILI KUTLU OLSUN</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/30-agustos-zafer-bayraminin-100-yili-kutlu-olsun-188</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/30-agustos-zafer-bayraminin-100-yili-kutlu-olsun-188</guid>
                <description><![CDATA[30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ 100. YILI KUTLU OLSUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">28 TEMMUZ GECESİNİ KOMUTANLARLA GENEL TAARRUZ HAKKINDA KONUŞARAK GEÇİRDİ VE GEREKEN DİREKTİFLERİ VERDİ. DAHA SONRA 20 AĞUSTOS 1922 DE ANKARA'DAN AKŞEHİR'E GİDEREK 26 AĞUSTOS 1922 CUMARTESİ SABAHI DÜŞMANA TAARRUZ EMRİNİ VERDİ. ÇOK GİZLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLEN BU OLAYLARI KAMUOYUNDAN SAKLAMAK MAKSADI İLE 21 AĞUSTOS'DA ÇANKAYA KÖŞKÜNDE BİR ÇAY DAVETİ VERİLECEĞİ GAZETE VE AJANSLARA BİLDİRİLMİŞTİ. 26 AĞUSTOS SABAHI BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL PAŞA YANINDA GENELKURMAY BAŞKANI FEVZİ PAŞA (ÇAKMAK) BATI CEPHESİ KOMUTANI İSMET PAŞA (İNÖNÜ) İLE BİRLİKTE MUHAREBEYİ İDARE ETMEK ÜZERE KOCATEPE'DEKİ YERİNİ ALDI. BÜYÜK TAARRUZ BURADA BAŞLADI</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">……” dağlarda tek, tek ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Şayak kalpaklı adam</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden Güzel, rahat günlere inanıyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Birdenbire beş adım sağında O’nu gördü. Paşalar O’nun arkasındaydılar.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">O saati sordu.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Paşalar; Üç dediler,</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak, çakmaktı.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Yürüdü uçurumun başına kadar eğildi, durdu.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bıraksalar</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">"26 AĞUSTOS GECE SABAHA KARŞI TOPLARIN ÇELİK AĞZI ÇALDI BİR HÜCUM MARŞI" İLE BAŞLAYAN O DESTAN. 30 AĞUSTOS 1922 ÇARŞAMBA GÜNÜ TAARRUZ HAREKATI TÜRK ORDUSUNUN KESİN ZAFERİYLE SONUÇLANDI. 30 AĞUSTOS 1922 BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ SONUNDA DÜŞMAN ORDUSUNUN BÜYÜK KISMI 4 TARAFTAN SARILARAK DUMLUPINAR DA GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN ATEŞ HATLARI ARASINDA BİZZAT İDARE ETTİĞİ SAVAŞTA DÜŞMAN TAMAMEN YOK EDİLMİŞ VEYA ESİR EDİLMİŞTİ.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">BÖYLECE TASARLANAN KESİN SONUÇ 5 GÜN İÇİNDE ELDE EDİLMİŞ VE HAZIRLANAN PLAN TAM BAŞARI İLE UYGULANMIŞTI. 30 AĞUSTOS 1922'NİN GURUR VERİCİ ZAFERİ İLE MUSTAFA KEMAL KAÇABİLEN DÜŞMANIN TAKİP EDİLMESİNİ VE ÜÇ KOLDAN EGE'YE DOĞRU İLERLEMESİNİ UYGUN BULDU. "ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR. İLERİ!" DİYEREK TARİHİ EMRİNİ 1 EYLÜL 1922'DE VERDİ. ORDUMUZ BU MUHAREBE'DE 15 GÜNDE 400 KM KAT EDEREK 9 EYLÜL 1922'DE İZMİR'E GİRDİ. 15 MAYIS 1919'DA YUNANLILARA ATILAN İLK KURŞUNLA BAŞLAYAN MİLLİ MÜCADELE 9 EYLÜL 1922'DE YUNANLILARIN İZMİR'DE DENİZE DÖKÜLMESİYLE SON BULDU. TARİH 13 EYLÜL 1922 ATATÜRK TÜRK ULUSUNA SESLENİYOR... SESİ DUYGU DOLU... GURUR DOLU... İFTİHAR DOLU: "BEN 1919 SENESİ MAYIS İÇİNDE SAMSUN'A ÇIKTIĞIMDA ELİMDE HİÇBİR KUVVET YOKTU. YALNIZ TÜRK MİLLETİNİN ASALETİNDEN DOĞAN VE BENİM VÜCUDUMU DOLDURAN YÜKSEK VE MANEVİ BİR KUVVET VARDI. İŞTE BEN BU MİLLİ KUVVETE, BU TÜRK MİLLETİNE GÜVENEREK İŞE BAŞLADIM. AKDENİZ, ASKERLERİMİZİN ZAFER EZGİLERİYLE DALGALANIYOR. BÜYÜK VE SOYLU TÜRK MİLLETİ! ANADOLU'NUN KURTULUŞU VE ZAFERİNİ TEBRİK EDERKEN SANA İZMİR'DEN, BURSA'DAN, AKDENİZ UFUKLARINDAN ORDULARIN SELAMLARINI DA TAKDİM EDİYORUM." SAVAŞ MEYDANLARINDA EŞSİZ KAHRAMANLIKLAR VE MERTLİKLER GÖSTERMİŞ OLAN SUBAYLARIN, ERLERİN VE KOMUTANLARIN HER BİRİNİN AYRI AYRI BİR YİĞİTLİK VE DESTAN OLUŞTURAN DAVRANIŞLARINI KUTSANACAK BİR OLGUNLUKLA, SAYGI VE BEĞENİ İLE ANAN MUSTAFA KEMAL BU KAHRAMANLIK MEYDANLARINDA ALLAH’IN RAHMETİNE KAVUŞMUŞ OLANLARIN RUHLARINA HEP BERABER FATİHA OKUNMASINI DİLİYOR VE SÖZLERİNİ "SAVAŞ MEYDANLARINDA ÖLENLERİN ANALARINA, BABALARINA BAŞSAĞLIĞI DEĞİL TEBRİKLERİMİZİ ULAŞTIRALIM" ŞEKLİNDE NOKTALIYORDU. BİR ASKER, USTA BİR SAVAŞÇI OLAN ATATÜRK KENDİ İÇ ÖLÇÜSÜYLE BİR BARIŞÇIDIR. BİR SANATKAR GİBİ DÖVÜŞMESİNİ VE YENMESİNİ BİLDİĞİ HALDE BUNU UYGULAMA ZORUNLUĞUNU DUYMAZ. ÇÜNKÜ SAVAŞIN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİR. KENDİ MİLLETİNE YÖNELMEMİŞ ÖTEKİ MİLLETLERİN HEPSİNİ SEVER VE SAYAR.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">ONUN DÜŞMANI SADECE "TÜRK MİLLETİNİ ESİR ETMEK İSTEYENLERDİR". BUNUN DIŞINDAKİ BÜTÜN MİLLETLERLE MEDENİYET MUKTEZASINDAN OLAN DOSTLUK VE MEDENİ, SİYASİ MÜNASEBETLER KURMAYA BAKAR. VE BU ARZUSUNDA ÇOK SAMİMİDİR. "YURTTA SULH CİHANDA SULH" ONUN EN ÖNEMLİ İLKESİDİR</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">BİR ANI: BİR GÜN YANILMIŞIM.: 25 AĞUSTOS GÜNÜ MUSTAFA KEMAL KEÇİÖREN'DE YAKIN ARKADAŞLARI İLE BİR ARADA İDİ. ÇOK YORGUNDU. GECE YARISI TOPLANTIDAN AYRILACAĞI SIRADA ARKADAŞLARINA: "DÜŞMANA HÜCUM HABERİNİ ALDIĞINIZ ZAMAN HESAB EDİNİZ. 15. GÜN İZMİR'E VARACAĞIZ DEDİ. BU KADAR KISA ZAMANDA HEM DÜŞMANIN YENİLECEĞİNE, HEM DE TAA İZMİR'E VARILACAĞINA KİMSE İNANMIYORDU. DUDAK BÜKENLER VE GÜLÜMSEYENLER OLDU. 26 AĞUSTOS SABAHI GAZİ O BÜYÜK EMRİ VERDİ.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İLERİ!...</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">EMİR YERİNE GETİRİLDİ. TÜRK ORDULARI 9 EYLÜL GÜNÜ İZMİR'E GİRDİLER. ANKARA'YA DÖNÜŞTE COŞAN, KABARAN HALKLA BİRLİKTE ARKADAŞLARI DA GAZİ'Yİ KARŞILAMAYA GELMİŞLERDİ. ONLARA DÖNDÜ VE DEDİ Kİ; BİR GÜN YANILMIŞIM DEDİ. ÇÜNKÜ İZMİR'E 15 GÜNDE DEĞİL 14 GÜNDE VARILMIŞTIR.)</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">BAŞTA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK OLMAK ÜZERE KURTULUŞ SAVAŞINDA BU VATAN UĞRUNA HAYATINI KAYBEDEN TÜM ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE, YAŞAYANLARI DA MİNNETLE ANIYORUZ. SAYGILARIMLA.</span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Sep 2022 11:47:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HASAR TESPİT RAPORU GİTTİKÇE KABARIYOR</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hasar-tespit-raporu-gittikce-kabariyor-187</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hasar-tespit-raporu-gittikce-kabariyor-187</guid>
                <description><![CDATA[HASAR TESPİT RAPORU GİTTİKÇE KABARIYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Her hafta başında bu hafta eğitimle ilgili yazmayayım diye düşünüyorum ancak gelen mailler, mesajlar, telefonlar ve bizim gördüklerimizle bu pek mümkün olmuyor. Sürekli eleştirmekten hoşlanmasam da olup bitene bir ışık tutmak ve tarihe not düşmek adına yine yazıyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Kaygım şudur ki bugün yapılan bazı uygulamalar eğitim sistemimizde kalıcı hasarlar bırakacak. Geçmişte bunun çok örneği yaşandı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim buna en güzel örnektir. 28 Şubat sürecine ait bir uygulamadan bahsettiğimin farkındayım. Amacım bugünü o süreçle kıyaslamak değil sadece işin ciddiyetini anlatabilmektir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Gelin bugüne başlıklar halinde bakalım:</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">SINAVLI SİSTEM: Sadece akademik başarıyı ölçen, sıralayan, eleyen, okulları işlevsiz bırakan, aileleri okul dışı çözümlere iten, aile bütçesine yük olan sınavlı sistemi güçlendiren her türlü uygulama kalıcı hasar bırakıyor, bakanlığımız reform yapmayacağız diyerek yola çıktı ve test kitabı dağıtmakla övünüyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">PROJE VE PROTOKOL OKULLAR: Başlangıçta bir ihtiyaçtan kaynaklanan ve belli kriterleri sağlayan sınırlı sayıdaki okul için düşünülen istisnai uygulama, genel ve keyfi uygulamalarla diğer okulları değersizleştiren bir mekanizmaya dönüştü. Hal böyleyken bu yıl bile seksene yakın lise, gözlerden uzak fen lisesi ve proje okula dönüştürüldü. Protokol okula dönüştürülen meslek liseleri ise hamilerin az bedelle at oynattığı okullar haline geldi, yazık oldu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">ANA SINIFINDAN BAĞIMSIZ ANAOKULU: Okulların bünyesindeki anasınıflarını bağımsız anaokullarına dönüştürmek gibi yapısal değişikliklerin gerekçesi, kâğıt üzerinde istatistikleri tutturmak kadar basit gerekçeler olmamalıydı. Getirdiği iş yüküne ve israf edilen kadrolara rağmen üretilen hizmette herhangi bir değişiklik olmayacağını eğitimden anlayan herkes görüyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">MESEMLER: Mesleki eğitime ivme kazandıracak önemli bir proje, koyulan afaki hedeflere ulaşabilmek adına, üstleri nezdinde pirim yapmak için zora koşulan alt kadroların çaresizliği ile devlet bütçesini, işyerlerine hoyratça dağıtma projesine dönüştü. Okuldan işyerine öğrenci gönderecektik, verilen hedef kadar öğrenci bulamayınca, işyerinden okula para ve belge vaadi ile işçi kaydı yapmaya başladık. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">ŞUBE MÜDÜRLERİ ROTASYONU: Şube müdürü rotasyonu, sahipsizleri cezalandırma uygulamasına dönüştü. Her yıl kargaşa yaşanıyor. Özellikle İstanbul’da kim nereye atandı, sonra nereye görevlendirildi veya neden görevlendirilmedi anlayan varsa beri gelsin. Norm kadro uygulaması kevgire döndü, geçerli mazereti olanlar bile göçebe hayatına mecbur bırakıldı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">76. MADDE ATAMALARI: İstisna idi, genel bir atama biçimine dönüştü. Adalet duygusu yok edildi. Nepotizm, hemşericilik, kayırma, meslek dışından atama ve yükseltme, eşi dostu memnun etme gayreti meslek etiğini yerle bir etti. 76. Madde atamaları, keyfi görevden almalar ve belli belirsiz suçlamalarla birleşti, artan olumsuz etkisi ile uzun yıllar sürecek ve konuşulacak bir döneme şahitlik ediyoruz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">KARİYER SİSTEMİ: Getirilen kariyer sistemi müjde olmaktan çıkarak kör düğüme dönüştü. Cumhurbaşkanımızın imdada çağrılması ile problem çözülmedi ve biz bu kariyer sistemi öğretmene ve eğitim sistemine hiçbir şey kazandırmaz, değiştirilmeli demeye devam edeceğiz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">TYP: Okullara bütçe oluşturmak adına küçük de olsa adım atılıyor. TYP düzenlemesi mutlaka gözden geçirilmeli, amaç okulların ihtiyaçlarını karşılamaksa aynı kişinin aynı okulda kaç yıl kaç ay çalıştığının ne önemi var? Okul müdürleri aynı kişilerle çalışmaya devam etmek istiyor, her defasında yeni çalışanlar bulunamıyor.Okulun ve ilçenin imkânlarına göre daha özenle değerlendirme yapılmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">KANTİN: Kantin kiraları salgının başından beri her yılın artışı yapılarak güncellenmeli ve komik kiralarla okullar mağdur edilmemelidir. Yeni ekonomik dengeler de bunu gerektiriyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">KAYIT PARASI: Sayın Bakanın; “Kayıtla bağış arasında bir ilişki yoktur.” özlü sözü basına yansımış olsa da her yıl bütün okul idarelerini zan altında bırakan, işlerini zora sokan, soruşturmalara muhatap olmalarına sebep olan belli okulların bu yıl iyice kontrolden çıktıklarını ben görüyorum, yetkililer de görüyordur umarım. Aslında bu okulların paraya ihtiyacı yok. Sorumsuz birkaç okul idarecisinin, gerçekten yokluk içinde bin bir zorlukla boğuşan binlerce okul idarecisini töhmet altında bırakmaya hakkı yoktur. Kayıt döneminde bağış kabul edilmez genelgesi kirlenmenin kılıfı haline gelmiştir, duyurulur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eğitim bir plan ve program çerçevesinde, önceden belirlenmiş paradigmalar doğrultusunda, belirli amaçlar için planlanır ve yönetilir. Yol haritanız yoksa hedefleriniz sisteme zarar veren istatistiklere dönüşür. Eğitimde başarı elde etmek, istatistikleri şişirmenin çok ötesinde bir şeydir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bir dönem sonra bir bakan çıkıp; “Çocuklarımızı sınavların olumsuz etkilerinden kurtaracağım, proje ve protokol okulların sayısını kademeli olarak azaltacağım, müstakil binası olmayan anaokullarını tekrar anasınıflarına dönüştüreceğim, MESEM kayıtlarına eğitim değeri olan kriterler getireceğim, şube müdürleri rotasyonunu insaflı bir sisteme kavuşturacağım, 76. Madde ile atama yapmayacak en yakın zamanda sınav duyurusuna çıkacağım, kariyer sistemini sil baştan düzenleyeceğim, güncelliğini kaybetmiş işkence aracına dönüşmüş mevzuatı ayıklayacağım, eğitimi istatistiklerle değil insani değerlerle yöneteceğim…” dese zaten eğitimde reform yapmış olacaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Problemlerimiz çoktu, daha da çoğaldı. Ancak en önemli problemimiz eğitimi eğitimcilerin yönetmemesi, hasbelkader yönetenlerin de eğitimcilere kulak verilmemesidir. İddia ediyorum, eğitimde öğretmenler değil hukukçular, işletmeciler, iktisatçılar, harp akademisi mezunları, mülkiyeliler, ziraatçılar vs. başarısız olmuştur.</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Aug 2022 17:54:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SIFIR ALMAK...</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/sifir-almak-186</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/sifir-almak-186</guid>
                <description><![CDATA[SIFIR ALMAK...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Rusya’da en yüksek not 5 iken, bir çocuğun boş kağıt verse bile alabileceği en düşük not 2 imiş.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bu uygulamadan yeni haberdar olan birisi şaşkınlıkla Moskova Üniversitesi’nden Dr. Theoder Medraev’e sormuş;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">''Boş kağıt veren bir öğrenciye neden 0 yerine 2 veriyoruz, niye öğrencilere adil davranmıyoruz” diye.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Medraev bu soruyu,</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">“Her sabah 7' de, soğuk havalarda bile kalkıp okula gelen, tüm dersleri takip eden, toplu taşıma ile sınava saatinde yetişen ve soruları cevaplayamasa bile en azından sınava giren ve başka bir hayat yaşayabilecekken okumayı seçen birine nasıl 0 verebiliriz. Biz, sadece sınavdaki sorunun cevabını bilmiyor diye hiçbir öğrenciye 0 veremeyiz. En azından insan olduğu ve denediği için o öğrencilere de saygı göstermeliyiz.'' diyerek cevaplamış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Düşündüm de; doğduğumuz andan beri küçüklü, büyüklü ne kadar çok farklı farklı sınavlarla karşı karşıya kaldığımızı, zaman zaman aldığımız 0 lar nedeniyle nelerden vazgeçtiğimizi ve bu vazgeçişler nedeniyle asla keşfedilmeyen potansiyelleri...!!!</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Düşününce paylaşmak istedim, yıkmanın en kolay iş olduğunu, asıl zor olanın yapıcı yaklaşarak, ilmek ilmek yol almak olduğunu. Hakkınız yense de, 0 alsanız da hayatın önünüze getirdiği sınavlarınızda bilin ki asıl hakettiğiniz notunuzun en az 2 olduğunu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bir sınavda başarısız da olsanız, deniyor olmak bile bir başarı değilmidir.?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Aug 2022 21:03:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KARİYER SİSTEMİNDEN ÖNCE ÇÖZMEMİZ GEREKEN PROBLEMLERİMİZ VAR</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kariyer-sisteminden-once-cozmemiz-gereken-problemlerimiz-var-185</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kariyer-sisteminden-once-cozmemiz-gereken-problemlerimiz-var-185</guid>
                <description><![CDATA[KARİYER SİSTEMİNDEN ÖNCE ÇÖZMEMİZ GEREKEN PROBLEMLERİMİZ VAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tartışmalarına katılanların durdukları yer ve zihinsel arka </span><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">planları bize gerçek problemimize dair önemli ipuçları veriyor. Buradan baktığımızda problemin bir yönetim ve zihniyet problemi olduğu anlaşılıyor. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Konuyu birkaç örnekle inceleyelim. “Her türlü eleştirinin hedefi olan Sayın Özer’i cesaretinden dolayı tebrik ediyorum!” diyen Nagehan Alçı’ya göre öğretmenler, itirazları dikkate alınmadan, haklarında kanun zoru ile düzenleme yapmayı hak eden meslek sahipleridir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Zaten salgın sürecinde de kapalı tutulan okullar, eğitimcilerin popülist yaklaşımlarına rağmen Bakan Özer’in benzer cesareti sayesinde açılabilmişti. Öğretmenler neyin kendileri için faydalı olduğunu dahi anlayamıyorlar!</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">“Öğretmenlerden gelen mailler o kadar incelikle yazılmış, o kadar doğru üslupla kendini ifade eden mesajlarla dolu ki, öğretmenlik mesleği adına çok mutlu oldum.” diyen Fatih Altaylı’yı ise öğretmenlerin, “incelikle” ve “doğru üslupla” kendini ifade edebilmeleri hem mutlu etmiş hem de şaşırtmış! </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">“Ah Fatih Bey ah, bilgiye bilime bu kadar önem veren siz bile bu sınava böyle karşı çıkıyorsanız, ben artık ne diyeyim, derdimi kime anlatayım.” diyen sayın bakana göre ise öğretmenlerden ziyade Fatih Altaylı bilgiye, bilime önem verir, kariyer adına atılan adımları anlayabilirmiş.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Şimdi bir de Sayın Bakanın kurguladığı, meclis aşamasında virgülüne dahi dokundurmadığı, seçim sürecinde muhalefetin diline doladığı ve öğretmenlerin beğenmediği videolu kariyer sistemi için sunduğu gerekçeye bakalım:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">“Eğitimdeki tüm bileşenleri ölçmek lazım. Yani okul ve öğretmen üzerinden de ölçmemiz lazım. Öğretmenlerimiz ne kadar yeterli, öğretmenlerimiz gelişen bilgiye ne kadar adapte olabiliyor ve bizim de bakanlık olarak fiziki altyapısını, okulların eğitim verme biçimindeki yeterliliği ölçmemiz gerekiyor. Çıktı üzerinden yaptığımız ölçümler bize sorunu tam göstermedi.” diyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Örneklerden de anlaşılacağı gibi öğretmene bakış önyargılı, güvensiz, üstenci ve aşağılayıcı. Derinlerde küçümseyici bir tavır var. Eğitimdeki başarısızlığın sorumlusu öğretmen. Üslubuna şaşırılan öğretmen. Ölçmenin, bilginin, bilimin, sınavın önemini kavrayamadığı için sınav istemeyen öğretmen!</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Kariyer sistemi veya eğitimle ilgili diğer hususları kendi dinamikleri içinde tartışarak doğru sonuca ulaştırabilmek için öncelikle bir zihniyet değişimine ihtiyaç vardır. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Bir kısır döngü içinde yıllarımızı, nesillerimizi, kaynağımızı heba ediyoruz. Devirler, bakanlar, sistemler değişiyor, olumsuz tavırlar ve aşağılayıcı dil değişmiyor. Yerine göre rotasyon, yerine göre sınav, eğitim, seminer, hep yaptırım, hep yaptırım…</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Böylesine hassas bir dönemde, ömrünü bir kesime hakaret etmekle geçiren, geçmişte başörtülü öğrenciye “fahişe” diyebilen, üslubu baştan bozuk Fatih Altaylı, eğitim ve öğretmenler konusunda ne vakit kanaat önderi olmuştur?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Nagehan Alçı, hangi donanımla eğitime dair ahkam kesebiliyor ve öğretmenlere karşı kendince sayın bakanı korumaya alıyor? </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Sayın bakanın kariyer sistemine gerekçe olarak sıraladığı yukarıdaki cümleleri, imkan olsa da bir açık oturumda, kamuoyu önünde tartışabilsek. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Eğitimci olmayanların ve eğitimden anlamayanların eğitimi konuştuğu ve yönettiği, toplum nezdinde öğretmenin sürekli yetersiz görüldüğü ve küçümsendiği bir ortamda keşke tek problemimiz, kendimizi ekonomik gerekçelerle girmek zorunda hissettiğimiz kariyer sınavı olsaydı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Problem tek tek sayabildiklerimizin ötesinde bir yaklaşım ve zihniyet problemidir. Uzun yıllara dayanan tecrübemiz bize öğretmeni karşısına alan, onu yetersiz ve başarısız bularak yaptırım içeren hiçbir düzenlemenin başarılı olamadığını göstermiştir. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:10.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;">Rotasyon gibi, performans değerlendirmesi gibi, keyfi sicil uygulaması gibi bu hali ile bu kariyer sistemi de ya terbiye edilecek ya da kadük kalacaktır. O zaman yüzbinlerce öğretmeni ne adına kırıp küstürdük diye sormanın bir anlamı da kalmayacaktır.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Aug 2022 21:00:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BEKLENEN VAKİT</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/beklenen-vakit-184</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/beklenen-vakit-184</guid>
                <description><![CDATA[BEKLENEN VAKİT]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Akit Medya İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu’nun vefatı ve Ak Parti’nin Kuruluş yıldönümü vesilesi ile yayınlanan videoların bize hatırlattığı o zor günlerden, bugünkü tartışmalara bakmaya ne de çok ihtiyacımız varmış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">O günlerde her sabah, Beklenen Vakit’i okuyarak yüreğimize ferahlık verir ve akdimizi tazelerdik. Gazetenin manşetini bile görmek yeterdi bazen. Rahmetli Hasan Karakaya yasakçıların adeta tozunu alırdı, Abdurrahman Dilipak özellikle belediyeler üzerinden sürekli uyarır, zaaflarınıza yenik düşmeyin derdi. Her yazarı ayrı bir değerdi. Bu ekibi bir araya getiren Mustafa Karahasanoğlu kanaatimce ahiret azığını o günlerden hazırlamıştır, Allah (c.c.)rahmet eylesin.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">O zor günlerden bugüne bakmaya çok ihtiyacımız var derken iki hususa dikkat çekmek istiyorum: Güncel problemlerimizi dile getirirken her birisi tek başına devrim olan kazanımlarımızı değersizleştirmeyelim ve o günkü duruşumuzu kaybetmeyelim istiyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Öncelikle deşifre etmemiz gereken bir ikiyüzlülük var. Geçmişte bize her türlü zulmü reva gören parti, sözde sendika yöneticisi, rektör, dekan vs. bugün yapılan bazı özensizlikler üzerinden bize hak, erdem, ehliyet-liyakat ve dürüstlük dersi veremez. Bunların yalanlarına kananlar, geçmişte ödenen bedellerin çok daha ağırını öderler, uyanık olmalıyız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Unutmayalım ki bugün tarihin çöp sepetine atmakla gurur duyduğumuz ne kadar haksız uygulama varsa bunların eseridir. Kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması, katsayı zulmünün sona ermesi, sekiz yıllık kesintisiz eğitime son verilmesi, görevlerinden ihraç edilenlerin iadesi, Türk siyasi tarihine altın harflerle yazdığımız kazanımlarımızdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Hafızayı diri tutmalıyız. Bugünlerde, geçmişte her şey çok güzeldi, son yirmi yılda bozuldu algısı toplumun bilinçaltına ustalıkla işleniyor. Yasakların aileleri dağıttığı, hayalleri söndürdüğü dönemlerde, yasaklarla beraber ağır ekonomik kriz de yaşanıyordu ve yasakçıların umurunda bile değildi. Toplumu sindirmenin önemli bir argümanı da açlıkla tehdit etmekti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">O günlerden bugüne baktığımızda bugünün problemlerini görmeyelim demiyorum. Bugün de sıkıntılarımız var. Nasıl ki ekonomik sıkıntılarımızla ilgili atılan adımların devamının geleceğine inanıyorsak, var olan problemlerin çözümünün de yine kendi çabamıza bağlı olduğunu unutmayalım. Demem odur ki denizi geçip derede boğulmayalım, denize düşsek de yılana sarılmayalım.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bir vefat ve bir kuruluş yıldönümünün düşündürdükleri ile “Beklenen Vakit” geldiğinde sınavın bitmediğini sadece şekil değiştirdiğini görmüş olduk. Şimdi sınav bu feraset sınavını vermektedir. Keşke en büyük problemimiz kariyer basamakları problemi gibi olsa. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Mesele artık, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sınavının yapılıp yapılmayacağı değil, bakanlığın gün gibi aşikâr gerçeği görebilmekte ne kadar zaman kaybedeceği ve ödenecek bedelin ağırlığıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Verilen onca zor sınavlardan sonra uzman ve başöğretmenlik sınavından sınıfta kalmak mı, asla!</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Aug 2022 16:09:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KARGAŞADAN FETÖ ÇIKTI</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kargasadan-feto-cikti-183</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kargasadan-feto-cikti-183</guid>
                <description><![CDATA[KARGAŞADAN FETÖ ÇIKTI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Doğru yönetilemeyen uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tartışması, on iki yıl aradan sonra yeniden gündeme gelen ÖSYM ve soru çalma tartışmaları ile bambaşka bir yere savruldu. Bir sınavın iptal ettirilme çabası, nerdeyse bütün sınavların şaibeli gösterilmeye çalışıldığı bir dönemle çakışmış oldu. Kargaşa çıkarmak için ellerini ovuşturanlar iftiralarına hız verdi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikamız, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve yeni ÖSYM Başkan Bayram Ali Ersoy hafta boyunca saldırıların hedefi oldu. Yerli yersiz, haklı haksız demeden toplumda oluşan infiali de kullanarak, akla hayale gelmeyecek iftiralar yazıldı çizildi, televizyon programlarına taşındı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Olayı anlayabildiğimiz kadarıyla analiz ederek kimin ne yaptığına ve ne söylediğine tek tek bakalım. KPSS’de sorulan bazı soruların bir yayınevinin soruları ile aynı sorular olması, önceden olduğu gibi devlete adam yerleştirme çabasından ziyade, kargaşa çıkarma, devlete olan güveni sarsma ve hükümeti zora sokma çabası gibi duruyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bazı soruları yayınevinin önceden yayınlamış olduğu sorulardan almak, olayın bir plan çerçevesinde deşifre olması üzerinden plan yapanların işi olsa gerek. Soruların tamamını militanlarına verme imkânı olan bir örgüt, neden belli sayıda soruyu yayınlanmış sorulardan alsın ki?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Gelelim sendika olarak bizim uzun yıllar yaptığımız sınav hazırlık kurslarını, kitaplarını, deneme sınavlarını yukarıda özetlediğimiz örgüt çalışmasıyla bir göstermeye çalışan hastalıklı kişi ve kurumlara.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Üyeleri için kurs ve deneme sınavı yapan sadece Eğitim Bir Sen midir? Şubelerimizde, MEB’in ihale verdiği bir kurumun sicilini çözecek donanıma sahip bir yetkili mi vardır? Bize iftira atan bir sendika genel başkanı, aynı kurumla protokol yapan kendi şubeleri için kamuoyunun merakını gidermek adına, seçim sürecinde güvenilmez bulurak dövdürdüğü şube başkanlarının kanlar içindeki resimlerini mi paylaşacak?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Televizyon programlarında sendikamıza alenen iftira atan vekile; 15 Temmuz’a tiyatro diyerek hem fetöye sahip çıkmak hem de kurumlarda gizlenmeyi başarmış fetö artıklarının yaptığı organize saldırılar üzerinden toplumda erdem, ahlak ve hak savunucusu görünebilmenin nasıl bir ruh hali olduğunu soralım.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Anlaşılan bundan sonra kullanmaya müsait hangi gündem olursa kullanılacaktır. Taraflar oluşmuş ve tartışılan konular üzerinden hep aynı demeçler veriliyor, aynı saldırılar yapılıyor. Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tartışmasının üzerine, KPSS gündeminin nasıl getirildiğini sorumluluk mevkiinde olanlar çok iyi etüt etmelidir ve bu kesimlere malzeme vermemenin yolunu bulmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Geçen hafta yaşananlar gözleri MEB ve ÖSYM’ye çevirmiştir. ÖSYM için herkesin kanaati, bahçedeki kedilere kadar temizlik yapılmalıdır ve yeni başkan bunu yapacaktır. MEB ise iki gündür sosyal medyada çok aktif ve eğitimde son bir yılda yapılanları tanıtıyor. Kamuoyu ise şaibeli firmaya verilen ihalelerle ilgili açıklama bekliyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Hazır bir yılın muhasebesi yapılırken küçük bir katkı da biz sunalım. Böylesine dönemlerde MEB’den öncelikle fetö ile girişilen mücadelenin zaafa uğratılmadan devam ettirilmesi beklenir. Öğretmenleri küstürmemesi, şer odaklarının insafına bırakmaması beklenir. Sistemi dönüştürecek, sınava, kaynak kitaba, test çözmeye, özel derse dayalı; seçen, sıralayan, eleyen fetö artığı sistemini değiştirmesi beklenir. Camianın bütün bileşenlerini, kendini yetiştirmiş eğitimcilerini, yazarlarını, kanaat önderlerini yanına alarak yarınlarımız için, 2023 hedefleri için katkı sunması beklenir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Peki ne yapıldı? Önce fetö ile mücadele eden kadro büyük oranda tasfiye edildi. Törenlerle tanıtılan eğitim 2023 vizyon belgesi çöpe atıldı. 20. Eğitim Şurası’ndan sendikamızın önerisi, “okul öncesinde din, ahlak ve değerler eğitimi” dışında kayda değer bir şey çıkmadı. Müfredat tartışmaları bıçak gibi kesildi. Öğretmenlik Meslek Kanunu, kimseyi memnun etmediği gibi bugünkü tartışmaların zeminini oluşturdu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Salgın sürecinde okullar açık tutulmuş, okul öncesi ve meslek liselerinde güzel gelişmeler olmuş kütüphanesiz okul kalmamış, köy yaşam merkezleri açılmış, dünyanın en büyük Türk müziği korosu kurulmuş, 36 milyon test kitabı dağıtılmış, öğretmenlere ikişer adet başarı belgesi verilmiş, MESEM öğrenci sayısı 59 binden 580 bine çıkmış… </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Özetle istatistiklere boğulduk, öğrenciyi de öğretmeni de unuttuk. Halbuki medeniyetimizin yeniden inşası için yola çıkmıştık.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Son bir hafta içinde şahit olduğumuz gelişmeler gösteriyor ki fetö ile mücadele ciddi bir iştir, ihmale gelmez. Şimdi yeniden bütün iş ve işlemleri, kadroları, ihaleleri, kişileri vs. gözden geçirmek ve bakanlığın taşra teşkilatı dahil bütün yönetim odalarına; “fetö ve iftiracıları ile mücadelemiz daha bitmedi.” diye yazmanın vaktidir. Çünkü fırsat verdik ve kargaşadan karşımıza yine fetö çıktı.</span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Aug 2022 12:32:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAŞLILARIN BEYNİ…</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yaslilarin-beyni-182</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yaslilarin-beyni-182</guid>
                <description><![CDATA[YAŞLILARIN BEYNİ…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">“George Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi müdürü, yaşlı bir kişinin beyninin yaygın olarak inanıldığından çok daha pratik olduğunu savunuyor.&nbsp; Bu yaşta, beynin sağ ve sol yarım kürelerinin etkileşimi uyumlu hale gelir ve bu da yaratıcı olanaklarımızı genişletir.&nbsp; Bu nedenle 60 yaş üstü insanlar arasında yaratıcı faaliyetlerine yeni başlayan birçok kişilik bulabilirsiniz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp; Elbette beyin artık gençlikteki kadar hızlı değil.&nbsp; Ancak esneklik kazanır.&nbsp; Bu nedenle, yaşla birlikte doğru kararları verme olasılığımız artar ve olumsuz duygulara daha az maruz kalırız.&nbsp; İnsan entelektüel aktivitesinin zirvesi, beynin tüm gücüyle çalışmaya başladığı 70 yaş civarında gerçekleşir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp; Zamanla, nöronlar arasında sinyallerin hızlı geçişini kolaylaştıran bir madde olan beyindeki miyelin miktarı artar.&nbsp; Bu nedenle, entelektüel yetenekler ortalama % 300 artar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;Ayrıca ilginç olan, 60 yıl sonra bir kişinin aynı anda 2 yarım küreyi de kullanabilmesidir.&nbsp; Bu, çok daha karmaşık sorunları çözmenizi sağlar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;Montreal Üniversitesi'nden Profesör Monchi Uri, yaşlı beynin en az enerji tüketen yolu seçtiğine, gereksizleri ortadan kaldırdığına ve sorunu çözmek için yalnızca uygun seçenekleri bıraktığına inanıyor.&nbsp; Farklı yaş gruplarının katıldığı bir çalışma yapılmış; 60 yaş üstü olanlar doğru kararlar verirken, gençlerin kafası çok karışmış testleri geçerken.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;Şimdi 60 ile 80 yaş arasındaki beynin özelliklerine bakalım.&nbsp;&nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;* YAŞLI BİR İNSANIN BEYNİNİN ÖZELLİKLERİ *</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;1. Çevrenizdeki herkesin dediği gibi beynin nöronları ölmez.&nbsp; Kişi zihinsel çalışma yapmazsa, aralarındaki bağlantılar basitçe ortadan kalkar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;2. Bilginin fazlalığından dolayı dikkat dağınıklığı ve unutkanlık ortaya çıkar.&nbsp; Bu nedenle, tüm hayatınızı gereksiz önemsemelere odaklamanıza gerek yoktur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;3. 60 yaşından itibaren, bir kişi karar verirken, gençler gibi aynı anda bir yarım küreyi değil, ikisini birden kullanır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;4. Sonuç: Bir kişi sağlıklı bir yaşam tarzı sürüyorsa, hareket ediyorsa, uygulanabilir fiziksel aktiviteye sahipse ve tam zihinsel aktiviteye sahipse, entelektüel yetenekler yaşla birlikte AZALMAYIP sadece BÜYÜYOR, 80-90 yaşlarında zirveye ulaşıyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;Bu yüzden yaşlılıktan korkmayın.&nbsp; Entelektüel olarak gelişmeye çalışın.&nbsp; Yeni el sanatları öğrenin, müzikle uğraşın, müzik aletleri çalmayı öğrenin, resim yapın!&nbsp; Dans!&nbsp; Hayata ilgi gösterin, ARKADAŞLARINIZLA İLETİŞİM KURUN, gelecek için plan yapın, elinizden geldiğince seyahat edin.&nbsp; Mağazalara, kafelere, gösterilere gitmeyi unutmayın.&nbsp; Tek başına suskun kalmak, bu kimseler için yıkıcıdır.&nbsp; Şu düşünceyle yaşa:</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">“tüm güzel şeyler hala önümde!”</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; &nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;KAYNAK: New England Tıp Dergisi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">&nbsp;Bu bilgiyi 60'lı, 70'li ve 80'li yaşlardaki ailenize ve arkadaşlarınıza iletin, böylece yaşlarıyla gurur duysunlar “</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Aug 2022 19:12:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAŞI 50/75 ARASI OLANLAR MUTLAKA OKUYUN</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yasi-5075-arasi-olanlar-mutlaka-okuyun-181</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yasi-5075-arasi-olanlar-mutlaka-okuyun-181</guid>
                <description><![CDATA[YAŞI 50/75 ARASI OLANLAR MUTLAKA OKUYUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bir solukta okuyacağınız çok güzel bir yazı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hepsi şahsına münhasır özel üretilmiş, yokluklar içinde yetişmiş yaralı bir nesil…....KİM BUNLAR?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">1945 ile 1970 yılları arasında bu dünyaya merhaba demiş en genci 50, en delikanlısı 70 yaşında HALA 18’LİK DELİ TAYLAR GİBİ İDEALLERİNİN PEŞİNDEN KOŞAN HESAPSIZ BİR NESİL..?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hiçbirinin altına hazır bez bağlanmamış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Şeker çuvalından pantolon, canik lastikten ayakkabı giymiş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Okulda ABD süt tozu içirilerek beslenmiş, bir garip nesil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hiçbirinin renkli çocukluk resmi olmamış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hatta hiç bebeklik çocukluk resmi olmamış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hiç biri kreş, dershane, özel okul görmemiş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ama hepsi profesörlere ders verecek kadar bilgi sahibi olan bir tuhaf nesil…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Harp görmüş, darp görmüş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Baskı, çatışma, sorguda işkence görmüş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Karakolda sorgu da Filistin askısını, ceza evinde isyanla tanışmış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">En azı 5 ihtilal, 6 muhtıra, 7 post-modern darbeden sağ salim paçayı yırtmış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">En azı 10 ekonomik krizden nasibini almış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Tecrübe abidesi yoklukla terbiye edilmiş, direnç abidesi bir nesil...</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ne yaptıysa yoluyla yordamıyla kendi meşrebine uygun ahlakına yakışanı yapmış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">68’liler de 78’liler de bu neslin deli tayları, ipe sapa gelmeyen savaşçıları da bu neslin temsilcileri tarihe adlarını kanları ile yazmıştır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bunlar bu neslin üretim harikası mı yoksa üretim hatası mı tartışılır ama bu neslin istisnasız tamamı karşılıksız hesapsız bu vatanı sevmiş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">1950 ve 1970 yılları arasında doğanlar gerçekten özel üretim, çoğu yatılı okumuş, kardeşlik ve paylaşma duygusu zirve yapmış…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Çok kitap okumuş, en azı liseyi bitirmiş, hayatı yaşayarak öğrenmiş…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Çoğü simitçilik, olmadı ayakkabı boyacısı, tamirci çırağı, inşatta amelelik, pazarcılık hamallık yaparak okul harçlığını çıkarmıştır…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Ne ailesine ne devletine ekonomik yük olmamış, geneli bir baltaya sap olmuştur…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Muhanete muhtaç da olmamış, ezilmiş ama ezik kalmamış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Dik durmuş dikleşmemiş kendi şahsına münhasır özel bir nesildir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Görevini, sorumluluğunu bilen… Onuru için bir pireye bir yorgan yakan, öfkeli hırçın bir acayip nesil bu 1950 ile 1970 yılları arasında doğan dinazorlar…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">İyi bakın, bunlar bu son kalan kadife ye sarılmış çelik yumruk misali yumuşak gözüküp indiği yeri dağıtan bu özel neslin öfkesinden sakının.…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bunlara iyi bakın,Çünkü bunların nesilleri tükenmek üzere…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bunların üretimi sonlandı…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Kullanım sureleri doldu, tedavülden kalkıyor…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Neden bu nesil özel biliyor musunuz..?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bu neslin üzerinden silindir gibi devlet geçti…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Dozer gibi dünya milletleri geçti…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Hayat bu nesli sınadı, ama tüketemedi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bu nesil, ihanetin acısını, dost hançerinin sancısını, ölümüne yoldaşlığı, mezara kadar arkadaşlığı bildi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Dostu için can vermeyi de, elindeki son lokmayı paylaşmayı da, sadakati de vefayı da bildi…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bu nesil, katı, aksi, deli, serttir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bir o kadarda merttir, hoş görülü ve merhametlidir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Bu neslin yaşarken öğrendikleri bilgi ve kaybederken edindikleri tecrübe en büyük servetidir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Yani bu 1950 ve 1970 yılları arasında doğan dinazorlar tam bir müzelik antika nesildir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Onun için 1950 ile 1970 yılları arasında doğmuş, hala inadına yaşayan, ana baba, amca, dayı, teyze, hala, yenge dede anneanne babaanne her neyiniz varsa değerini bilin..!</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Çünkü bunlar elinizdeki son değerli hazinelerinizdir…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Oturun onlarla konuşun, dinleyin onlardan geçmişi öğrenin…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sonra arar da bulamazsınız…</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Çünkü onlar yakın tarihin son canlı kaynak kişileri, her biri iki ayaklı sözlü yakın tarih kitabıdır..</span></span></span></span></span></span></p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Aug 2022 14:58:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAYGI ÖZTÜRK ÖZÜR DİLER Mİ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/saygi-ozturk-ozur-diler-mi-180</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/saygi-ozturk-ozur-diler-mi-180</guid>
                <description><![CDATA[SAYGI ÖZTÜRK ÖZÜR DİLER Mİ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Uzman öğretmenlik/başöğretmenlik tartışması, son olarak siyasetin ve ulusal basının gündemine taşındı. İyi de oldu diyemeyeceğim zira son yıllarda ülkemizde öyle bir ortam oluşturuldu ki hiçbir konuyu kendi doğası içinde tartışmak ve sağlıklı bir sonuca götürmek mümkün olmuyor. Bir de konu eğitimle ilgili olunca, at izi it izine karışıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Saygı Öztürk’ün iddiasına göre sendikamız, önceden iktidarla ve bazı üniversitelerle anlaşarak üyelerine tezsiz yüksek lisans yaptırmış, sonra da kanunu, yüksek lisansa avantaj sağlayacak şekilde çıkartırmış. “Yandaşçılık” ve “kayırmacılık” getiren kanun bizim üyelerimize özel çıkarılmış ve diğer sendikalar da bu süreci sadece izlemiş.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Soralım Sayın Öztürk’e; sizce sendikamız bu yüksek lisans planlamasını ne zaman yapmıştır? Dört yüz otuz bin üyemizden, uzman ve başöğretmenlik başvurusu yapanlardan yüksek lisansı olan kaç kişi vardır? Son yıllarda yüksek lisans yapan öğretmenlerden, uzman ve başöğretmenlik başvurusu yapanların sendikal dağılımı nedir? Diğer sendikalar bu süreci neden sadece seyretmişler?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Eleştiri ile iftira arasındaki sınırı meslek ahlakı belirler. Gazetecilik meslek ahlakı ise iddiaları rakamlarla ortaya koymayı gerektirir. Bakanlıktan yukarıdaki sorulara ait bilgiler alındığında, Saygı Öztürk’ün iddialarının, öğretmen kökenli bir yazara yakışmayacak iftiralardan ibaret olduğu anlaşılacaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Düzeltelim ve gerçekleri bütün çıplaklığı ile ortaya koyalım: İlk uzman öğretmenlik sınavı 2006 yılında yapılmıştır. O dönem CHP, Eğitim Sen’in de kışkırtmasıyla kanunu AYM’ye taşımış ve verilen kısmı iptal kararı ile süreç tıkanmıştır. Aradan geçen on altı yıl boyunca, farklı bakanlar döneminde, çok farklı içerikte konu tartışılmış ancak ciddi adım atılamamıştır. Kısaca konu son birkaç yılın konusu değil, geçmişi yirmi yıla dayanan kronik bir problemdir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikamız, Saygı Öztürk’ün iddia ettiği gibi üyelerini, uzman öğretmenlikte avantaj sağlasın diye değil okul yöneticiliğinde verilen ilave puan ve mesleki gelişimleri için yüksek lisansa yönlendirmiştir. Üniversitelerle yaptığımız protokoller ile yönetici atama yönetmeliklerinin tarihleri kıyaslanarak bu basit çıkarımda bulunulabilirdi. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Kaldı ki sadece bizim sendikamız değil aynı dönemde birçok sendika benzer protokoller yapmış ve üyeleri yüksek lisansın öngördüğü puanları almışlardır. Durum bu kadar açık seçik ortadayken, akıl sınırlarını zorlayacak iftiraları köşesine taşımayı özür dilemek kurtarır mı bilmiyorum ancak bu erdem de herkese nasip olmuyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">İki ay sonra yapılacak düzenlemenin bile kestirilemediği bir ortamda, üniversitelerle on iki yıl önce yaptığımız ve hala bakanlığın bile bir örneğini ortaya koyamadığı başarılı çalışmayı, alkışlamak yerine, kirli bir hesabın parçası gibi göstermek, Sözcü Gazetesi’ne ve onun bir yazarına yakışırdı. Biz, bu zihniyeti, 2009 yılında yapılan yöneticilik sınavında ortaya koyduğumuz başarı üzerine; “Sorular Eğitim Bir Sen’in kitabından çıktı.” dediği günlerden tanıyoruz, hiç değişmediniz maalesef.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ülkemizde hayata soldan bakmak ve muhalif olmak çok kolaydır, tutarlılık vs. gerektirmez. Bilimsellik diye ortalığı ateşe verirsin, mezun olduktan yıllar sonra üniversitenin, bilimin kapısını çalan öğretmenlere ve onların sendikasına iftira atarsın. Yıllar önce, İBB’nin Üniversite öğrencilerine verdiği bursu mahkemeye taşır iptal ettirirsin, sonra kendin burs vermeye başlar ve şu kadar burs verdik diye reklam yaparsın. Başörtülülere yıllarca zulmeder, sonra rozet takar, helallik dilersin. Kanunu tamir etmek, düzeltmek varken iptal ettirir, sonra da öğretmenler mağdur diye gevezelik edersin.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Ne acayip zamana geldik, ne yazık ki hem bize saldıran bu zihniyetle hem de bu zihniyetin etkisinde yapılan düzenlemelerin sebep olduğu savrulmalarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Son dört yıl içinde hangi kurumların Öğretmenlik Meslek Kanunu ve kariyer sistemi taslağı yayınladığına, bu taslakların düzenlemelere ve vizyon belgelerine etkilerine, bakanlık ders notlarında hangi kurumların tek tek tanıtıldığına, hangi kurumlarla işbirliği yapıldığına bakılırsa ne demek istediğim anlaşılacaktır. Buradan baktığımızda mevcut düzenlemede bizden çok Saygı Öztürk’ün dostlarının etkisi var gibi duruyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Süreci ve tartışmaları titizlikle takip ediyor, yapılan yanlışları biliyor, derdi öğretmene sahip çıkmak olmayanların bu süreci nasıl kullandıklarını da görüyoruz. Neden sınav yapılmıyor diye on altı yıldır isyan eden bazı sendikacılar, bugün birden sınav karşıtı aktivistlere dönüştüler. Mutlaka bir adım atılır ve bu stres düşürülür. Sınav kaldırılabilir, video ile yapılan eğitimlere puan verilebilir, baraj düşürülebilir, belli sayıda soru verilir, sınav soruları o sorulardan oluşabilir… Önemli olan bu ve benzer problemleri doğuran sebepleri ortadan kaldırmaktır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Çözüm, oluşan hassasiyeti kaşıyıp bu süreci başka amaçlar için kullananların çabasıyla değil yine bizim gayretimiz ve ferasetimizle gelecektir. Bakanlığımız, okullar açıldığında sadece eğitim konuşmak istiyorsa bu stresi bu hafta düşürmenin yolunu üretmeli, altı yüz bin öğretmenle inatlaşmayı göze almamalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Aug 2022 14:44:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>15 Temmuz Demokrasi Zaferimizdir</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/15-temmuz-demokrasi-zaferimizdir-179</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/15-temmuz-demokrasi-zaferimizdir-179</guid>
                <description><![CDATA[15 Temmuz Demokrasi Zaferimizdir]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tıpkı kişiler gibi, milletlerin de karakteri vardır. Bizim milletimizin karakteri, gerçekten erdemlerle donatılmıştır. Bu erdemlerden biri de, yeri geldiğinde vatanını korumak için canından vazgeçmeyi göze alabilmektir. Türk milletinin bu yüksek karakterini yüzyıllara uzanan destansı tarihimizde çok kez görmüşüzdür. İşte bunların sonuncusu, 15 Temmuz 2016’da millet olmanın asaletini, birlikteliğini ve gücünü gösterdiğimiz Demokrasi Zaferi’mizdir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk milletinin demokrasiyle yaşama özgürlüğüne, Türkiye Cumhuriyeti’nin içte ve dışta bağımsızlığına, ülkemizin huzur ve refahına göz dikenlerin bir temmuz gecesinde yapmaya çalıştığı kalkışmayı, sokaklara dökülen genç, yaşlı, kadın, erkek, Türk milletinden milyonların bastırdığı bir destandır 15 Temmuz </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bizler o gece, demokrasimizi kimsenin eline bırakamazdık. Milletimizin refahını ve huzurunu, darbeyle başa geçmeyi düsüşünenlere terk edemezdik. İman gücümüz, millet olmanın verdiği inanç ve devlet büyüklerimizin verdiği güvenle bayrağımıza, bağımsızlığımıza ve devletimize sahip çıkarak, Türk milletinin gücünü yeniden gösterdik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Üzerimizde hain emelleri olan yapılanmalar, ülkemizde kaos ve kargaşa ortamı yaratmak isteyerek, bu milletin bağımsızlığına, demokrasisine göz dikmişlerdi. Fakat biz, millet olarak el ele verip köprülere, havaalanlarına, açık meydanlara koşarak, bayrağımıza sahip çıktık. Tarihimizde defalarca ortaya çıkardığımız o asil ruhu, 15 Temmuz’da Türkiye’nin dört köşesinde yeniden gösterdik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herkes gördü ki, Türk milleti asil kanlarıyla suladığı bu vatan toprağının bir karışını bile teslim etmez. Ve yine gördüler ki, demokrasiye göz dikenlerin asla hakimiyetine girmez bu millet. Aramızda ayrılıklar yaratmak isteyen tümgüçler gördüler ki, Türk milleti gerçekten büyük ve asil bir millettir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu uğurda canını veren şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyoruz. Demokrasi şehitlerimiz, tarihin şerefli sayfalarına adını yazdırarak ölümsüzleştiler. İnşallah bu millet böyle bir tehlikeyi bir daha yaşamaz. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın demokrasi!</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Jul 2022 18:22:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÜÇ DÖNEM DEĞİL HER DÖNEM</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/uc-donem-degil-her-donem-178</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/uc-donem-degil-her-donem-178</guid>
                <description><![CDATA[ÜÇ DÖNEM DEĞİL HER DÖNEM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sendikal mücadelemizde ilginç bir dönemi yaşıyor, değişik bir süreci tecrübe ediyoruz. Bir tartışmadır gidiyor. Bir kaşık suda fırtına koparmak için yaşanan ağır ekonomik sıkıntıların, sendikamızdaki üç dönem kuralının kaldırılması ve profesyonel sendikacı tartışmalarının üzerine boca edilmeye çalışılmasını ibretle izliyor ve takip ediyoruz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Gelin hep beraber, bütün iyi niyetimiz ve objektifliğimizle, üç dönem kuralının uygulamasının veya kaldırılmasının faziletlerine girmeden, bu süreci ve gerçekte yapılmak istenenleri daha iyi anlamak için bazı sorular soralım ve hep beraber cevaplarını arayalım:</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Böylesine sıkıntılı ve zor bir dönemde yetkili sendika olarak, yaşanan ağır ekonomik sıkıntılar gerçekten gündemimizde yok mu? Bu konu ile ilgili hiç mi bir şey yapılmadı ve yapılmıyor?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yöneticileri için üç dönem kuralı diğer sendikaların tamamında var ve sadece Eğitim Bir Sen’de mi kaldırıldı? Bir sendikanın en üst karar organının üzerinde, bilmediğimiz başka karar mercii mi var?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Profesyonel sendika yöneticiliği sadece Eğitim Bir Sen’de mi var? Eğitim Bir Sen’de şu anda aktif görevde olan yöneticilerin maaşı, söylendiği gibi gerçekten bir okul müdürü veya öğretmenin aylık gelirinin üzerinde mi? Bütün açıklamalara ve tüzüğün ilgili maddesine rağmen, maaşlar neden açıklanmıyor sorusunun gerçek amacı nedir?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Yaşadıkları kavgalara, bölünmelere, çelişkilerine, yetkili olduklarında sıfır kazanımlarına, siyasi tutsaklıklarına, yurt dışı fon kullanmalarına, sahip çıktıkları sapkınlıklara, ülkemizi yurt dışında karalamalarına rağmen, neden diğer sendikalar tartışmaya açılmıyor, içeriden veya dışarıdan en küçük bir haber yapılmıyor? Bu çifte standart bize bir şeyleri anlatmıyor mu? Onların eski yöneticilerinin yazı yazma, yayınlama, özlerini sorgulama, yaptıklarının hesabını sorma yetenekleri yok mudur?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bir teşkilatın bütün eskilerinin ilkeli, vefalı, çalışkan, mütevazı, özüne sadık olması; görevdekilerinin de aynı şekilde ilkeli, vefalı, çalışkan ve özüne sadık olduğunu göstermez mi?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bütün bu hususların rakip sendikalar tarafından değil de ne yaptıkları ve kime ait olduklarını çok iyi bildiğimiz bazı internet siteleri ve bazı kamikaze kalemşorlar tarafından sürekli gündemde tutulmasını nasıl anlamalıyız?</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">… </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Gözümüzün önünde bir tiyatro sergileniyor, bir oyun oynanıyor, bulanık suda balık avlanmaya çalışılıyor, sendikamız yıpratılmaya çalışılıyor. Konunun hassasiyeti gereği biz izlerken, bir milyon üyemiz, tek taraflı kirli bir bilgi bombardımanına tabi tutuluyor. Eğitim Bir Sen ve bağlı diğer bütün sendikalarıyla Memur Sen, zor ekonomik şartları iyileştirmek adına gece gündüz çalışıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">3600 ek göstergenin adil bir şekilde kanunlaşması için verilen mücadeleyi ve gelinen aşamayı yok saymak vicdansızlıktır. Toplu sözleşmenin yapıldığı döneme ait bütün dengelerin alt üst olmasından sonra sürece dair yapılanları görmemek için art niyetli olmak gerekir. Yaklaşan temmuz ayı zammı için takibimiz devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Üç dönem kuralını, yirmi yıl önce sendikamızın genel kurulu getirdi ve yine genel kurulu kaldırdı. İhtiyaç halinde yine getirme yetkisi genel kurulundur. Sendika seçimlerimizi, diğer sendikaların seçimleri ile kıyaslamayı kendimize zül sayarız. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Herkes fikrini söyler, genel kurul üyeliğine aday olur, ekibini kurar ve hizmete talip olur. Kuralın kaldırılması, sadece yeniden aday olma hakkı tanıyor. Kimseye seçilemediği halde görevine devam etme hakkı vermiyor. Bu karar aslında bir yönü ile vefayı da içermektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Görevdeki hiçbir profesyonel yöneticimiz, maaşı için sendika yöneticisi olmadı. Tüzüğümüzdeki açık ibareye ve maaşı, ek dersi, sınav görevleri vs. diğer gelirleriyle bir öğretmen veya idareci maaşı kadar, yöneticilere maaş ödeniyor açıklamamıza rağmen neden aylarca “maaşınızı açıklayın” diye sorulduğunu çok iyi anlayabiliyoruz. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Bu kargaşada diğer sendikalarda bizden çok daha önce ve sayıca daha fazla profesyonel yönetici olduğunu, onların güya açıkladıkları maaşlarının aslında öyle olmadığını, aldıkları yönetim kurulu kararları ve yaptıkları programlar adedince maaş ve harcırah aldıklarını buradan söylemenin çok da bir fayda sağlamayacağını biliyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Sesimizi duyan bütün üyelerimize, art niyetli kalemlere değil bize kulak verin, eleştiriniz, öneriniz başımızın tacı; sıkıntınız, derdiniz, sıkıntımız ve derdimizdir diyorum. Sendikanız bütün birimleriyle, büyük bir sorumluluk içinde çalışıyor, istişarelerini yapıyor ve adımlarını atıyor. Toplu sözleşme hakkını biz aldık, yıllarca masanın hakkını verdik. 3600 ek gösterge bizim kazanımımız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Konu bu kadar açık ve net bir şekilde ortadayken hala yazıp çizen kalemşorlara, biraz da tarzımızın dışına çıkarak ünlü bir sözü hatırlatarak veda edelim: “Eğer yaptıklarınız dostlarınızı üzüyor, düşmanlarınızı sevindiriyorsa sizde bir puştluk var demektir.”</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Talat YAVUZ</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">Memur Sen İstanbul İl Başkanı</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:9.0pt"><span style="font-family:&quot;inherit&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#050505">yavuztlt@hotmail.com</span></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Jul 2022 18:20:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BABA OLMAK BÖYLE BİR ŞEY İŞTE</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/baba-olmak-boyle-bir-sey-iste-174</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/baba-olmak-boyle-bir-sey-iste-174</guid>
                <description><![CDATA[BABA OLMAK BÖYLE BİR ŞEY İŞTE]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışmış ve evi terk etmişti. Buna &ccedil;ok &ouml;fkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koymuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyuyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Oğlumu &ouml;zledim, ne olur gidip arayalım, bulup getirelim&rdquo; dese de, baba geri adım atmıyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aradan iki yıl ge&ccedil;mişti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Oğlunun doğum g&uuml;n&uuml; o yıl Babalar g&uuml;n&uuml; ile aynı g&uuml;ne denk gelmişti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin ağlamaklı halini g&ouml;r&uuml;nce dayanamadı baba &ldquo;Şu adrese git, oğlunu g&ouml;r&rdquo; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve ekledi, &ldquo;Adresi benim verdiğimi s&ouml;yleme ama&rdquo; Birka&ccedil; şey daha s&ouml;yledi ama anne duymuyordu bile, aklında bir tek adres kalmıştı. Anne sevin&ccedil;ten u&ccedil;uyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hemen hazırlandı yola koyuldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k bir şehrin karşı yakasındaydı babanın verdiği adres.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gittiği adres bir tamirhaneydi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Oğlunu tulum i&ccedil;inde g&ouml;rd&uuml;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir s&uuml;re ıslak g&ouml;zlerle d&uuml;kkanın karşısından izledi ve oğluna doğru yaklaşmaya başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İki yıl boyunca kendisini arayıp sormayan ailesini unutan delikanlı aniden annesini karşısında g&ouml;r&uuml;nce &ouml;nce şaşırdı, sonra koşup sarıldı annesine.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Babası hari&ccedil; herkesi soruyordu, &ldquo;o nasıl, bu nasıl,&rdquo; diyerek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve sonunda &ldquo;O adam nasıl, hala aksi ve anlayışsız mı?&rdquo; diye sordu annesine.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Anne cevapsız bıraktı bu soruyu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Hadi oğlum gel eve gidelim&rdquo; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Hayır anne, ben b&ouml;yle iyiyim. O adamla tekrar aynı evde yaşayamam&rdquo; dedi ve d&uuml;kkana doğru y&uuml;r&uuml;meye başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Arkasından bir s&uuml;re bakakalan anne hazırladığı pastayı oğluna vermek i&ccedil;in seslendi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Delikanlı pastayı alırken annesine &ldquo;Anne ne olur ısrar etme, gelmeyeceğim. Bir g&uuml;n bile merak edip arayıp sormayan bir adamla aynı evde yaşayamam ben&rdquo; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Anne boynu b&uuml;k&uuml;k halde oğlunun yanından ayrılmaya hazırlanırken</p>

<p>&ldquo;Peki oğlum sen bilirsin. Anlaşılan &ccedil;ok kararlısın, gelmeyeceksin. Ama baban dedi ki; son bir aydır arkadaşlık ettiği &ccedil;ocuktan uzak dursun, o &ccedil;ocuk sana zarar verecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;nceki arkadaşıyla barışsın&rdquo;. Bu kez &ccedil;ocuk donakalmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annesi eve d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;. Babaya sitem etti, &ldquo;Madem biliyordun nerde olduğunu neden benden sakladın?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O y&uuml;zden rahattın demek?&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hep ters, aksi g&ouml;r&uuml;nen baba yutkundu ve g&ouml;zlerinden iki damla yaş akıverdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;O benim canımdır ya, canım&rdquo; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Ne zamandan beridir biliyordun?&rdquo; diye sordu anne.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Gittiği g&uuml;nden beridir biliyorum. Bazen &ouml;ğlen molalarında ne yiyip ne i&ccedil;iyor diye gider uzaktan izlerdim, Bazen akşamları ge&ccedil; gelirdim ya hani, sen beni kahveden sanırdın, işte o zamanlarda da ne yapıyor kimlerle takılıyor diye takip ederdim.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Karı koca bir birlerine sarılıp ağlarken kapı &ccedil;almıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Elleriyle g&ouml;zlerini silerek kapıyı a&ccedil;maya gitti anne.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annesinin kendisine yaptığı pastadan daha b&uuml;y&uuml;k bir pasta ve hediye paketi ile i&ccedil;eri girdi delikanlı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Koşarak babasına sarıldı. &ldquo;Babalar g&uuml;n&uuml;n kutlu olsun babaaaa&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Delikanlı anlamıştı. Kendisine hi&ccedil; bakmadığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; babasının, aslında g&ouml;z&uuml;n&uuml; hi&ccedil; &uuml;zerinden ayırmadığını&hellip;.!!!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Babalar kızar bağırır ama hep evlatların iyiliği i&ccedil;indir ; evlatlar &ccedil;ocukken bunu anlayamaz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fakat bir g&uuml;n onlar da Anne Baba olunca anlarlar Babanın kıymetini..!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&lsquo;Alıntı&rsquo;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jun 2022 22:27:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HANGİ OKUL AİLE BİRLİĞİ ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hangi-okul-aile-birligi-173</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hangi-okul-aile-birligi-173</guid>
                <description><![CDATA[HANGİ OKUL AİLE BİRLİĞİ ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mevzuatımız, t&uuml;zel kişiliği olmayan okul aile birliklerini geniş yetkilerle donatmış durumda.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nerdeyse okulun ekonomik anlamda patronu konumunda g&ouml;rev yapıyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sosyal etkinlikler &uuml;zerinden okulun asıl işlevi olan eğitim alanında ve &ouml;ğrencilerin duygu d&uuml;nyalarını şekillendirmede geniş yetkiler kullanabilecek durumdalar. Okul idaresine rağmen yapabildikleriyle, istenildiğinde okulu kilitleyebiliyor, zaman ve enerji kaybına neden olabiliyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sanki mevzuat hazırlanırken her şartta okul idaresi ile uyumlu &ccedil;alışan okul aile birlikleri hayal edilerek d&uuml;zenlemeler yapılmış. Yetki aşımı veya problem &ccedil;ıkan durumlar karşısında okul idaresi eli kolu bağlı bırakılmış.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;rokratik işlerin yoğunlaştığı, idarelerin sorumlukların giderek arttığı, eğitim dışında bir&ccedil;ok kurumun işinin idarecilere y&uuml;klendiği, mesai saati kavramının ortadan kalktığı g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde, okul aile birliklerini, okul idarelerinin kontrol ve yetkisinde, bir alt birim olarak konumlandırmak gerekmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaygın bir problem değilmiş gibi g&ouml;r&uuml;nse de &ouml;zellikle &uuml;zerine titrediğimiz bazı okullarda yaşanan sıkıntılar, mevzuatı acilen masaya yatırmayı gerektiriyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&ccedil;esi m&uuml;tevazı, &ouml;ğrencisi, &ouml;ğretmeni, okul idaresi, mahallesi b&uuml;t&uuml;nleşmiş ve eğitim i&ccedil;in seferber olmuş okullarda problem yok. Ancak &uuml;lkemizi geleceğe taşıyacak, &uuml;st puan diliminden &ouml;ğrencilerimizin gittiği okullarımızda durum &ccedil;ok farklılaşıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>G&ouml;z &ouml;n&uuml;ndeki bu okullada, derdi eğitimden ziyade ideoljik kavga olan, bu okulları kurtarılmış b&ouml;lge, savunulması gereken bir kale gibi g&ouml;ren ve bir şekilde okul aile birliklerine sızmış marjinal gruplar, hem yıllardır devam ettirdikleri &ouml;rg&uuml;tl&uuml; yapılarını kullanmakta hem de mevzuatın boşluklarından yararlanmaktalar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Girdikleri b&uuml;t&uuml;n ortamlarda değerlerimizi yok etmek, inan&ccedil; değerlerimizi aşağılamak, gen&ccedil;lerimiz ve gelecek nesillerimizin akıl ve beden sağlığı i&ccedil;in teehlike g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z b&uuml;t&uuml;n sapkınlıkları destekleyen zihniyetin eğitime verebileceği hi&ccedil; bir şey yoktur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Devletimizin b&uuml;t&uuml;n &ouml;deme işlemlerini, sorumluluğu olmayan sivil insanlara verdiği bir başka kurumu yoktur sanırım. İletişim, yardımlaşma, sosyal etkinlikler, eğitim i&ccedil;eriğine katkı gibi okul aile birliklerine tanımlanan işlevler, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z imkanlarıyla sıradan işlemler olmuştur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yetkililerden beklentimiz, gerekli &ouml;nlemleri alarak, en azından Anadolu&rsquo;nun bir&ccedil;ok ilinden gelen, duygu d&uuml;nyası tertemiz, ailesinin gurur kaynağı, başarılı masum &ccedil;ocuklarımızın, okul aile birlikleri &uuml;zerinden kurulan bu tezgahtan korumalarıdır. Bu iş vebali olan ve ciddiye alınması gereken bir iştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hangi Okul Aile Biriliği, sınırını bilen, okuluna katkı sunan, değerlerimizi kuşanmış bir Okul Aile Birliği diyorum.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jun 2022 22:25:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NEDEN ÖĞRETMEN EĞİTİMİ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/neden-ogretmen-egitimi-172</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/neden-ogretmen-egitimi-172</guid>
                <description><![CDATA[NEDEN ÖĞRETMEN EĞİTİMİ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“Öğretmen çok önemli, hizmet içi eğitim çok önemli, öğretmenler yetersiz, nitelikli öğretmen yetiştiremiyoruz, bu<br />
reformun başarılı olması öğretmenlerin eğitimden geçirilmesine bağlı. Bu çok önemli proje, öğretmen faktörünü<br />
dikkate almadığı için başarısız oldu, önce öğretmeni eğiteceksin kardeşim, önce öğretmen inanacak…”<br />
Hep duyduğumuz, her dönem ağızlara pelesenk olmuş bu klasik öğretmen eleştirisi ne kadar haklı? Bütün<br />
öğretmenler mi başarısız? Hangi branşlar, hangi yaş grubu, hangi fakülte mezunları daha başarısız? Her<br />
kademeden ve her meslek grubundan eğitim yöneticisinin, velinin vs. öğretmenleri eleştirmesi ne kadar doğru?<br />
Öğretmenlerin bu haksız ve yersiz eleştirilerden rahatsız olmadığı mı düşünülüyor? Öğretmene bu şekilde<br />
yaklaşmak ne kadar doğrudur?</p>

<p><br />
Daha birçok soru sorabiliriz. Öğretmenlerin yetersizlikleri de olabilir. Daha iyisi her zaman mümkündür. Ancak<br />
ülkemizde bitmek tükenmek bilmeyen öğretmen eleştirisinin, derinlerde taşıdığı başka bir anlamı daha var.<br />
Sistemin aksayan bütün yönlerinin günahını öğretmene yükleme kolaycılığına kaçılıyor. Her defasında günah<br />
keçisi öğretmenler oluyor. Yanlış sistemde öğretmenin emeğine de yazık ediliyor. Eğitimde başarının ölçüsü,<br />
bütün öğrencilere, test sınavında daha fazla net çıkartabilmek olunca öğretmenler bu eleştirilere gülüp geçiyor.<br />
Öğretmen eğitimi veya hizmet içi eğitim ne zaman gerçekten ihtiyaç haline gelir? Müfredatta, eğitim yöntem ve<br />
tekniklerinde, eğitim yaklaşımında, içerikte, eğitim teknolojisi kullanımında, köklü paradigma değişikliklerinde<br />
mevcut öğretmen kadrosunu eğitime almak ihtiyaç haline gelebilir ve mantıklı da olur. Bu durumda hizmet içi<br />
eğitimin içeriği de bu yeni ihtiyaca göre düzenlenir ve bir amaca hizmet eder. Peki, bugün böyle mi yapılıyor?<br />
Bugün yapılan eğitim, daha önce yapılanların tekrarından öteye geçemiyor. İletişim, ileti, dönüt, empati, şiddetle<br />
ve tacizle mücadele… Birkaç yıl önce ilçelerin yaptığı, örnek alınabilecek güzel uygulamalar vardı. Öğretmenlerin<br />
talepleri doğrultusunda belirlenen, gönüllülük esasına göre yapılan eğitimler, anketlere yansıyan memnuniyet<br />
oluşturuyordu. Bu anlamlı çaba merkezileşince, bu güzel uygulamalar da zarar gördü veya yapılamaz oldu.<br />
Yaptıklarınızı bir de bizim gözetimimizde yapın demenin bir anlamı yoktu hâlbuki.</p>

<p><br />
Bakanlığın yapması gereken, öğretmenlere ilkel yöntemlerle, kavimler göçü gibi bir yerlerden bir yerlere<br />
koşturarak, yasak savmak için yapılan, verimsiz salon eğitimleri planlamaktan ziyade öğretmeni eğitime,<br />
gelişmeye, araştırmaya, üniversitelere, yüksek lisans ve doktoraya, sertifika programlarına, ikinci üniversiteye<br />
teşvik edecek sistemi kurmaktır. Hizmet puanı gibi, ücret farklılığı gibi çeşitli avantajlar sağlayarak çok daha güzel<br />
sonuçlar alınacaktır.</p>

<p><br />
Öğretmenlik Meslek Kanunu ile bu sistem çok daha etkili kurulabilirdi. Bu şans iyi değerlendirilemedi. Çıkarılan<br />
kanuna göre mevcut öğretmen kitlesinin en az yüzde ellisinin başöğretmen olma şansı yok. Yirmi beş hizmet yılı<br />
olan bir öğretmen, bir yıl içinde uzman öğretmen olsa bile başöğretmen olabilmek için on yıl daha beklemek<br />
zorunda kalacak.</p>

<p><br />
Öğretmen ve idarecilerin iş başında eğitimi ile ilgili sistem kurgulamadan, eğitim sistemimizin en temel<br />
açmazlarına çözümler üretmeden, başarının ölçüsünü belirlemeden ve adaletli bir ödül sistemi kurmadan yapılan<br />
eleştirinin de düzenlenen eğitimlerin de bir kıymeti olmayacaktır.</p>

<p><br />
<strong>Talat YAVUZ</strong><br />
Memur Sen İstanbul İl Başkanı<br />
yavuztlt@hotmail.com</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Apr 2022 22:58:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAYRAM SABAHI</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bayram-sabahi-171</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bayram-sabahi-171</guid>
                <description><![CDATA[BAYRAM SABAHI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="font-size: 13px;">Ge&ccedil;mişi bug&uuml;nlere taşımak imkanım olsa taşırdım.</p>

<p style="font-size: 13px;">Geleceğin yarattığı korkunun, ge&ccedil;mişin izlerini silmesine izin vermemek i&ccedil;in yazıyorum mazinin g&uuml;zelliklerini.</p>

<p style="font-size: 13px;">Bir kişi bile anlasa yeter!</p>

<p style="font-size: 13px;">Bu bayram sabahında!</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Eski bayramların tadı kalmadı diye, yeni bayramların sihirli yanlarını da inkar edemeyiz.</p>

<p style="font-size: 13px;">Hala iyi insanlarımız mevcut.</p>

<p style="font-size: 13px;">Yılda bir kez de olsa, yoksulun &ouml;n&uuml;ne bir par&ccedil;a et koyan! Yoksulu giydiren.</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Balonlarla, faytonlarla yetinen &ccedil;ocukların şımarıklığı olmalıydı bayram.</p>

<p style="font-size: 13px;">Ellerinde &quot;a&ccedil;ım&quot; yazılı kartonların şehirlerinde, sefaletle &ccedil;ocukluğun buluştuğu ayaklanma değil.</p>

<p style="font-size: 13px;">&Ccedil;ocukların hazinesini cep telefonları &ccedil;aldı desem, teknolojiye d&uuml;şmanlık etmiş varsayılırım.</p>

<p style="font-size: 13px;">Ama kaybolan hoşg&ouml;r&uuml;, yaralı dostluklar, buz gibi komşulukların teknolojiyle ne ilgisi var?</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;"><img alt="" src="/Images/kosebayramsabhi(1).jpg" /></p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Bayram g&uuml;nlerinde, y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ocukluğunu saklamış b&uuml;y&uuml;kleri arıyor insan.</p>

<p style="font-size: 13px;">Şimdiki zamanı reddetmeden, ge&ccedil;mişin asaletini etrafına dağıtan.</p>

<p style="font-size: 13px;">Zulasında &ccedil;ocuklarla bayramı b&ouml;l&uuml;şmenin sevinci.</p>

<p style="font-size: 13px;">G&uuml;llerden &ouml;z&uuml;r dileyen dikenler gibi.</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Bayramlar, iyiliği, g&uuml;zelliği, barışı ve huzuru anlatmıyorsa... Hala d&uuml;şmanlığın siyaseti yapılıyorsa &uuml;stelik.</p>

<p style="font-size: 13px;">İ&ccedil;inde kardeşliği, &ccedil;ocuk sevgisini ve &uuml;lke b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; barındırmıyorsa.</p>

<p style="font-size: 13px;">Ve her ge&ccedil;en bayram biraz daha birbirinden uzaklaşıyorsa insanlar.</p>

<p style="font-size: 13px;">Bayramlar da h&uuml;z&uuml;nl&uuml; oluyor.</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Erişilmesi m&uuml;mk&uuml;n olmayan ge&ccedil;miş zamanları seyrederken, şimdiki zamanın ger&ccedil;eklerine de bakıyorum.</p>

<p style="font-size: 13px;">Her bayram iyi kalpli insanları yağmalamaya yetecek kadar k&ouml;t&uuml; kalpli insanların varlığını da g&ouml;r&uuml;yorum.</p>

<p style="font-size: 13px;">Onlara &quot;bayram aracısı&quot; diyorlar. &quot;O y&uuml;zdendir&quot; diyorum. &quot;Ne kadar a&ccedil; insan.</p>

<p style="font-size: 13px;">O kadar s&uuml;kseli ara&ccedil;!&quot;</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Bayram sabahında bile &ouml;l&uuml;m &ouml;l&uuml;m haberleri geliyor. Donup kalıyor analar.</p>

<p style="font-size: 13px;">Kendimizi onların yerine koymak gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nsem ne yazar!</p>

<p style="font-size: 13px;">Ateşin d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; yeri yaktığı yadsınamazken!</p>

<p style="font-size: 13px;">&nbsp;</p>

<p style="font-size: 13px;">Ge&ccedil;mişi bug&uuml;nlere taşımak imkanım olsa taşırdım.Bayramları da.</p>

<p style="font-size: 13px;">Bayramlar bizi eskisi gibi zannediyor ya!</p>

<p style="font-size: 13px;">Biz her şeyiz, eski ve yeni olan...</p>

<p style="font-size: 13px;">Hi&ccedil;bir şeyiz belki de.</p>

<p style="font-size: 13px;">Ne eskiden ne şimdi...</p>

<p style="font-size: 13px;">Alıntı.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Apr 2022 22:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAVAŞ BİTER, DERS ALAN KAZANIR</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/savas-biter-ders-alan-kazanir-170</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/savas-biter-ders-alan-kazanir-170</guid>
                <description><![CDATA[SAVAŞ BİTER, DERS ALAN KAZANIR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Savaş deyince aklıma hep İran -Irak savaşı geliyor. &Ccedil;ocukluk yıllarımız, sekiz yıl s&uuml;ren ve galibi belli olmadan sona eren İran-Irak savaşı ve Filistin direnişine dair radyo haberlerini dinlemekle ge&ccedil;ti. Afgan cihadı, K&ouml;rfez Savaşı, Bosna, Suriye derken savaşın ders kitaplarında anlatılan, kılı&ccedil; kalkanla yapılan savaşlardan ibaret olmadığını yaşayarak g&ouml;rd&uuml;k, g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Rusya Ukrayna Savaşı devam ediyor. &ldquo;Sarı sa&ccedil;lı ve mavi g&ouml;zl&uuml;lerin&rdquo; &uuml;lkesindeki savaşı d&uuml;nya daha bir &ouml;zenle haber yapıyor, değerlendiriyor. İslam &uuml;lkelerindeki savaşları ve bu savaşların sebep olduğu dramı ikiy&uuml;zl&uuml;l&uuml;kle karşılıyorlardı h&acirc;lbuki. Sonunda savaşsalar da &ldquo;k&uuml;f&uuml;r tek millettir&rdquo; ilkesinin doğrulandığını bir kez daha g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Savaş devam ederken yapılan değerlendirmeler kadar, savaşın sonunda yapılacak değerlendirmeler de &ouml;nemlidir. İ&ccedil;eride ve dışarıda olup bitenlere bakmak ve hi&ccedil;bir ayrıntıyı atlamamak gerekiyor. Tam da burada, yirmi yıllık bir g&ouml;zlemimi ve cevabını aradığım bir soruyu sizlerle paylaşacağım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Anadolu&rsquo;da g&ouml;rev yaptığımız yıllardı, Tarım Bakanlığının &ccedil;ift&ccedil;ilere yaptığı desteğin ne kadar yanlış yapıldığını tartışıyor ve bu uygulamada bir art niyet yok mu sorusuna cevap arıyorduk. K&ouml;yl&uuml;lerin, &ldquo;tarla parası&rdquo; dediği desteğin tutarı, &uuml;r&uuml;ne değil, sahip olunan araziye g&ouml;re belirleniyordu. İsterse arazi hi&ccedil; ekilip bi&ccedil;ilmesin fark etmiyordu. &Ccedil;ift&ccedil;iye adeta, tarlanı ekip bi&ccedil;mene gerek yok deniyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tarımda kendi kendine yeten nadir &uuml;lkelerden olduğumuzu &ouml;ğrenmiş ve &ouml;ğretmiştik hep. Hatta sadece tarım &uuml;r&uuml;n&uuml; ihra&ccedil; etmeyi eleştirir, &ouml;ğrencilerimize, teknolojik &uuml;r&uuml;nler ihra&ccedil; eden &uuml;lke olma hedefini anlatırdık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Zamanla &uuml;&ccedil; harfli zincir marketlerin raflarında, Sırbistan&rsquo;dan ithal kuru &uuml;z&uuml;m, Kanada&rsquo;dan mercimek g&ouml;rm&uuml;ş ve ge&ccedil;ici kuraklıktandır vs. diyerek dikkate almamıştım. Anadolu&rsquo;da seyahatlerim sırasında &ccedil;orak buğday tarlalarına bakar, ardından &uuml;lkemizdeki israfı hatırlar ve bir g&uuml;n yokluğu yaşarız derdim hep ve hala nasıl kendi kendine yeten &uuml;lke olarak kaldığımızı sorgulardım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Savaş nedeniyle Ukrayna&rsquo;da kalan on yedi y&uuml;k gemisi y&uuml;z&uuml;nden nerdeyse &uuml;lkede gıda krizi &ccedil;ıkacaktı. Şimdi gereken ders &ccedil;ıkarılmalı ve &ouml;nlemler hızla alınmalıdır. Hem &uuml;retimi artıracak &ouml;nlemler alınmalı hem de şu gıda israfını &ouml;nleyecek kampanyalar başlatılmalıdır. Nasıl &ldquo;sıfır atık&rdquo; kampanyası yapıyorsak israfı &ouml;nlemek i&ccedil;in de kampanya başlatmalıyız. Okullar, sivil toplum kuruluşları, odalar, otel ve restoran zincirleri, siyasiler&hellip; Sorumluluk sahibi kim varsa adım atmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;ık b&uuml;fe, serpme ne kadar israfa yol a&ccedil;an servis y&ouml;ntemi varsa g&ouml;zden ge&ccedil;irilmelidir. Yarışmalar yapılmalı, &ouml;d&uuml;ller koyulmalı, &ouml;ğrenciler bilin&ccedil;lendirilmelidir. &Ouml;l&ccedil;&uuml;mler yapılmalı, sonu&ccedil;lar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bir g&uuml;nde &ccedil;&ouml;pe atılan ekmek miktarına ait istatistik sonu&ccedil;larının paylaşılması ile kampanya başlatılabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gıdanın stratejik bir silah gibi kullanılabileceğini, enerji kaynakları i&ccedil;in verilen m&uuml;cadelenin d&uuml;nyayı nereye getirdiğini unutmamak gerekiyor. &Ccedil;in&rsquo;in uzun zamandır gıda stok etmesini iyi anlamalıyız. Sanayileşirken, k&ouml;yden kente g&ouml;&ccedil;erken neleri kaybettiğimizi şimdi daha iyi anlamış olmalıyız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Keşke d&uuml;nyaya SİHA ile a&ccedil;ılırken, tarım alanında da iyi durumda olsaydık. Tohum ıslah &ccedil;alışmalarımızın da katkısıyla tekrar kendi kendine yeten &uuml;lke olma şansını yakalamalıyız. Yere d&uuml;şen ekmeği y&uuml;kseğe kaldıran bir millet olarak israftan da kurtulmalıyız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>18 Mart &Ccedil;anakkale Zaferi&nbsp;Kutlu Olsun.</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Talat YAVUZ /&nbsp;</strong>Memur Sen İstanbul İl Başkanı</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Mar 2022 08:31:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz üzerimize düşeni yaptık, ya siz?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-uzerimize-duseni-yaptik-ya-siz-169</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-uzerimize-duseni-yaptik-ya-siz-169</guid>
                <description><![CDATA[Biz üzerimize düşeni yaptık, ya siz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;anakkale zaferinin 107. yılını yine muhteşem t&ouml;renlerle kutladık. Hem &Ccedil;anakkale&rsquo;de hem de Anıtkabir&rsquo;de y&uuml;z binlerce kişi bu vatan uğruna seve seve canlarını verenleri bir kez daha rahmetle andı. Dile kolay 250 bin gencin şehit olduğu &Ccedil;anakkale&rsquo;de nasıl bir tarih yazdığını bilmemize rağmen ancak yılda bir kez, 18 Mart tarihinde hatırlamamız ayrı bir konu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;ıldı g&ouml;ky&uuml;z&uuml;, seyre daldı melekler, u&ccedil;arcasına gitti Mehmetler. 57. Alay&rsquo;ın g&uuml;n&uuml; bug&uuml;n yemin ettiler Allah&rsquo;a mahşerde olacak d&uuml;ğ&uuml;n. &ldquo;Şehit kıyamet g&uuml;n&uuml; i&ccedil;inde can verdiği elbiseleriyle dirilecektir.&rdquo; (Hadis-i Şerif) Kanlı elbiseleriyle &lsquo;Kalk!&rsquo; denilince bu toprakta yatana&hellip; Sana sormazlar mı; ne yaptınız diye bu aziz vatana?...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu g&uuml;zel c&uuml;mlelerden ve Hadis-i Şerif&rsquo;ten alacağımız &ccedil;ok dersler olmasına rağmen, hala &uuml;lkedeki bir takım vatan hainlerinin, inadına bu &uuml;lkenin b&ouml;l&uuml;nmesi i&ccedil;in gayret g&ouml;stermelerine bir mana veremiyoruz. Conkbayırında&nbsp; Mustafa Kemal o tarihi olayı ş&ouml;yle anlatır&hellip;..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Şimdi burada tesad&uuml;f ettiğimiz sahne en enteresan bir sahnedir. Olayın en m&uuml;him anı bence budur.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Bu esnada Conkbayırı&rsquo;nın g&uuml;neyindeki 261 rakımlı tepeden sahilin g&ouml;zetlenmesinde g&ouml;revli bulunan bir m&uuml;freze eratının Conkbayırı&rsquo;na doğru koşmakta olduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Size şu karşılıklı konuşmayı aynen ifade edecegim!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şahsen bu eratın &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkarak:</p>

<p>-&lsquo;Ni&ccedil;in ka&ccedil;ıyorsunuz?&rsquo; Dedim.</p>

<p>-&lsquo;Efendim, d&uuml;şman!&rsquo; Dediler.</p>

<p>-Nerede?</p>

<p>-İşte, diye 261 rakımlı tepeyi g&ouml;sterdiler.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hakikatte d&uuml;şmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve serbestlik i&ccedil;inde ileriye doğru y&uuml;r&uuml;yordu. Şimdi vaziyeti d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n: Ben kuvvetlerimi bırakmışım, erat on dakika istirahat etsin diye.. D&uuml;şman da bu tepeye gelmiş&hellip; Demek ki d&uuml;şman bana benim askerlerimden daha yakın! Ve d&uuml;şman, benim bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek fena vaziyette yakalanmış olacaktı. O zaman artık bunu bilmiyordum, bir mantık d&uuml;ş&uuml;ncesiyle midir, yoksa i&ccedil;imden gelen tabii bir duygu ile midir, bilmiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ka&ccedil;an erata:</p>

<p>-&lsquo;D&uuml;şmandan ka&ccedil;ılmaz&rsquo; dedim.</p>

<p>-&lsquo;Cephanemiz kalmadı&rsquo;</p>

<p>-&lsquo;Cephaneniz yoksa s&uuml;ng&uuml;n&uuml;z var&rsquo; dedim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve bağırarak bunlara s&uuml;ng&uuml; taktırdım, yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırı&rsquo;na doğru ilerlemekte olan piyade alayı ile dağ bataryasının yetişebilen eratını &lsquo;marş marş&rsquo;la benim bulunduğum yere gelmeleri i&ccedil;in yanımdaki emir subayını g&ouml;nderdim. Bu erat s&uuml;ng&uuml; takıp yere yatınca d&uuml;şman erleri de yere yattı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>KAZANDIĞIMIZ AN, BU ANDIR&hellip;</strong></span></p>

<p>Mustafa Kemal&rsquo;in askerin d&uuml;şmandan mermisinin bitmesi &uuml;zerine ka&ccedil;ışını durdurması ve ardından s&uuml;ng&uuml; takıp, &lsquo;Yere yat!&rsquo; emrini vermesi karşı taraftan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; 900 metre kadar uzaktaydı. İlerleyen ANZAK birliklerinin başında bulunan komutanlardan Teğmen Tulloch savaş sonrası anılarını aktardığı bir s&ouml;yleşide &ldquo;Conkbayırı&rsquo;nın tepesinde bir T&uuml;rk subayın ağacın altında durduğunu ve koşanlara emirler yağdırdığını&rdquo; s&ouml;ylemiştir. &Ccedil;ekilmeden &ouml;nce Yarbay Mustafa Kemal olma olasılığı y&uuml;ksek bir T&uuml;rk subayına nişan alır ve ateş eder. Iskalamıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>KAYBETTİKLERİ AN, BU ANDIR!</strong></span></p>

<p>K&uuml;reselleşen d&uuml;nyada milli duygulara sahip yeni nesillerin yetiştirilmesi giderek &ouml;nem kazanmaktadır. &Ccedil;anakkale Savaşı Milli Şuuru t&uuml;m benliğiyle yaşayan kahraman ecdadımızın g&ouml;sterdiği tarihimizin en b&uuml;y&uuml;k şeref levhalarından birisidir. Her zaman olduğu gibi bug&uuml;n de &ccedil;ok muhta&ccedil; olduğumuz birlik ve beraberlik, o g&uuml;n ortaya konmuştur. Canları bu toprağa d&uuml;şm&uuml;ş kahraman ecdadımızın torunları olarak varlığımızın en mukaddes temeli olan İstiklal ve Cumhuriyeti&rsquo;nin ebedi bek&ccedil;ileri olarak elimizden geleni yapmalıyız. Herhalde bunu yerine getirmemiz i&ccedil;in herhangi bir engelimiz yok. Hele hele Bombasırtı Vakasını anlattıktan sonra vatan sevgisinin ne demek olduğunu bir kez daha k&ouml;t&uuml; niyetlilere hatırlatmak istiyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>&ldquo;Karşılıklı siperler arasında mesafemiz sekiz metre, yani &ouml;l&uuml;m muhakkak&hellip;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Birinci siperdekiler, hi&ccedil;biri kurtulmamacasına tamamen d&uuml;ş&uuml;yor, ikinci sıradakiler onların yerine ge&ccedil;iyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir &ouml;l&ccedil;&uuml;!... İşi Allah&rsquo;a bırakıp, kadere razı olmayı biliyor musunuz? &Ouml;leni g&ouml;r&uuml;yor, &uuml;&ccedil; dakikaya kadar &ouml;leceğini biliyor, en ufak bir &ccedil;ekinme g&ouml;stermiyor. Sarsılmak yok! Okuma bilenlerin elinde Kuran&rsquo;ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şehadet getirerek y&uuml;r&uuml;yorlar. Bu T&uuml;rk askerindeki ruh kuvvetini g&ouml;steren şaşılacak ve takdire değer bir &ouml;rnektir. Emin olmalısınız ki &Ccedil;anakkale Savaşlarını kazandıran, bu y&uuml;ksek ruhtur.&rdquo; Bunu anlatan b&uuml;y&uuml;k komutan Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;t&uuml;&hellip;..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Top t&uuml;fekten daha sık, g&uuml;lle yağan mermiler.</p>

<p>Kahraman ordunu seyret ki bu tehdide g&uuml;ler!</p>

<p>Ne &ccedil;elik tabyalar ister, ne siner hasmından;</p>

<p>Alınır kal&rsquo;a mı g&ouml;ğs&uuml;ndeki kat kat iman?</p>

<p>Hangi kuvvet onu başa, edecek kahrına ram?</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; tesis-i ilahi o metin istihkam.</p>

<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mehmet Akif Ersoy</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>107. yılında g&ouml;z&uuml;n&uuml; kırpmadan, seve seve bu kutsal topraklar i&ccedil;in canını veren t&uuml;m şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anar, saygılarımızı sunarız. Ruhları şad olsun.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Mar 2022 08:30:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğretmenler aslında ne der?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-aslinda-ne-der-168</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-aslinda-ne-der-168</guid>
                <description><![CDATA[Öğretmenler aslında ne der?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Okullarda &ouml;ğretmenlerle, &ouml;ğrenciler arasında ge&ccedil;en diyaloglar olduk&ccedil;a ilgin&ccedil;tir. &Ouml;ğretmenler &ouml;ğrencilere kullandığı o bilinen c&uuml;mlelerin neyi ifade ettiğini hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n&uuml;z m&uuml;? İşte bu yazı &Ouml;ğretmenlerin aslında ne demek istediklerinin en g&uuml;zel bir a&ccedil;ıklamasıdır. Değerlendirmek dileğiyle...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>BEN biliyorum bunları,bana lazım değil. &Ouml;ğrencinin kendi sınırlarını fark etmesini sağlar. Tecr&uuml;belerin, bilginin kaybolmadığını, &uuml;st &uuml;ste birikerek bir kazanım oluştuğunu vurgular.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>KONUŞMAK isteyen varsa dışarı &ccedil;ıksın. Hayatta daima bir tercih şansının olduğunu işaret eder. &lsquo;Karakterinizi, kişiliğinizi ne yapmak istediğiniz y&ouml;n&uuml;ndeki tercihleriniz belirler&rsquo; mesajını verir</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>KONUŞMALAR başlandığına g&ouml;re herkes anladı galiba? Neden-sonu&ccedil; ilişkisini kavramaya yardımcı olur. Ger&ccedil;ekleşen olayın, neyin sonucu olduğunu değerlendirme fırsatı verir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;AY, kahve istermisin evladım? Adeta tek başına bir ironi dersidir. Ayrıca konukseverlik, misafirperverlik adına da g&ouml;ndermeleri mevcuttur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>BEN R&uuml;zgar&rsquo;a sordum, sen R&uuml;zgar mısın? Herkesin kendinden sorumlu olduğunu, kişinin yaptıklarının sorumluluğunu alması gerektiğini anlatır. &Ouml;z benliğin fark edilmesi i&ccedil;in harika bir &ouml;rnektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>KENDİNİ de unutsaydın? Esasen kişinin kendisi i&ccedil;in ne kadar &ouml;nemli olduğunu vurdular.&rsquo; Şu hayattaki en &ouml;nemli şey sensin der!&rsquo; &Ouml;ğrencinin &ouml;zg&uuml;veninin artmasına katkıda bulunur.</p>

<p>SENE sonunda ben de seni unutacağım. Hayatın bir hesaplaşmalar b&uuml;t&uuml;n&uuml; olduğunu g&ouml;sterir ve korkuların &uuml;zerine gidilmesi gerektiğini tembihler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>GECE beşik mi salladın? Kişiye sorumluluklarını, zamanı d&uuml;zg&uuml;n kullanılması gerektiğini hatırlatır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ARKADAŞIN camdan atlasa sen de mi atlayacaksın? &Ouml;ğrencinin kendisine &ldquo;Bu hayatta ben kimim?&rdquo; sorusunu sormasını sağlar. &Ouml;ğrencinin hayattaki yerini fark etmesine kendini kime neye g&ouml;re tanımladığını g&ouml;rmesine yardımcı olur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>KOMİK bir şey varsa s&ouml;yleyin, biz de g&uuml;lelim. Paylaşımın &ouml;nemini hatırlatır, &ouml;ğrencileri birbirleriyle kaynaştırır. Mutluluğun paylaştık&ccedil;a arttığına canlı bir &ouml;rnektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>PARMAK kaldırmak zaten &ldquo;&ouml;ğretmenim&rdquo; demek! &lsquo;S&ouml;z g&uuml;m&uuml;şse, s&uuml;kut altındır&rsquo; lafının &ouml;zetidir. Doğru zamanda konuşmanın ve doğru yerde susmanın erdemlerini anlatır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>SEN dinlemiyorsun, bari dinlemek isteyene engel olma. &lsquo;Başkalarının &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n başladığı yerde senin &ouml;zğ&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n biter&rsquo; fikrinin a&ccedil;ıklamasıdır. Bir demokrasi dersidir adeta.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ZAMANINDA biz de &ouml;ğrenci olduk. Hayatların aslında birbirinin tekrarı olduğu, bir fark olacaksa onu bizzat kendinizin yaratabileceği fikrini verir. &Ouml;zg&uuml;n bireyler yetiştirmenin anahtarıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ARKADAŞLARININ yanında rencide etmek istemiyorum seni! Kişilik haklarına saygı, birey olma &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, kişinin toplumdaki yeri ve &ouml;nemi konularında eşsiz dersler barındırır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>EN son ne dedim ben?... Dinlemiyorsunuz ki! Dinlemenin &ouml;nemini vurgular. Goethe&rsquo;nin dediği gibi, &ldquo;Konuşmak bir ihtiya&ccedil;sa, dinlemek bir sanattır&rdquo; der bize.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;OCUĞUM, yavrum, evladım, hayvan herifff!! &ldquo;Edep, edepsizlerin edepsizliğine sabretmektir&rdquo;, biz Mevlana&rsquo;nın bu m&uuml;kemmel s&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;z&uuml;n&uuml; anlatır bu kısacık serzeniş.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>KOPYA &ccedil;ekerek aslında beni değil kendinizi kandırıyorsunuz. Ne yaparsan kendine mesajının en net verildiği ifadedir.&rsquo; Kendini kandırmak &ccedil;ok kolaydır ancak yalan &uuml;zerine bir hayat inşa etmek gelecekte o hayatın &ccedil;&ouml;kmesi demektir&rsquo;der.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>KAĞIDINA bakabilirsin tabii ki, ama y&uuml;ksek not verdiysem geri alırım. Hayatta risk alabildiğin kadar varsın, risk almadan y&uuml;kselmenin, bir yerlere gelmenin m&uuml;mk&uuml;n olmadığını anlatır bize. Belki de en kıymetli derstir klişe dediğimiz s&ouml;zlerin bize verdiği.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İSTEDİĞİNİZ sorudan başlayabilirsiniz. &lsquo;Hayatınız sadece kendi tercihlerinizden ibaret bir yoldur&rsquo; der. Karar verirken 10 d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n, bir harekete ge&ccedil;in mesajını gayet kolay ve etkili bir yoldan verir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ŞU andan itibaren herkes birbirine k&uuml;s. Bazen ilerliyebilmek, başarılar kazanmak, iyi şeyler ortaya koymak i&ccedil;in yalnız kalmaya ihtiyacımız vardır, bunu anlatan, bir s&ouml;zd&uuml;r bu. Bazen başkalarına sırtınızı d&ouml;nmeniz gerektiğinde,&ccedil;ekinmeden d&ouml;n&uuml;n. Bu arkanızda kalan yolu g&ouml;rmenizi sağlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>SİZ evinizde de mi b&ouml;ylesiniz? Evinizde de mi &ccedil;&ouml;pleri yere atıyorsunuz? Sosyalleşme, toplum i&ccedil;inde yaşam, g&ouml;rg&uuml; kuralları g&uuml;zellemesidir. Birlikte yaşamanın erdemlerini en temel kurum aile &uuml;zerinden etkili bir şekilde anlatır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&lsquo;Alıntıdır&rsquo;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Nov 2021 22:42:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖĞRETMEN İTİBARINI ARIYOR</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmen-itibarini-ariyor-167</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmen-itibarini-ariyor-167</guid>
                <description><![CDATA[ÖĞRETMEN İTİBARINI ARIYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya değişiyor. Eğitim alanında her şeyin yenisini konuşuyoruz. Yeni okul diyoruz mesela, yeni diploma, yeni meslekler, yeni yeterlilikler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yirmi birinci y&uuml;zyıl becerileri, dijital d&uuml;nya, elektronik paralar, teknolojik gelişmeler g&uuml;ndemimizden hi&ccedil; d&uuml;şm&uuml;yor. Kaybolan meslekler, ortaya &ccedil;ıkan yeni iş alanları ve yeni meslekleri konuşuyoruz. B&uuml;t&uuml;n bu baş d&ouml;nd&uuml;ren gelişmeler &ouml;ğretmenlik mesleğinin değerini ve işlevini boşa &ccedil;ıkaramıyor. Ancak bu durum, &ouml;ğretmenlik mesleğinin uzun zamandır eski itibarını aradığı ger&ccedil;eğini de değiştiremiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmen eski itibarını arıyor. &Ouml;ğretmen, itibarın y&uuml;ksek maaşla paralel artmadığını biliyor. Toplum nezdinde y&uuml;ksek gelirli bir işe sahip olmak, beraberinde itibarı getirse de &ouml;ğretmenlik mesleğinin farklı olduğunun herkes farkında. &Ouml;ğrencilerinin g&ouml;z&uuml;ndeki &ouml;ğretmen imajı aslında bize bir&ccedil;ok şeyi anlatıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n &ouml;ğretmenleri değersizleştiren maaşlarının d&uuml;ş&uuml;k olması değil bir t&uuml;rl&uuml; istikrar kazandıramadığımız ve hala y&ouml;n&uuml;n&uuml; aramakta olan eğitim sistemimizdir. Erdemli insan yetiştirmeye değil sınavları kazanmaya endeksli eğitim sisteminde &ouml;ğretmenlerin itibarını korumaları ve y&uuml;celtmeleri m&uuml;mk&uuml;n değildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sınav ve eleme varsa, az sayıda kazanan, &ccedil;ok&ccedil;a kaybeden var demektir. En değerli varlıklarına kaybettiren &ouml;ğretmene insanlar neden itibar versinler ki?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenlerin itibar arayışı son g&uuml;nlerde, &Ouml;ğretmenlik Meslek Kanunu talebi olarak kamuoyuna yansıyor. &Ouml;ğretmen, meslek kanunu ile şiddetten korunacağına, bir kariyer sistemine d&acirc;hil olacağına, eğitiminden atanmasına bir&ccedil;ok alanda avantajlı hale geleceğine inanıyor. Kadrolu atanacağını, 3600 ek g&ouml;stergeye ulaşacağını, eğitim y&ouml;neticiliğinin kadrolu ve profesyonel bir meslek olacağını umuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Salgın s&uuml;recinde uzaktan eğitimle boğuşan, devamında yaşanan &ouml;ğrenme kayıplarının telafisi i&ccedil;in daha fazla fedak&acirc;rlık yapan ve bu s&uuml;re&ccedil;te okuldan ayrı kalan &ouml;ğrencilerin davranış bozuklukları ile baş etmeye &ccedil;alışan &ouml;ğretmen, &ldquo;yatarak maaş alan meslek&rdquo; sahibi olarak g&ouml;r&uuml;lmekten rahatsız oluyor. Emeğine saygı duyulmadığını, haksızlığa uğradığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yine bir &Ouml;ğretmenler G&uuml;n&uuml; ve g&uuml;ndem eğitim ve &ouml;ğretmenler olacak. Salgın s&uuml;recinde kaybettiğimiz meslektaşlarımızı anarak, onlara Fatihalar okuyarak, problemleri g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkaracak faaliyetlerle bir g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne de olsa anılmanın gururu yaşanacak. Topluma y&ouml;n veren bu ulvi mesleği icra edenler, problemlerini bir kenara bırakarak g&uuml;nlerini kutlayacaklar. Dertlerini i&ccedil;ine atacak ve &ccedil;evrelerine mutlu g&ouml;r&uuml;nerek, umudun temsilcisi olacaklar. K&ouml;ylerden şehir merkezlerine b&uuml;t&uuml;n &uuml;lke &ouml;ğretmenlerin bu g&uuml;n&uuml;ne şahit olacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Umalım bu &ouml;ğretmenler g&uuml;n&uuml; farklı olsun. &Ouml;zl&uuml;k hakları iyileşsin ve en &ouml;nemlisi de bir meslek kanununa sahip olsunlar. Bu duygularla b&uuml;t&uuml;n meslektaşlarımın g&uuml;n&uuml;n&uuml; kutluyorum. Ne mutlu &ouml;ğrencilerine &ouml;zg&uuml;ven veren eğitimcilere, ne mutlu &ouml;ğrencilerine vatan, millet, din, bayrak sevgisi verebilen adanmış &ouml;ğretmenlere.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Nov 2021 22:42:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CUMHURİYET TARAFTARLIĞI</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/cumhuriyet-taraftarligi-166</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/cumhuriyet-taraftarligi-166</guid>
                <description><![CDATA[CUMHURİYET TARAFTARLIĞI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;Cumhuriyet y&uuml;ksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir iradedir. Cumhuriyet fazilettir&hellip; Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.&rdquo; T&uuml;rkiye Cumhuriyeti; her manası ile B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk Milletinin &ouml;z ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima y&uuml;kselecektir, ebediyen payidar olacaktır&hellip;&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhuriyet yeni ve sağlam esaslarıyla, T&uuml;rk milletinin g&uuml;venli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asil fikirlerde ve ruhlarda yarattığı g&uuml;venlik itibariyle b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n yenibir hayatın m&uuml;jdecisi olmuştur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Demokrasi ilkesinin en &ccedil;ağdaş ve mantıki uygulamasını sağlayan h&uuml;k&uuml;met şekli Cumhuriyettir. Millet egemenliğini Devlet idaresine katılmasını ancak zamanında oyunu kullanmakla sağlar.&rdquo; diyerek milletin h&uuml;r iradesinin ancak bu idare bi&ccedil;iminde devlete yansıyacağına işaret etmektedir. T&uuml;rkiye Cumhuriyetinin &ouml;zelliklerini ve ilkelerini diğer rejim ve siyasi kurumlardan daha &uuml;st&uuml;n, daha kıymetli ve uygulanabilirlik y&ouml;n&uuml;n&uuml; daha iyi olduğunu g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Diğer rejim ve y&ouml;netim bi&ccedil;imlerini kesinlikle T&uuml;rk Milletinin b&uuml;nyesine uygun bulmamıştır. Bu hususta ki kesin kararını da ş&ouml;yle a&ccedil;ıklamaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, biz bu ve bundan &ouml;nceki teorileri &uuml;lke ve milletimiz i&ccedil;in uygun g&ouml;rm&uuml;yoruz. Biz &uuml;lke halkı olan bireyler ve t&uuml;rl&uuml; sınıf mensuplarının birbirlerine yardımlarının aynı derece ve aynı eşitliksever duygularla sağlanmasına &ccedil;alışmak isteriz. Bu tutumun devletin yapısının g&uuml;&ccedil;lendirilmesi i&ccedil;in daha uygun olduğu kanaatindeyiz. Bizim g&ouml;z&uuml;m&uuml;zde &ccedil;it&ccedil;i, &ccedil;oban, iş&ccedil;i, t&uuml;ccar, sanatkar, asker, doktor kısacası herhangi bir toplumsal kurumda &ccedil;alışan bir yurttaşın hak, menfaat ve h&uuml;rriyeti eşittir. Devlete bu d&uuml;ş&uuml;nce ile yararlı olmak, milletin g&uuml;venlik ve iradesini yerinde kullanabilmek, bizce, bizim anladığımız anlamda halk y&ouml;netimi h&uuml;k&uuml;metin iradesi ile m&uuml;mk&uuml;n olur.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Atat&uuml;rk devleti milletin simgesi olan, teşkilatlanmış, bir varlık kabul eder. Ona g&ouml;re millet devlet i&ccedil;indir, devlet de millet i&ccedil;indir. &ldquo;H&uuml;rriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanağı, milli egemenliktir.&rdquo; diyen Atat&uuml;rk Cumhuriyet&rsquo;e ve Cumhuriyet&ccedil;iliğe temel olan anlayışları ve temel olan ilkeleri ortaya koyuyor. O, millet ve fert olarak her t&uuml;rl&uuml; imkanın, ancak Cumhuriyet idaresi sayesinde elde edilebileceğine inanmaktadır. Diyor ki &ldquo;Cumhuriyet demek, imkan demektir. Bu sistem ve y&ouml;netimle T&uuml;rk Milleti her t&uuml;rl&uuml; imkana kavuşmuştur ve kavuşacaktır.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n cihan bilsin ki, benim i&ccedil;in bir taraflılık vardır. Cumhuriyet taraftarlığı,fikri ve i&ccedil;timai inkilap taraftarlığı&hellip; Bu noktada yani T&uuml;rkiye camiasında bir ferdi, hari&ccedil; tasavvur etmek istemiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k &ouml;nder Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n bu g&uuml;zel s&ouml;zleri, son g&uuml;nlerde durmayan tartışmalara herhalde en g&uuml;zel cevaptır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:20px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Oct 2021 13:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-165</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-165</guid>
                <description><![CDATA[GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İzmir &Ouml;demiş Kaymak&ccedil;ı &Ccedil;ok Programlı Lisesi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Ayhan K&ouml;kmen iki &ouml;ğrencisi tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu olay sonrası sosyal medyada bir yazı neşredildi. Maarif M&uuml;fettişi Doğan &Ccedil;eylan&#39;ın kaleme aldığı yazı okunması gereken bir yazı oldu. İşte o yazı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ :</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatın ger&ccedil;ekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler i&ccedil;in g&ouml;zyaşı d&ouml;ken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının &ccedil;ocukları i&ccedil;in ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı &ccedil;eken &ccedil;ocuklar, &ouml;len on binlerce insan onları hi&ccedil; ilgilendirmiyor. T&uuml;m acı ger&ccedil;ekleri &ccedil;izgi film tadında izliyorlar ve y&uuml;rekleri hi&ccedil; acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri t&uuml;m zamanları kendilerine bir işkence olarak g&ouml;r&uuml;yorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Kendileri i&ccedil;in yapılan fedakarlıkların hi&ccedil; farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek i&ccedil;in yaratılmış g&ouml;r&uuml;yorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatlarında eğlenmeden başka bir ama&ccedil; olmadığı i&ccedil;in artık tek eğlence kaynağına d&ouml;nm&uuml;ş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda d&uuml;nyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;miş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar. Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar. Vatan, onlar i&ccedil;in son model bir cep telefonundan daha değersiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Milletimizin geleceği a&ccedil;ısından endişeleniyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl &ccedil;ocuk yetiştirecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlerini nasıl idare edebilecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkeyi nasıl y&ouml;netecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Vatanı nasıl savunup can verecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunlar neden oluyor izah edeyim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Altın kafeslerde &ccedil;ocuklar yetiştiriyoruz artık. U&ccedil;mayı bilmeyen kuşlar gibi. &Ccedil;ocuklar hayattan bihaber.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;lık nedir bilmiyorlar, yedikleri &ouml;nlerinde yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. &Ouml;yle ki yemek yemeyi bile işkence g&ouml;r&uuml;r hale geliyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Susuzluk nedir hi&ccedil; bilmiyorlar. Hi&ccedil; susuz kalmamışlar. &Uuml;&ccedil; adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda i&ccedil;ecek taşıyoruz. &Ccedil;ocuk daha &ldquo;susadım&rdquo; demeden ağzına suyu dayıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; &uuml;ş&uuml;m&uuml;yorlar. Soğuk havalarda evden &ccedil;ıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp &ccedil;ıkarıyoruz dışarı, hi&ccedil; titremiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile &uuml;&ccedil; metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Sa&ccedil;ına bir tek yağmur damlası d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yoruz. Bu y&uuml;zden &ccedil;ocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yorgunluk nedir bilmiyor &ccedil;ocuklar. İki adımlık mesafelere bile arabayla g&ouml;t&uuml;r&uuml;yoruz onları yorulmasınlar diye. Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz. Onlar takatleri t&uuml;kenecek kadar hi&ccedil; yorulmuyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi &ouml;nlerine sunuyoruz. Bu y&uuml;zden varlığın kıymetini bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Onlar bir yanığın veya bı&ccedil;ak kesiğinin acısını bilmiyorlar. Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bı&ccedil;ak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hissetmiyor yaşamı, a&ccedil;lığı bilmediği i&ccedil;in a&ccedil;lara acımıyor, &uuml;ş&uuml;mek nedir bilmedikleri i&ccedil;in sokaktaki evsizleri umursamıyor. Yokluk nedir bilmedikleri i&ccedil;in ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile &ccedil;ekmiyor, haber kalabalığı olarak g&ouml;r&uuml;yor, g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;iyorlar. Sıcak odalarında yaşadıkları i&ccedil;in evsizlik nedir, s&uuml;rg&uuml;n nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan, &ouml;len insanları umursamıyorlar. Acımıyorlar&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kıymetini bilmiyorlar ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın&hellip;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;dahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek g&uuml;zel &uuml;lkemize. Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli. Bu sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; i&ccedil;in ciddi &ccedil;alıştaylar d&uuml;zenlenmeli. &Ouml;ğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli. Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı. Ge&ccedil; kalınmadan bu sorun mutlaka &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeli. Bu sorun &ccedil;&ouml;z&uuml;lmezse &uuml;lke &ccedil;&ouml;z&uuml;lecek&hellip;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 20:26:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GEÇ KALMIŞ OLSA DA</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/gec-kalmis-olsa-da-164</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/gec-kalmis-olsa-da-164</guid>
                <description><![CDATA[GEÇ KALMIŞ OLSA DA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sonunda eğitim şurası toplanıyor. Ge&ccedil; de olsa alınan kararı isabetli buluyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şura kararını duyunca ge&ccedil;en yıl, &ouml;zellikle salgın s&uuml;recinde konu ile ilgili yazdığım yazılara ş&ouml;yle bir g&ouml;z attım. Beş ayrı yazımda konuya dikkat &ccedil;ekerek &ouml;zetle şu şekilde vurgu yapmışım:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;&Uuml;lkemizde acil bir eğitim şurası, sadece salgın sebebiyle ihtiya&ccedil; haline gelmiş değildir. Son yıllarda tarihe &ouml;nemli satırbaşı olarak ge&ccedil;ecek gelişmeler yaşanmıştır. Toplanacak eğitim şurasında, &ouml;ncelikle eğitim felsefesi tartışılmalıdır.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Salgının başladığı ilk g&uuml;nlerden bug&uuml;ne kadar, eğitim sisteminin yeniden kurgulanmasını ve eğitim şurasının toplanması gerektiğini dile getiriyorum&hellip; Okulların, &ouml;zellikle liselerin işlevini tamamen denetimsiz ortamlarda a&ccedil;ılan dershanelere bıraktığı bu d&ouml;nemde bile sistem tartışması yapmayacaksak, salgın &ouml;ncesinde dahi krizde olan eğitimimize nasıl y&ouml;n vereceğiz?&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;B&uuml;t&uuml;n bu sorular eğitimde yeni yaklaşımlar, yeni paradigmalar ve belki de yeni eğitim felsefesi demek olacaktır. Bunun i&ccedil;in salgın s&uuml;recinin başından beri eğitim şurası toplanmalı diyorum. Bu kadar b&uuml;y&uuml;k değişimin yaşandığı bir d&ouml;nemde eğitimi, koordinasyonu tamamen bozulmuş kadroların, akşamdan sabaha değişen uygulamalarına bırakmanın bedeli &ccedil;ok ağır olacaktır. Unutmayalım, krizler &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri de beraberinde getirir.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>1-3 Aralık tarihleri arasında toplanacak şurada başlığın, &ldquo;Eğitimde Fırsat Eşitliği&rdquo; olarak belirlenmiş olması, salgın s&uuml;recinin yansıması olarak isabetli se&ccedil;im gibi g&ouml;r&uuml;nse de, ihtiya&ccedil; haline gelmiş &ccedil;ok daha temel sorgulamalara engel olacağı kaygısı taşıyorum. &ldquo;Eğitimde fırsat eşitsizliğini gidermek i&ccedil;in b&uuml;t&ccedil;eden daha fazla pay ayrılmalı.&rdquo; sonucuna ulaşmak i&ccedil;in y&uuml;zlerce eğitimciyi g&uuml;nlerce &ccedil;alıştırmaya gerek var mı? Her ne kadar bu başlık altında bir&ccedil;ok konu değerlendirilebilecek olsa da bu durum &ouml;nemli bir eksikliktir kanaatimce.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okul, &ouml;ğretmen, diploma, kısaca eğitime dair her şeyin yeniden tanımlandığı, ihtiya&ccedil;ların değiştiği, salgının hayatımızı etkilemeye devam ettiği bir d&ouml;nemde toplanan şuranın g&uuml;ndeminde daha temel konular olması beklenir. &Uuml;lkemizin yeni vizyonunun, değişen dış politikanın, dijitalleşmenin, salgın sonrası d&uuml;nyanın analizlerini, gelecek tasarımlarını i&ccedil;eren g&uuml;ndemle, mevcut eğitim sistemini ana bileşenleriyle masaya yatıracak bir şura dertlerimize &ccedil;are &uuml;retebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğitimin i&ccedil;eriğinden, okul t&uuml;rlerine, kademeler arasında ge&ccedil;iş sisteminden, okul &ouml;ncesi eğitime, &ouml;ğretmen rollerinden bina tasarımlarına kadar her konunun konuşulmasına ihtiya&ccedil; var. On iki yıllık zorunlu eğitimin arızalarını, din eğitimini, proje okulları, salgın s&uuml;recinde meslek liselerine y&uuml;klenen yanlış rolleri konuşmalıyız. B&uuml;t&ccedil;eyi, okulların ekonomik işleyişlerini, bu konuda okul t&uuml;rleri arasında yaşanan dengesizlikleri konuşmalıyız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğitim y&ouml;netimini, &ouml;ğretmen atamalarını, kariyer sistemini vs. konuşmalıyız. Yeni eğitim modeli geliştirerek, derslik a&ccedil;ığını ortadan kaldırabileceğimizi, bina yapımına ayırdığımız b&uuml;t&ccedil;eyle atanamayan &ouml;ğretmenleri sisteme dahil edebileceğimizi d&uuml;ş&uuml;nmeliyiz mesela. Benzer onlarca &ouml;rnek i&ccedil;in ge&ccedil; kalmamalıyız.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 20:26:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ 99. YILI KUTLU OLSUN</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/30-agustos-zafer-bayraminin-99-yili-kutlu-olsun-163</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/30-agustos-zafer-bayraminin-99-yili-kutlu-olsun-163</guid>
                <description><![CDATA[30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMININ 99. YILI KUTLU OLSUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>26 Ağustos gece sabaha karşı, topların &ccedil;elik ağzı, &ccedil;aldı bir h&uuml;cum marşı, ile başlayan b&uuml;y&uuml;k bir kahramanlık destanı;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>19 MAYIS 1919 DA ATAT&Uuml;RK&#39;&Uuml;N SAMSUN&#39;A &Ccedil;IKMASIYLA LİDERİ İLE KUCAKLAŞAN ANADOLU ATAT&Uuml;RK&#39;&Uuml;N &Ouml;NDERLİĞİNDE ZAFERE GİDEN YOLDA HEDEFE KİLİTLENDİ. SAMSUN&rsquo;DAN BAŞLAYAN BİR YOLCULUĞUN SONUNDA &quot;G&Uuml;NLERDEN CUMARTESİYDİ&quot; ANKARAYA GELEN AZİZ KONUĞUN VARLIĞI YARININ BİR M&Uuml;JDESİYDİ.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>SAKARYA SAVAŞINDAN SONRA KAMUOYUNDA VE T.B.M.M.&rsquo;DE TAARRUZ İ&Ccedil;İN SABIRSIZLIK BAŞ G&Ouml;STERMİŞTİ. GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA 4 MART 1922&#39;DE B&Uuml;Y&Uuml;K MİLLET MECLİSİNİN GİZLİ BİR TOPLANTISINDA ENDİŞE VE HUZURSUZLUK DUYANLARA A&Ccedil;IKLAMALAR YAPMIŞTI.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;ORDUMUZUN KARARI TAARRUZDUR. FAKAT BU TAARRUZU TEHİR EDİYORUZ. SEBEBİ HAZIRLIĞIMIZI TAMAMEN BİTİRMEYE BİRAZ DAHA ZAMAN LAZIMDIR. YARIM HAZIRLIKLA, YARIM TEDBİRLERLE YAPILACAK TAARRUZ, Hİ&Ccedil; TAARRUZ ETMEMEKTEN DAHA K&Ouml;T&Uuml;D&Uuml;R&quot; DİYEREK BİR TARAFTAN ZİHİNLERDEKİ Ş&Uuml;PHEYİ BERTARAF ETMEYE &Ccedil;ALIŞIRKEN, DİĞER TARAFTAN DA ORDUYU SON ZAFERİ SAĞLAYACAK BİR TAARRUZ İ&Ccedil;İN HAZIRLIYORDU. HAZİRAN 1922 ORTALARINDA, BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA, TAARRUZA GE&Ccedil;MEK KARARINI ALMIŞTI. ASIL AMA&Ccedil; YOK EDİCİ BİR MEYDAN SAVAŞI YAPMAK D&Uuml;ŞMANI &Ccedil;ABUK VE KESİN BİR SONU&Ccedil; ALACAK ŞEKİLDE VURMAKTI. MUSTAFA KEMAL PAŞA ORDU BİRLİKLERİ ARASINDA BİR FUTBOL MA&Ccedil;I ORGANİZE EDİLMESİ BAHANESİ İLE ORDU KOMUTANLARINI, AKŞEHİR&#39;E DAVET ETTİ. B&Ouml;YLECE YUNANLILARIN VE İŞGAL DEVLETLERİNİN DİKKATLERİ &Ccedil;EKİLMEYECEKTİ.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>28 TEMMUZ GECESİNİ KOMUTANLARLA GENEL TAARRUZ HAKKINDA KONUŞARAK GE&Ccedil;İRDİ VE GEREKEN DİREKTİFLERİ VERDİ. DAHA SONRA 20 AĞUSTOS 1922 DE ANKARA&#39;DAN AKŞEHİR&#39;E GİDEREK 26 AĞUSTOS 1922 CUMARTESİ SABAHI D&Uuml;ŞMANA TAARRUZ EMRİNİ VERDİ. &Ccedil;OK GİZLİ BİR ŞEKİLDE Y&Uuml;R&Uuml;T&Uuml;LEN BU OLAYLARI KAMUOYUNDAN SAKLAMAK MAKSADI İLE 21 AĞUSTOS&#39;DA &Ccedil;ANKAYA K&Ouml;ŞK&Uuml;NDE BİR &Ccedil;AY DAVETİ VERİLECEĞİ GAZETE VE AJANSLARA BİLDİRİLMİŞTİ. 26 AĞUSTOS SABAHI BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL PAŞA YANINDA GENELKURMAY BAŞKANI FEVZİ PAŞA (&Ccedil;AKMAK) BATI CEPHESİ KOMUTANI İSMET PAŞA (İN&Ouml;N&Uuml;) İLE BİRLİKTE MUHAREBEYİ İDARE ETMEK &Uuml;ZERE KOCATEPE&#39;DEKİ YERİNİ ALDI. B&Uuml;Y&Uuml;K TAARRUZ BURADA BAŞLADI</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&hellip;&hellip;&rdquo; dağlarda tek, tek ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar &ouml;yle ışıltılı, &ouml;yle ferahtılar ki</p>

<p>Şayak kalpaklı adam</p>

<p>Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden G&uuml;zel, rahat g&uuml;nlere inanıyordu.</p>

<p>Ve g&uuml;len bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında</p>

<p>Birdenbire beş adım sağında O&rsquo;nu g&ouml;rd&uuml;. Paşalar O&rsquo;nun arkasındaydılar.</p>

<p>O saati sordu.</p>

<p>Paşalar; &Uuml;&ccedil; dediler,</p>

<p>Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi g&ouml;zleri &ccedil;akmak, &ccedil;akmaktı.</p>

<p>Y&uuml;r&uuml;d&uuml; u&ccedil;urumun başına kadar eğildi, durdu.</p>

<p>Bıraksalar</p>

<p>İnce, uzun bacakları &uuml;st&uuml;nde yaylanarak</p>

<p>Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak</p>

<p>Kocatepe&rsquo;den Afyon ovasına atlayacaktı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;26 AĞUSTOS GECE SABAHA KARŞI TOPLARIN &Ccedil;ELİK AĞZI &Ccedil;ALDI BİR H&Uuml;CUM MARŞI&quot; İLE BAŞLAYAN O DESTAN. 30 AĞUSTOS 1922 &Ccedil;ARŞAMBA G&Uuml;N&Uuml; TAARRUZ HAREKATI T&Uuml;RK ORDUSUNUN KESİN ZAFERİYLE SONU&Ccedil;LANDI. 30 AĞUSTOS 1922 BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ SONUNDA D&Uuml;ŞMAN ORDUSUNUN B&Uuml;Y&Uuml;K KISMI 4 TARAFTAN SARILARAK DUMLUPINAR DA GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA&#39;NIN ATEŞ HATLARI ARASINDA BİZZAT İDARE ETTİĞİ SAVAŞTA D&Uuml;ŞMAN TAMAMEN YOK EDİLMİŞ VEYA ESİR EDİLMİŞTİ.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&Ouml;YLECE TASARLANAN KESİN SONU&Ccedil; 5 G&Uuml;N İ&Ccedil;İNDE ELDE EDİLMİŞ VE HAZIRLANAN PLAN TAM BAŞARI İLE UYGULANMIŞTI. 30 AĞUSTOS 1922&#39;NİN GURUR VERİCİ ZAFERİ İLE MUSTAFA KEMAL KA&Ccedil;ABİLEN D&Uuml;ŞMANIN TAKİP EDİLMESİNİ VE &Uuml;&Ccedil; KOLDAN EGE&#39;YE DOĞRU İLERLEMESİNİ UYGUN BULDU. &quot;ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ&#39;DİR. İLERİ!&quot; DİYEREK TARİHİ EMRİNİ 1 EYL&Uuml;L 1922&#39;DE VERDİ. ORDUMUZ BU MUHAREBE&#39;DE 15 G&Uuml;NDE 400 KM KAT EDEREK 9 EYL&Uuml;L 1922&#39;DE İZMİR&#39;E GİRDİ. 15 MAYIS 1919&#39;DA YUNANLILARA ATILAN İLK KURŞUNLA BAŞLAYAN MİLLİ M&Uuml;CADELE 9 EYL&Uuml;L 1922&#39;DE YUNANLILARIN İZMİR&#39;DE DENİZE D&Ouml;K&Uuml;LMESİYLE SON BULDU. TARİH 13 EYL&Uuml;L 1922 ATAT&Uuml;RK T&Uuml;RK ULUSUNA SESLENİYOR... SESİ DUYGU DOLU... GURUR DOLU... İFTİHAR DOLU: &quot;BEN 1919 SENESİ MAYIS İ&Ccedil;İNDE SAMSUN&#39;A &Ccedil;IKTIĞIMDA ELİMDE Hİ&Ccedil;BİR KUVVET YOKTU. YALNIZ T&Uuml;RK MİLLETİNİN ASALETİNDEN DOĞAN VE BENİM V&Uuml;CUDUMU DOLDURAN Y&Uuml;KSEK VE MANEVİ BİR KUVVET VARDI. İŞTE BEN BU MİLLİ KUVVETE, BU T&Uuml;RK MİLLETİNE G&Uuml;VENEREK İŞE BAŞLADIM. AKDENİZ, ASKERLERİMİZİN ZAFER EZGİLERİYLE DALGALANIYOR. B&Uuml;Y&Uuml;K VE SOYLU T&Uuml;RK MİLLETİ! ANADOLU&#39;NUN KURTULUŞU VE ZAFERİNİ TEBRİK EDERKEN SANA İZMİR&#39;DEN, BURSA&#39;DAN, AKDENİZ UFUKLARINDAN ORDULARIN SELAMLARINI DA TAKDİM EDİYORUM.&quot; SAVAŞ MEYDANLARINDA EŞSİZ KAHRAMANLIKLAR VE MERTLİKLER G&Ouml;STERMİŞ OLAN SUBAYLARIN, ERLERİN VE KOMUTANLARIN HER BİRİNİN AYRI AYRI BİR YİĞİTLİK VE DESTAN OLUŞTURAN DAVRANIŞLARINI KUTSANACAK BİR OLGUNLUKLA, SAYGI VE BEĞENİ İLE ANAN MUSTAFA KEMAL BU KAHRAMANLIK MEYDANLARINDA ALLAH&rsquo;IN RAHMETİNE KAVUŞMUŞ OLANLARIN RUHLARINA HEP BERABER FATİHA OKUNMASINI DİLİYOR VE S&Ouml;ZLERİNİ &quot;SAVAŞ MEYDANLARINDA &Ouml;LENLERİN ANALARINA, BABALARINA BAŞSAĞLIĞI DEĞİL TEBRİKLERİMİZİ ULAŞTIRALIM&quot; ŞEKLİNDE NOKTALIYORDU. BİR ASKER, USTA BİR SAVAŞ&Ccedil;I OLAN ATAT&Uuml;RK KENDİ İ&Ccedil; &Ouml;L&Ccedil;&Uuml;S&Uuml;YLE BİR BARIŞ&Ccedil;IDIR. BİR SANATKAR GİBİ D&Ouml;V&Uuml;ŞMESİNİ VE YENMESİNİ BİLDİĞİ HALDE BUNU UYGULAMA ZORUNLUĞUNU DUYMAZ. &Ccedil;&Uuml;NK&Uuml; SAVAŞIN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİR. KENDİ MİLLETİNE Y&Ouml;NELMEMİŞ &Ouml;TEKİ MİLLETLERİN HEPSİNİ SEVER VE SAYAR.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ONUN D&Uuml;ŞMANI SADECE &quot;T&Uuml;RK MİLLETİNİ ESİR ETMEK İSTEYENLERDİR&quot;. BUNUN DIŞINDAKİ B&Uuml;T&Uuml;N MİLLETLERLE MEDENİYET MUKTEZASINDAN OLAN DOSTLUK VE MEDENİ, SİYASİ M&Uuml;NASEBETLER KURMAYA BAKAR. VE BU ARZUSUNDA &Ccedil;OK SAMİMİDİR. &quot;YURTTA SULH CİHANDA SULH&quot; ONUN EN &Ouml;NEMLİ İLKESİDİR</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>BİR ANI: BİR G&Uuml;N YANILMIŞIM.: 25 AĞUSTOS G&Uuml;N&Uuml; MUSTAFA KEMAL KE&Ccedil;İ&Ouml;REN&#39;DE YAKIN ARKADAŞLARI İLE BİR ARADA İDİ. &Ccedil;OK YORGUNDU. GECE YARISI TOPLANTIDAN AYRILACAĞI SIRADA ARKADAŞLARINA: &quot;D&Uuml;ŞMANA H&Uuml;CUM HABERİNİ ALDIĞINIZ ZAMAN HESAB EDİNİZ. 15. G&Uuml;N İZMİR&#39;E VARACAĞIZ DEDİ. BU KADAR KISA ZAMANDA HEM D&Uuml;ŞMANIN YENİLECEĞİNE, HEM DE TAA İZMİR&#39;E VARILACAĞINA KİMSE İNANMIYORDU. DUDAK B&Uuml;KENLER VE G&Uuml;L&Uuml;MSEYENLER OLDU. 26 AĞUSTOS SABAHI GAZİ O B&Uuml;Y&Uuml;K EMRİ VERDİ.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ&#39;DİR&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İLERİ!...</p>

<p>EMİR YERİNE GETİRİLDİ. T&Uuml;RK ORDULARI 9 EYL&Uuml;L G&Uuml;N&Uuml; İZMİR&#39;E GİRDİLER. ANKARA&#39;YA D&Ouml;N&Uuml;ŞTE COŞAN, KABARAN HALKLA BİRLİKTE ARKADAŞLARI DA GAZİ&#39;Yİ KARŞILAMAYA GELMİŞLERDİ. ONLARA D&Ouml;ND&Uuml; VE DEDİ Kİ; BİR G&Uuml;N YANILMIŞIM DEDİ. &Ccedil;&Uuml;NK&Uuml; İZMİR&#39;E 15 G&Uuml;NDE DEĞİL 14 G&Uuml;NDE VARILMIŞTIR.)</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>BAŞTA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATAT&Uuml;RK OLMAK &Uuml;ZERE KURTULUŞ SAVAŞINDA BU VATAN UĞRUNA HAYATINI KAYBEDEN T&Uuml;M ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE, YAŞAYANLARI DA MİNNETLE ANIYORUZ. SAYGILARIMLA.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Aug 2021 22:01:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>••• OKULLARI AÇALIM DA •••</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/okullari-acalim-da-162</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/okullari-acalim-da-162</guid>
                <description><![CDATA[••• OKULLARI AÇALIM DA •••]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan değişti, bakanlık değişmeye devam ediyor. G&uuml;ndem, kim alındı, kim atandı, daha kim alınacak, kim atanacak tartışmasına odaklanmış durumda.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu kargaşa i&ccedil;erisinde okullar 6 Eyl&uuml;l&rsquo;de a&ccedil;ılacak. Okulların a&ccedil;ılışı yaklaştık&ccedil;a, g&ouml;n&uuml;ll&uuml; aşı tartışmasının, haftada iki defa yapılacak test dayatmasına nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; şaşkınlıkla izliyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Devirler değişiyor, bakanlar değişiyor, ekiplerin biri gidip diğeri geliyor. Değişmeyen tek ger&ccedil;ek var, o da okulların problemleri hi&ccedil; değişmiyor. Değişmiyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; kimse problemi kabul etmek bile istemiyor. &Uuml;&ccedil; yıl &ouml;nce de b&ouml;yle bir r&uuml;zg&acirc;r esmiş, fırtınalar kopmuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğitimde &uuml;lkenin son umudu(!) kadro kurulmuş, ellerine bir viyzon belgesi almış ve herkese haddini bildiriyorlardı. Okulların hi&ccedil;bir problemine &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retemedikleri gibi geriye at&ouml;lye ve proje &ccedil;&ouml;pl&uuml;ğ&uuml; haline gelmiş kocaman bir enkaz yığını bırakarak, kendi şirketlerine ve &ouml;zel okullarına d&ouml;nd&uuml;ler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Salgın şartlarında okullara, &ldquo;okulum temiz&rdquo; kriteri dayatmakla, talimatları arka arkaya g&ouml;ndermekle, maske kumbarası temin edin, her t&uuml;rl&uuml; &ouml;nlemi alın demekle, okulları eğitime hazırlamış olmuyorsunuz. Sayın bakanım, sizin artık &ldquo;bin okulunuz&rdquo; değil, yetmiş bin okulunuz var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okullar arasındaki adaleti sağlayarak bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmalısınız. Mesleki eğitim b&uuml;t&ccedil;esi kadar diğer okullara da b&uuml;t&ccedil;e ayırırsanız, temeli sağlam atmış olur ve &uuml;st&uuml;ne kat &ccedil;ıkabilirsiniz. Okul m&uuml;d&uuml;rleri, veli ile vir&uuml;s arasına sıkışmış, m&uuml;fettiş ve korkak b&uuml;rokrat ikileme arasında kalmış durumdalar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunları s&ouml;ylerken, devletimizin i&ccedil;inde bulunduğu zorlukları g&ouml;rm&uuml;yor değilim. K&ouml;r muhalefet veya klasik sendikacı gibi de davranmıyorum. B&uuml;t&uuml;n bu s&ouml;ylediklerimi bir iddia ile s&ouml;yl&uuml;yorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Devletimizin bu alana ayırdığı b&uuml;t&ccedil;e ile okulların yerelde oluşturabilecekleri imk&acirc;nlar doğru kullanılsa okulların b&uuml;t&ccedil;e problemi b&uuml;y&uuml;k oranda &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;r. Benim g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m kadarıyla okul m&uuml;d&uuml;rlerimiz bakanlıktan, &ldquo;&ouml;denek &ccedil;ıkaran &ccedil;eteler&rdquo; ile bakanlık b&uuml;t&ccedil;esini kişisel kariyeri uğruna hoyrat&ccedil;a kullananlara haklarını helal etmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okul Aile Birliklerinin kiralama yetkisini bitiren son d&uuml;zenleme acilen iptal edilmeli, kuralları net belirleyerek uygulamanın &ouml;n&uuml; a&ccedil;ılmalı, suiistimal edenlere hesabı sorulmalıdır. Ge&ccedil;mişte tartışılan fakat bir t&uuml;rl&uuml; hayata ge&ccedil;irilemeyen, okullara &ouml;ğrenci başı para aktarma sistemine ge&ccedil;ilmelidir. Mevcut b&uuml;t&ccedil;e kullanımı değiştirilmeli, kıt kaynaklar tek elden, &ouml;ncelikler doğru belirlenerek kullanılmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İŞKUR tarafından okullara verilen personelin 1 Eyl&uuml;l&rsquo;de okullarda olmaları sağlanmalıdır. Tasarruf tedbirleri planlanarak, hi&ccedil;bir eğitim değeri olmayan projeye izin verilmemeli, &uuml;st makamların proje dayatmasının &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmelidir. Var olan imk&acirc;nlar, tamamen salgın s&uuml;reci ve eğitimin &ouml;nceliklerine g&ouml;re harcanmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sırası gelmişken bir uyarıda okul m&uuml;d&uuml;rlerimize yapalım. Evet, zor durumdasınız, anlıyoruz ancak, insanlarımız da zor durumda. Kapınızdan d&ouml;nen her velinin kime kızdığını, hangi duyguları yaşadığını en iyi siz anlarsınız. Velilerinize y&uuml;klendiğinizden daha &ccedil;ok yetkililere y&uuml;klenin, okulunuzun ihtiya&ccedil;larını yazın, talep edin, toplantılarda konuşun, &ccedil;ekinmeyin. B&ouml;lge dışından gelen velinizin de b&uuml;t&ccedil;esinin sınırlı olabileceğini değerlendirin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evet, okulları a&ccedil;alım a&ccedil;masına da bu problemleri de yok saymayalım, dağ gibi problemleri okul m&uuml;d&uuml;rlerinin sırtına y&uuml;klemeyelim. Salgın s&uuml;reci okulların da b&uuml;t&uuml;n dengesini bozdu, okul m&uuml;d&uuml;rleri bir şekilde &ccedil;&ouml;zer diye bakmayalım. İşe buradan başlayan kazanır ve okullara nefes aldırır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Talat YAVUZ</strong></p>

<p>Memur Sen İstanbul İl Başkanı</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Aug 2021 21:59:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YASSIADA’DAN 15 TEMMUZ’A</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yassiadadan-15-temmuza-161</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yassiadadan-15-temmuza-161</guid>
                <description><![CDATA[YASSIADA’DAN 15 TEMMUZ’A]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ge&ccedil;en hafta Adalar İl&ccedil;e Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;&rsquo;n&uuml;n, il genelindeki t&uuml;m &ouml;ğretmenlere a&ccedil;ık organizasyonuyla, eski adıyla Yassıada, yeni adıyla, Demokrasi ve &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler Adası&rsquo;nı ziyaret ettik.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;kemmel bir restorasyonla muhteşem bir eser ortaya &ccedil;ıkarılmış. H&uuml;z&uuml;n ve acılar anlatılmış. Vicdan sahibi herkesi kahreden sahneler adeta yeniden canlandırılmış.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;&ccedil; y&uuml;z ellisi vekil altı y&uuml;z kişinin yargılandığı mahkeme salonu, bal mumu heykelleriyle insanın i&ccedil;ini &uuml;rpertiyor. Bu salonda izletilen kısa film, ziyaret&ccedil;ileri o kara g&uuml;nlere g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor. Ada bu yeni hali ile m&uuml;zesi, camisi, oteli, kongre merkezi ve diğer bir&ccedil;ok eseriyle hem bir d&ouml;neme ışık tutacak hem de &ccedil;ok &ouml;nemli bir etkinlik alanı olacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yakın bir zamanda resmi a&ccedil;ılışı yapılacak olan ada, halka a&ccedil;ılacak ve misafirlerini ağırlamaya başlayacak. Bir d&ouml;neme şahitlik etmek ve bug&uuml;n&uuml; anlamak i&ccedil;in ısrarla tavsiye ediyorum, ziyaret edin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu hafta, altıncı yılında hain darbe girişimi 15 Temmuz&rsquo;u konuşacağız. Ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde &ouml;nemli bir gelişme yaşandı, 28 Şubat&ccedil;ı on d&ouml;rt paşanın m&uuml;ebbet hapis cezaları onaylandı, fakat bu haber kamuoyunda hi&ccedil; g&uuml;ndem olmadı. Galiba bu cezaların uygulanabileceğine kimse inanmadı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Darbeleri, darbe tehditlerini yok etmek i&ccedil;in bir taraftan ge&ccedil;mişi unutmamak, darbecileri en ağır cezalara &ccedil;arptırmak ve m&uuml;cadelede bir an bile olsun gevşememek gerekiyor. Milletimizin darbeler karşısındaki tavrını bilenler, yeni oyunlarını buna g&ouml;re yapıyorlar. Bu g&uuml;nlerde, &ldquo;kadife darbe&rdquo; kavramını &ccedil;ok&ccedil;a dile getirmek ve bu kavram &uuml;zerinden bug&uuml;ne ışık tutmak gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlk zamanlarda p&uuml;sk&uuml;rt&uuml;lm&uuml;ş gibi g&ouml;r&uuml;nen darbelerin, zaman i&ccedil;inde gevşeyen kitle karşısında adım adım hedefe gitme &ccedil;abasını yok saymamak gerekiyor. Televizyon ekranlarında, devlet kademelerinden hala temizlenememiş FET&Ouml; artıkları a&ccedil;ık&ccedil;a konuşuluyor. &Ccedil;ok &uuml;st g&ouml;revlerde olduğu halde, ağzından bir kere FET&Ouml; s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; &ccedil;ıktığına şahit olamadığımız b&uuml;y&uuml;klerimiz var. Eğitimde verilen FET&Ouml; m&uuml;cadelesini değersizleştirmek i&ccedil;in yapılanları &uuml;z&uuml;lerek g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Milletimiz doğruları g&ouml;r&uuml;yor ve bir &ccedil;ırpıda Menderes, &Ouml;zal ve Erdoğan diyor. Bu &ccedil;izginin dışına &ccedil;ıkanları cezalandırıyor. Milletimiz, darbelerin kendisi tarafından sevilenlere yapıldığını g&ouml;r&uuml;yor. Darbelerin karşısında sınavı kazananları da kaybedenleri de g&ouml;r&uuml;yor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>15 Temmuz gecesi sokağa ilk &ccedil;ıkan ve direnişin fitilini ateşleyen Memur Sen&rsquo;i de onun m&uuml;cadelesini de &ccedil;ok iyi biliyor. O karanlık gecede kafası karışanları da bilerek, yaptıklarını not ederek, sabrediyor. Yeniden g&ouml;rev d&uuml;şerse ne yapacağını da iyi biliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Demokrasi ve &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler Adası&rsquo;nı, hem o d&ouml;nemin şahitlerine hem de yeni kuşaklara gezdirmek, tarihe tanıklık ettirmek, unutursak aynı sahnelerin daha b&uuml;y&uuml;k acılarla yeniden yaşanabileceğini anlatmak gerekiyor. Bu g&ouml;rev en &ccedil;ok biz eğitimcilere d&uuml;ş&uuml;yor. Emek verenlere selam olsun, Demokrasi ve &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler Adası hayırlı olsun.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Jul 2021 21:28:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>15 TEMMUZ DEMOKRASİ ZAFERİ’MİZDİR</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/15-temmuz-demokrasi-zaferimizdir-160</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/15-temmuz-demokrasi-zaferimizdir-160</guid>
                <description><![CDATA[15 TEMMUZ DEMOKRASİ ZAFERİ’MİZDİR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tıpkı kişiler gibi, milletlerin de karakteri vardır. Bizim milletimizin karakteri, ger&ccedil;ekten erdemlerle donatılmıştır. Bu erdemlerden biri de, yeri geldiğinde vatanını korumak i&ccedil;in canından vazge&ccedil;meyi g&ouml;ze alabilmektir. T&uuml;rk milletinin bu y&uuml;ksek karakterini y&uuml;zyıllara uzanan destansı tarihimizde &ccedil;ok kez g&ouml;rm&uuml;ş&uuml;zd&uuml;r. İşte bunların sonuncusu, 15 Temmuz 2016&rsquo;da millet olmanın asaletini, birlikteliğini ve g&uuml;c&uuml;n&uuml; g&ouml;sterdiğimiz Demokrasi Zaferi&rsquo;mizdir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>T&uuml;rk milletinin demokrasiyle yaşama &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne, T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&lsquo;nin i&ccedil;te ve dışta bağımsızlığına, &uuml;lkemizin huzur ve refahına g&ouml;z dikenlerin bir temmuz gecesinde yapmaya &ccedil;alıştığı kalkışmayı, sokaklara d&ouml;k&uuml;len gen&ccedil; yaşlı, kadın erkek, T&uuml;rk milletinden milyonların bastırdığı bir destandır 15 Temmuz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bizler o gece, demokrasimizi kimsenin eline bırakamazdık. Milletimizin refahını ve huzurunu, darbeyle başa ge&ccedil;meyi d&uuml;ş&uuml;nenlere terk edemezdik. İman g&uuml;c&uuml;m&uuml;z, millet olmanın verdiği inan&ccedil; ve devlet b&uuml;y&uuml;klerimizin verdiği g&uuml;venle bayrağımıza, bağımsızlığımıza ve devletimize sahip &ccedil;ıkarak, T&uuml;rk milletinin g&uuml;c&uuml;n&uuml; yeniden g&ouml;sterdik.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;zerimizde hain emelleri olan yapılanmalar, &uuml;lkemizde kaos ve kargaşa ortamı yaratmak isteyerek, bu milletin bağımsızlığına, demokrasisine g&ouml;z dikmişlerdi. Fakat biz, millet olarak el ele vererek k&ouml;pr&uuml;lere, havaalanlarına, a&ccedil;ık meydanlara koşarak, bayrağımıza sahip &ccedil;ıktık. Tarihimizde defalarca ortaya &ccedil;ıkardığımız o asil ruhu, 15 Temmuz&rsquo;da T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&ouml;rt k&ouml;şesinde yeniden g&ouml;sterdik.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Herkes g&ouml;rd&uuml; ki, T&uuml;rk milleti asil kanlarıyla suladığı bu vatan toprağının bir karışını bile teslim etmez. Ve yine g&ouml;rd&uuml;ler ki, demokrasiye g&ouml;z dikenlerin asla h&acirc;kimiyetine girmez bu millet. Aramızda ayrılıklar yaratmak isteyen t&uuml;m g&uuml;&ccedil;ler g&ouml;rd&uuml;ler ki, T&uuml;rk milleti ger&ccedil;ekten b&uuml;y&uuml;k ve asil bir millettir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu uğurda canlarını veren şehitlerimize y&uuml;ce Allah&rsquo;tan rahmet diliyoruz. Demokrasi şehitlerimiz, tarihin şerefli sayfalarına adını yazdırarak &ouml;l&uuml;ms&uuml;zleştiler. İnşallah bu millet b&ouml;yle bir tehlikeyi bir daha yaşamaz. Yaşasın T&uuml;rkiye Cumhuriyeti, yaşasın demokrasi!</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Jul 2021 21:27:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HANGİLERİNİ YAPIYORLAR?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hangilerini-yapiyorlar-159</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hangilerini-yapiyorlar-159</guid>
                <description><![CDATA[HANGİLERİNİ YAPIYORLAR?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan vekillerden TBMM&rsquo;nin 8 Temmuz&rsquo;da tatile girmesinin ardından yaz boyunca vatandaşlarla bir araya gelmelerini ve T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &uuml;cra k&ouml;şelerine kadar gidip sıkılmadık el bırakmamalarını istedi. Belediye başkanlarına da bu konularla ilgili talimatlar verdi. Tabi ki bu &ouml;neriler talimatlar yeni değil AK Parti&rsquo;de eski fabrika ayarlarına d&ouml;n&uuml;lmesi isteniyor ama bunlar yıllardır unutulmuş uygulanmıyor. Vatandaş b&ouml;lgede istenen şartları yerine getirecek milletvekili, ayakları yere basan belediye başkanı g&ouml;rmek, onlarla bir araya gelmek istiyor. Mutlu ve &uuml;z&uuml;nt&uuml;l&uuml; g&uuml;nlerinde yanlarında teşkilat mensuplarını arıyor. Gel ara ki bulasın hepsinin havalarından ge&ccedil;ilmiyor, kapıları kapalı, telefonlara cevap yok. Halktan uzak yaşıyorlar B&ouml;yle olunca&rsquo;da vatandaşların sitemi haklı. B&ouml;lgede herkesin dilinde olan bir isim var. Osman Boyraz... O da nereye yetişsin. TBMM&rsquo;nin &ccedil;alışmaları dışındaki vakitlerini vatandaşı, esnafı,sivil toplum &ouml;rg&uuml;tlerini, eğitim ve sağlık kuruluşlarını, huzurevlerini, yaşlı insanları ziyaret ediyor. Onlarla konuşuyor, sorunlarını dinliyor, &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmak i&ccedil;in yetkililerle iletişime ge&ccedil;iyor. Bu &ouml;zlem duyulan icraatları yapmaya gayret ediyor ve g&ouml;n&uuml;lden g&ouml;n&uuml;le k&ouml;pr&uuml;ler kurmaya &ccedil;alışıyor. Vatandaş bunların sayısının artmasını canı g&ouml;n&uuml;lden bekliyor. Belediye başkanlarının hal ve hareketlerini tavırlarını anlatmaya sayfalar yetmez. Kısacası Genel Başkan ne derse desin, onlar bildiklerini okuyorlar. Zamanı gelince ayrıntılarla belediye başkanlarının yaptıklarını anlatırım. Halbuki onlardan istenilenleri yapmak o kadar kolay ki, en g&uuml;zel &ouml;rnekte Genel Başkanları Recep Tayyip Erdoğan. Vatandaşla nasıl i&ccedil; i&ccedil;e, simit&ccedil;ide, tatlıcıda, &ccedil;ay ocağında, manavda, taksi durağında, evde sofrada..... Bunları yapmak &ccedil;ok mu zor... Aşağıda Erdoğan tarafından kendilerine verilen talimatları, takip edin bakalım hangisi yerine getirilecek... Sizler de not tutun... Bakalım eski fabrika ayarlarına d&ouml;n&uuml;lecek mi. Bekleyelim... G&ouml;relim......</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan&rsquo;ın milletvekillerine, belediye başkanlarına ve teşkilatlara s&ouml;ylediği, &ldquo;yapmanız gereken işin &ouml;ncelikli olarak vatandaşla daha yoğun ve sahada bir arada olunması gerektiğidir. Salgın koşullarının araya koyduğu mesafeler var, birtakım &ouml;nlemlerin oluşturduğu mesafeler var. Normalleşme d&ouml;nemi ile birlikte yine tabii tedbirlere uyarak teşkilatların, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin AK Parti siyasetinin bir gereği olarak ge&ccedil;mişte yaptıkları gibi yaz aylarında vatandaşlarla &ccedil;eşitli bağlamlarda bir araya gelecekleri yoğun bir &ccedil;alışma d&ouml;nemi s&ouml;z konusu olmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Bu bakımdan, her birinizin işlerini y&uuml;r&uuml;t&uuml;rken b&uuml;y&uuml;k bir mekanizmanın en kritik par&ccedil;ası olduğunuzu unutmadan &ccedil;alışması son derece &ouml;nemlidir. AK Parti son 19 yılda, insanımızın beklentilerinin &ccedil;ıtasını da y&uuml;kseltmiştir. Artık vatandaşlarımız belediyelerden sadece rutin işlerinin g&ouml;r&uuml;lmesini değil, kendisine kıymet verilmesini, saygı duyulmasını da bekliyor. İnsanımız telefon a&ccedil;tığında muhatap bulmayı, soru sorduğunda cevap almayı, bir sıkıntısını ilettiğinde &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesini, kısa vadede &ccedil;&ouml;z&uuml;lmezse bile en azından ilgilenilmesini arzu ediyor. G&ouml;n&uuml;l belediyeciliği derken biz de işte b&ouml;yle bir anlayışı kast ediyoruz. Vatandaşa değer veren, sorunlarına samimiyetle &ccedil;&ouml;z&uuml;m arayan, gayretli, &ccedil;alışkan d&uuml;r&uuml;st bir belediyecilik tasavvurundan bahsediyorum. Hepimiz &ccedil;ok iyi biliyoruz ki g&ouml;n&uuml;lden yapılan her iş bereketlenir, y&uuml;ks&uuml;nerek yapılan işlerin ise hi&ccedil; kimseye bir faydası olmaz.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erdoğan, &quot;Sadece sosyal medya mecralarıyla vatandaşın kalbine girilemeyeceği son d&ouml;nemde ortaya &ccedil;ıkmıştır. Sosyal medya belediyeciliği, hizmet belediyeciliğinin yerini alamaz&quot;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erdoğan, belediye başkanlarından insanlara canla başla hizmet ederken, g&uuml;ler y&uuml;z&uuml;, saygıyı, samimiyeti, tevazuyu asla elden bırakmamalarını istedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;AK Partili belediye başkanı her zaman ulaşılabilir ve vatandaşın i&ccedil;inde olmalı. Sokaktan, &ccedil;arşıdan pazardan ayağını asla kesmemelidir&quot; diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: &quot;Unutmayınız, sizlerin milletimizin g&ouml;nl&uuml;ne girmedeki başarısı, 2023&#39;teki cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği se&ccedil;imlerinin sonu&ccedil;larını etkileyecektir&quot; ifadesini kullanan Erdoğan, belediye başkanlarından şehirlerindeki her bir haneye ulaşmalarını, sorunları yerinde g&ouml;rerek, vatandaşların dertleriyle dertlenmelerini istedi. Erdoğan, millete ve şehirlere hizmet yolunda belediye başkanlarına başarı dileyerek, &quot;Kapılar &ccedil;alınarak evlere misafir olmaya mecburuz. Bunu geliştirerek g&ouml;n&uuml;l belediyeciliğini de t&uuml;m şehirlerde yaygınlaştırmamız lazım. M&uuml;tevazı olmak, tevazu i&ccedil;inde &ccedil;alışmalarımızı yaygınlaştırmak bizim i&ccedil;in en &ouml;nemli g&ouml;rev ve ben bunu başaracağımıza inanıyorum. 2023&#39;e de b&ouml;yle hazırlanmamızın gereğini tekrar hatırlatıyorum&quot; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>SİYASET&Ccedil;İLERİN DİKKATİNE</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Zaman &ccedil;abuk ge&ccedil;iyor. T&uuml;m insanlar zamanın acımasız silgisi altında, kurşun kalem &ccedil;izgisi gibi silinip gidiyor. Bu kurala başbakanlar, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları da dahil. D&uuml;nya kimseye kalmamış. Y&uuml;zyıllardan beri &uuml;lke kaderini elinde tutan kimler ge&ccedil;ti, sayılarını bilen yok... Bunların mezarlarının yerini bileniniz var mı?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Her sabah yeni bir g&uuml;n doğarken, Bir g&uuml;n eksilir &ouml;m&uuml;rden, Her şafak bir hırsız gibidir, Elinde fenerle gelen... İnsan bastığı toprağı hor g&ouml;rmemeli, Kimbilir hangi g&uuml;zeldir, hangi sevgili? Duvara koyduğun kerpi&ccedil; yokmu, kerpi&ccedil;, ya bir siyaset&ccedil;i kafasıdır, ya da bir idareci eli....</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Jul 2021 00:25:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİZ YAPARIZ</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-yapariz-158</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-yapariz-158</guid>
                <description><![CDATA[BİZ YAPARIZ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Salgının g&ouml;lgesinde sıkıntılarla ge&ccedil;en bir &ouml;ğretim yılını daha geride bırakıyoruz. Haziran ayı, kısır ge&ccedil;en bir yıla inat &ouml;nemli gelişmelere sahne oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>LGS, İLKSAN, y&ouml;netici g&ouml;revlendirmeleri derken, MEB yine şaşırtmadı, &ouml;ğrenci ve &ouml;ğretmenleri g&uuml;nler s&uuml;ren belirsizliğe mahk&ucirc;m etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dersler ne zaman bitecek, telafi nasıl olacak soruları cevaplarını ararken, LGS tartışmaları arada kayboluverdi. H&acirc;lbuki bu tartışma doğru y&ouml;netilebilseydi g&uuml;zel sonu&ccedil;lar verebilirdi. Bu tartışmayı bir sistem arayışı olarak tekrar başlatmanın bir yolu mutlaka bulunmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Haziran ayının &ouml;nemli g&uuml;ndem başlıklarından biri de d&ouml;rt ve sekiz yılı dolan idareciler oldu. Uygulaması bir hayli zor olan y&ouml;netmelik, kılavuz yayınlanmadan el yordamı ile uygulanınca, mahkeme salonlarına taşınacak bir&ccedil;ok sıkıntı yaşandı. Son anda yapılan s&uuml;re uzatımı ile tercihlerini yenileyebilenler, daha &ouml;nce tercih yapanlara a&ccedil;ıktan operasyon yaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir zamanlar, eleştirilerimize karşı MEB&rsquo;in yılmaz bek&ccedil;iliğini yapanların, şimdilerde saf değiştirdiğini g&ouml;r&uuml;yoruz. Sansasyonel haberlerin ardı arkası kesilmiyor. K&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; haberler, &ccedil;elişkili bilgiler, şantaj kokan tehditlere bakılırsa, her su&ccedil; ortaklığının sonundaki doğal yol ayrımına gelindiğini g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Haziran ayının manşeti ise İlksan se&ccedil;imleri oldu. Se&ccedil;im sonu&ccedil;larını bir sendika başkanının, matematiğin b&uuml;t&uuml;n denklemlerini &ccedil;aresiz bırakan değerlendirmesine şahit olduk. İzafiyet teorisi bile &ccedil;&ouml;zemiyor bu durumu. Bu y&uuml;ksek zek&acirc;! &uuml;r&uuml;n&uuml; değerlendirmenin bile İlksan&rsquo;da değişime engel olmaya yetmeyeceğini g&ouml;rmekteyiz.</p>

<p>Şimdi sıra toplu s&ouml;zleşmeye geldi. Konuştuğumuz herkes bu toplu s&ouml;zleşmenin &ccedil;ok &ouml;nemli olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Her toplu s&ouml;zleşme &ouml;nemli ve her toplu s&ouml;zleşme sonrası bazıları aynı yıkım manşetlerini atıyorlar. Bu yıl belki s&uuml;rece d&acirc;hil olurlarsa hesap yapmayı da &ouml;ğrenirler diye; &ldquo;Memur Sen ile beraber hareket etmeye,&rdquo; davet ettik. &Ccedil;alışanların, masada kendilerini oturmaya layık g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; kenardaki yeri hi&ccedil;bir zaman beğenmeyen bir konfederasyon, teklifimizi baştan reddetti. Diğerinin İlksan se&ccedil;iminden sonra ne yapacağını hep beraber g&ouml;receğiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Haziran ayı ile normalleşme yolunda &ouml;nemli mesafe aldık ve giderek her alanda tempo tutuyoruz. Yeni bir heyecana ihtiya&ccedil; var. &Uuml;&ccedil; yıldır &uuml;zerimize serpilen &ouml;l&uuml; toprağından kurtularak, eğitimde ve bir&ccedil;ok alanda yeni arayışların, b&uuml;y&uuml;k hamlelerin arifesinde gibiyiz. Yaptıklarımız şunu g&ouml;steriyor ki &ldquo;Biz Yaparız&rdquo; deyince yapıyoruz. Her t&uuml;rl&uuml; zorluğa rağmen &ccedil;ok &ouml;nemli işler başardık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Herkesten alın terimize, emeğimize saygı duymasını bekliyoruz. İLKSAN se&ccedil;imleri de g&ouml;sterdi ki vicdanlar, her t&uuml;rl&uuml; oyuna rağmen doğruya sahip &ccedil;ıkıyor. İstediğiniz kadar karalayın, iftira atın, yalan s&ouml;yleyin, erteleyin bir g&uuml;n mutlaka ger&ccedil;eklerle y&uuml;zleşiyorsunuz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her anlamda yeni d&ouml;nem hayırlı olsun Algı, şirinlik ve belirsizlikler d&ouml;nemi bitmiş, ger&ccedil;eklerin konuşulduğu ve konuşulacağı d&ouml;nem başlamıştır. Hayırlı olsun&hellip;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Jul 2021 00:24:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAYRAM SABAHI</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bayram-sabahi-157</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bayram-sabahi-157</guid>
                <description><![CDATA[BAYRAM SABAHI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ge&ccedil;mişi bug&uuml;nlere taşımak imkanım olsa taşırdım.</p>

<p>Geleceğin yarattığı korkunun, ge&ccedil;mişin izlerini silmesine izin vermemek i&ccedil;in yazıyorum mazinin g&uuml;zelliklerini.</p>

<p>Bir kişi bile anlasa yeter!</p>

<p>Bu bayram sabahında!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eski bayramların tadı kalmadı diye, yeni bayramların sihirli yanlarını da inkar edemeyiz.</p>

<p>Hala iyi insanlarımız mevcut.</p>

<p>Yılda bir kez de olsa, yoksulun &ouml;n&uuml;ne bir par&ccedil;a et koyan! Yoksulu giydiren.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Balonlarla, faytonlarla yetinen &ccedil;ocukların şımarıklığı olmalıydı bayram.</p>

<p>Ellerinde &quot;a&ccedil;ım&quot; yazılı kartonların şehirlerinde, sefaletle &ccedil;ocukluğun buluştuğu ayaklanma değil.</p>

<p>&Ccedil;ocukların hazinesini cep telefonları &ccedil;aldı desem, teknolojiye d&uuml;şmanlık etmiş varsayılırım.</p>

<p>Ama kaybolan hoşg&ouml;r&uuml;, yaralı dostluklar, buz gibi komşulukların teknolojiyle ne ilgisi var?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="/Images/kosebayramsabhi(1).jpg" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayram g&uuml;nlerinde, y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ocukluğunu saklamış b&uuml;y&uuml;kleri arıyor insan.</p>

<p>Şimdiki zamanı reddetmeden, ge&ccedil;mişin asaletini etrafına dağıtan.</p>

<p>Zulasında &ccedil;ocuklarla bayramı b&ouml;l&uuml;şmenin sevinci.</p>

<p>G&uuml;llerden &ouml;z&uuml;r dileyen dikenler gibi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayramlar, iyiliği, g&uuml;zelliği, barışı ve huzuru anlatmıyorsa... Hala d&uuml;şmanlığın siyaseti yapılıyorsa &uuml;stelik.</p>

<p>İ&ccedil;inde kardeşliği, &ccedil;ocuk sevgisini ve &uuml;lke b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; barındırmıyorsa.</p>

<p>Ve her ge&ccedil;en bayram biraz daha birbirinden uzaklaşıyorsa insanlar.</p>

<p>Bayramlar da h&uuml;z&uuml;nl&uuml; oluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erişilmesi m&uuml;mk&uuml;n olmayan ge&ccedil;miş zamanları seyrederken, şimdiki zamanın ger&ccedil;eklerine de bakıyorum.</p>

<p>Her bayram iyi kalpli insanları yağmalamaya yetecek kadar k&ouml;t&uuml; kalpli insanların varlığını da g&ouml;r&uuml;yorum.</p>

<p>Onlara &quot;bayram aracısı&quot; diyorlar. &quot;O y&uuml;zdendir&quot; diyorum. &quot;Ne kadar a&ccedil; insan.</p>

<p>O kadar s&uuml;kseli ara&ccedil;!&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayram sabahında bile &ouml;l&uuml;m &ouml;l&uuml;m haberleri geliyor. Donup kalıyor analar.</p>

<p>Kendimizi onların yerine koymak gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nsem ne yazar!</p>

<p>Ateşin d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; yeri yaktığı yadsınamazken!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;mişi bug&uuml;nlere taşımak imkanım olsa taşırdım.Bayramları da.</p>

<p>Bayramlar bizi eskisi gibi zannediyor ya!</p>

<p>Biz her şeyiz, eski ve yeni olan...</p>

<p>Hi&ccedil;bir şeyiz belki de.</p>

<p>Ne eskiden ne şimdi...</p>

<p>Alıntı.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 May 2021 00:09:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘EĞİTİME DESTEK’ İÇİN AKREDİTE OLMAK MI GEREKİYOR?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitime-destek-icin-akredite-olmak-mi-gerekiyor-156</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitime-destek-icin-akredite-olmak-mi-gerekiyor-156</guid>
                <description><![CDATA[‘EĞİTİME DESTEK’ İÇİN AKREDİTE OLMAK MI GEREKİYOR?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Uuml;lkemizde biri İstanbul diğeri Ankara&rsquo;da olmak &uuml;zere iki ka&ccedil;ak Fransız Okulu var. Bu okullar hi&ccedil;bir mevzuata uymuyor ancak &ouml;ğrencilerinin y&uuml;zde yetmişi T&uuml;rk &ouml;ğrenci.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkemizde olmasına rağmen Fransa&rsquo;daki bir okulmuş gibi diploma veriyorlar. Tamamen denetim dışı olan bu okullardan mezun olan &ouml;ğrenciler Y&Ouml;S&rsquo;e (Yabancı Uyruklu &Ouml;ğrenci Sınavı) girerek, &uuml;niversitelerin &ouml;zel kontenjanından, y&uuml;zde yirmi beş puan avantajıyla yararlanarak eğitimlerine haksız şekilde devam ediyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bakanlığın verdiği &ouml;zel okul teşvikinden yararlanmak isteyen &ouml;ğrenciyi, marka değerini d&uuml;ş&uuml;receği i&ccedil;in kabul etmeyen okul zincirlerimiz var. Eğitim politikalarına en &uuml;st d&uuml;zeyde y&ouml;n verebilen, yıllık kontenjanının y&uuml;zde ellisini &uuml;st d&uuml;zey b&uuml;rokratların &ccedil;ocuklarına ayırabilen, 15 Temmuz&rsquo;dan sonra g&uuml;c&uuml;ne g&uuml;&ccedil; katan, binlerce &ouml;ğrencisi her yıl 120 soruda 117 net ortalama &ccedil;ıkarabilen, lobileri &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; okullarımız var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Monşerlerin ve beyaz T&uuml;rklerin, kendi &ccedil;ocukları i&ccedil;in eğitim problemini &ccedil;&ouml;zd&uuml;ğ&uuml; bu okulların &ccedil;ok uzağında ise; sistemi, m&uuml;fredatı, sınavı, y&ouml;neticisi, işletmesi ile deneme tahtasına d&ouml;nen devlet okullarımız var. Bunca &ccedil;abaya, yatırıma ve beklentiye rağmen, eğitim sistemimizin bir t&uuml;rl&uuml; &ccedil;&ouml;z&uuml;lemeyen problemleri ortada duruyor. Nesiller harcamaya devam ediyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu tablodan hareketle, FET&Ouml; sonrası &ccedil;ocuklarımızı dinine, devletine, milletine sadık, şahsiyetli bireyler olarak yetiştirebilmek i&ccedil;in devletimizin en &uuml;st d&uuml;zeyde başlattığı seferberlikte bir&ccedil;ok kurumumuz inisiyatif alarak, belli bir iş b&ouml;l&uuml;m&uuml; etrafında bir araya geldi. İmam Hatip Platformu olarak başlayan seferberlik, son bir yıldır Eğitime Destek Platformu (EDP) olarak polemiklerden uzak hizmet &uuml;retmeye &ccedil;alışıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ok &ouml;nemli &ccedil;alışmalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Yurt ve kamp hizmetleri, seminerler, burslar, yarışmalar, yurt dışı &ouml;ğrenciler, 4-6 yaş eğitimi, karakter eğitimi &ccedil;alışmaları, teknoloji takımları, bir&ccedil;ok alanda kurulan kul&uuml;pler, oluşturulan kaynaklar, geliştirilen materyaller vs.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu &ccedil;alışmalar birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, EDP&rsquo;e sistematik saldırılar başladı. S&ouml;zc&uuml; Gazetesi&rsquo;nden Saygı &Ouml;ZT&Uuml;RK, T&uuml;rk Eğitim Sen Genel Başkanının sosyal medya paylaşımlarını da alıntılayarak, &ldquo;Gelişmeler, okulların anahtarlarının gelecekte bu vakıflara, derneklere bırakılacağını g&ouml;steriyor. Şaşırmayın ve dikkate alın.&rdquo; diyerek aklınca cepheyi genişletmeye &ccedil;alışmış.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sivil toplum temsilcilerinin y&ouml;nettiği toplantıda b&uuml;rokratlar pasif kalıyormuş, m&uuml;ft&uuml;ler &ccedil;ok konuşuyormuş, mensubiyetler &uuml;zerinden gidiliyormuş ve her kesim d&acirc;hil edilmiyormuş, bakanın bu toplantılardan bilgisi var mıymış, &uuml;lke bu y&uuml;zden 15 Temmuz&rsquo;da bedel &ouml;demiş&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şimdi bu arkadaşlara &ouml;nce birka&ccedil; kelam edelim, ardından da birka&ccedil; soru soralım:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>EDP&rsquo;i oluşturan kurumlar bu işleri yeni yapmıyor, aralarında altmış yıldır eğitim hizmeti &uuml;reten kurumlar var. Bu kurumlardan her biri bu &uuml;lkenin değerlerine bağlı, derdi davası olan kurumlardır. Sırası geldiğinde bedel &ouml;demişlerdir. Devlet nedir, adap nedir en iyi bilen insanlardır. Yokluk zamanlarında yola &ccedil;ıkmış, sonradan eklemlenmemiş, onur ve haysiyet timsali insanlardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>S&ouml;zc&uuml;&rsquo;y&uuml; bir kenara bırakarak, karanlıkta g&uuml;r&uuml;lt&uuml; &ccedil;ıkaranlara soralım:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>15 Temmuz gecesi, meydanlarda canı pahasına m&uuml;cadele eden EDP mensuplarına, devlet adabı, mensubiyet, milli irade, k&ouml;k&uuml; dışarıdakilere karşı durma konusunda ders vermek, iki y&uuml;z elli şehit verdiğimiz o gecede; &ldquo;Bir Cumhurbaşkanı, halkı sokağa &ccedil;ağırıyor, &ccedil;ok yazık.&rdquo; diye paylaşım yaparak, gecenin rengini bekleyenlere mi kalmıştır?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Asıl rahatsız olmanız gereken tablo yukarıda &ouml;zetlediğim tablo değil midir? Bu konularla ilgili bir eleştiriniz var mıdır? Bir kesim her t&uuml;rl&uuml; imk&acirc;nı kullanırken, dezavantajlı kesimlere imk&acirc;n sunmak i&ccedil;in seferber olanları, 15 Temmuz g&ouml;ndermesiyle eleştirmek size mi kalmıştır, bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Neden rahatsız oluyorsunuz? Başarılı olan İHL &ouml;ğrencileri mi sizi tedirgin etti? Yoksa size rağmen b&uuml;rokrasinin milletle b&uuml;t&uuml;nleşmesinden mi rahatsız oldunuz? &ldquo;Bu toplantılardan bakanın bilgisi var mı?&rdquo; diye sorarak neyi ama&ccedil;lıyorsunuz? (Bakanın bilgisi var mı bilmiyorum ancak, Cumhurbaşkanımızın bilgisi var, onu biliyoruz.)</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Anlaşılan şu ki bazıları bir t&uuml;rl&uuml; sivil olmayı beceremeyecek ve bu t&uuml;r &ccedil;alışmaları s&uuml;rekli tehdit olarak g&ouml;recek. Sendika olarak kendilerine bi&ccedil;tikleri rol ve durdukları yer yanlış olunca, her defasında duvara toslamaları ka&ccedil;ınılmaz oluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğitime destek olmak i&ccedil;in sendika g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; derin yapılar nezdinde akredite olmak veya izin almak gerekmiyor. Sivil toplum istediği toplantıyı yapar, istediği b&uuml;rokratla &ccedil;alışır, ziyaret eder, davet eder. B&uuml;t&uuml;n okulları ve b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ocuklarımızı kuşatacak &ccedil;alışmalardan rahatsız olanlar &ouml;ncelikle kendilerini sorgulasınlar.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 May 2021 00:09:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEP AYNI YÖNTEM</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hep-ayni-yontem-155</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hep-ayni-yontem-155</guid>
                <description><![CDATA[HEP AYNI YÖNTEM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Siyasetteki muhalefet partileri ile sendikacılıktaki karşılığı olan yetkisiz ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k sendikalar, muhataplarına karşı ağız birliği yapmış&ccedil;asına hep aynı y&ouml;ntemi kullanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyasetteki muhalefet partileri ile sendikacılıktaki karşılığı olan yetkisiz ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k sendikalar, muhataplarına karşı ağız birliği yapmış&ccedil;asına hep aynı y&ouml;ntemi kullanıyor. Milletten ve &ccedil;alışandan yetki alamamış olmayı, sorumsuzluk olarak algıladıkları i&ccedil;in yersiz, haksız, tutarsız ve mesnetsiz su&ccedil;lamaları ısrarla g&uuml;ndemde tutmaya &ccedil;alışıyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;128 Milyar Dolar Nerede?&rdquo;, &ldquo;Memuru, Toplu S&ouml;zleşme Masasında Sattınız&rdquo;, &ldquo;İLKSAN, T&uuml;rkiye sevdalılarının elinde b&uuml;y&uuml;meye devam ediyor.&rdquo; gibi yalan ve &ccedil;arpıtmaları, son d&ouml;nemin en meşhur olanları olarak karşımızda durmaktadır. Vicdanınız, bir yalanı veya &ccedil;arpıtılmış bilgiyi ısrarla g&uuml;ndemde tutmaya yetecek kadar kararmış ve k&ouml;relmişse bunu yapmanıza kimse engel olamaz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Psikoloji ve iletişim biliminin verileri ile irdelendiğinde kullanılan bu y&ouml;ntemin; bir tarafın arsız ve y&uuml;zs&uuml;zl&uuml;ğ&uuml; ile diğer tarafın sorumlu ve sağduyusu &uuml;zerinden profesyonelce planlandığı ve y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; g&ouml;r&uuml;lecektir. İşi bilenlerin bu durumun farkında olmaları bir şeyi değiştirmiyor, ustaca s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len kampanya ile kitlelerin bilin&ccedil;altı adeta zehirleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ger&ccedil;ekler muhataplarınca, hatta kendi partisinden/sendikasından birileri tarafından, b&uuml;t&uuml;n a&ccedil;ıklığı ile ortaya koyulmuş, tablolar ve rakamlarla, kıyaslamalarla ifade edilmiş olsa bile, haksız ve yersiz su&ccedil;lamalar, ithamlar ısrarla s&uuml;rd&uuml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;128 milyar dolar, kullanılması gerektiği gibi kullanılmış, herhangi bir yolsuzluk yapılmamıştır, işlemler devletin kayıtları arasında vardır.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Toplu s&ouml;zleşme masasında elde edilen kazanımlar, memuru sattınız diyenlerin yetkili olduğu, toplu g&ouml;r&uuml;şme d&ouml;neminden &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k kazanımlarla doludur. Kendileri, yıllık enflasyonun altındaki zam oranlarına imza atmışlardır.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;İLKSAN, b&uuml;t&uuml;n kıyaslamalara g&ouml;re zarardadır, doğru y&ouml;netilmemektedir, &uuml;yesini mağdur etmektedir, kendi &uuml;yeleriniz bile bu durumun farkındadır ve bundan rahatsızlardır.&rdquo; gibi a&ccedil;ık ger&ccedil;ekler ortaya koyularak, &uuml;retilen yalanları yok etmenin bir yolu bulunmalıdır. &Ouml;nce bu yalan &ccedil;arkı bozulmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Y&uuml;r&uuml;t&uuml;len olumsuz kampanyalara karşı koymanın yolları da vardır. Sonunda milletimizin/&ccedil;alışanlarımızın sağduyusu hakem olmakta ve hak edene hak ettiği cevabı vermektedir. Ger&ccedil;eklerin algıya kurban gittiği d&ouml;nemlerde bedeli, doğruları zamanda g&ouml;remeyen ve operasyonların kurbanı olanlar &ouml;d&uuml;yor. Bu kurbanlar bazen bir şehir, bazen bir &uuml;lke olabiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bilgiyi kaynağından &ouml;ğrenmeli, sormalı, grup psikolojisi, mahalle baskısı ile değil aklın ve vicdanın sesi ile kanaate varmalıdır. Hepsinden &ouml;nemlisi de ger&ccedil;eğin peşinde olmalı, yanlış kimden gelirse karşı durmalı, doğrunun peşinde koşmalıdır. Adalet terazisi en &ouml;nce burada kurulmalı, ilk adım doğru atılmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Talat YAVUZ</p>

<p>Memur Sen İstanbul İl Başkanı</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Apr 2021 16:10:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>101. Yılını Kutluyoruz</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/101-yilini-kutluyoruz-154</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/101-yilini-kutluyoruz-154</guid>
                <description><![CDATA[101. Yılını Kutluyoruz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Egemenlik yılının 101. yıld&ouml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; Ulus&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k coşkuyla kutluyoruz. Milli Egemenlik ilkesinin millet hayatına girdiği 23 Nisan 1920 tarihi milli birlik ve beraberlik duygusuyla g&uuml;&ccedil;lenen milli iradenin temsil edildiği T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisinin kuruluş g&uuml;n&uuml; ve bu g&uuml;n 101. yılıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k &ouml;nder Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n &ldquo;benim en b&uuml;y&uuml;k eserim T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi&rsquo;dir&rdquo; ifadesi &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu m&uuml;cadelelerin &uuml;zerinden tam 101 yıl ge&ccedil;miş olmasına rağmen, hala &uuml;lkemizde cevaplarını ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; bir t&uuml;rl&uuml; bulamadığımız sorgulamalarla devletin g&uuml;c&uuml;n&uuml; sarsmak isteyenlerin olduğunu g&ouml;r&uuml;nce &uuml;z&uuml;l&uuml;yoruz. Etnik ve siyasi &ccedil;elişmelerin sonucunda kimseyi bir yerlere taşımayacağını, bunları yapanlarda &ccedil;ok iyi biliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve &Ccedil;ocuk Bayramı&rsquo;nın gelişig&uuml;zel bir &ccedil;ocuk bayramı olmadığının, farkına bir t&uuml;rl&uuml; varamayanlara en g&uuml;zel cevap her zaman olduğu gibi yine milletten gelecektir. &ldquo;Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir&rdquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; bizler bir kez daha hatırlatmanın faydalı olacağına inanıyor ve 101. yılını idrak ettiğimiz bu &ouml;nemli bayram t&uuml;m milletimize ve &ccedil;ocuklarımıza kutlu olsun diyorum.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Apr 2021 16:09:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz üzerimize düşeni yaptık, ya siz?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-uzerimize-duseni-yaptik-ya-siz-153</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-uzerimize-duseni-yaptik-ya-siz-153</guid>
                <description><![CDATA[Biz üzerimize düşeni yaptık, ya siz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;anakkale zaferinin 106. yılını yine muhteşem t&ouml;renlerle kutladık. Hem &Ccedil;anakkale&rsquo;de hem de Anıtkabir&rsquo;de y&uuml;z binlerce kişi bu vatan uğruna seve seve canlarını verenleri bir kez daha rahmetle andı. Dile kolay 250 bin gencin şehit olduğu &Ccedil;anakkale&rsquo;de nasıl bir tarih yazdığını bilmemize rağmen ancak yılda bir kez, 18 Mart tarihinde hatırlamamız ayrı bir konu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;ıldı g&ouml;ky&uuml;z&uuml;, seyre daldı melekler, u&ccedil;arcasına gitti Mehmetler. 57. Alay&rsquo;ın g&uuml;n&uuml; bug&uuml;n yemin ettiler Allah&rsquo;a mahşerde olacak d&uuml;ğ&uuml;n. &ldquo;Şehit kıyamet g&uuml;n&uuml; i&ccedil;inde can verdiği elbiseleriyle dirilecektir.&rdquo; (Hadis-i Şerif) Kanlı elbiseleriyle &lsquo;Kalk!&rsquo; denilince bu toprakta yatana&hellip; Sana sormazlar mı; ne yaptınız diye bu aziz vatana?...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu g&uuml;zel c&uuml;mlelerden ve Hadis-i Şerif&rsquo;ten alacağımız &ccedil;ok dersler olmasına rağmen, hala &uuml;lkedeki bir takım vatan hainlerinin, inadına bu &uuml;lkenin b&ouml;l&uuml;nmesi i&ccedil;in gayret g&ouml;stermelerine bir mana veremiyoruz. Conkbayırında&nbsp; Mustafa Kemal o tarihi olayı ş&ouml;yle anlatır&hellip;..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Şimdi burada tesad&uuml;f ettiğimiz sahne en enteresan bir sahnedir. Olayın en m&uuml;him anı bence budur.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Bu esnada Conkbayırı&rsquo;nın g&uuml;neyindeki 261 rakımlı tepeden sahilin g&ouml;zetlenmesinde g&ouml;revli bulunan bir m&uuml;freze eratının Conkbayırı&rsquo;na doğru koşmakta olduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Size şu karşılıklı konuşmayı aynen ifade edecegim!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Şahsen bu eratın &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkarak:</strong></p>

<p><strong>-&lsquo;Ni&ccedil;in ka&ccedil;ıyorsunuz?&rsquo; Dedim.</strong></p>

<p><strong>-&lsquo;Efendim, d&uuml;şman!&rsquo; Dediler.</strong></p>

<p><strong>-Nerede?</strong></p>

<p><strong>-İşte, diye 261 rakımlı tepeyi g&ouml;sterdiler.&rdquo;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hakikatte d&uuml;şmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve serbestlik i&ccedil;inde ileriye doğru y&uuml;r&uuml;yordu. Şimdi vaziyeti d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n: Ben kuvvetlerimi bırakmışım, erat on dakika istirahat etsin diye.. D&uuml;şman da bu tepeye gelmiş&hellip; Demek ki d&uuml;şman bana benim askerlerimden daha yakın! Ve d&uuml;şman, benim bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek fena vaziyette yakalanmış olacaktı. O zaman artık bunu bilmiyordum, bir mantık d&uuml;ş&uuml;ncesiyle midir, yoksa i&ccedil;imden gelen tabii bir duygu ile midir, bilmiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ka&ccedil;an erata:</strong></p>

<p><strong>-&lsquo;D&uuml;şmandan ka&ccedil;ılmaz&rsquo; dedim.</strong></p>

<p><strong>-&lsquo;Cephanemiz kalmadı&rsquo;</strong></p>

<p><strong>-&lsquo;Cephaneniz yoksa s&uuml;ng&uuml;n&uuml;z var&rsquo; dedim.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve bağırarak bunlara s&uuml;ng&uuml; taktırdım, yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırı&rsquo;na doğru ilerlemekte olan piyade alayı ile dağ bataryasının yetişebilen eratını &lsquo;marş marş&rsquo;la benim bulunduğum yere gelmeleri i&ccedil;in yanımdaki emir subayını g&ouml;nderdim. Bu erat s&uuml;ng&uuml; takıp yere yatınca d&uuml;şman erleri de yere yattı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>KAZANDIĞIMIZ AN, BU ANDIR&hellip;</strong></span></p>

<p>Mustafa Kemal&rsquo;in askerin d&uuml;şmandan mermisinin bitmesi &uuml;zerine ka&ccedil;ışını durdurması ve ardından s&uuml;ng&uuml; takıp, &lsquo;Yere yat!&rsquo; emrini vermesi karşı taraftan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; 900 metre kadar uzaktaydı. İlerleyen ANZAK birliklerinin başında bulunan komutanlardan Teğmen Tulloch savaş sonrası anılarını aktardığı bir s&ouml;yleşide &ldquo;Conkbayırı&rsquo;nın tepesinde bir T&uuml;rk subayın ağacın altında durduğunu ve koşanlara emirler yağdırdığını&rdquo; s&ouml;ylemiştir. &Ccedil;ekilmeden &ouml;nce Yarbay Mustafa Kemal olma olasılığı y&uuml;ksek bir T&uuml;rk subayına nişan alır ve ateş eder. Iskalamıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>KAYBETTİKLERİ AN, BU ANDIR!</strong></span></p>

<p>K&uuml;reselleşen d&uuml;nyada milli duygulara sahip yeni nesillerin yetiştirilmesi giderek &ouml;nem kazanmaktadır. &Ccedil;anakkale Savaşı Milli Şuuru t&uuml;m benliğiyle yaşayan kahraman ecdadımızın g&ouml;sterdiği tarihimizin en b&uuml;y&uuml;k şeref levhalarından birisidir. Her zaman olduğu gibi bug&uuml;n de &ccedil;ok muhta&ccedil; olduğumuz birlik ve beraberlik, o g&uuml;n ortaya konmuştur. Canları bu toprağa d&uuml;şm&uuml;ş kahraman ecdadımızın torunları olarak varlığımızın en mukaddes temeli olan İstiklal ve Cumhuriyeti&rsquo;nin ebedi bek&ccedil;ileri olarak elimizden geleni yapmalıyız. Herhalde bunu yerine getirmemiz i&ccedil;in herhangi bir engelimiz yok. Hele hele Bombasırtı Vakasını anlattıktan sonra vatan sevgisinin ne demek olduğunu bir kez daha k&ouml;t&uuml; niyetlilere hatırlatmak istiyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>&ldquo;Karşılıklı siperler arasında mesafemiz sekiz metre, yani &ouml;l&uuml;m muhakkak&hellip;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Birinci siperdekiler, hi&ccedil;biri kurtulmamacasına tamamen d&uuml;ş&uuml;yor, ikinci sıradakiler onların yerine ge&ccedil;iyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir &ouml;l&ccedil;&uuml;!... İşi Allah&rsquo;a bırakıp, kadere razı olmayı biliyor musunuz? &Ouml;leni g&ouml;r&uuml;yor, &uuml;&ccedil; dakikaya kadar &ouml;leceğini biliyor, en ufak bir &ccedil;ekinme g&ouml;stermiyor. Sarsılmak yok! Okuma bilenlerin elinde Kuran&rsquo;ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şehadet getirerek y&uuml;r&uuml;yorlar. Bu T&uuml;rk askerindeki ruh kuvvetini g&ouml;steren şaşılacak ve takdire değer bir &ouml;rnektir. Emin olmalısınız ki &Ccedil;anakkale Savaşlarını kazandıran, bu y&uuml;ksek ruhtur.&rdquo; Bunu anlatan b&uuml;y&uuml;k komutan Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;t&uuml;&hellip;..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Top t&uuml;fekten daha sık, g&uuml;lle yağan mermiler.</strong></p>

<p><strong>Kahraman ordunu seyret ki bu tehdide g&uuml;ler!</strong></p>

<p><strong>Ne &ccedil;elik tabyalar ister, ne siner hasmından;</strong></p>

<p><strong>Alınır kal&rsquo;a mı g&ouml;ğs&uuml;ndeki kat kat iman?</strong></p>

<p><strong>Hangi kuvvet onu başa, edecek kahrına ram?</strong></p>

<p><strong>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; tesis-i ilahi o metin istihkam.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mehmet Akif Ersoy</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#FF0000;">106. yılında g&ouml;z&uuml;n&uuml; kırpmadan, seve seve bu kutsal topraklar i&ccedil;in canını veren t&uuml;m şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anar, saygılarımızı sunarız. Ruhları şad olsun.</span></strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Mar 2021 21:27:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşkolsun!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/askolsun-152</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/askolsun-152</guid>
                <description><![CDATA[Aşkolsun!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n Sevgililer g&uuml;n&uuml;. Şimdi siyaset yazmak varken.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkın ne l&uuml;zumu vardır ama.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyasetin g&ouml;kdelenlerinde yalan d&uuml;nyayı seyretmektense.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkın bodrum katında şiir yazmaya razıyım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk nar y&uuml;rekli olmaktır.</p>

<p>En dara d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde bile.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Deli g&ouml;mleğini giymektir aşk.</p>

<p>Ve hi&ccedil; &ccedil;ıkarmamaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkta hak sahibi yoktur.</p>

<p>&Ouml;nce altı &ccedil;izilir zamanın.</p>

<p>Sonra isimlerin &uuml;zeri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatı kimin i&ccedil;in seveceğinize karar vermektir aşk.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gerektiğinde kendinize zarar vermek!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk ne kadar kızsan da, bedduayı ertelemektir. Duayı esirgememek!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ayrılığı ve aşkı birlikte yaşamalıdır insan. Mayın tarlasında!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk, hi&ccedil;liğin varlığını hissetmektir. Daha yokluğunun ilk akşamında.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkta solmuş bir &ccedil;i&ccedil;eğe su vermenin alemi yoktur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K&ouml;k&uuml;ne kibrit suyu!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yağmurun iplerinden beline kuşak yapmaktır aşk. Kalbinin emirlerine uşak olmaktır..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaybetmeyi sevmeyen sakın aşık olmasın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; eninde sonunda kendi &ccedil;aresizliğine g&ouml;m&uuml;l&uuml;r, iki kişiden biri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;l&uuml; ya da diri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk &quot;ben&quot; değil &quot;biz&quot;dir.</p>

<p>Sesli harflerle b&uuml;y&uuml;r de, ayrılırken sessizdir.</p>

<p>Mesele aşkın yeni adını bulmaksa.</p>

<p>Aşk d&uuml;nyanın b&uuml;t&uuml;n dillerinde aynıdır. &quot;Seni seviyorum.&quot;</p>

<p>Kalanın intiharına benzer aşk.</p>

<p>Giden kendisiyle ne kadar iftihar etse azdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk bittikten sonra en g&uuml;zel teselli. &quot;Seni kaybetmeseydim, ne &ccedil;ok şeyi kaybedecektim belki.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Pazarda satılır hale geldikten sonradır ki... &Ouml;znesi yaralıdır aşkın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>C&uuml;mlesi paralı!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk, sadece sevgililer g&uuml;n&uuml;nde hatırlanan bir duygu değil.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n her saati y&uuml;reklerin atışının birbirine denk d&uuml;şmesidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ger&ccedil;ek aşk sizinleyse...</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n&uuml;z kutlu olsun.</p>

<p>Ama laf olsun diye kutluyorsanız.</p>

<p><strong>Aşkolsun!</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:20px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>AŞK NELERE K&Acirc;DİR...!</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlenmek i&ccedil;in huzurevinden ka&ccedil;tılar... Norve&ccedil;&rsquo;te 92 yaşındaki bir kadın, 87 yaşındaki sevgilisiyle tatil yapabilmek i&ccedil;in kaldığı huzurevinden ka&ccedil;tı.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Feb 2021 21:17:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜM BUNLAR İKİNCİ GÖREV İÇİN Mİ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/tum-bunlar-ikinci-gorev-icin-mi-151</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/tum-bunlar-ikinci-gorev-icin-mi-151</guid>
                <description><![CDATA[TÜM BUNLAR İKİNCİ GÖREV İÇİN Mİ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MEB, Eğitim Kurumlarına Y&ouml;netici Se&ccedil;me ve G&ouml;revlendirme Y&ouml;netmeliği&rsquo;ni yine değiştirdi. Yeni y&ouml;netmelik, y&ouml;neticilerin problemlerini &ccedil;&ouml;zmediği gibi işleri iyice karıştırdı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Halbuki; &ldquo;kanunu da değiştirerek okul y&ouml;neticiliği belli s&uuml;reler i&ccedil;in değil kadrolu olsun, kazanılmış haklar korunsun, ikinci g&ouml;rev olmaktan &ccedil;ıkarılsın, &ouml;zl&uuml;k hakları iyileştirilsin,&rdquo; beklentileri vardı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ayrıntısına girmeden &ouml;nce değişikliğin mantığı nedir diye bakmakta fayda var. Ş&ouml;yle bir mantıkla hareket edilmiş; y&ouml;netici olmak isteyen &ouml;ğretmenleri eğitime alalım, başarılı olanlara sertifika verelim, sertifikalı olanları yazılı sınav ve &ccedil;eşitli kıstaslarla sıralayalım, s&ouml;zl&uuml; sınav puanını ekleyelim ve belli s&uuml;reliğine g&ouml;revlendirelim. Hem g&ouml;rev yapsınlar hem de sertifika s&uuml;releri bitmeden tekrar eğitime tabi olsunlar. İlk bakışta mantıklı gibi gelse de sekiz yıl sınırlaması ile s&uuml;re&ccedil; tam bir &ccedil;in işkencesine d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu y&ouml;netmeliği değerlendirirken son iki yıl i&ccedil;inde yapılan tartışmaları, tarafların ne dediğine, yapılan g&ouml;r&uuml;şmelerin ne kadar dikkate alındığına bakmakta fayda var. Sonu&ccedil;ta basına ve sendikalara g&ouml;nderilen taslağın &ccedil;ok uzağında bir y&ouml;netmelik ortaya &ccedil;ıktı. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z kadarıyla yapılan b&uuml;t&uuml;n g&ouml;r&uuml;şmeler, istikşafı g&ouml;r&uuml;şmeler olarak yapılmış, bundan sonraki &ccedil;alışmalarda bu tavır not edilir, &ccedil;&uuml;nk&uuml; y&ouml;netmelikten, &uuml;st d&uuml;zey bakanlık y&ouml;neticileri dahil memnun olanı hen&uuml;z g&ouml;remedik.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkemizde eğitimde başarılı olmak isteyen bir bakanlığın, bir taraftan mevcut idarecilerini k&uuml;st&uuml;rmeden, motivasyonlarını d&uuml;ş&uuml;rmeden, tecr&uuml;belerinden en &uuml;st d&uuml;zeyde yararlanarak, diğer taraftan s&uuml;rece yeni katılacak idarecilerini, g&uuml;n&uuml;n ihtiyacına, eğitim ve y&ouml;netim alanındaki yeniliklere g&ouml;re yetiştirmesi, se&ccedil;mesi, kadrolu ataması, iş başında s&uuml;rekli geliştirmesi neden d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmez? Mevcut idarecileri iterek kakarak, tedirgin ederek, haklarını ellerinden alarak; kime hizmet ettiğini &ccedil;ok iyi bildiğimiz bir sendikanın, bitmek t&uuml;kenmek bilmeyen hakaret ve saldırılarına a&ccedil;ık hale getirerek, sahipsiz bırakarak nasıl başarılı olacaksınız?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okul idarecilerinin y&uuml;k&uuml; giderek artıyor. İdareciler bir okulun sorumluluğunu alınca, &ouml;nlerini g&ouml;rerek varg&uuml;&ccedil;leriyle &ccedil;alışmak istiyorlar. En b&uuml;y&uuml;k motivasyon kaybını geleceğini g&ouml;rememekle yaşıyorlar. Rotasyona hayır diyen y&ouml;netici g&ouml;rmedim, d&ouml;rt yılda bir değerlendirme angarya bir iş olmaktan &ouml;teye ge&ccedil;miyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Y&ouml;netmeliğe, &ouml;zellikle eklerindeki puan kriterlerine bakılırsa; 2023 Vizyon Belgesi, Meslek Kanunu ve planlanan diğer &ccedil;alışmalarda yapılmak istenip de yapılamayan ne varsa bu y&ouml;netmeliğe boca edilmiş g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Y&ouml;neticiler i&ccedil;in puan kriteri yapılan okul, il&ccedil;e, il z&uuml;mre başkanlığı, b&ouml;l&uuml;m başkanlığı, İYEP, DYK, ders dışı &ccedil;alışmalar, makale yayını, &uuml;niversitede okutmanlık, marka tescili, hizmeti&ccedil;i kursiyerliği ve y&ouml;neticiliği, tercih danışmanlığı, proje g&ouml;revleri vb. ne kadar mantıklıdır? Bu kriterlerle y&ouml;netmelik sanki idareci se&ccedil;imi i&ccedil;in değil de &ouml;ğretmenler i&ccedil;in kariyer sisteminin işlem basamakları gibi duruyor. Bu puanlama, bu &ccedil;alışmalara da zarar verecek ve işin &ouml;z&uuml; kaybolacaktır. Bu kriterler ka&ccedil; idareci adayı i&ccedil;in ge&ccedil;erli olabilir? Hakka hukuka ve vicdana ne kadar uygun olmuştur? A&ccedil;ık&ccedil;ası ekli &ccedil;izelgeye bakınca, sosyal medya kullanımını unutmuşlar diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m, twit ve retweetlere verilecek puanlar, emir komuta zincirini rahatlatabilirdi!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir idarecinin kendini aldatılmış hissetmesinin bedeli hesap edilebilirdi. Bakanlığımız on yıldır y&uuml;ksek lisans ve doktorayı y&uuml;celtik&ccedil;e y&uuml;celtti. İnsanlar aylarını , yıllarını yeniden &uuml;niversite kapılarında ge&ccedil;irdi, g&uuml;zel de oldu a&ccedil;ık&ccedil;ası. Sendikalar olarak protokoller yaptık, y&uuml;zlerce arkadaşımız gruplar halinde &ccedil;alıştı, tez yazdı, savunma verdi, paralar &ouml;dedi. Şimdi kalkmışız oyunun kuralını değiştiriyoruz. Neden? Sendikaları ve bu insanları cezalandırmak i&ccedil;in mi? Bu kadar kolay mı bu iş? Yaptım, oldu! Her şeyden &ouml;nce akla, bilime ve insafa aykırıdır yapılan. Doktoralı, y&uuml;ksek lisanslı on yıllık, yirmi yıllık m&uuml;d&uuml;r&uuml;, sekiz yılı doldu diye sertifika peşinde koşturmayı kimseye anlatamazsınız. Biz bu &ccedil;elişkiyi her platformda anlatırız, &ouml;n&uuml;n&uuml;ze &ccedil;ıkarırız. Zaten &uuml;niversiteler de tepki vermeye başladılar bile. Kimse ne olduğu bilinmeyen bir sertifikanın, doktora ve y&uuml;ksek lisanstan değerli olmasına anlam veremiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;zetle y&ouml;netmelik bu hali ile kabul g&ouml;rmemiş ve beğenilmemiştir. Uygulaması zor olacaktır, istenecek belgeler ve kazanılmış hak kayıpları ile yıllar s&uuml;recek hukuki s&uuml;re&ccedil;lere sebep olacaktır. Zaten g&ouml;zden d&uuml;şen idareciliği daha da istenmez hale getirecek ve kalite giderek artacak yerde d&uuml;şecektir. Y&ouml;netmelikler hesaplaşmanın değil uzlaşmanın &uuml;r&uuml;n&uuml; olmalıdır. Ayrıntıda boğulurken, k&uuml;&ccedil;&uuml;k işlerle uğraşırken, yaklaşan b&uuml;y&uuml;k problemlere k&ouml;r kalınmamalıdır. Y&ouml;neticiler yıllardır kendilerinin anlaşılmasını bekliyor, bu zor olmasa gerekti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;lakatlar &uuml;zerinden, b&uuml;y&uuml;k bir kısmı sınavla atanmış olan arkadaşlarımız dahil yapılmadık hakaret kalmadı. Bakanlığımızın; m&uuml;lakatın, devletin bir&ccedil;ok kıritik kurumuna alımlarda kullanılan ve istenildiğinde objektif uygulanabilen bir se&ccedil;me y&ouml;ntemi olduğunu hatırlamış olmasını not ederken, iki yıldır arkadaşlarımıza yapılan hakaretlerin g&ouml;rmezden geldiğini, yerine g&ouml;re &ccedil;anak tutulduğunu ve sergilenen &ccedil;elişkiyi de not ettik.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Zaman ge&ccedil;irmeden, &Ouml;ğretmenlik Meslek Kanunu ile d&ouml;nemsel fantazilere karşı sınırları yasa ile &ccedil;izilmiş; sade, adaletli, uygulaması kolay, tecr&uuml;beye ve verilen emeğe saygı duyan, eğitime ivme kazandıracak olan yeni y&ouml;netmelik &ccedil;alışmalarına başlamalıyız. Uzun s&ouml;z&uuml;n kısası şudur; sevgili bakanlığımız iki yıl &ouml;nce, mevcut t&uuml;m idarecileri sınavla yeniden atama fikrinden vazge&ccedil;memiş, zamana yayarak, s&uuml;slediği sertifika ile hayata ge&ccedil;irmiştir. Bu aderese teslim y&ouml;netmelik, mevcut y&ouml;netici kadrosuna olan husumetin yansımasıdır, ustaca yapılmış bir manevradır. Sertifikalı ikinci g&ouml;rev d&ouml;nemi hayırlı olsun!</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Feb 2021 21:16:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir yıl daha!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bir-yil-daha-150</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bir-yil-daha-150</guid>
                <description><![CDATA[Bir yıl daha!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AYAKKABISIZ &ccedil;ocukluğumuz darbelere kaptırdığımız gen&ccedil;lik yıllarımız vardı.</p>

<p>Hepsini yaşadık.</p>

<p>Yıllar hep bir şeylerimizi aldı.</p>

<p>Merhametimizi alamadı &ccedil;ocuklara olan sevgimizi.</p>

<p>Verdikleri olmadı mı?</p>

<p>Oldu tabii.</p>

<p>Sevdalar verdi, kızgınlıklar, sitemler, k&ouml;t&uuml;lenmeyecek dostlar, y&uuml;z&uuml;m&uuml;zde &uuml;t&uuml;lenmeyecek &ccedil;izgiler.</p>

<p>Ve y&uuml;zlerce şarkı yazabilme duygusu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#FF0000;">*****</span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yeni bir yıl geliyor.</p>

<p>Giden yıllar &ouml;z&uuml;r bile dilemedi gelen yıl kucağını mı a&ccedil;acak?</p>

<p>Hi&ccedil; sanmıyorum.</p>

<p>Duvarlara asılı g&uuml;len resimlerimle avunmakla ge&ccedil;en yıllarıma bir tanesini daha ekleyeceğimi biliyorum.</p>

<p>&Ouml;n&uuml;mden bir film şeridi gibi ge&ccedil;erken yıllar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong style="font-size: 13px;"><span style="color: rgb(255, 0, 0);">*****</span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yine de yeni yıla g&uuml;l&uuml;mseyerek a&ccedil;ıyoruz kapılarımızı.</p>

<p>Bizimki yeni yıl aşkı değil alışkanlık.</p>

<p>Yılları su gibi harcamak belki.</p>

<p>Bu yaşımıza kadar g&ouml;kten başımıza hi&ccedil; elma d&uuml;şmedi yeni yılda da d&uuml;şmez.</p>

<p>Yolumuz k&ouml;t&uuml; insanlarla kesişmesin yeter.</p>

<p>D&uuml;şmez kalkmaz bir Allah.</p>

<p>K&ouml;r talihimiz bize yeter.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong style="font-size: 13px;"><span style="color: rgb(255, 0, 0);">*****</span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Umut her zaman yolunu bulur.</p>

<p>&quot;K&ouml;t&uuml;l&uuml;k kendisine yapılan iyilikleri yener&quot; diye k&ouml;t&uuml; d&uuml;ş&uuml;ncelere yenilecek miyiz?</p>

<p>Vazge&ccedil;ecek miyiz iyi olmaktan?</p>

<p>Asla!</p>

<p>Yeni yılda &ccedil;ocuklara tacizin kadına şiddetin son bulmasını.</p>

<p>İnsanların arasındaki uzaklıkların yakınlaşmasını.</p>

<p>Nefret kokusunun azalmasını.</p>

<p>İnsanların sevgiden ve saygıdan haz almasını diliyorum.</p>

<p>Varsın ge&ccedil;miş yılın b&uuml;t&uuml;n &ouml;d&uuml;llerini k&ouml;t&uuml;l&uuml;k alsın, bizlere yeni yılın g&uuml;zellikleri kalsın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong style="font-size: 13px;"><span style="color: rgb(255, 0, 0);">*****</span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu gece yeni bir yılı karşılıyoruz.</p>

<p>Bir yanı sefaletten katıla katıla ağlayan bir &uuml;lkenin, diğer yanında evler s&uuml;slendi, b&uuml;t&uuml;n eğlence yerleri tıklım tıklım.</p>

<p>Sokaklarda yeni yılı karşılamanın en g&uuml;zel halleri.</p>

<p>Bir g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne de olsa hayatın g&uuml;zel yanına yaslanmak hepimizin hakkı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong style="font-size: 13px;"><span style="color: rgb(255, 0, 0);">*****</span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her şeye rağmen yeni yıl; haksızlığın defterini d&uuml;receğimiz, &ccedil;ocuklarımız i&ccedil;in motorları maviliklere s&uuml;receğimiz bir yıl olsun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Alıntı</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Jan 2021 22:21:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KUTUPLAŞMA MI, BASİTLEŞME Mİ?</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kutuplasma-mi-basitlesme-mi-149</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/kutuplasma-mi-basitlesme-mi-149</guid>
                <description><![CDATA[KUTUPLAŞMA MI, BASİTLEŞME Mİ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Okullar tatil oldu, şimdi bir nefes alma vaktidir. &Uuml;&ccedil; haftalık arada, eğitim dışındaki konulara yoğunlaşma şansımız olacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yine de eğitime dair; aslolan y&uuml;zy&uuml;ze eğitimdir, uzaktan eğitim değil, &ouml;ğretim yapılabilir, b&uuml;t&uuml;n kararların merkezden alındığı, kararların &ouml;nceden belirlenmiş bir kıstasının olmadığı, s&uuml;rekli gelgitlerin yaşandığı, bakanlık birimleri arasında koordinasyon olmadığı, yaşanan kargaşanın sorumlusu ilan edilen &ouml;ğretmenlerin haksız eleştirilere maruz bırakıldığı ve krizi aşacak k&ouml;kl&uuml; sistem arayışları yerine herşeyin normal ve kontrol altındaymış g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; verildiğine dair tespit, eleştiri ve &ouml;nerilerimizi not ederek, eğitim ortamını da etkileyen bu haftaki konumuza ge&ccedil;elim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkemizin ardından Amerika Birleşik Devletleri de kutuplaştı! D&uuml;nya zaten iki kutuptan &ouml;nce tek kutuba, sonra da &ccedil;ok kutuplu bir d&uuml;zene doğru gidiyor. Birka&ccedil; yıl &ouml;nce; &ldquo;Korkmayın, Kutuplaşın&rdquo; diye bir yazı kaleme almış ve o d&ouml;nemin şartları i&ccedil;inde konuyu analiz etmiştim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>D&uuml;nyada ve &uuml;lkemizde kutuplaşmanın olmadığı bir d&ouml;nem yaşanmadığına g&ouml;re, muhataplarını &uuml;lkeyi kutuplaştırmakla itham edenler aslında ne anlatmaya &ccedil;alışyor diye bakmak gerekir. Ben bu kutuplaşma eleştirilerini &ouml;zetle, herşeyin kendi istedikleri gibi olduğu g&uuml;nlerin &ouml;zlemi olarak anlıyorum. Kutuplaşma iddialarının, adalet terazisinin dengeye geldiği ve sessiz yığınların sesinin &ccedil;ıktığı d&ouml;nemlere denk gelmesinin bir anlamı olmalı. Ge&ccedil;mişte azgın azınlık, her t&uuml;rl&uuml; insan hakları ihlallerini, hayata kendi pencerelerinden bakan kesimlere yapmıyordu ve o zamanlar kimsenin aklına kutuplaşma diye bir kavram gelmiyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu yazdıklarım, bir hakkı teslim etme ve konuyu daha iyi anlatabilmek i&ccedil;in bir &ccedil;elişkiyi ortaya koyma &ccedil;abasıdır. Ge&ccedil;mişten bakınca bug&uuml;n yaşadıklarımız g&uuml;n gibi ortaya &ccedil;ıkyor. Bug&uuml;nk&uuml; kutuplaştırma ithamları ile ayrıcalıklarını koruma &ccedil;abası, sadece siyaset arenasında değil sendika ve eğitim alanında da sergileniyor. Bir şekilde bir alanı ele ge&ccedil;irenler, sonradan gelen ger&ccedil;ek hak sahiplerini uzak tutmak adına, onları &ccedil;eşitli kavramlarla itham ederek, tanımlama&nbsp; refleksi ile hareket ediyorlar. Eğitim y&ouml;netimindeki ehliyet liyakat tartışmaları ile sendikal alandaki toplu s&ouml;zleşmeler &uuml;zerinden &ccedil;ıkarılmak istenen kargaşanın bilin&ccedil;altında yine eskiye olan &ouml;zlem yatmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Buna rağmen toplumsal barış, kardeşlik ve huzur adına &uuml;zerimize d&uuml;şen ne var diye bakmalıyız. Hakkına sahip &ccedil;ıkarak, emeğini koruyarak empatiyi elden bırakmamalı, adalet&nbsp; hareket etmeliyiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n d&ouml;nem d&ouml;nem yaşanan gerilimin nedeni kutuplaşma değil, basitleşmedir. Kutuplaşma hayatın doğal bir sonucu, basitleşme ise &ccedil;aresizliğin dışı vurulmasıdır. Siyasette muhalefetin, sendikalarda yetkisizlerin son d&ouml;nemlerde kullandığı dil, başvurdukları y&ouml;ntemler, her iki alanda, kutuplaşmanın &ouml;tesinde yaralar a&ccedil;maktadır. Elbette fikir tartışmaları, g&ouml;r&uuml;ş ayrılıkları olacak ancak seviyeyi korumak şartıyla. S&ouml;yleyecek s&ouml;z&uuml; olmayanların, g&uuml;ndende kalabilme &ccedil;abaları da bir g&uuml;n bitecek, &ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;eklerin bir g&uuml;n mutlaka ortaya &ccedil;ıkmak gibi &ouml;zellikleri vardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;&ccedil; yıl &ouml;nceki yazımın giriş c&uuml;mlesi, Cemil Meri&ccedil;&rsquo;in;&nbsp; &ldquo;Hayatın kanunu tezat, &ccedil;atışmasız toplum beraber otlayan, beraber geviş getiren adsız bir s&uuml;r&uuml;.&rdquo; s&ouml;z&uuml;yle bitirelim..</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Jan 2021 22:21:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>60 YAŞIN ÜSTÜNDEKİLERE 24 ALTIN ÖĞÜT!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/60-yasin-ustundekilere-24-altin-ogut-148</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/60-yasin-ustundekilere-24-altin-ogut-148</guid>
                <description><![CDATA[60 YAŞIN ÜSTÜNDEKİLERE 24 ALTIN ÖĞÜT!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşınız ka&ccedil; olursa olsun sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.</p>

<p>1.Yaşam boyu tasarruf ettiğiniz parayı kullanma zamanıdır. Bunları, onu biriktirmek i&ccedil;in bulunduğunuz &ouml;zverileri bilmeyenlere bırakmayınız. Size &uuml;z&uuml;nt&uuml; verecek yatırımlar i&ccedil;in kullanma zamanı değildir, sizin i&ccedil;in huzur ve s&uuml;kunet d&ouml;nemi başlamıştır artık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>2.&Ccedil;ocuklarının ve torunlarının, parasal problemleri ile uğraşmaktan vazge&ccedil;; senin i&ccedil;in harcadıkları paralar i&ccedil;in su&ccedil;lu hissetme kendini. Eğitim dahil, onlar i&ccedil;in en iyisini yapmaya &ccedil;alıştın daima. Şimdi sorumluluk onlarındır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>3.Biraz bencillik yap, ama tefeci olma. Gezintiye &ccedil;ık ve başkalarının hoşuna gidecek şeylerin peşinden koşmaktan vazge&ccedil;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>4.Sağlıklı, b&uuml;y&uuml;k fiziki hareketler gerektirmeyen bir yaşamın olsun. &Ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; bir şekilde jimnastik yap ve iyi beslen.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>5.En iyisini ve en zarifini al. Bu d&ouml;nemde, ana gaye, paranın sizin tarafınızdan, zevkinize ve arzularınıza g&ouml;re harcanmasıdır. Unutma ki, &ouml;l&uuml;mden sonra para, sadece kin ve nefrete yol a&ccedil;ar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>6.K&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyler i&ccedil;in kendini &uuml;zme, hatırlamak isteyeceğin g&uuml;zel anlar gibi unutulması gereken k&ouml;t&uuml; anlarında olur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>7.Yaşa bağımlı kalma, sevgini hep canlı tut.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>8.Kendine iyi bak, temizliğine dikkat et. G&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml;n G&ouml;rkemli olsun: sık sık kuaf&ouml;re git, tırnakların bakımlı olsun, cildiyeciye, diş hekimine git, d&uuml;zenli bir şekilde parf&uuml;m ve krem kullan. Artık gen&ccedil; ve yakışıklı olmasan bile, en azından bakımlı olursun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>9.Modern olmak &ouml;nemli değil, iyi bir klasik olmaya &ccedil;alış. Sa&ccedil;larını boyatarak ve şatafatlı giyinerek g&uuml;l&uuml;n&ccedil; olma.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>10.G&uuml;n, bu g&uuml;nd&uuml;r. Kitapları ve gazeteleri oku, radyo dinle, TV de ki g&uuml;zel programları seyret, internete gir, mailler g&ouml;nder ve al, sosyal ağlara katıl, dostlarına telefon et.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>11.Gen&ccedil;lerin d&uuml;ş&uuml;ncelerine saygılı ol, onlar senin bildiklerine bilmeseler de, yaşadıklarını yaşamasalar da, senin yaşına geldiklerinde muhtemelen senin konumunda olacaklardır, kendi d&uuml;ş&uuml;ncelerini de s&ouml;yle onlara, dinlemesini bilen yararlanır, yanılmış olsalar bile, onlarla tartışma.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>12.Sadece anılarınla yaşama, &ldquo;bizim zamanımızda&rdquo; deyimini &ccedil;ok sık kullanma, senin zamanın da bu g&uuml;nd&uuml;r. Kıymetini bil&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>13.&Ccedil;ocukların ve torunlarınla birlikte yaşamaktan ka&ccedil;ın, sadece onları g&ouml;rmeye git veya davet edildiğinde onlarla beraber ol.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>14.Gerektiğinde bir yardımcı kadın bulundur evinde. G&uuml;ndelik Yaşamını m&uuml;mk&uuml;n olduğunca ve imkanların nispetinde kolaylaştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>15.Seyahat etmek, y&uuml;r&uuml;mek, resim yapmak, dostlarınla oyun oynamak veya bir şeylerin koleksiyonunu yapmak gibi hoşuna giden bir&ldquo;hobin&rdquo; mutlaka olsun, olanakların dahilinde ki şeyleri yap.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>16.Yeni veya faydalı bir şey &ouml;ğrenmeye gayret et ve zoruna gitse bile ileri teknolojinin gerisinde kalmamaya &ccedil;alış.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>17.Sosyal ve k&uuml;lt&uuml;rel etkinliklere katıl. M&uuml;zeleri gez, sinemaya git&hellip; &Ouml;nemli olan, biraz evden uzaklaşmaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>18.Eğer arzu ettiğin bir yere davet edilmezsen, sakın g&uuml;cenme, Unutma ki, gen&ccedil;liğinde, sende birilerini hayal kırıklığına uğratmış olabilirsin, anne ve babanı fazlaca davet etmemiş olabilirsin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>19.Az konuş, &ccedil;ok dinle, yaşamın ve ge&ccedil;mişin, sadece seni ilgilendirir. Bir şey ile ilgili fikrini soran olursa, kısa konuş ve sadece, iyi ve hoşa giden şeylerden bahsetmeye &ccedil;alış. Yavaş bir tonla ve kısa konuş, eleştirme.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>20.Her şey gelip ge&ccedil;icidir, olduğu gibi kabul et. Bir d&ouml;nemin doğruları bazen başka bir d&ouml;nemin yanlışları olarak kabul edilebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>21.Acılar ve &uuml;z&uuml;nt&uuml;lerle hep karşılaşılır, onlarla ilgili problemleri fazlaca dile getirme. Azaltmaya gayret et. Sonu&ccedil;ta, sadece sizi etkilerler bu yaşta sorunlarınız sadece sizin ve doktorunuzun problemleridir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>22. Her fırsatta g&uuml;l, yaşadığın ve sağlıklı olduğun i&ccedil;in mutlu ol, unutma sen şanslısın, hayatının geleceğinin belirsiz olması gibi, &ouml;l&uuml;m&uuml;nde başka bir me&ccedil;hul evre olacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>23.Eğer biri size, artık hi&ccedil;bir işe yaramıyorsunuz derse, duymamazlıktan gel ve bunu dert etme. Sende kendi d&uuml;nyanda sana g&ouml;re &ouml;nemli bir şeyler yapmışındır. M&uuml;him olan bunu senin hissetmendir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>24.Unutma hayat hikayen iyi veya k&ouml;t&uuml; olsun, bir daha tekrar etmeyecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ALINTI</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Dec 2020 22:30:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İBB’DEN TÜRKÇE KUR’AN VE KARMA SEMA GÖSTERİSİ</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ibbden-turkce-kuran-ve-karma-sema-gosterisi-147</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ibbden-turkce-kuran-ve-karma-sema-gosterisi-147</guid>
                <description><![CDATA[İBB’DEN TÜRKÇE KUR’AN VE KARMA SEMA GÖSTERİSİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İBB&rsquo;nin, Mevlana&rsquo;nın 747. &ouml;l&uuml;m yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml;nde d&uuml;zenlediği etkinlikte Kuran T&uuml;rk&ccedil;e okundu, kadın erkek karışık Mevlevi ayini yapıldı ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler kamuoyu ile paylaşıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>D&uuml;zenlenen bu etkinlikle, Mevlana&rsquo;nın y&uuml;z yıllar aşan barış ve kardeşlik mesajına aykırı davranılarak, milletimizin acı ve ıstırapla hatırladığı, ezanın T&uuml;rk&ccedil;e okutulduğu bir d&ouml;neme olan &ouml;zlem ortaya koyulmuş oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir etkinlikle İBB, ezanın ve Kuran&rsquo;ın T&uuml;rk&ccedil;e okutulması ve kadın erkek karışık ibadet tartışması başlatabilmeyi başardı! İyi &ccedil;alışılmış, ustaca hazırlanmış bir tahrik olarak milletimizin hafızasındaki yerini almış oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;mişte yıllar s&uuml;ren takıyye tartışması yapılmıştı. Demokrasiye inanmayanlar, demokrat g&ouml;r&uuml;n&uuml;p iktidar olacak ve rejimi değiştirecekti. Bu tartışmalar &ccedil;ok geride kaldı. İktidar olabilmek i&ccedil;in zinde g&uuml;&ccedil;lerden umudunu kesenler, ge&ccedil;mişte yaptıkları eleştirileri unutmuşlar, şimdilerde takıyyede zirve yapıyorlar. İBB Başkanı İmamoğlu, se&ccedil;im &ouml;ncesi, Ey&uuml;p Sultan Camii&rsquo;nde Yasin Suresi&rsquo;nin T&uuml;rk&ccedil;e mealini okumamıştı h&acirc;lbuki. Şimdi ise orijinal hallerine d&ouml;nerek Mevlevi ayini diye acayip g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri sahnelediler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İBB bu yaklaşımı ile &ldquo;İslam bug&uuml;n d&uuml;nyanın her yerinde kriz yaşayan bir dindir.&quot; diyen Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile aynı safa d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Krizdeki batının, İslam&rsquo;a yaptığı saldırıya hak ettiği cevabı vermek yerine, i&ccedil;eride eski tartışmaları yeniden alevlendirmek, Macron gibi d&uuml;ş&uuml;nenlerin işine yarayacaktır. Macron&rsquo;un da yapmak istediği ancak bir t&uuml;rl&uuml; başaramadığı aslında tam da budur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>S&uuml;rekli g&uuml;ndemde kalabilmek i&ccedil;in toplumun hassasiyetlerini kaşıyarak bir yere varılmaz. Belediyeler, hele de bu salgın şartlarında insanımıza hizmetleri ile g&uuml;ndeme gelinen yerler olmalıdır. İnsanımız bu yapılanları not etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sultan Fatih&rsquo;in t&uuml;rbesine eli arkasında girebilen, sel baskınında, depremde tatiline devam eden, engelliler g&uuml;n&uuml;nde engelli bir itfaiyeci arkadaşımızı s&uuml;rg&uuml;ne g&ouml;nderen ve son olarak da milletimizin hafızasında acılarla yerine almış, ezanın T&uuml;rk&ccedil;e okunduğu yılları hatırlatan icraatta bulunan bir belediye başkanının bundan sonraki benzer icraatını merakla bekliyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;ne kadar dinde reform &ccedil;abaları h&uuml;sranla, itibar kaybı ve bozgunla bitmiştir. İslam hak ve son dindir. Allah&rsquo;ın (CC.) korumasındadır. Kur&rsquo;an ayetlerinin benzerini yazmaya kalkanlara, Allah&rsquo;ın (CC) meydan okuması 1400 yıldır ortada durmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Anlaşılan ge&ccedil;mişte ezanı T&uuml;rk&ccedil;e okutan, Kuran&rsquo;ı yasaklayan, camileri ahıra &ccedil;eviren zihniyette değişen bir şey yok. Seksen yıl &ouml;nce T&uuml;rk&ccedil;e ezan ni&ccedil;in okutulduysa, T&uuml;rk&ccedil;e ibadet tartışmaları ni&ccedil;in yapıldıysa, bug&uuml;n de İBB eliyle aynı g&uuml;ndem takip edilmektedir. Siyasi hesaplarla se&ccedil;im zamanı yapılan şirinliklerin kandırmacadan ibaret olduğu g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. On altı milyon sizden bunu değil hizmet bekliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şimdi bu c&uuml;r&uuml;mlerde katkısı olan bazı partilerin acilen bir muhasebe yapma vaktidir. Hi&ccedil;bir siyasi gerek&ccedil;e bu kadar vebale ortak olmayı ve millete hizmet yolunda yeni bir nesli yetiştiren ge&ccedil;mişi ile ters d&uuml;şmeyi haklı kılamaz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Talat YAVUZ</strong></p>

<p><strong>Memur Sen İstanbul İl Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Dec 2020 22:30:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YANLIŞ DÜŞÜNCELERİN GETİRDİĞİ BAŞARI</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yanlis-dusuncelerin-getirdigi-basari-145</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yanlis-dusuncelerin-getirdigi-basari-145</guid>
                <description><![CDATA[YANLIŞ DÜŞÜNCELERİN GETİRDİĞİ BAŞARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 13px;">&ldquo;&Ouml;ğretmenler g&uuml;n&uuml;nde okunması gereken ger&ccedil;ek bir hayat hikayesi&rdquo;</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmen okulun ilk g&uuml;n&uuml;nde, 5. sınıfın &ouml;n&uuml;nde dururken, &ccedil;ocuklara bir yalan s&ouml;yledi:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;oğu &ouml;ğretmen gibi, &ouml;ğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini s&ouml;yledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak bu imkansızdı, &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;n sırada, oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek &ccedil;ocuk vardı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen bir yıl &ouml;nce Mustafa&rsquo;yı izlemişti ve diğer &ccedil;ocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve s&uuml;rekli olarak kirli dolaştığını g&ouml;zlemlemişti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu &ouml;yle bir noktaya geldi ki, Mediha &ouml;ğretmen onun kağıtlarını b&uuml;y&uuml;k bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın &ccedil;arpılar (X) yapmaktan ve kağıdın &uuml;st&uuml;ne kocaman bir &ldquo;0&rdquo; koymaktan zevk alır oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmenin okulunda, her &ccedil;ocuğun ge&ccedil;miş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu; Mustafa&rsquo;nın kayıtlarını en sona bıraktı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak, onun hayatını g&ouml;zden ge&ccedil;irdiğinde, bir s&uuml;rpriz ile karşılaştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa&rsquo;nın birinci sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</p>

<p>Mustafa g&uuml;lmeye hazır parlak bir &ccedil;ocuk. &Ouml;devlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve de &ccedil;ok terbiyeli. Onun etrafta olması &ccedil;ok eğlenceli&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İkinci sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</p>

<p>&quot;Mustafa m&uuml;kemmel bir &ouml;ğrenci, sınıf arkadaşları tarafından &ccedil;ok seviliyor, ama annesinin &ouml;l&uuml;mc&uuml;l bir hastalığı olduğu i&ccedil;in sıkıntı i&ccedil;inde ve evdeki yaşamı m&uuml;cadele i&ccedil;inde ge&ccedil;iyor.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</p>

<p>&quot;Mustafa&rsquo;nın annesinin &ouml;l&uuml;m&uuml; onun i&ccedil;in &ccedil;ok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya &ccedil;alışıyor, ama babası ona ilgi g&ouml;stermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa&rsquo;nın d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</p>

<p>&quot;Mustafa i&ccedil;ine kapanık ve okulda derslere &ccedil;ok fazla ilgi g&ouml;stermiyor. &Ccedil;ok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bunları okuyunca, Mediha &ouml;ğretmen problemi kavradı ve kendinden utandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğrencileri ona g&uuml;zel kurdelelerle ve parlak kağıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; hissediyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa&rsquo;nın hediyesini alıncaya kadar bu b&ouml;yle devam etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa&rsquo;nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen onu diğer hediyelerin ortasında a&ccedil;maktan acı duydu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen pakette taşlarından bazıları d&uuml;şm&uuml;ş yapma elmas taşlı bir bilezik ve &ccedil;eyreği dolu olan bir parf&uuml;m şişesini &ccedil;ıkarınca &ccedil;ocuklardan bazıları g&uuml;lmeye başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ama o bileziğin ne kadar g&uuml;zel olduğunu haykırdığında &ccedil;ocukların g&uuml;lmesi kesildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bileziği taktı ve parf&uuml;m&uuml; bileklerine s&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa, o g&uuml;n okuldan sonra &ouml;ğretmenine şunu s&ouml;ylemek i&ccedil;in kaldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;&Ouml;ğretmenim bug&uuml;n aynı annem gibi kokuyordunuz.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar gittikten sonra, Mediha &ouml;ğretmen en az bir saat ağladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O g&uuml;nden sonra, okuma, yazma ve aritmetik &ouml;ğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, &ccedil;ocukları eğitmeye başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen, Mustafa&rsquo;ya &ouml;zel ilgi g&ouml;sterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Onunla &ccedil;alışırken, zihni canlanmaya başlıyor g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Onu daha fazla teşvik ettik&ccedil;e, daha hızlı karşılık veriyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta ki en zeki &ccedil;ocuklardan biri oldu ve t&uuml;m &ccedil;ocukları aynı derecede sevdiğini s&ouml;ylemesine rağmen, Mustafa onun g&ouml;zdelerinden biri idi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir sene sonra, Mediha &ouml;ğretmen kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala t&uuml;m yaşamında sahip olduğu en iyi &ouml;ğretmen olduğunu s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Altı yıl sonra Mustafa&rsquo;dan bir not daha aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Liseyi bitirdiğini, sınıfında &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi &ouml;ğretmen olduğunu yazmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bundan d&ouml;rt yıl sonra, bazı zamanlar zor ge&ccedil;mesine rağmen okulda kaldığını, sebatla &ccedil;alışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en y&uuml;ksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yine Mediha &ouml;ğretmenin t&uuml;m yaşamında ki en iyi ve en favori &ouml;ğretmen olduğunu yazmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sonra d&ouml;rt yıl daha ge&ccedil;ti ve başka bir mektup geldi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu kez fak&uuml;lte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini a&ccedil;ıklıyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori &ouml;ğretmen olduğunu a&ccedil;ıklıyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ama şimdi ismi biraz daha uzundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mektup s&ouml;yle imzalanmıştı:</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Yılmaz (Tıp Doktoru)</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;yk&uuml; burada bitmiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>G&ouml;r&uuml;yorsunuz, ortaya &ccedil;ıkan başka bir mektup var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Babasının birka&ccedil; hafta &ouml;nce vefat ettiğini a&ccedil;ıklıyordu ve evlenme t&ouml;reninde Mediha &ouml;ğretmenin damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ş&uuml;phesiz Mediha &ouml;ğretmen bunu kabul etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve tahmin edin ne oldu?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Taşları d&uuml;şm&uuml;ş olan o bileziği taktı. Dahası, Mustafa&rsquo;nın annesinin s&uuml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; parf&uuml;mden s&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Mediha &ouml;ğretmenin kulağına ş&ouml;yle fısıldadı:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Bana inandığınız i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederim, &ouml;ğretmenim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bana &ouml;nemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi g&ouml;sterdiğiniz i&ccedil;in &ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim&quot; Mediha &ouml;ğretmen, g&ouml;zlerinde yaşlarla ş&ouml;yle dedi:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Yanlış d&uuml;ş&uuml;ncelere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana &ouml;ğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl &ouml;ğreteceğimi bilmiyordum&quot;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Nov 2020 00:09:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Salgın Sürecinde Öğretmenler Günü</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/salgin-surecinde-ogretmenler-gunu-144</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/salgin-surecinde-ogretmenler-gunu-144</guid>
                <description><![CDATA[Salgın Sürecinde Öğretmenler Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nyada ve &uuml;lkemizde salgının kontrolden &ccedil;ıktığı, d&uuml;nya genelinde her g&uuml;n binlerce insanın hayatını kaybettiği bu g&uuml;nlerde, bir g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne de olsa g&uuml;ndemi &ouml;ğretmenler işgal edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;en Mart ayında hayatımızı etkilemeye başlayan vir&uuml;s, gittik&ccedil;e etkisini artırıyor, problemleri b&uuml;y&uuml;t&uuml;yor ve kriz derinleşiyor. Her akşam aşı ve ila&ccedil; haberleriyle umutlanırken, g&uuml;nl&uuml;k skorların yansıdığı tablo moralimizi alt &uuml;st etmeye yetiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okulların bir şekilde a&ccedil;ık olması toplumun psikolojisi a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir moral kaynağıdır. Hayatın nabzının attığı en &ouml;nemli yer okullardır. Hayat planımızı belirleyen en &ouml;ncelikli etken, okul takvimidir. İnsanımız ge&ccedil;en Mart ayından sonra okulların a&ccedil;ık yada kapalı olmasına başka bir anlam y&uuml;klemeye başladı. Evde kalan &ccedil;ocuklarının oluşan &ouml;ğrenme kayıpları bir yana, &ccedil;ocukların evde yaşattıkları sıkıntı en &ccedil;ok g&uuml;ndem olmuştu. Uzun tatilleri ve az &ccedil;alışma saatleriyle hep g&uuml;ndemde olan &ouml;ğretmenler, bu sefer ne kadar zor ve &ccedil;alışma saatleri ile ifade edilemeyecek bir mesleği icra ettiklerini anlatma fırsatı buldular.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenler vefalarını bu s&uuml;re&ccedil;te bir kez daha g&ouml;sterdiler. Ge&ccedil;en &ouml;ğretim yılında, okulların kapanmasının ardından &ouml;nce uzaktan eğitimde canlı ders performanslarını artırdılar. Beraberinde vefa ekiplerinde g&ouml;rev aldılar. Maske ve dezenfektan &uuml;rettiler. Toplumun birleştirici, bir arada tutan harcı olduklarını bir kez daha g&ouml;sterdiler. Bug&uuml;nlerde binlerce &ouml;ğretmen ve idareci arkadaşımız, filyasyon ekiplerinde g&ouml;rev yaparak &ouml;nemli katkılar sunmaya devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenler, her şart altında bir &uuml;lkenin umududur. En zor şartlar altında bile &uuml;lkeyi d&uuml;zl&uuml;ğe &ccedil;ıkaracak olan &ouml;ğretmenlerin &ccedil;abası, &ouml;zverisi, başarısı ve adanmışlığı olacaktır. Bir &ouml;ğretmenin bir okulu, bir mahalleyi, bir k&ouml;y&uuml;, bir şehri, bir &uuml;lkeyi değiştirdiği &ouml;rnekler &ccedil;oktur. Bu g&uuml;&ccedil;, işin doğası olduğu kadar &ouml;ğretmenin g&uuml;c&uuml;d&uuml;r. Bu y&uuml;zden eğitim tasarruf yapılacak alan değildir deriz. Bu y&uuml;zden &ouml;ğretmenin maaşı, vekil maaşına eşit olmalıdır deriz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkemizde &ouml;ğretmenlerin toplum nezdinde giderek değersizleşmesi, &ouml;ğretmenler a&ccedil;ısından olduğu kadar toplum a&ccedil;ısından da en b&uuml;y&uuml;k tehdit ve tehlikedir. &Ouml;ğretmenin toplum nezdinde aşınan imajı, &uuml;lkenin geleceğinden giden refahtır, g&uuml;venliktir, teknolojik geri kalmışlıktır. &Ouml;ğretmene uygulanan şiddetin bedelini, sadece &ouml;ğretmen değil, toplum da &ouml;deyecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n &ouml;ğretmeni toplumda tartışmaya a&ccedil;an en &ouml;nemli unsur, s&uuml;rekli g&uuml;ndemde tutulan, eğitimdeki başarısızlıktır. İlk bakışta bu durum son derece normalmiş gibi g&ouml;r&uuml;nse de başarıyı etkileyen diğer bir&ccedil;ok fakt&ouml;r&uuml;n bedelini de &ouml;ğretmen &ouml;demektedir. Eğitimle ilgili sorumluluk &uuml;stlenen her kim varsa, eleştirisini, projelerini, hayallerini ve başarı stratejisini &ouml;nce &ouml;ğretmenler &uuml;zerinden kurgular. Ancak zaman ilerledik&ccedil;e &ouml;ğretmenler g&ouml;zden d&uuml;şer, g&uuml;ndeme gelmez, b&uuml;t&uuml;n planlamalar kağıt &uuml;zerinde s&uuml;sl&uuml; laflar olarak kalır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenlik Meslek Kanunu nerede kaldı? 3600 ek g&ouml;stergeye ne oldu? &Ouml;ğretmene şiddeti bitirecek d&uuml;zenleme, kariyer sistemi, profesyonel eğitim y&ouml;neticiliği d&uuml;zenlemesi&hellip; Hepsi b&uuml;t&uuml;n d&ouml;nemlerin ilk g&uuml;nlerinde umutları diri tutmak i&ccedil;in kullanılan suni g&uuml;ndemler olarak kalmış ve artık eskimiştir. Kimsenin umudu da kalmamıştır. Ancak &ouml;ğretmeneler b&uuml;t&uuml;n zorluğuna rağmen sınıfa girdiğinde, kapıyı kapatıp &ouml;ğrencileriyle buluştuğunda, g&ouml;revini yapmaya devam ediyor ve devam edecek. Vefanız sağlam ve g&uuml;n&uuml;n&uuml;z kutlu olsun &ouml;ğretmenlerim.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Nov 2020 00:06:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CUMHURİYET taraftarlığı</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/cumhuriyet-taraftarligi-143</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/cumhuriyet-taraftarligi-143</guid>
                <description><![CDATA[CUMHURİYET taraftarlığı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;Cumhuriyet y&uuml;ksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir iradedir. Cumhuriyet fazilettir&hellip; Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.&rdquo; T&uuml;rkiye Cumhuriyeti; her manası ile B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk Milletinin &ouml;z ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima y&uuml;kselecektir, ebediyen payidar olacaktır&hellip;&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhuriyet yeni ve sağlam esaslarıyla, T&uuml;rk milletinin g&uuml;venli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asil fikirlerde ve ruhlarda yarattığı g&uuml;venlik itibariyle b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n yenibir hayatın m&uuml;jdecisi olmuştur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Demokrasi ilkesinin en &ccedil;ağdaş ve mantıki uygulamasını sağlayan h&uuml;k&uuml;met şekli Cumhuriyettir. Millet egemenliğini Devlet idaresine katılmasını ancak zamanında oyunu kullanmakla sağlar.&rdquo; diyerek milletin h&uuml;r iradesinin ancak bu idare bi&ccedil;iminde devlete yansıyacağına işaret etmektedir. T&uuml;rkiye Cumhuriyetinin &ouml;zelliklerini ve ilkelerini diğer rejim ve siyasi kurumlardan daha &uuml;st&uuml;n, daha kıymetli ve uygulanabilirlik y&ouml;n&uuml;n&uuml; daha iyi olduğunu g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Diğer rejim ve y&ouml;netim bi&ccedil;imlerini kesinlikle T&uuml;rk Milletinin b&uuml;nyesine uygun bulmamıştır. Bu hususta ki kesin kararını da ş&ouml;yle a&ccedil;ıklamaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, biz bu ve bundan &ouml;nceki teorileri &uuml;lke ve milletimiz i&ccedil;in uygun g&ouml;rm&uuml;yoruz. Biz &uuml;lke halkı olan bireyler ve t&uuml;rl&uuml; sınıf mensuplarının birbirlerine yardımlarının aynı derece ve aynı eşitliksever duygularla sağlanmasına &ccedil;alışmak isteriz. Bu tutumun devletin yapısının g&uuml;&ccedil;lendirilmesi i&ccedil;in daha uygun olduğu kanaatindeyiz. Bizim g&ouml;z&uuml;m&uuml;zde &ccedil;it&ccedil;i, &ccedil;oban, iş&ccedil;i, t&uuml;ccar, sanatkar, asker, doktor kısacası herhangi bir toplumsal kurumda &ccedil;alışan bir yurttaşın hak, menfaat ve h&uuml;rriyeti eşittir. Devlete bu d&uuml;ş&uuml;nce ile yararlı olmak, milletin g&uuml;venlik ve iradesini yerinde kullanabilmek, bizce, bizim anladığımız anlamda halk y&ouml;netimi h&uuml;k&uuml;metin iradesi ile m&uuml;mk&uuml;n olur.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Atat&uuml;rk devleti milletin simgesi olan, teşkilatlanmış, bir varlık kabul eder. Ona g&ouml;re millet devlet i&ccedil;indir, devlet de millet i&ccedil;indir. &ldquo;H&uuml;rriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanağı, milli egemenliktir.&rdquo; diyen Atat&uuml;rk Cumhuriyet&rsquo;e ve Cumhuriyet&ccedil;iliğe temel olan anlayışları ve temel olan ilkeleri ortaya koyuyor. O, millet ve fert olarak her t&uuml;rl&uuml; imkanın, ancak Cumhuriyet idaresi sayesinde elde edilebileceğine inanmaktadır. Diyor ki &ldquo;Cumhuriyet demek, imkan demektir. Bu sistem ve y&ouml;netimle T&uuml;rk Milleti her t&uuml;rl&uuml; imkana kavuşmuştur ve kavuşacaktır.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n cihan bilsin ki, benim i&ccedil;in bir taraflılık vardır. Cumhuriyet taraftarlığı,fikri ve i&ccedil;timai inkilap taraftarlığı&hellip; Bu noktada yani T&uuml;rkiye camiasında bir ferdi, hari&ccedil; tasavvur etmek istemiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k &ouml;nder Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n bu g&uuml;zel s&ouml;zleri, son g&uuml;nlerde durmayan tartışmalara herhalde en g&uuml;zel cevaptır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:20px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Oct 2020 18:16:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EĞİTİMDE DİJİTAL FETÖ DÖNEMİ</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitimde-dijital-feto-donemi-142</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/egitimde-dijital-feto-donemi-142</guid>
                <description><![CDATA[EĞİTİMDE DİJİTAL FETÖ DÖNEMİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ge&ccedil;mişte FET&Ouml;&rsquo;n&uuml;n insan ve para kaynağı olarak kullandığı eğitimin, salgınla beraber dijital ortama kayması, okullarımızı adeta dershaneye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;mişte FET&Ouml;&rsquo;n&uuml;n insan ve para kaynağı olarak kullandığı eğitimin, salgınla beraber dijital ortama kayması, okullarımızı adeta dershaneye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. Bug&uuml;nlerde aileleri, &ccedil;ocuklarının oluşacak muhtemel eğitim eksiği değil, sınavlar karşısında i&ccedil;ine d&uuml;şecekleri zorluklar kara kara d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okulların işlevini yerine getirememesi, son iki yıldır &ouml;zel okul sekt&ouml;r&uuml;nde uygulanan yanlış politikalar, sistemin dershaneye olan ihtiyacının ortadan kaldırılamaması ve son olarak dijitalleşme s&uuml;reci, FET&Ouml; i&ccedil;in altın d&ouml;nem demektir. Geriye sadece soruları birebir tahmin etme (soru &ccedil;alma) becerileri kalıyor ki dijital &ccedil;ağın imk&acirc;nları, gevşeyen m&uuml;cadele ve g&ouml;reve iadeliler ile bu problemi de bir şekilde aşacaklardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;zel okul alanında son iki yıldır atılan adımlar, k&uuml;&ccedil;&uuml;k yatırımcının işini zora sokmuş, b&uuml;y&uuml;k sermaye gruplarının ekmeğine yağ s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Teşvik uygulamasının iptali, beklendiği gibi zor durumdaki devlet okullarının ihtiya&ccedil;larının karşılanmasını sağlamamış, aksine devlet okullarının y&uuml;k&uuml;n&uuml; artırmıştır. Boşalan alana dış destekli, kontrol&uuml; zor sermaye grupları yerleşecektir ki bunun ne anlama geldiğini kamuoyu ge&ccedil;miş tecr&uuml;besiyle biliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dershanelerin kapatılması ve &ouml;zellikle TEOG sisteminin iptali sonrası, eğitimde dershane ihtiyacını ortadan kaldıracak d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yapılamadığı i&ccedil;in merdiven altına inen FET&Ouml;, bug&uuml;nlerde dijital ortama taşınmıştır. Yarım saatlik canlı ders imk&acirc;nını altı ayda hazırlayamayan sistemin, dijital FET&Ouml; ile rekabet edebileceğine inanmak safdillik olacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;zetlemeye &ccedil;alıştığım bu s&uuml;re&ccedil;, bilin&ccedil;li bir tercih değilse; iki ay gibi kısa bir s&uuml;rede, vir&uuml;sl&uuml; bir hastanın nerede &ccedil;ay i&ccedil;tiğini, hangi AVM&rsquo;ye girdiğini takip eden yazılımı geliştirebilen akıl, beceri ve tecr&uuml;benin, eğitime acilen el atması gerekir. Eğer bu yapılmazsa; bir yıllık ders anlatımını profesyonel ekiplerle &ccedil;eken ve sitesine y&uuml;kleyenler, y&uuml;z binlerce soru &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; ve profesyonel destekten oluşan paketi, okullarda satışa &ccedil;ıkaranlar ve dijital &ccedil;ağın b&uuml;t&uuml;n imk&acirc;nlarını seferber edenler, eğitimde kendi bakanlığını kurmuş olacaklardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Salgınla beraber dijital &ccedil;ağın her alanı tehdit ettiği b&ouml;ylesine zor bir d&ouml;nem, aynı zamanda b&uuml;y&uuml;k değişim ve d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n yapıldığı bir d&ouml;nem de olabilir. Akademik başarıya kilitlenmiş, sınav başarısını y&uuml;celten, hayatın ger&ccedil;eklerini lise sonrasına erteleyen eğitim sistemimizi d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rerek; okullarımızı, sınav hazırlığı yapılan dershane seviyesinden, toplumun ihtiyacı olan bireyin yetiştiği ger&ccedil;ek okul seviyesine &ccedil;ıkarabiliriz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dijital alana gizlenerek, sınav hazırlığının esir aldığı eğitim sistemimizden beslenerek, &ccedil;ocuklarımızın karşısına yeniden &ccedil;ıkanlarla m&uuml;cadeleyi, eğitim sistemini d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rerek kazanabiliriz. Atılacak bir adım bile edilgen pozisyonumuzu değiştirecektir. &Ouml;rneğin; &ldquo;Bu yıl liseye ge&ccedil;iş sınavı yapılmayacak, dokuzuncu sınıf b&uuml;t&uuml;n liseler i&ccedil;in ortak olacak ve dokuzuncu sınıf notları gidilecek lise t&uuml;r&uuml; ve programını belirleyecektir.&rdquo; diye a&ccedil;ıklanacak &ccedil;ok eski bir sistem bile okulları rahatlatacak, aileleri sınav hazırlığından kurtaracaktır, yeter ki adım atılsın. Okullar kapalı, dershaneler a&ccedil;ık nasıl olacak?</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2020 20:27:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-141</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-141</guid>
                <description><![CDATA[GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İzmir &Ouml;demiş Kaymak&ccedil;ı &Ccedil;ok Programlı Lisesi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Ayhan K&ouml;kmen iki &ouml;ğrencisi tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu olay sonrası sosyal medyada bir yazı neşredildi. Maarif M&uuml;fettişi Doğan &Ccedil;eylan&#39;ın kaleme aldığı yazı okunması gereken bir yazı oldu. İşte o yazı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ :</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatın ger&ccedil;ekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler i&ccedil;in g&ouml;zyaşı d&ouml;ken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının &ccedil;ocukları i&ccedil;in ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı &ccedil;eken &ccedil;ocuklar, &ouml;len on binlerce insan onları hi&ccedil; ilgilendirmiyor. T&uuml;m acı ger&ccedil;ekleri &ccedil;izgi film tadında izliyorlar ve y&uuml;rekleri hi&ccedil; acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri t&uuml;m zamanları kendilerine bir işkence olarak g&ouml;r&uuml;yorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Kendileri i&ccedil;in yapılan fedakarlıkların hi&ccedil; farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek i&ccedil;in yaratılmış g&ouml;r&uuml;yorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatlarında eğlenmeden başka bir ama&ccedil; olmadığı i&ccedil;in artık tek eğlence kaynağına d&ouml;nm&uuml;ş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda d&uuml;nyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;miş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar. Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar. Vatan, onlar i&ccedil;in son model bir cep telefonundan daha değersiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Milletimizin geleceği a&ccedil;ısından endişeleniyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl &ccedil;ocuk yetiştirecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlerini nasıl idare edebilecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkeyi nasıl y&ouml;netecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Vatanı nasıl savunup can verecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunlar neden oluyor izah edeyim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Altın kafeslerde &ccedil;ocuklar yetiştiriyoruz artık. U&ccedil;mayı bilmeyen kuşlar gibi. &Ccedil;ocuklar hayattan bihaber.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;lık nedir bilmiyorlar, yedikleri &ouml;nlerinde yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. &Ouml;yle ki yemek yemeyi bile işkence g&ouml;r&uuml;r hale geliyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Susuzluk nedir hi&ccedil; bilmiyorlar. Hi&ccedil; susuz kalmamışlar. &Uuml;&ccedil; adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda i&ccedil;ecek taşıyoruz. &Ccedil;ocuk daha &ldquo;susadım&rdquo; demeden ağzına suyu dayıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; &uuml;ş&uuml;m&uuml;yorlar. Soğuk havalarda evden &ccedil;ıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp &ccedil;ıkarıyoruz dışarı, hi&ccedil; titremiyorlar.</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile &uuml;&ccedil; metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Sa&ccedil;ına bir tek yağmur damlası d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yoruz. Bu y&uuml;zden &ccedil;ocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yorgunluk nedir bilmiyor &ccedil;ocuklar. İki adımlık mesafelere bile arabayla g&ouml;t&uuml;r&uuml;yoruz onları yorulmasınlar diye. Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz. Onlar takatleri t&uuml;kenecek kadar hi&ccedil; yorulmuyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi &ouml;nlerine sunuyoruz. Bu y&uuml;zden varlığın kıymetini bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Onlar bir yanığın veya bı&ccedil;ak kesiğinin acısını bilmiyorlar. Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bı&ccedil;ak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hissetmiyor yaşamı, a&ccedil;lığı bilmediği i&ccedil;in a&ccedil;lara acımıyor, &uuml;ş&uuml;mek nedir bilmedikleri i&ccedil;in sokaktaki evsizleri umursamıyor. Yokluk nedir bilmedikleri i&ccedil;in ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile &ccedil;ekmiyor, haber kalabalığı olarak g&ouml;r&uuml;yor, g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;iyorlar. Sıcak odalarında yaşadıkları i&ccedil;in evsizlik nedir, s&uuml;rg&uuml;n nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan, &ouml;len insanları umursamıyorlar. Acımıyorlar&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kıymetini bilmiyorlar ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın&hellip;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;dahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek g&uuml;zel &uuml;lkemize. Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli. Bu sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; i&ccedil;in ciddi &ccedil;alıştaylar d&uuml;zenlenmeli. &Ouml;ğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli. Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı. Ge&ccedil; kalınmadan bu sorun mutlaka &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeli. Bu sorun &ccedil;&ouml;z&uuml;lmezse &uuml;lke &ccedil;&ouml;z&uuml;lecek&hellip;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2020 20:26:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Memleket Masası</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/memleket-masasi-140</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/memleket-masasi-140</guid>
                <description><![CDATA[Memleket Masası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Eğer bir g&uuml;n kurulursa memleket masasında, &ouml;ncelikle &ccedil;elişkilerimiz konuşulmalı derim. Yaşadığımız &ccedil;elişkileri &ccedil;&ouml;zmedik&ccedil;e, k&ouml;r d&ouml;v&uuml;ş&uuml;n&uuml;n masada, kahvehanede, ekranda veya sosyal medyada olması hi&ccedil; fark etmez, kimseye bir faydası olmayacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hak edene hakkını veriyor muyuz? Millet olarak bu soruya esaslı bir cevap vermedik&ccedil;e, kurtarıcılarımız hi&ccedil; eksik olmayacaktır. Hak derken muhataplarımızın başarısının veya başarısızlığının milletimiz tarafından &ouml;nlerine koyulması, eskisinden &ccedil;ok daha &ouml;nemli hale gelmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Milletimiz bug&uuml;ne kadar engin tecr&uuml;besiyle, sandıkta adalet dağıttı. Ancak son yıllarda bu &ouml;l&ccedil;&uuml;y&uuml; tutturabilmenin &ouml;n&uuml;nde suni engeller var. Profesyonel ekiplerin, sosyal medya oyunları ve psikolojik harp teknikleriyle y&ouml;nettikleri se&ccedil;im kampanyaları icat edileli adalet terazisi şaşmaya başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkemizde eleştiri yapmak iyice zorlaştı. Genelde y&ouml;netenleri eleştirmek, belli bedelleri g&ouml;ze almayı gerektirir, ancak bizim &uuml;lkemizde durum farklıdır. En k&uuml;&ccedil;&uuml;k eleştirinizde karşınıza, kendi dar kalıplarını dayatan bir azınlık &ccedil;ıkar. Son &ouml;rneğini, Ankara ve İzmir Barolarının sergilediği aşırılıkta g&ouml;rd&uuml;k. Kendilerinde en marjinal sapkınlıkları savunma hakkı g&ouml;r&uuml;rken, Diyanet İşleri Başkanına g&ouml;revini yapmasını &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;rler. Y&uuml;z yıllık duvarları, aşılmaz tabuları ve dokunulmaz ayrıcalıkları vardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Medyaya, &ouml;zellikle sosyal medyaya &ccedil;ekid&uuml;zen vermedik&ccedil;e, &ldquo;memleket masası&rdquo; değil &ldquo;ahiret mahkemesi&rdquo; de kursanız bir arpa boyu yol alamayacağız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yakın bir zamanda tartışılan, sosyal medyada kimlik numarası mecburiyeti gibi &ouml;nlemler alınmadık&ccedil;a ger&ccedil;ekler, her kesimin trollerinin g&ouml;lgesinde kalmaya devam edecektir. Kim daha &ccedil;ok yalan s&ouml;yler, kim ger&ccedil;ekleri daha &ccedil;ok &ccedil;arpıtırsa insanlarımızın hafızasını o yalanlar meşgul edecek, ger&ccedil;ekleri perdeleyecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>S&ouml;ylediklerimin daha iyi anlaşılması i&ccedil;in birka&ccedil; g&uuml;ncel &ouml;rneğe bakmakta fayda var. Bir tarafta Sağlık Bakanlığı ve Bayraktar&rsquo;ın başarısı; diğer tarafta ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml; uzantısı ile ittifak, yalı iftirası ve başarısız İBB başkanının Bayraktarla ilgili manip&uuml;lasyonları var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kurulacak memleket masasının g&uuml;ndemi, hak edene hakkını verecek, hesap sorulması gerekenden hesap soracak bir hukuk sistemi ve bir kamuoyu vicdanına nasıl ulaşırız sorusu olacaksa bir an &ouml;nce o masa kurulmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir yalanın bir başka yalanla, bir skandalın bir başka skandalla, a&ccedil;ık yetersizliğin ve başarısızlığın medya oyunlarıyla kapatıldığı, ger&ccedil;eklerin ters y&uuml;z edildiği bir zaman diliminde bir hakeme ihtiya&ccedil; vardır. Bug&uuml;n milletin hakemliğinin &ouml;n&uuml;nde ciddi engeller var artık.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yalan haberin ve sosyal medya oyunlarının &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ecek ahlaki değerler kalmadıysa, hukukun devreye girmesi şarttır. Su&ccedil;lunun, teknoloji sayesinde saklanabildiği d&uuml;zenlerde, troller hep olacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Başarının, samimiyetin ve adanmışlığın milletimize anlatılmasında, savunulmasında trol ordusuna ihtiya&ccedil; olmadığı ger&ccedil;eği apa&ccedil;ık ortadayken, medyaya &ouml;zellikle sosyal medyaya disiplin getirilmeyecekse diğer &ccedil;abalar boşa gidecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Troller bug&uuml;n başarısızların, verimsizlerin, art niyetlilerin, kafası karışıkların, vatan millet d&uuml;şmanlarının, emek hırsızlarının işine daha &ccedil;ok yarıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;nce yolu d&uuml;zeltelim ki kimin kiminle yola &ccedil;ıktığını, ne yaptığını ve ne yapacağını g&ouml;relim. Ger&ccedil;ekler ortaya &ccedil;ıksın, milletimiz hakemliğini yapacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Talat YAVUZ</strong></p>

<p><strong>Memur Sen İstanbul İl Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 May 2020 21:01:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayram Sabahı</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bayram-sabahi-139</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bayram-sabahi-139</guid>
                <description><![CDATA[Bayram Sabahı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="/Images/kosebayramsabhi.jpg" style="width: 438px; height: 420px;" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;mişi bug&uuml;nlere taşımak imkanım olsa taşırdım.</p>

<p>Geleceğin yarattığı korkunun, ge&ccedil;mişin izlerini silmesine izin vermemek i&ccedil;in yazıyorum mazinin g&uuml;zelliklerini.</p>

<p>Bir kişi bile anlasa yeter!</p>

<p>Bu bayram sabahında!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eski bayramların tadı kalmadı diye, yeni bayramların sihirli yanlarını da inkar edemeyiz.</p>

<p>Hala iyi insanlarımız mevcut.</p>

<p>Yılda bir kez de olsa, yoksulun &ouml;n&uuml;ne bir par&ccedil;a et koyan! Yoksulu giydiren.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Balonlarla, faytonlarla yetinen &ccedil;ocukların şımarıklığı olmalıydı bayram.</p>

<p>Ellerinde &quot;a&ccedil;ım&quot; yazılı kartonların şehirlerinde, sefaletle &ccedil;ocukluğun buluştuğu ayaklanma değil.</p>

<p>&Ccedil;ocukların hazinesini cep telefonları &ccedil;aldı desem, teknolojiye d&uuml;şmanlık etmiş varsayılırım.</p>

<p>Ama kaybolan hoşg&ouml;r&uuml;, yaralı dostluklar, buz gibi komşulukların teknolojiyle ne ilgisi var?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayram g&uuml;nlerinde, y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ocukluğunu saklamış b&uuml;y&uuml;kleri arıyor insan.</p>

<p>Şimdiki zamanı reddetmeden, ge&ccedil;mişin asaletini etrafına dağıtan.</p>

<p>Zulasında &ccedil;ocuklarla bayramı b&ouml;l&uuml;şmenin sevinci.</p>

<p>G&uuml;llerden &ouml;z&uuml;r dileyen dikenler gibi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayramlar, iyiliği, g&uuml;zelliği, barışı ve huzuru anlatmıyorsa... Hala d&uuml;şmanlığın siyaseti yapılıyorsa &uuml;stelik.</p>

<p>İ&ccedil;inde kardeşliği, &ccedil;ocuk sevgisini ve &uuml;lke b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; barındırmıyorsa.</p>

<p>Ve her ge&ccedil;en bayram biraz daha birbirinden uzaklaşıyorsa insanlar.</p>

<p>Bayramlar da h&uuml;z&uuml;nl&uuml; oluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erişilmesi m&uuml;mk&uuml;n olmayan ge&ccedil;miş zamanları seyrederken, şimdiki zamanın ger&ccedil;eklerine de bakıyorum.</p>

<p>Her bayram iyi kalpli insanları yağmalamaya yetecek kadar k&ouml;t&uuml; kalpli insanların varlığını da g&ouml;r&uuml;yorum.</p>

<p>Onlara &quot;bayram aracısı&quot; diyorlar. &quot;O y&uuml;zdendir&quot; diyorum. &quot;Ne kadar a&ccedil; insan.</p>

<p>O kadar s&uuml;kseli ara&ccedil;!&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayram sabahında bile &ouml;l&uuml;m &ouml;l&uuml;m haberleri geliyor. Donup kalıyor analar.</p>

<p>Kendimizi onların yerine koymak gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nsem ne yazar!</p>

<p>Ateşin d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; yeri yaktığı yadsınamazken!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;mişi bug&uuml;nlere taşımak imkanım olsa taşırdım.Bayramları da.</p>

<p>Bayramlar bizi eskisi gibi zannediyor ya!</p>

<p>Biz her şeyiz, eski ve yeni olan...</p>

<p>Hi&ccedil;bir şeyiz belki de.</p>

<p>Ne eskiden ne şimdi...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Alıntı.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 May 2020 20:59:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz üzerimize düşeni yaptık, ya siz?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-uzerimize-duseni-yaptik-ya-siz-138</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-uzerimize-duseni-yaptik-ya-siz-138</guid>
                <description><![CDATA[Biz üzerimize düşeni yaptık, ya siz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;anakkale zaferinin 105. yılını yine muhteşem t&ouml;renlerle kutladık. Hem &Ccedil;anakkale&rsquo;de hem de Anıtkabir&rsquo;de y&uuml;z binlerce kişi bu vatan uğruna seve seve canlarını verenleri bir kez daha rahmetle andı. Dile kolay 250 bin gencin şehit olduğu &Ccedil;anakkale&rsquo;de nasıl bir tarih yazdığını bilmemize rağmen ancak yılda bir kez, 18 Mart tarihinde hatırlamamız ayrı bir konu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;ıldı g&ouml;ky&uuml;z&uuml;, seyre daldı melekler, u&ccedil;arcasına gitti Mehmetler. 57. Alay&rsquo;ın g&uuml;n&uuml; bug&uuml;n yemin ettiler Allah&rsquo;a mahşerde olacak d&uuml;ğ&uuml;n. &ldquo;Şehit kıyamet g&uuml;n&uuml; i&ccedil;inde can verdiği elbiseleriyle dirilecektir.&rdquo; (Hadis-i Şerif) Kanlı elbiseleriyle &lsquo;Kalk!&rsquo; denilince bu toprakta yatana&hellip; Sana sormazlar mı; ne yaptınız diye bu aziz vatana?...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu g&uuml;zel c&uuml;mlelerden ve Hadis-i Şerif&rsquo;ten alacağımız &ccedil;ok dersler olmasına rağmen, hala &uuml;lkedeki bir takım vatan hainlerinin, inadına bu &uuml;lkenin b&ouml;l&uuml;nmesi i&ccedil;in gayret g&ouml;stermelerine bir mana veremiyoruz. Conkbayırında&nbsp; Mustafa Kemal o tarihi olayı ş&ouml;yle anlatır&hellip;..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Şimdi burada tesad&uuml;f ettiğimiz sahne en enteresan bir sahnedir. Olayın en m&uuml;him anı bence budur.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Bu esnada Conkbayırı&rsquo;nın g&uuml;neyindeki 261 rakımlı tepeden sahilin g&ouml;zetlenmesinde g&ouml;revli bulunan bir m&uuml;freze eratının Conkbayırı&rsquo;na doğru koşmakta olduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Size şu karşılıklı konuşmayı aynen ifade edecegim!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şahsen bu eratın &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkarak:</p>

<p>-&lsquo;Ni&ccedil;in ka&ccedil;ıyorsunuz?&rsquo; Dedim.</p>

<p>-&lsquo;Efendim, d&uuml;şman!&rsquo; Dediler.</p>

<p>-Nerede?</p>

<p>-İşte, diye 261 rakımlı tepeyi g&ouml;sterdiler.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hakikatte d&uuml;şmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve serbestlik i&ccedil;inde ileriye doğru y&uuml;r&uuml;yordu. Şimdi vaziyeti d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n: Ben kuvvetlerimi bırakmışım, erat on dakika istirahat etsin diye.. D&uuml;şman da bu tepeye gelmiş&hellip; Demek ki d&uuml;şman bana benim askerlerimden daha yakın! Ve d&uuml;şman, benim bulunduğum yere gelse kuvvetlerim pek fena vaziyette yakalanmış olacaktı. O zaman artık bunu bilmiyordum, bir mantık d&uuml;ş&uuml;ncesiyle midir, yoksa i&ccedil;imden gelen tabii bir duygu ile midir, bilmiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ka&ccedil;an erata:</p>

<p>-&lsquo;D&uuml;şmandan ka&ccedil;ılmaz&rsquo; dedim.</p>

<p>-&lsquo;Cephanemiz kalmadı&rsquo;</p>

<p>-&lsquo;Cephaneniz yoksa s&uuml;ng&uuml;n&uuml;z var&rsquo; dedim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve bağırarak bunlara s&uuml;ng&uuml; taktırdım, yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırı&rsquo;na doğru ilerlemekte olan piyade alayı ile dağ bataryasının yetişebilen eratını &lsquo;marş marş&rsquo;la benim bulunduğum yere gelmeleri i&ccedil;in yanımdaki emir subayını g&ouml;nderdim. Bu erat s&uuml;ng&uuml; takıp yere yatınca d&uuml;şman erleri de yere yattı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>KAZANDIĞIMIZ AN, BU ANDIR&hellip;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa Kemal&rsquo;in askerin d&uuml;şmandan mermisinin bitmesi &uuml;zerine ka&ccedil;ışını durdurması ve ardından s&uuml;ng&uuml; takıp, &lsquo;Yere yat!&rsquo; emrini vermesi karşı taraftan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; 900 metre kadar uzaktaydı. İlerleyen ANZAK birliklerinin başında bulunan komutanlardan Teğmen Tulloch savaş sonrası anılarını aktardığı bir s&ouml;yleşide &ldquo;Conkbayırı&rsquo;nın tepesinde bir T&uuml;rk subayın ağacın altında durduğunu ve koşanlara emirler yağdırdığını&rdquo; s&ouml;ylemiştir. &Ccedil;ekilmeden &ouml;nce Yarbay Mustafa Kemal olma olasılığı y&uuml;ksek bir T&uuml;rk subayına nişan alır ve ateş eder. Iskalamıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>KAYBETTİKLERİ AN, BU ANDIR!</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K&uuml;reselleşen d&uuml;nyada milli duygulara sahip yeni nesillerin yetiştirilmesi giderek &ouml;nem kazanmaktadır. &Ccedil;anakkale Savaşı Milli Şuuru t&uuml;m benliğiyle yaşayan kahraman ecdadımızın g&ouml;sterdiği tarihimizin en b&uuml;y&uuml;k şeref levhalarından birisidir. Her zaman olduğu gibi bug&uuml;n de &ccedil;ok muhta&ccedil; olduğumuz birlik ve beraberlik, o g&uuml;n ortaya konmuştur. Canları bu toprağa d&uuml;şm&uuml;ş kahraman ecdadımızın torunları olarak varlığımızın en mukaddes temeli olan İstiklal ve Cumhuriyeti&rsquo;nin ebedi bek&ccedil;ileri olarak elimizden geleni yapmalıyız. Herhalde bunu yerine getirmemiz i&ccedil;in herhangi bir engelimiz yok. Hele hele Bombasırtı Vakasını anlattıktan sonra vatan sevgisinin ne demek olduğunu bir kez daha k&ouml;t&uuml; niyetlilere hatırlatmak istiyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Karşılıklı siperler arasında mesafemiz sekiz metre, yani &ouml;l&uuml;m muhakkak&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Birinci siperdekiler, hi&ccedil;biri kurtulmamacasına tamamen d&uuml;ş&uuml;yor, ikinci sıradakiler onların yerine ge&ccedil;iyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir &ouml;l&ccedil;&uuml;!... İşi Allah&rsquo;a bırakıp, kadere razı olmayı biliyor musunuz? &Ouml;leni g&ouml;r&uuml;yor, &uuml;&ccedil; dakikaya kadar &ouml;leceğini biliyor, en ufak bir &ccedil;ekinme g&ouml;stermiyor. Sarsılmak yok! Okuma bilenlerin elinde Kuran&rsquo;ı Kerim, Cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şehadet getirerek y&uuml;r&uuml;yorlar. Bu T&uuml;rk askerindeki ruh kuvvetini g&ouml;steren şaşılacak ve takdire değer bir &ouml;rnektir. Emin olmalısınız ki &Ccedil;anakkale Savaşlarını kazandıran, bu y&uuml;ksek ruhtur.&rdquo; Bunu anlatan b&uuml;y&uuml;k komutan Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;t&uuml;&hellip;..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Top t&uuml;fekten daha sık, g&uuml;lle yağan mermiler.</p>

<p>Kahraman ordunu seyret ki bu tehdide g&uuml;ler!</p>

<p>Ne &ccedil;elik tabyalar ister, ne siner hasmından;</p>

<p>Alınır kal&rsquo;a mı g&ouml;ğs&uuml;ndeki kat kat iman?</p>

<p>Hangi kuvvet onu başa, edecek kahrına ram?</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; tesis-i ilahi o metin istihkam.</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mehmet Akif Ersoy</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>105. yılında g&ouml;z&uuml;n&uuml; kırpmadan, seve seve bu kutsal topraklar i&ccedil;in canını veren t&uuml;m şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anar, saygılarımızı sunarız. Ruhları şad olsun.</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2020 10:06:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşkolsun!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/askolsun-137</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/askolsun-137</guid>
                <description><![CDATA[Aşkolsun!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n Sevgililer g&uuml;n&uuml;. Şimdi siyaset yazmak varken.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkın ne l&uuml;zumu vardır ama.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyasetin g&ouml;kdelenlerinde yalan d&uuml;nyayı seyretmektense.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkın bodrum katında şiir yazmaya razıyım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk nar y&uuml;rekli olmaktır.</p>

<p>En dara d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde bile.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Deli g&ouml;mleğini giymektir aşk.</p>

<p>Ve hi&ccedil; &ccedil;ıkarmamaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkta hak sahibi yoktur.</p>

<p>&Ouml;nce altı &ccedil;izilir zamanın.</p>

<p>Sonra isimlerin &uuml;zeri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatı kimin i&ccedil;in seveceğinize karar vermektir aşk.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gerektiğinde kendinize zarar vermek!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk ne kadar kızsan da, bedduayı ertelemektir. Duayı esirgememek!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ayrılığı ve aşkı birlikte yaşamalıdır insan. Mayın tarlasında!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk, hi&ccedil;liğin varlığını hissetmektir. Daha yokluğunun ilk akşamında.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkta solmuş bir &ccedil;i&ccedil;eğe su vermenin alemi yoktur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K&ouml;k&uuml;ne kibrit suyu!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yağmurun iplerinden beline kuşak yapmaktır aşk. Kalbinin emirlerine uşak olmaktır..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaybetmeyi sevmeyen sakın aşık olmasın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; eninde sonunda kendi &ccedil;aresizliğine g&ouml;m&uuml;l&uuml;r, iki kişiden biri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;l&uuml; ya da diri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk &quot;ben&quot; değil &quot;biz&quot;dir.</p>

<p>Sesli harflerle b&uuml;y&uuml;r de, ayrılırken sessizdir.</p>

<p>Mesele aşkın yeni adını bulmaksa.</p>

<p>Aşk d&uuml;nyanın b&uuml;t&uuml;n dillerinde aynıdır. &quot;Seni seviyorum.&quot;</p>

<p>Kalanın intiharına benzer aşk.</p>

<p>Giden kendisiyle ne kadar iftihar etse azdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk bittikten sonra en g&uuml;zel teselli. &quot;Seni kaybetmeseydim, ne &ccedil;ok şeyi kaybedecektim belki.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Pazarda satılır hale geldikten sonradır ki... &Ouml;znesi yaralıdır aşkın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>C&uuml;mlesi paralı!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk, sadece sevgililer g&uuml;n&uuml;nde hatırlanan bir duygu değil.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n her saati y&uuml;reklerin atışının birbirine denk d&uuml;şmesidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ger&ccedil;ek aşk sizinleyse...</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n&uuml;z kutlu olsun.</p>

<p>Ama laf olsun diye kutluyorsanız.</p>

<p>Aşkolsun!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>AŞK NELERE K&Acirc;DİR...!</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlenmek i&ccedil;in huzurevinden ka&ccedil;tılar...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Norve&ccedil;&rsquo;te 92 yaşındaki bir kadın, 87 yaşındaki sevgilisiyle tatil yapabilmek i&ccedil;in kaldığı huzurevinden ka&ccedil;tı.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 Feb 2020 00:12:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adalet</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/adalet-136</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/adalet-136</guid>
                <description><![CDATA[Adalet]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Vicdan uyurken bile i&ccedil;ini sızlatır insanların.</p>

<p>Vicdan; kılı&ccedil;ları kayalardan s&ouml;kmeye benzer hazıra konmaya değil.</p>

<p>Vicdan; ağzına haram lokma değmeyen dedesinin duvardaki fotoğrafına bakarken gurur duymaktır.</p>

<p>Haramla haksızlıkla doymak değil!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><span style="font-size:20px;">~~~~</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Susmuş bir vicdan insan &ouml;l&uuml;mlerini işaret eder.</p>

<p>H&acirc;la toprağa g&ouml;m&uuml;lmemiş olmasına rağmen.</p>

<p>O y&uuml;zden adalet vicdanın kan kardeşidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 20px;">~~~~</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adalet y&uuml;z&uuml;ne kezzap atılan gen&ccedil; kızın y&uuml;rek acısını hissetmek ve kezzabı atan o sırtlanı &ouml;m&uuml;r boyu mahkum etmektir.</p>

<p>Adalet, alkoll&uuml; kullandığı milyon dolarlık cipiyle polis &ouml;ld&uuml;ren z&uuml;ppenin zenginliğine yenik d&uuml;şmemek, b&ouml;yle bir katilin cezasını vermektir.</p>

<p>Adalet savcının oğluyla marangozun oğlunu yasalar &ouml;n&uuml;nde eşit tutmaktır.</p>

<p>Adalet aynı d&uuml;ş&uuml;ncede olmadığın insana yapılan haksızlığı kendine yapılmış saymaktır.</p>

<p>&Ccedil;ocuklarımızın y&uuml;z&uuml;ne kezzap atılacak, haksızlığın cehenneminde taş kaynatacak analar.</p>

<p>Yasa koruyucular da tuzunu koyduk diye gururlanacak &ouml;yle mi?</p>

<p>Ne yazık ki &ouml;yle!</p>

<p>Şimdi adaletsizliği &ouml;l&uuml; veya diri getirene &ouml;d&uuml;l veriliyor mahkemelerde.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 20px;">~~~~</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bizler yere d&uuml;şen ekmeği &uuml;&ccedil; kere &ouml;p&uuml;p başımıza koyan &ccedil;ocukluğun eseriyiz.</p>

<p>Ekmeğimizi &ccedil;alanları da sevmeyiz, insanların hayatını &ccedil;alanların sırtını sıvazlayanları da.</p>

<p>Haksızlığa ve adaletsizliğe itiraz edişimizin sebebi budur!</p>

<p>Başkalarına yapılmış haksızlığı hukuksuzluğu kendimize yapılmış sayarız.</p>

<p>Verdiğimiz m&uuml;cadele, kaybettiğimiz ahlak ve d&uuml;r&uuml;stl&uuml;k kalelerini geri almaktır er niyetine.</p>

<p>Ama yeniliyoruz!</p>

<p>Y&uuml;z&uuml;ne kezzap atılan kıza yapılan adaletsizliği gurur sayanların her niyetine!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 20px;">~~~~</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her insan bu d&uuml;nyaya bir şey yapmak i&ccedil;in gelmiştir.</p>

<p>Ama adaletsizlik bir insanın hayata attığı en acımasız imzadır.</p>

<p>O y&uuml;zden &ouml;l&uuml;m&uuml;n en &ccedil;ok hesap soracağı ger&ccedil;eklerden biridir!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 20px;">~~~~</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yıldızların g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde s&uuml;rg&uuml;n olmasının nedeni atılan taşlardır.</p>

<p>O taşlar baş yaramadıkları i&ccedil;in ışık sa&ccedil;arlar!</p>

<p>Adalet o ışığı g&ouml;renlerin vicdanlarında yaşar!</p>

<p>O ışığı g&ouml;rmeyenler bir gen&ccedil; kız taciz edilirken g&ouml;zlerini kapar.</p>

<p>Komşunun evi yanarken kahkaha atar!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:8px;">Alıntıdır.</span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Jan 2020 23:28:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİZ KİMDİK BİLİYOR MUSUNUZ?</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-kimdik-biliyor-musunuz-135</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/biz-kimdik-biliyor-musunuz-135</guid>
                <description><![CDATA[BİZ KİMDİK BİLİYOR MUSUNUZ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kesme şekeri ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, buna nasıl şekil vermişler de b&ouml;yle olmuş diye *heyecanlanan* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir g&uuml;n benim de bir u&ccedil;an balonum olsa diye hayaller kurarak uykulara dalan *h&uuml;z&uuml;nl&uuml;* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Karnemize zayıf d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, ailemize bunu nasıl izah edeceğiz diye *y&uuml;z&uuml; kızaran* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Semt pazarlarına akşama doğru fiyatlar ucuzlar diye karanlık &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml; anda giden *zorluğu bilen* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ahizeli telefonlara kimin aradığını bilmeden, herkesten &ouml;nce ilk alo&rsquo;yu diyebilmek i&ccedil;in koşan *telaşlı* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyah beyaz televizyonlar ile g&ouml;rd&uuml;klerimizin rengini hayal eden, yayın bitince okunan İstiklal Marşımızı duyduğumuz anda yattığımız yerden ayağa kalkıp saygı duruşu yapan *onurlu* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum g&uuml;nlerimizde kendisine kitap armağan edilen, gazetelerden g&uuml;nlerce kupon biriktirilerek sahip olduğumuz Temel Britannica, Meydan Larousse, Gelişim Hachette gibi merak ettiklerimizi &ouml;ğrenmeye &ccedil;alışan *ansiklopedi* &ccedil;ocuklarıydık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Uzaktan kumandalı televizyonla ilk tanışmamızda oturduğumuz yerden sadece 3-5 kanalı değiştirebildiğimiz halde mutlu olan *m&uuml;tevazı* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Belediye otob&uuml;slerinde, hamile ile yaşlı teyze ve amcaları g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde yerimizi onlara vermek i&ccedil;in ayağa kalkan *merhametli* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bayramlarda bizleri lavabo pompası gibi &ouml;pen teyzelerin verdiği mendilleri, har&ccedil;lık veren amcaları, dedeleri &ouml;zleyen, kazandığımız paraları atari salonlarında, gen&ccedil;lik parkındaki *&ccedil;arpışan otolara binerek harcayan* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kışın soğuklarında pekmez ile tahini karıp yiyen, &uuml;ş&uuml;memek i&ccedil;in i&ccedil;imize y&uuml;nl&uuml; i&ccedil;lik giyen *garip* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sokaklarda gazoz kapağı toplayıp, sigara paketlerinden, mektup pullarından koleksiyon yapan, akşam ezanı okundu mu *dayak yememek i&ccedil;in evlere koşan* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>S&uuml;t&uuml; bakkaldan alamayıp, hafta sonları mahallenin s&uuml;t&ccedil;&uuml;s&uuml;n&uuml; elimizde tencerelerle bekleyen, sonra o s&uuml;t&uuml; kaynatıp &uuml;zerindeki kaymağı afiyetle yiyen, komşudan aldığımız maya ile o s&uuml;t&uuml;n sobanın yanında yoğurt olmasını bekleyen *sabırlı* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kışlık kazaklarımızı g&uuml;veler yemesin diye bolca naftalinleyip valizlerde eşyalarını saklayan *umutlu* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Komşu apartmanların meyve ağa&ccedil;larına gizlice &ccedil;ıkan, dalından meyve yemenin zevkini &ccedil;ıkartan ama yaptığıyla da *utanan, i&ccedil;inde &ldquo;Allah&rdquo; korkusu olan* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bizden bir yaş dahi b&uuml;y&uuml;klerimize abi, abla diyecek kadar *saygılı* olan &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mahallemizde kızlarla erkeklerle toplaşıp yakan top, yedi kiremit oynayan, *k&uuml;f&uuml;r etmeyi bilmeyen centilmen* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evde &ccedil;orba diye sadece tarhana &ccedil;orbası i&ccedil;en, dışarıda domates &ccedil;orbasının &uuml;st&uuml;ne kaşar serpildiğini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde s&uuml;nd&uuml;re s&uuml;nd&uuml;re o &ccedil;orbayı i&ccedil;meyi beceremeyen *masum* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ikolatanın tadını bayramdan bayrama bilen, p&ouml;tib&ouml;r bisk&uuml;vi arasına sade lokumu bastırıp pasta niyetine afiyetle yiyen *mutlu* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mahallemizden ge&ccedil;en macuncu, simit&ccedil;i, pamuk ve elma şeker satıcılarını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde heyecanlanan *yokluğu bilen* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyah &ouml;nl&uuml;kleri, beyaz yakaları olan, sabahları okulda Andımızı bağıra bağıra s&ouml;yleyen *vatansever* &ccedil;ocuklardık biz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Daha sizlere ne s&ouml;yleyeyim,</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bizlerin o tatlı ve telaşlı heyecanlarından şimdi ne kaldı geriye..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu zamane &ccedil;ocukları ileride kendi &ccedil;ocuklarına acaba hangi hik&acirc;yelerini anlatacaklar?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aslında bizler &ccedil;ok şanslı ve &ccedil;ok mutluyduk!..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnşallah, &ccedil;ocuklarımızın da mutlu olacağı,</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bize &ouml;ğretilen maddi ve manevi değerlerin hi&ccedil; unutulmayacağı bir yaşamları olsun..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir g&uuml;n bu d&uuml;nyadan ansızın gidersem ya da,</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n parkta g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m yaşlı amcaya sorulan soru, yaşlandığımda bana da sorulursa ve ben bu yaşadıklarımı,</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlılığın vermiş olduğu yorgunluk ve h&uuml;z&uuml;n ile unutur, hatırlayamazsam,</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Beni affedin olur mu?..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu yazdıklarımı okuyun ve bizleri biraz hissedin..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İşte biz b&ouml;yleydik zamane &ccedil;ocukları!..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>* Cevdet G&ouml;khan T&uuml;z&uuml;n</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Dec 2019 16:23:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YANLIŞ DÜŞÜNCELERİN GETİRDİĞİ BAŞARI</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yanlis-dusuncelerin-getirdigi-basari-134</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yanlis-dusuncelerin-getirdigi-basari-134</guid>
                <description><![CDATA[YANLIŞ DÜŞÜNCELERİN GETİRDİĞİ BAŞARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>&ldquo;&Ouml;ğretmenler g&uuml;n&uuml;nde okunması gereken ger&ccedil;ek bir hayat hikayesi&rdquo;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmen okulun ilk g&uuml;n&uuml;nde, 5. sınıfın &ouml;n&uuml;nde dururken, &ccedil;ocuklara bir yalan s&ouml;yledi:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;oğu &ouml;ğretmen gibi, &ouml;ğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini s&ouml;yledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak bu imkansızdı, &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;n sırada, oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek &ccedil;ocuk vardı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen bir yıl &ouml;nce Mustafa&rsquo;yı izlemişti ve diğer &ccedil;ocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve s&uuml;rekli olarak kirli dolaştığını g&ouml;zlemlemişti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu &ouml;yle bir noktaya geldi ki, Mediha &ouml;ğretmen onun kağıtlarını b&uuml;y&uuml;k bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın &ccedil;arpılar (X) yapmaktan ve kağıdın &uuml;st&uuml;ne kocaman bir &ldquo;0&rdquo; koymaktan zevk alır oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmenin okulunda, her &ccedil;ocuğun ge&ccedil;miş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu; Mustafa&rsquo;nın kayıtlarını en sona bıraktı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak, onun hayatını g&ouml;zden ge&ccedil;irdiğinde, bir s&uuml;rpriz ile karşılaştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>Mustafa&rsquo;nın birinci sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa g&uuml;lmeye hazır parlak bir &ccedil;ocuk. &Ouml;devlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve de &ccedil;ok terbiyeli. Onun etrafta olması &ccedil;ok eğlenceli&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>İkinci sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Mustafa m&uuml;kemmel bir &ouml;ğrenci, sınıf arkadaşları tarafından &ccedil;ok seviliyor, ama annesinin &ouml;l&uuml;mc&uuml;l bir hastalığı olduğu i&ccedil;in sıkıntı i&ccedil;inde ve evdeki yaşamı m&uuml;cadele i&ccedil;inde ge&ccedil;iyor.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Mustafa&rsquo;nın annesinin &ouml;l&uuml;m&uuml; onun i&ccedil;in &ccedil;ok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya &ccedil;alışıyor, ama babası ona ilgi g&ouml;stermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>Mustafa&rsquo;nın d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sınıf &ouml;ğretmeni ş&ouml;yle yazmıştı:</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Mustafa i&ccedil;ine kapanık ve okulda derslere &ccedil;ok fazla ilgi g&ouml;stermiyor. &Ccedil;ok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bunları okuyunca, Mediha &ouml;ğretmen problemi kavradı ve kendinden utandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğrencileri ona g&uuml;zel kurdelelerle ve parlak kağıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; hissediyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa&rsquo;nın hediyesini alıncaya kadar bu b&ouml;yle devam etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa&rsquo;nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen onu diğer hediyelerin ortasında a&ccedil;maktan acı duydu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen pakette taşlarından bazıları d&uuml;şm&uuml;ş yapma elmas taşlı bir bilezik ve &ccedil;eyreği dolu olan bir parf&uuml;m şişesini &ccedil;ıkarınca &ccedil;ocuklardan bazıları g&uuml;lmeye başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ama o bileziğin ne kadar g&uuml;zel olduğunu haykırdığında &ccedil;ocukların g&uuml;lmesi kesildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bileziği taktı ve parf&uuml;m&uuml; bileklerine s&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa, o g&uuml;n okuldan sonra &ouml;ğretmenine şunu s&ouml;ylemek i&ccedil;in kaldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;&Ouml;ğretmenim bug&uuml;n aynı annem gibi kokuyordunuz.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar gittikten sonra, Mediha &ouml;ğretmen en az bir saat ağladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O g&uuml;nden sonra, okuma, yazma ve aritmetik &ouml;ğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, &ccedil;ocukları eğitmeye başladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mediha &ouml;ğretmen, Mustafa&rsquo;ya &ouml;zel ilgi g&ouml;sterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Onunla &ccedil;alışırken, zihni canlanmaya başlıyor g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Onu daha fazla teşvik ettik&ccedil;e, daha hızlı karşılık veriyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta ki en zeki &ccedil;ocuklardan biri oldu ve t&uuml;m &ccedil;ocukları aynı derecede sevdiğini s&ouml;ylemesine rağmen, Mustafa onun g&ouml;zdelerinden biri idi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir sene sonra, Mediha &ouml;ğretmen kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala t&uuml;m yaşamında sahip olduğu en iyi &ouml;ğretmen olduğunu s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Altı yıl sonra Mustafa&rsquo;dan bir not daha aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Liseyi bitirdiğini, sınıfında &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi &ouml;ğretmen olduğunu yazmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bundan d&ouml;rt yıl sonra, bazı zamanlar zor ge&ccedil;mesine rağmen okulda kaldığını, sebatla &ccedil;alışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en y&uuml;ksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yine Mediha &ouml;ğretmenin t&uuml;m yaşamında ki en iyi ve en favori &ouml;ğretmen olduğunu yazmıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sonra d&ouml;rt yıl daha ge&ccedil;ti ve başka bir mektup geldi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu kez fak&uuml;lte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini a&ccedil;ıklıyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori &ouml;ğretmen olduğunu a&ccedil;ıklıyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ama şimdi ismi biraz daha uzundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Mektup s&ouml;yle imzalanmıştı: Prof. Dr. Mustafa Yılmaz (Tıp Doktoru)</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;yk&uuml; burada bitmiyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>G&ouml;r&uuml;yorsunuz, ortaya &ccedil;ıkan başka bir mektup var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Babasının birka&ccedil; hafta &ouml;nce vefat ettiğini a&ccedil;ıklıyordu ve evlenme t&ouml;reninde Mediha &ouml;ğretmenin damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ş&uuml;phesiz Mediha &ouml;ğretmen bunu kabul etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve tahmin edin ne oldu?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Taşları d&uuml;şm&uuml;ş olan o bileziği taktı. Dahası, Mustafa&rsquo;nın annesinin s&uuml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; parf&uuml;mden s&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Mediha &ouml;ğretmenin kulağına ş&ouml;yle fısıldadı:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Bana inandığınız i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederim, &ouml;ğretmenim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bana &ouml;nemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi g&ouml;sterdiğiniz i&ccedil;in &ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim&quot; Mediha &ouml;ğretmen, g&ouml;zlerinde yaşlarla ş&ouml;yle dedi:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Yanlış d&uuml;ş&uuml;ncelere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana &ouml;ğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl &ouml;ğreteceğimi bilmiyordum&quot;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Nov 2019 20:08:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğretmenler Günü</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-gunu-133</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ogretmenler-gunu-133</guid>
                <description><![CDATA[Öğretmenler Günü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kutladık&ccedil;a değersizleştirme &ouml;zelliği sadece bize ait bir &ouml;zellik galiba.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kutladık&ccedil;a değersizleştirme &ouml;zelliği sadece bize ait bir &ouml;zellik galiba. &Ouml;ğretmeneler g&uuml;n&uuml; de buna en g&uuml;zel &ouml;rnek. 10 Kasım t&ouml;renlerinden sonra &ccedil;ıkan tartışmaların benzeri umarım &ouml;ğretmenler g&uuml;n&uuml; kutlamalarından sonra da &ccedil;ıkmaz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenler g&uuml;n&uuml;n&uuml; her yıl biraz daha &ouml;zenle kutluyoruz ancak &ouml;ğretmenler her ge&ccedil;en g&uuml;n toplum nezdinde biraz daha değersizleşiyor, biraz daha işlevsiz hale getiriliyor. Yaşanan şiddet olaylarının azalması beklenirken tam aksine şiddet olayları artarak, şekil değiştirerek devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğrenciler ve &ouml;ğretmenlerin yarışa tabi tutulduğu, eğitimin merkezinde hangisi olacak tartışmalarının &ccedil;ıktığı, velileri her şart altında memnun etme anlayışının zirve yaptığı g&uuml;nden beri, &ouml;ğretmenler irtifa kaybediyor. Merkezde &ouml;ğrenci olunca &ouml;ğretmen tamamen kenara itilmiş oluyor ve kolay hedef haline geliyor. H&acirc;lbuki &ouml;ğrencinin &ouml;nemsendiği oranda &ouml;ğretmenin de değerinin artması, itibar g&ouml;rmesi beklenir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Teknolojik gelişmelerin &ouml;ğretmeni işlevsiz hale getireceği, okulsuz toplum gibi &ouml;ğretmensiz eğitimin g&uuml;ndeme geleceği tartışmaları nereye gider bilinmez ancak bizim gibi toplumlarda &ouml;ğretmenin işlevinin bitmesi, toplumun da intiharı demek olacaktır. Uzaktan eğitim, diploma değil sertifika, 21. Y&uuml;zyıl becerileri gibi tartışmalar, &ouml;ğretmene olan ihtiyacı ortadan kaldırmanın tam aksine &ouml;ğretmene olan ihtiyacı artıran gelişmeler olarak g&ouml;r&uuml;lmelidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenler g&uuml;n&uuml;nde &ouml;ğretmenlere s&ouml;z hakkı verilse, &ouml;ğretmenler adına yetkililer değil de kendileri konuşsa, muhtemelen talepleri maaşlarının artırılması değil de saygınlıklarının artırılması olacaktır. Bug&uuml;n &ouml;ğretmenler i&ccedil;in şiddeti &ouml;nleyecek yasal d&uuml;zenlemeler &ccedil;ok daha acil hale gelmiştir. &Ouml;ğretmenler kadar kolay hedef olan başka bir meslek grubu neredeyse yok gibidir. Sağlık &ccedil;alışanları, eğitim &ccedil;alışanlarına nispeten yasalar tarafından daha korunaklı hale gelmiş durumdadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Alo 147 şik&acirc;yet hattı kaldırıldı ancak CİMER onu aratmayacak şekilde &ouml;ğretmenlerişik&acirc;yet mekanizması olarak işlev g&ouml;rmeye devam ediyor. İsimsiz ve imzasız başvurular işleme alındığı s&uuml;rece, &ouml;ğretmenler &ouml;zellikle de idareciler hedef olmaya devam edecek demektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenler i&ccedil;in 3600 ek g&ouml;sterge, &Ouml;ğretmenlik Meslek Kanunu ve şiddeti &ouml;nleyecek tedbirler &ouml;nemle takip ettikleri vaatler olmaya devam ediyor. 3600 ek g&ouml;sterge &ouml;zellikle, emeklilik hakkına kavuşmuş &ouml;ğretmenlerin beklediği bir kazanım olacaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bilgi bir&ccedil;ok yolla &ouml;ğrenilir ancak değerlerimiz sadece &ouml;ğretmenler tarafından aktarılabilir. Bug&uuml;n gen&ccedil;lerimizin giderek artan problemlerini, sosyal zek&acirc; ve eğitim teknolojileri &ccedil;&ouml;zemez. Ayakta kalabilmenin tek &ccedil;aresi, bilgiyi değerlerle anlamlı hale getirecek eğitim i&ccedil;eriği planlamaktan ge&ccedil;iyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenlerin toplum nezdinde aşınan, yıpranan imajının bedelini, &ouml;ğretmenden &ccedil;ok toplum &ouml;deyecektir. Aile yapımızın hedef alındığı, zaafa uğratıldığı bir d&ouml;nemde, &ouml;ğretmenlerin de devre dışı kalması, kolay telafi edilemeyecek bir yanlışlar zinciri haline gelecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n &ouml;ğretmenlerin, bakanlık&ccedil;a tasarlanmış &ouml;nl&uuml;klerden ziyade, saygınlığa ve yasalarla korunmaya ihtiyacı var. Gecikirsek &ccedil;ok daha ağır bedeller &ouml;deyeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Nov 2019 20:07:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ATATÜRK’DE AĞLAR</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ataturkde-aglar-132</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ataturkde-aglar-132</guid>
                <description><![CDATA[ATATÜRK’DE AĞLAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bir kiraz &ccedil;ekirdeği gibiydi Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n vatan sevgisiyle dolup taşan kalbi&hellip;</p>

<p>&Uuml;lk&uuml;s&uuml; uğruna yaşama arzusunu hi&ccedil; kaybetmedi.</p>

<p>Her yıkımdan sonra diren&ccedil;le yeni bir ağaca; o ağa&ccedil;sa her yeni yaşta yeniden &ccedil;i&ccedil;eğe d&ouml;n&uuml;ş&uuml;verdi.</p>

<p>Tıpkı bir kiraz &ccedil;ekirdeği misali; toprağını anası kadar sevdi.</p>

<p>Metmet&ccedil;iği evladı bildi.</p>

<p>Varolma nedeni: T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n zaferini g&ouml;rmekti.</p>

<p>&Ouml;nce egemenliği ayyıldızlı bayrağa sardı, sonra milletinin eline teslim etti.</p>

<p>Mustafa Kemal&rsquo;in hatıraları bug&uuml;n hala canlı, yanı başımızda duruyor.</p>

<p>Atamın yaşadığı şu hikayeye, defalarca okumama rağmen doyamadım.</p>

<p>Size de aktarmak isterim.</p>

<p>Kahraman T&uuml;rk nasıl olurmuş g&ouml;r&uuml;n!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal&rsquo;in &ouml;zel treni Eskişehir&rsquo;e doğru gidiyor. Gazi, savaş sonrası Anadolu&rsquo;da bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir&rsquo;e gidip annesini g&ouml;recek. Ve de Latife&rsquo;yi.</p>

<p>Ama o gece &ccedil;ok sıkıntısı var Mustafa Kemal&rsquo;in; bir t&uuml;rl&uuml; uyuyamıyor.</p>

<p>Ali &Ccedil;avuş kompartımanın kapısı &ouml;n&uuml;nde sigara &uuml;st&uuml;ne sigara i&ccedil;iyor. Bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.</p>

<p>İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Z&uuml;beyde Anamız&rsquo;ı yitirdik. Peki ne duruyorum. İ&ccedil;eri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: &ldquo;Anamız &ouml;ld&uuml; paşam! diyemem. Onun y&uuml;reği anası i&ccedil;in atar. Hep s&ouml;yler vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun i&ccedil;in. Kapıyı a&ccedil;sam, telgrafı uzatsam. Paşam sen sağol desem. Eyvah demez mi? Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demezmi?</p>

<p>Ali &Ccedil;avuş birden yerinden sı&ccedil;rıyor</p>

<p>Mustafa Kemal sesleniyor</p>

<p>&Ccedil;avuş, kompartıman kapısını a&ccedil;ıp selam duruyor:</p>

<p>Emret Paşam</p>

<p>Annemden bir haber var mı?</p>

<p>Az &ouml;nce bir telgraf geldi dediler, şifreyi &ccedil;&ouml;z&uuml;nce size sunacaklar.</p>

<p>Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya &ccedil;alışma. Ben haberi aldım.</p>

<p>Ali &Ccedil;avuş bir şey yokmuş gibi durmaya &ccedil;alışıyor ve merakla soruyor</p>

<p>Ne haber aldın ki paşam?</p>

<p>Mustafa Kemal usul usul anlatıyor.</p>

<p>Az &ouml;nce dalmışım, r&uuml;yamda yeşil bir ovada anamla elele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana bişeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına &ccedil;ıktı. Bir sel bastırdı, anamızı aldı g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Hi&ccedil;bir şey yapamadım. Hi&ccedil;. Hi&ccedil;!</p>

<p>&Ccedil;avuşu bir titremedir almıştı.&nbsp; Derken&hellip; Mustafa Kemal emri verdi:</p>

<p>&Ccedil;ocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!</p>

<p>Ali &Ccedil;avuş kompartımandan &ccedil;ıkar &ccedil;ıkmaz, &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; getiren g&ouml;revliyle karşılaştı.</p>

<p>Ver onu dedi. Paşamız bekliyor.</p>

<p>Kağıdı aldı, i&ccedil;eri girdi, selam durdu ve sen sağol paşam dedi.</p>

<p>Millet sağolsun.</p>

<p>G&ouml;z&uuml;nden iri bir damla g&ouml;zyaşı akıverdi.</p>

<p>&Ccedil;avuş, Ağlama Paşam diye yalvardı.</p>

<p>Neden? Ben insan değil miyim? Anam &ouml;ld&uuml;. Ben buna ağlarım. Ama, Anavatan kurtuldu. Bununla da teselli bulurum. Benim i&ccedil;in ikisi bir.</p>

<p>Birden Mustafa Kemal ile Ali &Ccedil;avuş birbirlerine sarılıp a&ccedil;ık a&ccedil;ık, hı&ccedil;kıra hı&ccedil;kıra ağlamaya başladılar.</p>

<p>Zira,</p>

<p>Mustafa Kemal gibi, kiraz ağacının ana yurdu &uuml;lkemdi.</p>

<p>Her T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n i&ccedil;inde yeşerip b&uuml;y&uuml;yen vatan sevgisi, hep o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kiraz &ccedil;ekirdeğindendi.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 Nov 2019 22:47:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-131</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-131</guid>
                <description><![CDATA[GENÇLİK NEREYE GİDİYOR!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İzmir &Ouml;demiş Kaymak&ccedil;ı &Ccedil;ok Programlı Lisesi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Ayhan K&ouml;kmen iki &ouml;ğrencisi tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu olay sonrası sosyal medyada bir yazı neşredildi. Maarif M&uuml;fettişi Doğan &Ccedil;eylan&#39;ın kaleme aldığı yazı okunması gereken bir yazı oldu. İşte o yazı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ :</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatın ger&ccedil;ekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler i&ccedil;in g&ouml;zyaşı d&ouml;ken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının &ccedil;ocukları i&ccedil;in ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı &ccedil;eken &ccedil;ocuklar, &ouml;len on binlerce insan onları hi&ccedil; ilgilendirmiyor. T&uuml;m acı ger&ccedil;ekleri &ccedil;izgi film tadında izliyorlar ve y&uuml;rekleri hi&ccedil; acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri t&uuml;m zamanları kendilerine bir işkence olarak g&ouml;r&uuml;yorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Kendileri i&ccedil;in yapılan fedakarlıkların hi&ccedil; farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek i&ccedil;in yaratılmış g&ouml;r&uuml;yorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatlarında eğlenmeden başka bir ama&ccedil; olmadığı i&ccedil;in artık tek eğlence kaynağına d&ouml;nm&uuml;ş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda d&uuml;nyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;miş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar. Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar. Vatan, onlar i&ccedil;in son model bir cep telefonundan daha değersiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Milletimizin geleceği a&ccedil;ısından endişeleniyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl &ccedil;ocuk yetiştirecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlerini nasıl idare edebilecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkeyi nasıl y&ouml;netecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Vatanı nasıl savunup can verecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunlar neden oluyor izah edeyim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Altın kafeslerde &ccedil;ocuklar yetiştiriyoruz artık. U&ccedil;mayı bilmeyen kuşlar gibi. &Ccedil;ocuklar hayattan bihaber.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;lık nedir bilmiyorlar, yedikleri &ouml;nlerinde yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. &Ouml;yle ki yemek yemeyi bile işkence g&ouml;r&uuml;r hale geliyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Susuzluk nedir hi&ccedil; bilmiyorlar. Hi&ccedil; susuz kalmamışlar. &Uuml;&ccedil; adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda i&ccedil;ecek taşıyoruz. &Ccedil;ocuk daha &ldquo;susadım&rdquo; demeden ağzına suyu dayıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; &uuml;ş&uuml;m&uuml;yorlar. Soğuk havalarda evden &ccedil;ıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp &ccedil;ıkarıyoruz dışarı, hi&ccedil; titremiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile &uuml;&ccedil; metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Sa&ccedil;ına bir tek yağmur damlası d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yoruz. Bu y&uuml;zden &ccedil;ocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yorgunluk nedir bilmiyor &ccedil;ocuklar. İki adımlık mesafelere bile arabayla g&ouml;t&uuml;r&uuml;yoruz onları yorulmasınlar diye. Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz. Onlar takatleri t&uuml;kenecek kadar hi&ccedil; yorulmuyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi &ouml;nlerine sunuyoruz. Bu y&uuml;zden varlığın kıymetini bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Onlar bir yanığın veya bı&ccedil;ak kesiğinin acısını bilmiyorlar. Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bı&ccedil;ak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hissetmiyor yaşamı, a&ccedil;lığı bilmediği i&ccedil;in a&ccedil;lara acımıyor, &uuml;ş&uuml;mek nedir bilmedikleri i&ccedil;in sokaktaki evsizleri umursamıyor. Yokluk nedir bilmedikleri i&ccedil;in ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile &ccedil;ekmiyor, haber kalabalığı olarak g&ouml;r&uuml;yor, g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;iyorlar. Sıcak odalarında yaşadıkları i&ccedil;in evsizlik nedir, s&uuml;rg&uuml;n nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan, &ouml;len insanları umursamıyorlar. Acımıyorlar&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kıymetini bilmiyorlar ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın&hellip;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;dahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek g&uuml;zel &uuml;lkemize. Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli. Bu sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; i&ccedil;in ciddi &ccedil;alıştaylar d&uuml;zenlenmeli. &Ouml;ğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli. Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı. Ge&ccedil; kalınmadan bu sorun mutlaka &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeli. Bu sorun &ccedil;&ouml;z&uuml;lmezse &uuml;lke &ccedil;&ouml;z&uuml;lecek&hellip;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Sep 2019 19:45:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZEL BİR YIL OLSUN</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/guzel-bir-yil-olsun-130</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/guzel-bir-yil-olsun-130</guid>
                <description><![CDATA[GÜZEL BİR YIL OLSUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 13px;">&Ouml;ğrencilerimiz i&ccedil;in başarılı, &ouml;ğretmenlerimiz i&ccedil;in verimli bir yıl olsun.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Velilerimiz i&ccedil;in kaygı ve endişelerden uzak, &uuml;lkemiz i&ccedil;in yeni bir başlangı&ccedil; olsun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eğitim &ouml;ğretim yılı başlıyor. Her başlangı&ccedil; yeni bir umut ve yeni bir heyecan demektir. Her &ouml;ğretim yılı başında &ouml;ğretmenlerin, yirminci yılında bile olsa yeni atanmış bir &ouml;ğretmen gibi ilk ders g&uuml;n&uuml;ne heyecanla başladıklarını &ccedil;ok iyi biliyorum. &Ouml;zellikle okul &ouml;ncesi ve ilkokul &ouml;ğretmenlerinden birinci sınıf okutacak &ouml;ğretmenler, okula ilk adımını atan &ouml;ğrencinin yaşadığı heyecanla neredeyse aynı heyecanı yaşar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğrencilerimiz, &uuml;zerlerine eğildiğimiz ve geleceklerini şekillendirmeye &ccedil;alıştığımız en değerli varlıklarımız. Bir milyonu aşkın eğitimci bug&uuml;n &ouml;ğrencilerimizle, on ay s&uuml;recek bir yolculuğa &ccedil;ıkıyor. &Ouml;ğrencilerimiz, Haziran ayı ortasına geldiğimizde bir&ccedil;ok bilgi ve beceriyle bir sınıf d&uuml;zeyini daha başararak bir &uuml;st sınıfa doğru yol almaya devam edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Velilerimiz, eğitime olan ilgisinin fazla veya eksik olması problem olan, duracağı yeri bildiğinde, eğitim i&ccedil;in &ccedil;ok katkı sunan, taraflardan biri. Eğitim i&ccedil;in olumlu katkıları &ccedil;ok haber konusu olmayan ancak olumsuzluğu ile g&uuml;ndeme geldiğinde &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k dramlara sebep olan grubumuz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İstikrarı yakalayamamış bir eğitim sistemimiz var. İhtiya&ccedil;larının karşılanması, her yıl kayıt zamanlarında tartışılan ve sonra unutulan okullarımız var. Giderek aşınan imajı ile yıpranan &ouml;ğretmenlerimiz var. Daha &ccedil;ok akademik başarısı değerli g&ouml;r&uuml;len, diğer yetenekleri keşfedilmeyi bekleyen &ouml;ğrencilerimiz var. &Ouml;ğretmenine şiddet uyguladığında g&uuml;ndem olan ve g&ouml;r&uuml;şleri pek dinlenmeyen velilerimiz var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okulların ihtiya&ccedil;larının karşılanması, &uuml;cretli &ouml;ğretmenliğin sona ermesi, &ouml;ğretmene şiddetin yok edilmesi, kademeler arasında ge&ccedil;iş sisteminin istikrara kavuşması, meslek liselerinin g&uuml;&ccedil;lendirilmesi, nesillerimizi pop&uuml;ler k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n etkisinden koruyacak bize ait eğitim i&ccedil;eriğine bir an &ouml;nce ulaşılması ve &uuml;lkemizin kalkınması i&ccedil;in bilim ve teknoloji &uuml;reten bir eğitim sistemi hayalimizdir, ihtiyacımız olandır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ğretmenin toplumdaki değerinin y&uuml;kseltilmesi eğitimdeki başarının olmazsa olmazıdır. &Ouml;ğretmeni değersizleştiren keyfi uygulamalara son verilmelidir. Proje okul uygulaması, &ouml;ğretmeni değersizleştiren ve eğitim sistemimizin giderek b&uuml;y&uuml;yen yarasıdır, sayısı azaltılmalı, istisnai uygulama şekline d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmelidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Umalım Haziran sonuna, b&uuml;t&uuml;n kesimleriyle eğitimin taraflarının mutluluğu ile sona eren, başarılı bir yıl olur. &Ouml;ğretmenlerin veli şiddetine uğramadığı, hak ettiği değeri g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bir yıl olması dileklerimle, t&uuml;m &ouml;ğrenci ve &ouml;ğretmenlerimize başarılar diliyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Talat YAVUZ /&nbsp;</strong>Memur-Sen İstanbul İl Başkanı</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Sep 2019 19:44:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇLERİN ÖMRÜ SINAVLA GEÇİYOR....</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclerin-omru-sinavla-geciyor-129</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclerin-omru-sinavla-geciyor-129</guid>
                <description><![CDATA[GENÇLERİN ÖMRÜ SINAVLA GEÇİYOR....]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sınav deyince akla gelen bir s&uuml;r&uuml; kısaltma var: &Ouml;SYS, &Ouml;SYM, TYT, YDT, AYT, YKS...... falan filan. O &ccedil;ağı ge&ccedil;miş insanlarda hi&ccedil;bir ilgi uyandırmıyor, bunlarla ilgili haberler okunmadan ge&ccedil;iliyor. Hele o &ccedil;arşaf &ccedil;arşaf sınav soruları listesi. &ldquo;Başka gazeteler araklamasın&rdquo; diye bir de sayfanın ortasına &ldquo;filigran&rdquo; koyarlar... Her sene bu sıralar d&uuml;zenli olarak g&ouml;z&uuml;m&uuml;ze sokulan yorucu konular. Birinci, ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; gelen &ccedil;ocukları da reklam i&ccedil;in kullanırlar: &ldquo;Dershanemize geldi de b&ouml;yle oldu maşallah&rdquo; Lakin okul &ccedil;ağındaki gen&ccedil;ler ve bunların anaları babaları i&ccedil;in &ldquo;hayati&rdquo; &ouml;nem taşıyan konulardır bunlar. N&ouml;bet değiştiriliyor, &ccedil;ocuğu iyi k&ouml;t&uuml; bir yeri kazanmış ana baba konuyu kapatıyor, bir daha d&ouml;n&uuml;p bakmıyor, &ldquo;arkadan gelenlere&rdquo; devrediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>***</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu sene de bir TYT yapılmış. &ldquo;Temel yeterlilik testiymiş&rdquo; bu. YKS i&ccedil;inde yer alıyor, bu da &Ouml;SYM i&ccedil;inde m&uuml;talaa ediliyor. Her ne haltsa... Bu teste 2 milyon 390 bin 971 &ccedil;ocuk girmiş. Bunlardan 14 bin 971&#39;i sıfır &ccedil;ekmiş. Sıfır &ccedil;ekmek demek, hi&ccedil;bir ama hi&ccedil;bir soruyu yanıtlayamamak demek. Ne bi&ccedil;im yaratıklardır bunlar? İnsan ila&ccedil; i&ccedil;in beş soruyu da yanıtlar yahu. &ldquo;Sallasan&rdquo; gene &uuml;&ccedil;&uuml; beşi tutar. Madem sıfır &ccedil;ekeceksin, o sınavda ne işin var? Utanmıyor musun boyuna bakmadan bir de &uuml;niversiteye girmeye kalkmaya? Ni&ccedil;in orada kalabalık ediyorsun? &ldquo;Başarılı&rdquo; olanlar da maşallah pek başarılı. Başarı oranı T&uuml;rk&ccedil;e testinde y&uuml;zde 37, sosyal bilimlerde y&uuml;zde 33, fen bilimlerinde y&uuml;zde 11, fizik ve kimyada y&uuml;zde 7... T&uuml;rkiye&#39;de eğitim bitmiştir. Sabah g&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;ar a&ccedil;maz cep telefonuna sarılan kuşak, ona buna mesaj atmaktan iyi k&ouml;t&uuml; bir şeyler &ouml;ğrenmeye vakit bulamıyor. Amerikan k&uuml;lt&uuml;r emperyalizminin d&uuml;nyaya kazurat gibi sıvadığı b&ouml;nleştirme ve h&ouml;d&uuml;kleştirme, kepaze eğitim sistemimiz tarafından da destekleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>***</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Size bu gen&ccedil;lerden biriyle başımdan ge&ccedil;en ser&uuml;veni anlatayım: Evime yakın sayılır bir banka şubesine gittim, hesap a&ccedil;tıracağım da maaşımı her aybaşında oraya naklettireceğim, &ccedil;ekmesi daha kolay olacak... &ldquo;M&uuml;şteri temsilcisi&rdquo; dedikleri gen&ccedil; bir adam &ldquo;ne iş yapıyorsunuz&rdquo; diye sordu. &ldquo;K&ouml;şe yazarıyım&rdquo; dedim. Elindeki bir listeye baktı, &ldquo;b&ouml;yle bir meslek yok&rdquo; dedi. &ldquo;Elbette yok,&rdquo; dedim, &ldquo;gazeteci-yazar diye bakacaksınız.&rdquo; Tekrar baktı, &ldquo;gazeteci var ama yazar yok&rdquo; dedi. Sonra &ldquo;siz nerede &ccedil;alışıyorsunuz&rdquo; diye sordu. &ldquo;SABAH gazetesinde&rdquo; dedim. &ldquo;Samandıra mı?&rdquo; dedi. Vallahi b&ouml;yle dedi. &ldquo;Hayır, SABAH gazetesi&rdquo; dedim. İnanmadı. Bir koşu bakkala gidip bir SABAH aldım, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sayfayı katlayıp g&ouml;z&uuml;ne soktum. Pek aklı yatmadı ama &ldquo;evet, resim benziyor&rdquo; dedi. İşlemlerimi yaptı. &Ccedil;ocuk maşallah okumuş, bankacı olmuştu. Doktor olsaydı şimdi yaşamıyordum.</p>

<p>Engin Ardı&ccedil;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Aug 2019 13:04:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MUTLU OLMAK SİZİN ELİNİZDE</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/mutlu-olmak-sizin-elinizde-128</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/mutlu-olmak-sizin-elinizde-128</guid>
                <description><![CDATA[MUTLU OLMAK SİZİN ELİNİZDE]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mutlu olmak i&ccedil;in &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k s&uuml;rprizlere mi ihtiyacın var? Ger&ccedil;ek mutluluk, sonsuza dek s&uuml;recek olan mıdır? K&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyler seni mutlu etmeye yetiyor mu? Mutluluğu kendinden &ccedil;ok başkalarından mı bekliyorsun? Bununla ilgili onlarca farklı soru ortaya &ccedil;ıkacaktır elbette. Ama &#39;kendimiz&#39; mutluluğu yaratabiliyor muyuz? Mutlu olmak i&ccedil;in neler yapmalıyız? Gelin, &uuml;zerine biraz konuşalım...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendini tanı: İnsanın en b&uuml;y&uuml;k tanığı yine kendisidir. Sevdiğin şeyleri, gizlediklerini, yaşadıklarını, acılarını, sınırlarını, hayallerini bilirsen, nelerin seni mutlu edip etmeyeceğini de daha iyi anlamış olursun. B&ouml;ylece yanlış se&ccedil;im yapma riskin azalmış olur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K&uuml;&ccedil;&uuml;k detayları g&ouml;zden ka&ccedil;ırma: Hayatın onlarca g&uuml;zel şeyi i&ccedil;inde barındırdığını unutma. Saksı &ccedil;i&ccedil;eklerinin eve dolan kokusunu i&ccedil;ine &ccedil;ekmenin, bir ağaca &ouml;zg&uuml;rce dokunabilmenin huzurunu yaşa i&ccedil;inde. Ve hayatın g&uuml;zelliklerine tanıklık et! Doğa anayı &ouml;rnek al kendine. Onun kendini yenileyen, &ccedil;oğaltan, farklılıkları kucaklayan muhteşemliğini izle.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dengeli ol: Mutlu bir hayat; eksiklikleri de, fazlalıkları da kabul etmez. Eksikliklerini tamamlayıp, fazlalıklarını at. Fazla kıskan&ccedil;san t&ouml;rp&uuml;le, hayır diyemiyorsan hayır demeyi &ouml;ğren mesela.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sezgini ve aklını kullan: &#39;Kalbime s&ouml;z ge&ccedil;iremiyorum&#39; yahut &#39;Aklım karışık&#39; gibi c&uuml;mlelerle, yapamadıklarının su&ccedil;lusu olarak aklını ya da kalbini mi g&ouml;steriyorsun? Sezgilerinin sesine kulak verirken; aklının olanaklarından faydalanmayı bilmelisin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erteleme: Mutlu olmak i&ccedil;in bir şeylerin ger&ccedil;ekleşmesini mi bekliyorsun? Neden? Belki de hayat sana sunacakları i&ccedil;in bir şeyler yapmanı bekliyordur. Harekete ge&ccedil; ve hayatın ritmini yakala.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ş&uuml;kret: Hayat iyi ve k&ouml;t&uuml;n&uuml;n bir arada olduğu bir deneyimdir. Nefes aldığına, sağlıklı ve sevdiklerinle bir arada olduğuna, seni g&uuml;&ccedil;lendiren her şeye ş&uuml;kret. Bir de b&ouml;yle &ouml;zel bir g&uuml;nde kalpten edilen ş&uuml;kr&uuml;n hayatına sirayet edeceğine inan. Kadir Gecesi hepimizin yarınlarına bereket olsun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;barek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim......</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 09 Jun 2019 17:27:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yıl 1919... Samsun’da başlayan Ankara’da devam eden...</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yil-1919-samsunda-baslayan-ankarada-devam-eden-127</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yil-1919-samsunda-baslayan-ankarada-devam-eden-127</guid>
                <description><![CDATA[Yıl 1919... Samsun’da başlayan Ankara’da devam eden...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>19 Mayıs Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml; Anma ve Gen&ccedil;lik Spor Bayramının 100. yıld&ouml;n&uuml;m&uuml;n&uuml;&nbsp; b&uuml;y&uuml;k coşkuyla kutlarken, bu g&uuml;nlere nasıl gelindiğini de hi&ccedil; unutmamak gerekir. Milli m&uuml;cadelenin ilk yıllarında Atat&uuml;rk, inandığı, g&uuml;vendiği ulusuyla &ouml;ylesine b&uuml;t&uuml;nleşmiştir ki yediden yetmişe kadar&hellip; Milli m&uuml;cadele de kahramanlık g&ouml;steren &ccedil;ocuklar, savaş yıllarının o dayanılmaz acılarına g&ouml;ğ&uuml;s geren &ccedil;ocuklar, o hasta &ccedil;ocuklar, o &ouml;ks&uuml;z kalan, yetim kalan &ccedil;ocuklar&hellip; O&rsquo;nun yurt gezilerinde de hep &ouml;n&uuml;nde, hep g&ouml;nl&uuml;nde saf tutmuşlardır. O &ccedil;ocuklar ki y&uuml;reklerinde vatan sevgisi, Atat&uuml;rk sevgisi, ellerinde demet demet &ccedil;i&ccedil;ekler, dillerinde ise şiirlerin en g&uuml;zeli ile&hellip; Milli m&uuml;cadelenin daha ilk g&uuml;nlerinde, Mustafa Kemal Atat&uuml;rk 19 Mayıs 1919 g&uuml;n&uuml; Sıvas&rsquo;dan Ankara&rsquo;ya ge&ccedil;erken Kayseri&rsquo;de bir &ccedil;ocuk Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n Nutkunu ş&ouml;yle cevaplamıştı:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#B22222;"><strong>&ldquo;KAN AKSA, CAN &Ccedil;IKSA D&Ouml;NMEYECEĞİZ GERİ. DAMARLARIMIZDA TAŞIDIĞIMIZ&nbsp; ECDAT KANI İLE ALLAH HAKKI İ&Ccedil;İN BAŞARACAĞIZ BU İŞİ&rdquo;</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bunun &uuml;zerine Atat&uuml;rk o miniği okşayıp &ouml;perken herkesin duyacağı bir sesle &ldquo;biz bu işe Allah&rsquo;ın yardımıyla başladık. İnşallah &uuml;lkemizi kurtararak, yarının gen&ccedil;liği olan sizlere emanet edeceğiz&hellip;&rdquo; demiştir. Ve ger&ccedil;ektende son g&uuml;nlerinde &uuml;lkeyi T&uuml;rk gencine emanet etmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Samsun&rsquo;dan başlayan bir yolculuğun sonunda &ldquo;g&uuml;nlerden cumartesiydi&rdquo; Ankara&rsquo;ya gelen aziz konuğun varlığı yarının bir m&uuml;jdesiydi. Atat&uuml;rk 27 Mayıs 1919 g&uuml;n&uuml; geldiği Ankara&rsquo;dan 1938&rsquo;de Dolmabah&ccedil;e Sarayın&rsquo;da başlayıp son bulan hastalık g&uuml;nlerine kadar, uzun s&uuml;reli olarak hi&ccedil; ayrılmamıştır. Bu d&ouml;nem T&uuml;rkiye Cumhuriyeti Devletinin Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n attığı temeller &uuml;zerinde y&uuml;kselmeye başladığı şanslı bir d&ouml;nemdir. Bu d&ouml;nem Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n o &uuml;st&uuml;n kişiliğinin t&uuml;m yurdu ışığa boğduğu aydınlık bir d&ouml;nemdir. Bu d&ouml;nem&nbsp; Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n, bir insan olarak, evrene insanlık dersleri verdiği anlamlı bir d&ouml;nemdir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu d&ouml;nem Anadolu Bozkırındaki bir ufak kentin, T&uuml;rkl&uuml;ğ&uuml;n tarihine devrimlerin, yeniliklerin, &ccedil;ağdaşlaşmanın damgasını vurduğu m&uuml;stesna bir d&ouml;nemdir. Kısaca bu d&ouml;nem bir mucize şehirde binbir mucizenin yaratıldığı d&ouml;nemdir. 1919 yılının &uuml;lke koşullarında Gazi Mustafa Kemal yeni T&uuml;rkiye&rsquo;yi kendi benliğinde yaratmayı başarmış bir yenilik&ccedil;i, bir İnkilap&ccedil;ı idi. Ona g&ouml;re Osmanlı Devletinin temelleri &ccedil;&ouml;km&uuml;ş, &ouml;mr&uuml; t&uuml;kenmişti. Osmanlı &Uuml;lkesi b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle par&ccedil;alanmıştı. Ortada bir avu&ccedil; T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n barındığı bir Atayurdu kalmıştı. Son olarak bunun da paylaşılmasını sağlamak i&ccedil;in uğraşılmaktaydı. Osmanlı Devleti onun bağımsızlığı, Padişah, Halife, H&uuml;k&uuml;met, bunların hepsi kavramını yitirmiş anlamsız s&ouml;zlerdi. İşte 19 Mayıs 1919 g&uuml;n&uuml; Samsun&rsquo;da başlayıp, Ankara&rsquo;da karargah kurarak s&uuml;recek milli m&uuml;cadelenin ilk adımlarında Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nceleri bu y&ouml;ndeydi. Gazi ş&uuml;phesiz &ccedil;ok iyi bir asker, &uuml;st&uuml;n vasıflı bir komutandı. O, azmin ve iradenin bir sembol&uuml;yd&uuml;. Cesaret ve ataklığın canlı &ouml;rneğiydi. İleri g&ouml;r&uuml;şl&uuml;, teşhisleri isabetli bir &ouml;nderdi. Bir efsaneydi o. Savaşta&rsquo;da, Barışta&rsquo;da&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O, bir devleti yeniden kurmaya, kalan k&uuml;llerinden bir &ouml;l&uuml;y&uuml; canlandırmaya, bir mucize yaratmaya g&ouml;n&uuml;ll&uuml; oluyordu&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve, yıl 1919&rsquo;du&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Samsun&rsquo;da, &uuml;lkemin ufuklarında Nurlu bir g&uuml;neş doğuyordu&hellip;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 May 2019 13:15:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘BU NASIL ATAMA?’</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bu-nasil-atama-126</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/bu-nasil-atama-126</guid>
                <description><![CDATA[‘BU NASIL ATAMA?’]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Okulun mevcut m&uuml;d&uuml;r&uuml;, 2009 yılında yapılan sınavla atanmış ve yaklaşık dokuz yıldır okulunu başarı ile y&ouml;netmiş. Okulu protokol kapsamına alınmış ve sekiz yılı dolduğu i&ccedil;in de EK 1 puanıyla tercihte bulunmuş. Okuluna ve &ouml;ğrencilerine son g&ouml;revini yaparak g&uuml;zel bir veda ile ayrılacağı g&uuml;n&uuml; bekliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ancak bu normal s&uuml;re&ccedil; devam ederken bir g&uuml;n okuluna iki kararname geliyor. Okul m&uuml;d&uuml;r&uuml; İl MEM. emrine &ouml;ğretmen, okulun bir &ouml;ğretmeni de okula m&uuml;d&uuml;r olarak atanıyor. Okul M&uuml;d&uuml;r&uuml;ne hemen ayrılması gerektiği s&ouml;yleniyor. Okul m&uuml;d&uuml;r&uuml; arkadaşımız birka&ccedil; g&uuml;n toparlanayım dese de taze m&uuml;d&uuml;r tutanak tutuyor ve okul b&uuml;y&uuml;k bir kargaşanın i&ccedil;ine d&uuml;ş&uuml;yor.....</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#B22222;"><strong>ŞİMDİ SORALIM?</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Sayın Bakanım;</strong></p>

<p>Bu yapılanlardan haberiniz var mıdır? Bu acele neden? &Ouml;ğretmene verdiğiniz değer bu mudur? Liyakat s&ouml;yleminiz nerede kaldı? &Ouml;ğretmenler, y&ouml;neticiler bug&uuml;nden sonra size ve ekibinize, konferans salonlarında s&ouml;ylediğiniz g&uuml;zel ve s&uuml;sl&uuml; s&ouml;zlere nasıl inanacak?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Devlet adabı, b&uuml;y&uuml;kl&uuml;k, emeğe saygı nerede kaldı? Bu şekilde daha ka&ccedil; okula atama yapmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu taze m&uuml;d&uuml;r&uuml;n sendikasının &ccedil;ok ilkeli(!) genel başkanına soralım:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Şimdi ne diyeceksiniz? &quot;Yıllardır s&ouml;ylediğim s&ouml;zleri bir &uuml;yem m&uuml;d&uuml;r olacak diye yemem, bu yapılanlar yanlış.&quot; diyebilecek misiniz?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Sayın Yetkililer;</strong></p>

<p>Kartal&#39;daki b&uuml;t&uuml;n eğitimciler sizi takip ediyor. Okul m&uuml;d&uuml;r&uuml; arkadaşımızı vs. değil, sizler &ouml;nce kendi tutarlılığınızı sonra da size emanet edilen makamların saygınlığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n ve yaptıklarınıza bir bakın... &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#B22222;"><strong>YOL YAKINKEN D&Ouml;N&Uuml;N;</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Protokol kapsamına aldığınız bu Meslek Liseleri elinizden &ccedil;ıkacak ve bu okulları b&uuml;y&uuml;k bir kaosun i&ccedil;ine atacaksınız. Bu y&ouml;ntemle Meslek Liseleri g&uuml;&ccedil;lenmez, işte ilk icraatınızı b&uuml;t&uuml;n T&uuml;rkiye g&ouml;rd&uuml;, vazge&ccedil;in bu işten.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaptıklarınızı Kartal Şehit Burak Cant&uuml;rk MTAL. &ouml;ğretmen, &ouml;ğrenci ve velilerine anlatamayacaksınız, bizden s&ouml;ylemesi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Talat YAVUZ / Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No&rsquo;lu Şube Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 May 2019 13:11:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hos-geldin-ya-sehr-i-ramazan-125</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/hos-geldin-ya-sehr-i-ramazan-125</guid>
                <description><![CDATA[HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki Pazar g&uuml;n&uuml; yatsı namazını m&uuml;teakip kılacağımız teravih namazıyla on bir ayın sultanı Ramazan ayına kavuşmuş olacağız. Aynı gece sahura kalkarak oruca niyetlenecek, bereket ve mağfiret mevsimine gireceğiz inşallah. Bizleri bu aya ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd &uuml; senalar olsun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ramazan ayı, bir yıl boyunca hasretle yolunu beklediğimiz rahmet ayıdır. İmanın, ibadetin, g&uuml;zel ahl&acirc;kın, &uuml;mmet bilincinin ve İslam kardeşliğinin pekiştiği m&uuml;stesna bir zamandır. M&uuml;minin bir yandan Rabbiyle olan bağını, diğer yandan kardeşleriyle olan ilişkilerini g&ouml;zden ge&ccedil;irdiği bir nefis muhasebesi d&ouml;nemidir. İşte b&ouml;yle m&uuml;barek bir aya kavuşmanın verdiği huzurla Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ashabına ş&ouml;yle seslenmiştir: &ldquo;Ramazan ayı size bereketiyle geldi, Allah bu ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmet indirir, hataları yok eder, bu ayda duaları kabul eder. Allah Te&acirc;l&acirc; sizin ibadet ve hayır konusunda birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle &ouml;v&uuml;n&uuml;r. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Te&acirc;l&acirc;&#39;ya kendinizi g&ouml;sterin. Ramazan ayında Allah&#39;ın rahmetinden kendisini mahrum eden kimse bedbaht kimsedir. Ramazan, sabırlı ve kanaatk&acirc;r halimizle bizi takvaya eriştiren oru&ccedil; ibadetinin farz kılındığı aydır. Hidayet ve istikamet rehberimiz Kur&rsquo;an-ı Kerim&rsquo;in indirilmeye başlandığı aydır. Cen&acirc;b-ı Hak bu hususu bizlere ş&ouml;yle beyan eder: &ldquo;Ramazan ayı, insanlar i&ccedil;in bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apa&ccedil;ık delilleri olarak Kur&#39;an&#39;ın kendisinde indirildiği aydır. &Ouml;yle ise i&ccedil;inizden kim bu aya ulaşırsa onu oru&ccedil;la ge&ccedil;irsin...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ramazan, yaz sonunda yağıp yery&uuml;z&uuml;n&uuml; kir ve tozdan temizleyen g&uuml;z yağmuru gibi m&uuml;minleri g&uuml;nahlardan arındıran t&ouml;vbe ayıdır. Nitekim Res&ucirc;l-i Ekrem (s.a.v.), &ldquo;Kim inanarak ve karşılığını Allah&#39;tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa ge&ccedil;miş g&uuml;nahları bağışlanır&rdquo; buyurur. Ramazan-ı şerif, &ouml;mr&uuml;m&uuml;z&uuml;n en değerli hasat mevsimi, hepimiz i&ccedil;in madd&icirc; ve m&acirc;nev&icirc; a&ccedil;ıdan yenilenme fırsatıdır. M&uuml;sl&uuml;manlar i&ccedil;in bir umut, heyecan ve uyanıştır. İnfakla yoksulların, d&uuml;şk&uuml;nlerin, muhta&ccedil;ların, kimsesizlerin hatırlandığı ve korunduğu bir y&uuml;rek seferberliğidir. Ramazan&#39;a kavuştuğu h&acirc;lde onun kadrini ve kıymetini bilmeyen kişi, &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir hazineden mahrum kalmıştır. Ramazan-ı şerifin en bereketli yaşandığı mekanlar, m&uuml;min g&ouml;n&uuml;llerin huş&ucirc; i&ccedil;inde Rableri huzurunda divan durduğu camilerimizdir. Her t&uuml;rl&uuml; benlik duygusundan arınarak kulluğumuzu Allah&rsquo;a arz ettiğimiz camilerimiz, şehirlerimizin ruhu, mahallemizin kalbidir. Camilerimiz aziz milletimizin gayret ve fedak&acirc;rlıkları, madd&icirc; ve manev&icirc; destekleriyle inşa edilmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu vesileyle ge&ccedil;mişten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze camilerimizin imar, inşa ve ihyasına &ouml;nc&uuml;l&uuml;k eden, destek olan, yardımda bulunan b&uuml;t&uuml;n hayır sahiplerini ş&uuml;kranla y&acirc;d ediyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ramazanın bereketinden istifade edelim. Kur&rsquo;an ayında yuvalarımızı ve g&ouml;n&uuml;llerimizi Kur&rsquo;an&rsquo;la buluşturalım. Mukabele geleneğimize sahip &ccedil;ıkarak Peygamberimizin s&uuml;nnetini ihya edelim. Camilerimizdeki vaazlara ve coşkulu teravih namazlarına kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, &ccedil;ocuğuyla b&uuml;t&uuml;n ailemizin katılmasını sağlayalım. Zek&acirc;t ve sadakalarımızla ihtiya&ccedil; sahiplerinin y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&uuml;ld&uuml;relim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Peygamberimizin ifadesiyle &ldquo;ilk gecesinden itibaren şeytanların bağlandığı, cehennem kapılarının kapatıldığı, cennet kapılarının a&ccedil;ıldığı, sayısız m&uuml;minin ateşten azat edildiği&rdquo; bu m&uuml;barek ayı hakkıyla idrak edenlerden olalım.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 11 May 2019 14:50:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>99. Yılını Kutluyoruz...</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/99-yilini-kutluyoruz-124</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/99-yilini-kutluyoruz-124</guid>
                <description><![CDATA[99. Yılını Kutluyoruz...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Egemenlik yılının 99. yıld&ouml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; Ulus&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k coşkuyla kutluyoruz. Milli Egemenlik ilkesinin millet hayatına girdiği 23 Nisan 1920 tarihi milli birlik ve beraberlik duygusuyla g&uuml;&ccedil;lenen milli iradenin temsil edildiği T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisinin kuruluş g&uuml;n&uuml; ve bu g&uuml;n 99. yılıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k &ouml;nder Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n &ldquo;benim en b&uuml;y&uuml;k eserim T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi&rsquo;dir&rdquo; ifadesi &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu m&uuml;cadelelerin &uuml;zerinden tam 99 yıl ge&ccedil;miş olmasına rağmen, hala &uuml;lkemizde cevaplarını ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; bir t&uuml;rl&uuml; bulamadığımız sorgulamalarla devletin g&uuml;c&uuml;n&uuml; sarsmak isteyenlerin olduğunu g&ouml;r&uuml;nce &uuml;z&uuml;l&uuml;yoruz. Etnik ve siyasi &ccedil;elişmelerin sonucunda kimseyi bir yerlere taşımayacağını, bunları yapanlarda &ccedil;ok iyi biliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve &Ccedil;ocuk Bayramı&rsquo;nın gelişig&uuml;zel bir &ccedil;ocuk bayramı olmadığının, farkına bir t&uuml;rl&uuml; varamayanlara en g&uuml;zel cevap her zaman olduğu gibi yine milletten gelecektir. &ldquo;Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir&rdquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; bizler bir kez daha hatırlatmanın faydalı olacağına inanıyor ve 99. yılını idrak ettiğimiz bu &ouml;nemli bayram t&uuml;m milletimize ve &ccedil;ocuklarımıza kutlu olsun diyorum.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Apr 2019 12:57:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SİYASET YAPACAKLARIN DİKKATİNE …!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/siyaset-yapacaklarin-dikkatine-123</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/siyaset-yapacaklarin-dikkatine-123</guid>
                <description><![CDATA[SİYASET YAPACAKLARIN DİKKATİNE …!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset yapacaklar ve aday olacaklarla paylaşmak istediğim g&uuml;zel s&ouml;zler ve &ouml;ğ&uuml;tler var. Ger&ccedil;ekten hayatın her anında rahatlıkla kullanılabileceğini tahmin ettiğim bu c&uuml;mlelerin yazarı Prof. Dr. Necdet &Uuml;n&uuml;var Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Polikaları Kurul &Uuml;yesi. Bu g&uuml;zel s&ouml;zleri &ldquo;Her Dem Erdem&rdquo; adlı bir kitapta toplamış. Kitap 143 sayfa ve her sayfasında bir s&ouml;z var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Duyulacak iş yap ama sakın duyurmak i&ccedil;in iş yapma.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fırsat kapınızı bir kez &ccedil;alar, fırsat&ccedil;ı kapınızı s&uuml;rekli &ccedil;alar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ger&ccedil;ek dostunu iktidarda değil, darda anlarsın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kapıma geleni se&ccedil;emem ama kapısına gideceğimi se&ccedil;ebilirim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Makam ile tevazu birlikte artmıyorsa tehlike yakın demektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Makama yakışan ol, yapışan olma.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;fkesini kusanlardan değil, &ouml;fke anında susanlardan ol.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sahibi &ccedil;ok olan işin sahibi yoktur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyaset&ccedil;i ilgi notu, b&uuml;rokrat bilgi notu hazırlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyaset nefsine yapılanları unutmak, toplum i&ccedil;in yapılacakları unutmamaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyaset, başkalarının mutluluğu i&ccedil;in kendi mutluluğunu erteleyebilmektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyaset&ccedil;iysen&hellip; Sarılacaksın ama darılmayacaksın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyaset&ccedil;iysen&hellip;. S&ouml;yleyeceksin ama s&ouml;ylenmeyeceksin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Siyaset&ccedil;iysen&hellip;. Dinleyeceksin ama dinlenmeyeceksin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Herkesin &ouml;zellikle siyasete soyunanların okuması gereken enfes bir kitap.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve yazıyı ş&ouml;yle bitirelim. &ldquo;Nefes aldığına ş&uuml;kret&hellip;. Nefes verdiğine ş&uuml;kret&hellip; Ş&uuml;kredebildiğine ş&uuml;kret.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="color:#FF0000;"><strong>G&Ouml;N&Uuml;L İNSANI KİMDİR?</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;G&ouml;n&uuml;l insanı&rdquo; dediğimizde aslında M&uuml;sl&uuml;manı arıyoruz, başkasını değil. G&ouml;n&uuml;l insanı diğer ifadesiyle &ldquo;kalp adamı&rdquo; ise şayet, M&uuml;sl&uuml;man tam da kalp adamı olmak durumundadır.&rdquo;</p>

<p><br />
Kalbine Allah zikri ile itminan kazandırmış insan. Yani her an Allah Teala ile birlikte olduğunun idrakinde olan. Yani son varış noktasının Allah&rsquo;ın huzuru olduğunu bilen, oraya hastalıksız (selim) bir kalple varma cehdiyle yaşayan ve oraya kendisini y&uuml;z akı ile &ccedil;ıkarabilecek bir hayat defteri g&ouml;t&uuml;ren insan.</p>

<p><br />
G&ouml;n&uuml;l insanı, M&uuml;sl&uuml;man:<br />
Ahlaklı bir insandır. Merhametli bir insandır. Emin bir insandır. Elinden ve dilinden başkasının zarar g&ouml;rmediği insandır. Eliyle diliyle bir başkasını rencide etmeyen, incitmeyen insandır. G&ouml;n&uuml;l kırmamaya &ouml;zen g&ouml;steren insandır. G&ouml;n&uuml;l kırmakla, Allah&rsquo;ın nazar ettiği bir alanda kalpte yaralanma ger&ccedil;ekleşeceği endişesi taşıyan insandır.Zarif insandır. Davranışlarında kabalıkdan ka&ccedil;an insandır.</p>

<p><br />
Saygıdeğer dostlarım, kıymetli arkadaşlarım;<br />
Tevazu, Samimiyet, G&ouml;n&uuml;l insanı, c&uuml;mlelerinin a&ccedil;ılımını yapmaya &ccedil;alıştım. Bu terimler se&ccedil;ilirken sadece bir şehri idare etmekten ziyade, toplumu yeniden inşa etme, kaybolan değerlerimizi yeniden yaşamaya &ccedil;alışma,toplumda oluşmaya &ccedil;alışan ayrışmalara son verme,idarecilere yeni bir kimlik ve misyon y&uuml;kleme, şehirleri inşa ederken ihmal edilen g&ouml;n&uuml;llere yeniden dokunma gibi bir &ccedil;ok ama&ccedil; ve hedef ortaya koyulmuştur. Şimdi sıra sorumluluk verilen kişilere gelmiştir. Bu terimleri ilk &ouml;nce iyice anlamak, anladıktan sonra yaşamak, yaşadıktan sonra da yaşatmaya &ccedil;alışmak omuzlarındaki en b&uuml;y&uuml;k y&uuml;k ve vebaldir.Rabbim t&uuml;m herkese bu sorumluluğun &uuml;stesinden gelmeyi nasip eylesin.</p>

<p><br />
Tevazu, Samimiyet, Gayretle = G&ouml;n&uuml;l Adamı olmayı c&uuml;mlemize nasip eyle.</p>

<p><br />
Sorumluluk alan ve alacak olan kardeşlerimize hem bu d&uuml;nyada hemde &ouml;b&uuml;r d&uuml;nyada mah&ccedil;up olacağı hi&ccedil;bir şeyi nasip etme.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;mr&uuml;m&uuml;z bereketli, &ouml;l&uuml;m&uuml;m&uuml;z imanlı, mekanımız cennet olsun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ahmet Taşgetiren&rsquo;den alıntı</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Mar 2019 08:56:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞK OLSUN</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ask-olsun-122</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ask-olsun-122</guid>
                <description><![CDATA[AŞK OLSUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n Sevgililer g&uuml;n&uuml;. Şimdi siyaset yazmak varken.</p>

<p>Aşkın ne l&uuml;zumu vardır ama.</p>

<p>Siyasetin g&ouml;kdelenlerinde g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; seyretmektense.</p>

<p>Aşkın bodrum katında şiir yazmaya razıyım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><span style="font-size:14px;">***</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk nar y&uuml;rekli olmaktır.</p>

<p>En dara d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde bile.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Deli g&ouml;mleğini giymektir aşk.</p>

<p>Ve hi&ccedil; &ccedil;ıkarmamaktır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkta hak sahibi yoktur.</p>

<p>&Ouml;nce altı &ccedil;izilir zamanın.</p>

<p>Sonra isimlerin &uuml;zeri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatı kimin i&ccedil;in seveceğinize karar vermektir aşk.</p>

<p>Gerektiğinde kendinize zarar vermek!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk ne kadar kızsan da, bedduayı ertelemektir. Duayı esirgememek!</p>

<p>Ayrılığı ve aşkı birlikte yaşamalıdır insan. Mayın tarlasında!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk, hi&ccedil;liğin varlığını hissetmektir. Daha yokluğunun ilk akşamında.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşkta solmuş bir &ccedil;i&ccedil;eğe su vermenin alemi yoktur.</p>

<p>K&ouml;k&uuml;ne kibrit suyu!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yağmurun iplerinden beline kuşak yapmaktır aşk. Kalbinin emirlerine uşak olmaktır..</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaybetmeyi sevmeyen sakın aşık olmasın.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; eninde sonunda kendi &ccedil;aresizliğine g&ouml;m&uuml;l&uuml;r, iki kişiden biri.</p>

<p>&Ouml;l&uuml; ya da diri.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk &quot;ben&quot; değil &quot;biz&quot;dir.</p>

<p>Sesli harflerle b&uuml;y&uuml;r de, ayrılırken sessizdir.</p>

<p>Mesele aşkın yeni adını bulmaksa.</p>

<p>Aşk d&uuml;nyanın b&uuml;t&uuml;n dillerinde aynıdır. &quot;Seni seviyorum.&quot;</p>

<p>Kalanın intiharına benzer aşk.</p>

<p>Giden kendisiyle ne kadar iftihar etse azdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk bittikten sonra en g&uuml;zel teselli. &quot;Seni kaybetmeseydim, ne &ccedil;ok şeyi kaybedecektim belki.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Pazarda satılır hale geldikten sonradır ki... &Ouml;znesi yaralıdır aşkın.</p>

<p>C&uuml;mlesi paralı!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşk, sadece sevgililer g&uuml;n&uuml;nde hatırlanan bir duygu değil.</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n her saati y&uuml;reklerin atışının birbirine denk d&uuml;şmesidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-size: 14px;">***</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ger&ccedil;ek aşk sizinleyse...</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n&uuml;z kutlu olsun.</p>

<p>Ama laf olsun diye kutluyorsanız.</p>

<p>Aşkolsun!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:8px;">Alıntı</span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Feb 2019 17:27:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siyaset sahnesinde yeri dolmaz</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/siyaset-sahnesinde-yeri-dolmaz-121</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/siyaset-sahnesinde-yeri-dolmaz-121</guid>
                <description><![CDATA[Siyaset sahnesinde yeri dolmaz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yol yapıyor &quot;mecbur yapacak&quot; diyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ayak basılmadık toprak bırakmıyor &quot;g&ouml;revi&quot; diyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dolar artıyor &quot;&uuml;lke batıyor&quot; &ccedil;ığlıkları y&uuml;kseliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dolar d&uuml;ş&uuml;yor &quot;olması gerekendi&quot; diyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu kadar se&ccedil;im kazanıyor kendisine oy verenleri yeriyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu demektir ki; konuşmaktan başka bir şey yapmayanlara inat yapılanlar yapılacakların teminatıdır Tayyip Erdoğan i&ccedil;in.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnsani ger&ccedil;ekleri de inkar etmeyelim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kredi kartı borcunu &ouml;demekte zorlanan vatandaşlara Ziraat Bankası&#39;ndan kredi verileceğini a&ccedil;ıklayan Tayyip Erdoğan, &uuml;stelik bu a&ccedil;ıklamayı ter&ouml;r ve Suriye konusunda Amerika ile gergin saatler yaşanırken yapıyorsa.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her yola taş koyanlarla halkın kalbine giden yola baş koyanlar arasındaki farkın sebebini araştırmaya gerek kalmıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>D&uuml;nyanın ger&ccedil;ek anlamda barışa ihtiyacı var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her &uuml;lkeye eşit bi&ccedil;imde işleyen hukuka.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evet, bizim de b&uuml;t&uuml;n komşularımıza ihtiyacımız var ve komşularımızla huzur i&ccedil;inde yaşamaya!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ama dik durmaya her şeyden daha &ccedil;ok ihtiyacımız var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hele haklı olduğumuz bir konuda!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Acıkınca Ortadoğu&#39;daki &ccedil;ocukları yiyen kapitalist &uuml;lkelere bir şey demeyenlerin insanlık katında h&uuml;km&uuml; yoktur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O y&uuml;zden Tayyip Erdoğan&#39;ın dik duruşunun Trump gibilerinin ipliğini pazara &ccedil;ıkarmakla yakın ilgisi vardır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gelelim &uuml;lke ger&ccedil;eklerine.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bana soruyorlar, &quot;yerel se&ccedil;imlerden nasıl bir tablo &ccedil;ıkar?&quot; Ben de diyorum ki.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;En b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;n halk olduğunu g&ouml;rmek istemeyenlere her se&ccedil;imde g&uuml;n&uuml;n&uuml; g&ouml;steren bir tablo ortaya &ccedil;ıktı da CHP&#39;de yenilgilerin sorumluları bir t&uuml;rl&uuml; ortaya &ccedil;ıkmadı.&quot; Noktayı koyuyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&quot;Bu se&ccedil;imlerden de farklı bir şey &ccedil;ıkmaz!&quot; Yenilmeye doymayan umutları doyuramaz!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tayyip Erdoğan&#39;ın siyaset sahnesindeki yeri dolmaz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doldurmak isteyenler &ouml;nce kendi yarattıkları boşlukları doldursun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: Hakkı Yal&ccedil;ın</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Jan 2019 09:10:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CUMHURİYET TARAFTARLIĞI</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/cumhuriyet-taraftarligi-120</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/cumhuriyet-taraftarligi-120</guid>
                <description><![CDATA[CUMHURİYET TARAFTARLIĞI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;Cumhuriyet y&uuml;ksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir iradedir. Cumhuriyet fazilettir&hellip; Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.&rdquo; T&uuml;rkiye Cumhuriyeti; her manası ile B&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk Milletinin &ouml;z ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima y&uuml;kselecektir, ebediyen payidar olacaktır&hellip;&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Cumhuriyet yeni ve sağlam esaslarıyla, T&uuml;rk milletinin g&uuml;venli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asil fikirlerde ve ruhlarda yarattığı g&uuml;venlik itibariyle b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n yenibir hayatın m&uuml;jdecisi olmuştur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Demokrasi ilkesinin en &ccedil;ağdaş ve mantıki uygulamasını sağlayan h&uuml;k&uuml;met şekli Cumhuriyettir. Millet egemenliğini Devlet idaresine katılmasını ancak zamanında oyunu kullanmakla sağlar.&rdquo; diyerek milletin h&uuml;r iradesinin ancak bu idare bi&ccedil;iminde devlete yansıyacağına işaret etmektedir. T&uuml;rkiye Cumhuriyetinin &ouml;zelliklerini ve ilkelerini diğer rejim ve siyasi kurumlardan daha &uuml;st&uuml;n, daha kıymetli ve uygulanabilirlik y&ouml;n&uuml;n&uuml; daha iyi olduğunu g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Diğer rejim ve y&ouml;netim bi&ccedil;imlerini kesinlikle T&uuml;rk Milletinin b&uuml;nyesine uygun bulmamıştır. Bu hususta ki kesin kararını da ş&ouml;yle a&ccedil;ıklamaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&ldquo;İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, biz bu ve bundan &ouml;nceki teorileri &uuml;lke ve milletimiz i&ccedil;in uygun g&ouml;rm&uuml;yoruz. Biz &uuml;lke halkı olan bireyler ve t&uuml;rl&uuml; sınıf mensuplarının birbirlerine yardımlarının aynı derece ve aynı eşitliksever duygularla sağlanmasına &ccedil;alışmak isteriz. Bu tutumun devletin yapısının g&uuml;&ccedil;lendirilmesi i&ccedil;in daha uygun olduğu kanaatindeyiz. Bizim g&ouml;z&uuml;m&uuml;zde &ccedil;it&ccedil;i, &ccedil;oban, iş&ccedil;i, t&uuml;ccar, sanatkar, asker, doktor kısacası herhangi bir toplumsal kurumda &ccedil;alışan bir yurttaşın hak, menfaat ve h&uuml;rriyeti eşittir. Devlete bu d&uuml;ş&uuml;nce ile yararlı olmak, milletin g&uuml;venlik ve iradesini yerinde kullanabilmek, bizce, bizim anladığımız anlamda halk y&ouml;netimi h&uuml;k&uuml;metin iradesi ile m&uuml;mk&uuml;n olur.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Atat&uuml;rk devleti milletin simgesi olan, teşkilatlanmış, bir varlık kabul eder. Ona g&ouml;re millet devlet i&ccedil;indir, devlet de millet i&ccedil;indir. &ldquo;H&uuml;rriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanağı, milli egemenliktir.&rdquo; diyen Atat&uuml;rk Cumhuriyet&rsquo;e ve Cumhuriyet&ccedil;iliğe temel olan anlayışları ve temel olan ilkeleri ortaya koyuyor. O, millet ve fert olarak her t&uuml;rl&uuml; imkanın, ancak Cumhuriyet idaresi sayesinde elde edilebileceğine inanmaktadır. Diyor ki &ldquo;Cumhuriyet demek, imkan demektir. Bu sistem ve y&ouml;netimle T&uuml;rk Milleti her t&uuml;rl&uuml; imkana kavuşmuştur ve kavuşacaktır.&rdquo;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n cihan bilsin ki, benim i&ccedil;in bir taraflılık vardır. Cumhuriyet taraftarlığı,fikri ve i&ccedil;timai inkilap taraftarlığı&hellip; Bu noktada yani T&uuml;rkiye camiasında bir ferdi, hari&ccedil; tasavvur etmek istemiyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k &ouml;nder Mustafa Kemal Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n bu g&uuml;zel s&ouml;zleri, son g&uuml;nlerde durmayan tartışmalara herhalde en g&uuml;zel cevaptır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><span style="font-size:18px;"><strong>CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Oct 2018 13:35:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇLİK NEREYE GİDİYOR! DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ!</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-duygusuz-nesil-tehlikesi-119</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/genclik-nereye-gidiyor-duygusuz-nesil-tehlikesi-119</guid>
                <description><![CDATA[GENÇLİK NEREYE GİDİYOR! DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir &Ouml;demiş Kaymak&ccedil;ı &Ccedil;ok Programlı Lisesi M&uuml;d&uuml;r&uuml; Ayhan K&ouml;kmen iki &ouml;ğrencisi tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu olay sonrası sosyal medyada bir yazı neşredildi. Maarif M&uuml;fettişi Doğan &Ccedil;eylan&#39;ın kaleme aldığı yazı okunması gereken bir yazı oldu. İşte o yazı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><span style="font-size:20px;"><strong>DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ :</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatın ger&ccedil;ekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler i&ccedil;in g&ouml;zyaşı d&ouml;ken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının &ccedil;ocukları i&ccedil;in ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı &ccedil;eken &ccedil;ocuklar, &ouml;len on binlerce insan onları hi&ccedil; ilgilendirmiyor. T&uuml;m acı ger&ccedil;ekleri &ccedil;izgi film tadında izliyorlar ve y&uuml;rekleri hi&ccedil; acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri t&uuml;m zamanları kendilerine bir işkence olarak g&ouml;r&uuml;yorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendileri i&ccedil;in yapılan fedakarlıkların hi&ccedil; farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek i&ccedil;in yaratılmış g&ouml;r&uuml;yorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayatlarında eğlenmeden başka bir ama&ccedil; olmadığı i&ccedil;in artık tek eğlence kaynağına d&ouml;nm&uuml;ş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda d&uuml;nyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;miş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar. Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar. Vatan, onlar i&ccedil;in son model bir cep telefonundan daha değersiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Milletimizin geleceği a&ccedil;ısından endişeleniyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl &ccedil;ocuk yetiştirecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlerini nasıl idare edebilecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Uuml;lkeyi nasıl y&ouml;netecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Vatanı nasıl savunup can verecek?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunlar neden oluyor izah edeyim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Altın kafeslerde &ccedil;ocuklar yetiştiriyoruz artık. U&ccedil;mayı bilmeyen kuşlar gibi. &Ccedil;ocuklar hayattan bihaber.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>A&ccedil;lık nedir bilmiyorlar, yedikleri &ouml;nlerinde yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. &Ouml;yle ki yemek yemeyi bile işkence g&ouml;r&uuml;r hale geliyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Susuzluk nedir hi&ccedil; bilmiyorlar. Hi&ccedil; susuz kalmamışlar. &Uuml;&ccedil; adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda i&ccedil;ecek taşıyoruz. &Ccedil;ocuk daha &ldquo;susadım&rdquo; demeden ağzına suyu dayıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; &uuml;ş&uuml;m&uuml;yorlar. Soğuk havalarda evden &ccedil;ıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp &ccedil;ıkarıyoruz dışarı, hi&ccedil; titremiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hi&ccedil; ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile &uuml;&ccedil; metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Sa&ccedil;ına bir tek yağmur damlası d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yoruz. Bu y&uuml;zden &ccedil;ocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yorgunluk nedir bilmiyor &ccedil;ocuklar. İki adımlık mesafelere bile arabayla g&ouml;t&uuml;r&uuml;yoruz onları yorulmasınlar diye. Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz. Onlar takatleri t&uuml;kenecek kadar hi&ccedil; yorulmuyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi &ouml;nlerine sunuyoruz. Bu y&uuml;zden varlığın kıymetini bilmiyorlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Onlar bir yanığın veya bı&ccedil;ak kesiğinin acısını bilmiyorlar. Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bı&ccedil;ak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;ocuklar hissetmiyor yaşamı, a&ccedil;lığı bilmediği i&ccedil;in a&ccedil;lara acımıyor, &uuml;ş&uuml;mek nedir bilmedikleri i&ccedil;in sokaktaki evsizleri umursamıyor. Yokluk nedir bilmedikleri i&ccedil;in ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile &ccedil;ekmiyor, haber kalabalığı olarak g&ouml;r&uuml;yor, g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;iyorlar. Sıcak odalarında yaşadıkları i&ccedil;in evsizlik nedir, s&uuml;rg&uuml;n nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan, &ouml;len insanları umursamıyorlar. Acımıyorlar&hellip;&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kıymetini bilmiyorlar ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın&hellip;.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;dahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek g&uuml;zel &uuml;lkemize. Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli. Bu sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; i&ccedil;in ciddi &ccedil;alıştaylar d&uuml;zenlenmeli. &Ouml;ğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli. Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı. Ge&ccedil; kalınmadan bu sorun mutlaka &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeli. Bu sorun &ccedil;&ouml;z&uuml;lmezse &uuml;lke &ccedil;&ouml;z&uuml;lecek&hellip;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Aug 2018 19:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Demokrasi Devrimi</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/demokrasi-devrimi-118</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/demokrasi-devrimi-118</guid>
                <description><![CDATA[Demokrasi Devrimi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bir kez daha g&ouml;rd&uuml;k ki; silinmez kalemle yazılmış bir aşkın adıdır Tayyip Erdoğan.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>16 yıldır b&uuml;t&uuml;n se&ccedil;imleri kazanan bir liderin &quot;Başkan&quot; olması ka&ccedil;ınılmazdı zaten.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>M&uuml;cadelenin en &ouml;nemli kaynağı halksa. Halk her se&ccedil;imde Tayyip Erdoğan&#39;a saygılarını ve sevgilerini sunduysa. Bu demektir ki halkla Tayyip Erdoğan arasına kimse giremez!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O y&uuml;zden Başkanlık resmini halk elleriyle ve y&uuml;reğiyle koydu. O &ccedil;er&ccedil;eveye. Y&uuml;zde 90&#39;a yakın katılımın olduğu se&ccedil;imin bir adı varsa, Tayyip Erdoğan&#39;ın s&ouml;ylediği gibi &quot;demokrasi devrimidir.&quot; Kırgınlıkların ge&ccedil;mişte bırakılmasına y&ouml;nelik s&ouml;ylemi; huzura davettir. Bizim ihtiyacımız olan bu. Anayurdu sevgi olan bir &uuml;lkede kutuplaşmanın &ouml;n&uuml;n&uuml; kesecek biri varsa o da Tayyip Erdoğan&#39;dır. Hepimizin kendisinden beklentisi de budur. Tayyip Erdoğan ve Muharrem ince arasında 11 milyon oy farkına rağmen hala se&ccedil;im sonu&ccedil;larının ardından mazeret &uuml;retenlere gelince. &quot;Neden yenildiklerinin sorgusunu yapmayanlar ve kaybetmeyi bile &ouml;ğrenemeyenler asla kazanamazlar!&quot; Bunun adına &quot;geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&quot; deniyor. Bedeli de s&uuml;rekli olarak yenilerek &ouml;deniyor. Tayyip Erdoğan&#39;ın 16 yıldır &ouml;ylesine g&ouml;rkemli bir duruşu var ki. Bu b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n karşısında y&uuml;zde 30 oy almak başarı sayılmalı. O y&uuml;zden CHP kendi i&ccedil;inde oluşan &quot;İnce yapıyı&quot; korumak istiyorsa, &ouml;nce Kemal Kılı&ccedil;daroğlu&#39;nu istifaya davet etmeli. Ama o duruş Kılı&ccedil;daroğlu&#39;nda var mı? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu kadar yenilip de koltuğuna sakız gibi yapışan başka bir lider d&uuml;nya tarihinde bile yok. Sosyal medyaya gelince.Sosyal medya infaz meydanı değildir. İftira meydanı da değil. S&ouml;vg&uuml;lerin tehditlerin gırla gittiği bu kaygan zeminde ekilen nefret tohumlarının, &uuml;lke b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne nasıl darbe vurduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. Kendinde olmayanı başkasında arayanlar, sevgileri de t&uuml;ketiyorlar, saygıları da. Ve buna hi&ccedil; kimsenin hakkı yok. <strong>Burası bizim &uuml;lkemiz. Başka T&uuml;rkiye yok....</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Jul 2018 17:05:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MUTLU OLMAK SİZİN ELİNİZDE...</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/mutlu-olmak-sizin-elinizde-117</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/mutlu-olmak-sizin-elinizde-117</guid>
                <description><![CDATA[MUTLU OLMAK SİZİN ELİNİZDE...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mutlu olmak i&ccedil;in &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k s&uuml;rprizlere mi ihtiyacın var? Ger&ccedil;ek mutluluk, sonsuza dek s&uuml;recek olan mıdır? K&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyler seni mutlu etmeye yetiyor mu? Mutluluğu kendinden &ccedil;ok başkalarından mı bekliyorsun? Bununla ilgili onlarca farklı soru ortaya &ccedil;ıkacaktır elbette. Ama &#39;kendimiz&#39; mutluluğu yaratabiliyor muyuz? Mutlu olmak i&ccedil;in neler yapmalıyız? Gelin, &uuml;zerine biraz konuşalım...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kendini tanı: İnsanın en b&uuml;y&uuml;k tanığı yine kendisidir. Sevdiğin şeyleri, gizlediklerini, yaşadıklarını, acılarını, sınırlarını, hayallerini bilirsen, nelerin seni mutlu edip etmeyeceğini de daha iyi anlamış olursun. B&ouml;ylece yanlış se&ccedil;im yapma riskin azalmış olur.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>K&uuml;&ccedil;&uuml;k detayları g&ouml;zden ka&ccedil;ırma: Hayatın onlarca g&uuml;zel şeyi i&ccedil;inde barındırdığını unutma. Saksı &ccedil;i&ccedil;eklerinin eve dolan kokusunu i&ccedil;ine &ccedil;ekmenin, bir ağaca &ouml;zg&uuml;rce dokunabilmenin huzurunu yaşa i&ccedil;inde. Ve hayatın g&uuml;zelliklerine tanıklık et! Doğa anayı &ouml;rnek al kendine. Onun kendini yenileyen, &ccedil;oğaltan, farklılıkları kucaklayan muhteşemliğini izle.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dengeli ol: Mutlu bir hayat; eksiklikleri de, fazlalıkları da kabul etmez. Eksikliklerini tamamlayıp, fazlalıklarını at. Fazla kıskan&ccedil;san t&ouml;rp&uuml;le, hayır diyemiyorsan hayır demeyi &ouml;ğren mesela.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sezgini ve aklını kullan: &#39;Kalbime s&ouml;z ge&ccedil;iremiyorum&#39; yahut &#39;Aklım karışık&#39; gibi c&uuml;mlelerle, yapamadıklarının su&ccedil;lusu olarak aklını ya da kalbini mi g&ouml;steriyorsun? Sezgilerinin sesine kulak verirken; aklının olanaklarından faydalanmayı bilmelisin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Erteleme: Mutlu olmak i&ccedil;in bir şeylerin ger&ccedil;ekleşmesini mi bekliyorsun? Neden? Belki de hayat sana sunacakları i&ccedil;in bir şeyler yapmanı bekliyordur. Harekete ge&ccedil; ve hayatın ritmini yakala.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ş&uuml;kret: Hayat iyi ve k&ouml;t&uuml;n&uuml;n bir arada olduğu bir deneyimdir. Nefes aldığına, sağlıklı ve sevdiklerinle bir arada olduğuna, seni g&uuml;&ccedil;lendiren her şeye ş&uuml;kret. Bir de b&ouml;yle &ouml;zel bir g&uuml;nde kalpten edilen ş&uuml;kr&uuml;n hayatına sirayet edeceğine inan. Kadir Gecesi hepimizin yarınlarına bereket olsun.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>M&uuml;barek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim......</strong></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Jun 2018 22:13:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yasaminiza-isik-tutacak-19-tespit-116</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yasaminiza-isik-tutacak-19-tespit-116</guid>
                <description><![CDATA[Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy&#39;dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>1. &quot;&Ouml;yle horozlar vardır ki, &ouml;tt&uuml;kleri i&ccedil;in g&uuml;neşin doğduğunu sanırlar.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>2. &quot;Kimse, kimseyi k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyecek kadar b&uuml;y&uuml;k değildir, bilmelisin. K&uuml;&ccedil;&uuml;msediğin her şey i&ccedil;in g&uuml;n gelir, &ouml;nemsediğin bir bedel &ouml;dersin.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>3. &quot;Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri &ccedil;evirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>4. &quot;İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı ger&ccedil;ek kişiliğini g&ouml;sterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e kesrin değeri k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;r.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>5. &quot;Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu y&uuml;zden harcayın ikisini de gitsin.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>6. &quot;İnsanı bedenen ameliyat etmek i&ccedil;in uyutmak, ruhen ameliyat etmek i&ccedil;in ise uyandırmak gerekir.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>7. &quot;Herkes insanlığın k&ouml;t&uuml;ye gittiğini kabul eder ama hi&ccedil; kimse kendisinin k&ouml;t&uuml;ye gittiğini kabul etmez.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>8. &quot;Herkes insanlığı değiştirmeyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r ama hi&ccedil; kimse &ouml;nce kendini değiştirmeyi d&uuml;ş&uuml;nmez.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>9. &quot;Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hi&ccedil;bir şey kaybettirmez.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>10. &quot;Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>11. &quot;Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir g&uuml;n onu yaşarsın.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>12. &quot;Bir kadının kaderi, sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında &ccedil;izilir.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>13. &quot;Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, g&ouml;z koyduğu mevkiyle &ouml;l&ccedil;mek gerekir.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>14. &quot;G&uuml;zel olan sevgili değildir, sevgili olan g&uuml;zeldir.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>15. &quot;En g&uuml;&ccedil;l&uuml; iki savaş&ccedil;ı sabır ve zamandır.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>16. &quot;Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi y&uuml;reğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil i&ccedil;imizdedir.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>17. &quot;Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>18. &quot;Hayat bizi resmen d&ouml;rt işlemle sınar; ger&ccedil;eklerle &ccedil;arpar, ayrılıklarla b&ouml;ler, insanlıktan &ccedil;ıkarır ve sonunda topla kendini der.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>19. &quot;İnsanın ger&ccedil;ek g&uuml;c&uuml; sı&ccedil;rayışta değil, sarsılmaz duruştadır.&quot;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Dostlarıma...</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 May 2018 22:17:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖZGÜR KUDÜS İÇİN</title>
                <category>Talat Yavuz</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ozgur-kudus-icin-115</link>
                <author>bilisimstar@gmail.com (Talat Yavuz)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/ozgur-kudus-icin-115</guid>
                <description><![CDATA[ÖZGÜR KUDÜS İÇİN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&Uuml;zerinde en kolay hamaset yapılan konuların başında gelir Kud&uuml;s ve Filistin davası. İsrail ve ABD mallarını boykot &ccedil;ağrısı yapan, yaşantımızdaki &ccedil;elişkileri vurgulayan bir yazı yazan veya İsrail zulm&uuml;nden bir kare resim paylaşan kim varsa, g&ouml;revini yerine getirmenin rahatlığı i&ccedil;inde hareket edebiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İki yıl &ouml;nceki Kud&uuml;s ziyaretimiz esnasında yakından g&ouml;rd&uuml;k ki &ouml;zg&uuml;r Kud&uuml;s hayali &ouml;yle hamasetle ulaşılabileceğimiz bir hayal değil. Tarih boyunca d&uuml;nyaya kim h&acirc;kim olduysa, Kud&uuml;s&rsquo;e mutlaka h&acirc;kim olmuştur. Oradaki zor şartları, İsrail&rsquo;in acımasızlığını yakından g&ouml;r&uuml;nce, burada yaptığımız eylemlerin, mitinglerin bilinci diri tutmaktan &ouml;teye gitmediğini anlamış oluyoruz. Verdiğimiz tepki, zulm&uuml;n zamana yayılmasını sağlıyor sadece, &ccedil;&ouml;z&uuml;m ise daha uzun zaman alacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Filistin ve Kud&uuml;s davasını, İslam &uuml;lkelerinde batıya şirin g&ouml;r&uuml;nme &ccedil;abası i&ccedil;inde olan tutsak beyinlere ve batı aşığı y&ouml;neticilere karşı verilen m&uuml;cadeleden ayrı g&ouml;rmemek gerekir. İnsanlığı b&uuml;y&uuml;k bir bunalım i&ccedil;ine iten emperyalist batının, sahte değerleri ile oyalanmak, hala batının evrensel değerler hik&acirc;yesine inanmak, bug&uuml;n verilmesi gereken m&uuml;cadeleyi anlamamak ve daha yolun başında mağlup olmak demektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n M&uuml;sl&uuml;manların; &ouml;nce kendi &uuml;lkelerindeki zincirleri kırmak, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi yapabileceğine kendisi bile inanmamış bir birlikteliğe değil; ortak ordusu, ortak stratejisi ve hareket kabiliyeti olan, esin kaynağını d&ouml;rt halifeden ve Osmanlı pratiğinden alan bir birlikteliğe ihtiyacı var. D&uuml;nyanın tek veya &ccedil;ift kutuplu olması, M&uuml;sl&uuml;manlar i&ccedil;in hi&ccedil; fark etmiyor, M&uuml;sl&uuml;manlar bir kutup olmadık&ccedil;a k&uuml;fr&uuml;n zulm&uuml; n&ouml;betleşe devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="/Images/048yd88vkc1i2emh12au.jpg" style="width: 827px; height: 420px;" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tarihin bu kırılma noktasında, zaman kaybetmeden, &uuml;lkemizin kendi i&ccedil; problemlerini bir nebze olsun geride bıraktığı ve adaletsiz d&uuml;nya d&uuml;zenine başkaldırdığı bu d&ouml;nemde, b&uuml;t&uuml;n g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle b&uuml;y&uuml;k bir m&uuml;cadeleye hazır olmalıyız. Eğitim sistemimize, hem yeni nesilleri bu bilin&ccedil;le yetiştirme hem de bu misyonu g&uuml;&ccedil;lendirecek bilimsel hamle yapma mecburiyeti y&uuml;klemeliyiz. Okulunun yılsonu bilim fuarında geliştirdiği robotu sergileyen &ouml;ğrencimiz, bu &ccedil;abasını, &uuml;lke savunmasında S400 f&uuml;zelerini kendimiz &uuml;reteceğiz bilinciyle b&uuml;t&uuml;nleştirdiğinde Kud&uuml;s&rsquo;&uuml; &ouml;zg&uuml;rleştirebiliriz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&Ouml;nce zihinlerimiz temizlenmeli, &ouml;zg&uuml;rleşmeli, sonra bu &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k fikri eğitimle g&uuml;&ccedil;lenmeli, bilim ve teknolojiyle desteklenme ve aksiyona ge&ccedil;melidir. Miting yapalım, meydanları dolduralım, İsrail Konsolosluğunu işgal edelim, y&uuml;r&uuml;yelim, n&ouml;bet tutalım, taş atalım ancak bu bilin&ccedil; d&uuml;zeyine ulaşalım, bu motivasyonu sağlayalım, bilenelim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kud&uuml;s&rsquo;&uuml;n bir g&uuml;n mutlaka &ouml;zg&uuml;r olacağına şu ger&ccedil;ekler ışığında inanıyoruz: Allah&rsquo;ın vaadi var, İslam yery&uuml;z&uuml;ne h&acirc;kim olmadık&ccedil;a kıyamet kopmayacak ve İsrail, zulm&uuml;n&uuml;n zirve yaptığı ve hi&ccedil; beklemediği bir anda Kud&uuml;s&rsquo;&uuml; terk etmek zorunda kalacak. Yeter ki biz, iki bacağını intifada kaybetmiş ve tekerlekli sandalyesinden sapanla taş atarken şehit edilen Fadi Abu Salah&rsquo;ın bilincini, m&uuml;cadelesini ve adanmışlığını anlayabilelim.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 May 2018 22:16:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/2022/07/talat-yavuz-1657640517.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yıl 1919...</title>
                <category>Kenan Çakal</category>
                <link>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yil-1919-114</link>
                <author>cakalkenan@gmail.com (Kenan Çakal)</author>
                <guid>https://www.istanbulhaberilan.com/makale/yil-1919-114</guid>
                <description><![CDATA[Yıl 1919...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun&rsquo;da başlayan</p>

<p>Ankara&rsquo;da devam eden...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>19 Mayıs Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml; Anma ve Gen&ccedil;lik Spor Bayramının 99. yıld&ouml;n&uuml;m&uuml;n&uuml;&nbsp; b&uuml;y&uuml;k coşkuyla kutlarken, bu g&uuml;nlere nasıl gelindiğini de hi&ccedil; unutmamak gerekir. Milli m&uuml;cadelenin ilk yıllarında Atat&uuml;rk, inandığı, g&uuml;vendiği ulusuyla &ouml;ylesine b&uuml;t&uuml;nleşmiştir ki yediden yetmişe kadar&hellip; Milli m&uuml;cadele de kahramanlık g&ouml;steren &ccedil;ocuklar, savaş yıllarının o dayanılmaz acılarına g&ouml;ğ&uuml;s geren &ccedil;ocuklar, o hasta &ccedil;ocuklar, o &ouml;ks&uuml;z kalan, yetim kalan &ccedil;ocuklar&hellip; O&rsquo;nun yurt gezilerinde de hep &ouml;n&uuml;nde, hep g&ouml;nl&uuml;nde saf tutmuşlardır. O &ccedil;ocuklar ki y&uuml;reklerinde vatan sevgisi, Atat&uuml;rk sevgisi, ellerinde demet demet &ccedil;i&ccedil;ekler, dillerinde ise şiirlerin en g&uuml;zeli ile&hellip; Milli m&uuml;cadelenin daha ilk g&uuml;nlerinde, Mustafa Kemal Atat&uuml;rk 19 Mayıs 1919 g&uuml;n&uuml; Sıvas&rsquo;dan Ankara&rsquo;ya ge&ccedil;erken Kayseri&rsquo;de bir &ccedil;ocuk Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n Nutkunu ş&ouml;yle cevaplamıştı:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>&ldquo;KAN AKSA, CAN &Ccedil;IKSA D&Ouml;NMEYECEĞİZ GERİ. DAMARLARIMIZDA TAŞIDIĞIMIZ&nbsp; ECDAT KANI İLE ALLAH HAKKI İ&Ccedil;İN BAŞARACAĞIZ BU İŞİ&rdquo;</strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bunun &uuml;zerine Atat&uuml;rk o miniği okşayıp &ouml;perken herkesin duyacağı bir sesle &ldquo;biz bu işe Allah&rsquo;ın yardımıyla başladık. İnşallah &uuml;lkemizi kurtararak, yarının gen&ccedil;liği olan sizlere emanet edeceğiz&hellip;&rdquo; demiştir. Ve ger&ccedil;ektende son g&uuml;nlerinde &uuml;lkeyi T&uuml;rk gencine emanet etmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Samsun&rsquo;dan başlayan bir yolculuğun sonunda &ldquo;g&uuml;nlerden cumartesiydi&rdquo; Ankara&rsquo;ya gelen aziz konuğun varlığı yarının bir m&uuml;jdesiydi. Atat&uuml;rk 27 Mayıs 1919 g&uuml;n&uuml; geldiği Ankara&rsquo;dan 1938&rsquo;de Dolmabah&ccedil;e Sarayın&rsquo;da başlayıp son bulan hastalık g&uuml;nlerine kadar, uzun s&uuml;reli olarak hi&ccedil; ayrılmamıştır. Bu d&ouml;nem T&uuml;rkiye Cumhuriyeti Devletinin Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n attığı temeller &uuml;zerinde y&uuml;kselmeye başladığı şanslı bir d&ouml;nemdir. Bu d&ouml;nem Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n o &uuml;st&uuml;n kişiliğinin t&uuml;m yurdu ışığa boğduğu aydınlık bir d&ouml;nemdir. Bu d&ouml;nem&nbsp; Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n, bir insan olarak, evrene insanlık dersleri verdiği anlamlı bir d&ouml;nemdir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu d&ouml;nem Anadolu Bozkırındaki bir ufak kentin, T&uuml;rkl&uuml;ğ&uuml;n tarihine devrimlerin, yeniliklerin, &ccedil;ağdaşlaşmanın damgasını vurduğu m&uuml;stesna bir d&ouml;nemdir. Kısaca bu d&ouml;nem bir mucize şehirde binbir mucizenin yaratıldığı d&ouml;nemdir. 1919 yılının &uuml;lke koşullarında Gazi Mustafa Kemal yeni T&uuml;rkiye&rsquo;yi kendi benliğinde yaratmayı başarmış bir yenilik&ccedil;i, bir İnkilap&ccedil;ı idi. Ona g&ouml;re Osmanlı Devletinin temelleri &ccedil;&ouml;km&uuml;ş, &ouml;mr&uuml; t&uuml;kenmişti. Osmanlı &Uuml;lkesi b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle par&ccedil;alanmıştı. Ortada bir avu&ccedil; T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n barındığı bir Atayurdu kalmıştı. Son olarak bunun da paylaşılmasını sağlamak i&ccedil;in uğraşılmaktaydı. Osmanlı Devleti onun bağımsızlığı, Padişah, Halife, H&uuml;k&uuml;met, bunların hepsi kavramını yitirmiş anlamsız s&ouml;zlerdi. İşte 19 Mayıs 1919 g&uuml;n&uuml; Samsun&rsquo;da başlayıp, Ankara&rsquo;da karargah kurarak s&uuml;recek milli m&uuml;cadelenin ilk adımlarında Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nceleri bu y&ouml;ndeydi. Gazi ş&uuml;phesiz &ccedil;ok iyi bir asker, &uuml;st&uuml;n vasıflı bir komutandı. O, azmin ve iradenin bir sembol&uuml;yd&uuml;. Cesaret ve ataklığın canlı &ouml;rneğiydi. İleri g&ouml;r&uuml;şl&uuml;, teşhisleri isabetli bir &ouml;nderdi. Bir efsaneydi o. Savaşta&rsquo;da, Barışta&rsquo;da&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>O, bir devleti yeniden kurmaya, kalan k&uuml;llerinden bir &ouml;l&uuml;y&uuml; canlandırmaya, bir mucize yaratmaya g&ouml;n&uuml;ll&uuml; oluyordu&hellip;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>Ve, yıl 1919&rsquo;du&hellip;</strong></span></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>Samsun&rsquo;da, &uuml;lkemin ufuklarında</strong></span></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>Nurlu bir g&uuml;neş doğuyordu&hellip;</strong></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 May 2018 21:02:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.istanbulhaberilan.com/images/kullanicilar/kenan_abi.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
